Klinik Dermatoloji Nedir?
Dermatoloji, cilt, tırnak, saç, ağız mukozası, zührevi hastalıklar (cinsel yolla bulaşan hastalıklar) ve ter bezleri hastalıklarının incelenmesi, teşhisi ve tedavisinden sorumlu tıp uzmanlığıdır.
Klinik Dermatoloji, cilt hastalıklarının mikroskobik düzeyde incelenmesinden sorumlu dermatolojinin alt uzmanlık alanıdır. Klinik dermatoloji, hem deri biyopsilerinin analizi ve incelenmesi yoluyla hastaların teşhisi hem de deri hastalıklarının olası nedenlerinin incelenmesi ile ilgilenir.
Klinik dermatoloji, cilt hastalıklarını, görünümlerine, vücuttaki dağılımlarına ve zaman içindeki davranışlarına göre tanımlar. Bu kriterlerin yeterli olmadığı durumlarda deri biyopsisine başvurulabilir. Bu derinlemesine inceleme, hastalığın histolojisini gösterir ve teşhisi netleştirir. Klinik dermatoloji farklı cilt kanseri türlerini de inceler ve tedavi eder.
En Sık Görülen Dermatolojik Hastalıklar Nelerdir?
Cildimiz, yaşamın başlangıcından itibaren, bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlanma dönemlerinde dermatolojik tedavi gerektiren değişiklikler veya dönüşümler gösterebilir.
Klinik dermatoloji hem cilt hastalıklarını hem de ciltte meydana gelen ancak vücudun başka yerlerinden kaynaklanan “belirtileri” dikkate alır.
Deri hastalıkları, cildi etkileyen ve bakteriyel enfeksiyonların, viral enfeksiyonların, mantar enfeksiyonlarının, alerjik reaksiyonların, deri kanserlerinin, parazitlerin, kalıtsal nedenlerden kaynaklanan ve hatta nedenleri bilinmeyen hastalıkları içeren çok çeşitli durumlardır. Klinik dermatolojinin ilgilendiği hastalıklar arasında egzama, zona, akne, sedef hastalığı, rozasea (gül hastalığı), vitiligo, alopesi, ürtiker ve seboreik dermatit sayılabilir. Örneğin, akne, cildin iltihaplı bir hastalığıdır. Yüz, göğüs ve sırt gibi vücudun en seboreik bölgelerinde sivilce görünümüyle karakterizedir. Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar ve vücudun o yaşta yaşadığı hormonal değişime bir yanıttır, ancak bunu daha sonraki yaşlarda da deneyimlemek mümkündür. Akne tedavisi çok etkilidir, çok yüksek oranda iyileşme sağlar. Akne tedavisinde genel olarak, cilt soyucu maddelerden, antienflamatuarlardan ve antibiyotiklerden yararlanılır, şiddetli veya inatçı durumlarda ise oral A vitamini türevlerine başvurulabilir. Tedavi sürecinden sonra aknelerin büyük çoğunluğu kaybolur. Aknenin iz ya da leke gibi estetik açıdan rahatsız edici olabilecek sonuçları ile ilgili olarak, cilt yüzeyini pürüzsüzleştirmek ve ikincil kusurları en aza indirmek için kimyasal peeling veya lazer tedavisi gibi kozmetik dermatoloji tedavileri kullanılabilir. Bu uygulamalar ile kısa ve orta vadede başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür. Akne örneğinde olduğu gibi bir cilt hastalığının tedavisinde klinik dermatoloji tanı, teşhis ve tedaviyi belirler ve tedavi sürecinde kozmetik dermatoloji uygulamalarından faydalanabilir.
Bu hizmetleri, dermatoloji uzmanlığı kadrosu ve yeni jenerasyon tedavi yöntemleri ile Heraderma Dermatoloji Kliniğinden de alabilirsiniz.Heraderma, uzman ekibi sayesinde cilt hastalıklarının teşhisi ve tedavisinde kapsamlı bir bakım sunar.
Yanak Dolgusu
Yıllar içinde gelişen bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde günümüzde estetik operasyonlar ağrıya neden olmadan çok daha kolay ve hızlı şekilde yapılabilmektedir. Ameliyatsız kozmetik dermatoloji uygulamaları arasında başarılı ve doğal sonuçları ile öne çıkan yanak dolgusu uygulaması, dünyada en çok yapılan uygulamalardan biridir. Dermal dolgu maddeleri kullanılarak yanak bölgesinin yeniden şekillendirildiği uygulamada, kişinin profilini önemli ölçüde değiştirir ve gençleşir. Yanak dolgusu uygulaması, elmacık kemiklerini belirginleştirir, cildin daha sıkı ve yüzün daha genç görünmesini sağlar.
Yanak Dolgusunun Avantajları Nelerdir?
Yaşlanma süreci sıklıkla elmacık kemiği ve yanak bölgesinde hacim kaybına neden olur. Bu hacim kaybı, yüzün orta üçte birlik kısmında belirgin bir cilt gevşekliği olarak kendini gösterir. Bu gevşek cilt, nazolabial kıvrımları etkileyerek gülümseme ifadesini gölgeleyecektir. Bir yüzde nazolabial kıvrımlar derinleştiğinde kişi istemeden de olsa üzgün ve yaşlı bir yüz ifadesi kazanır.
Bu istenmeyen ifadenin yok edilmesinde çok etkili olan yanak dolgusu uygulamasının avantajları şöyle sıralanabilir:
- Dolgu için kullanılan madde, lifting etkisi sayesinde alanı doldurmak ve yüzü gençleştirmek için elmacık kemiklerine enjekte edilir.
- Elmacık kemiği çizgilerini daha belirgin hale getirir ve yüzün daha genç ve sağlıklı görünmesini sağlar.
- Doku kaybının neden olduğu yanakta oluşan çöküntü içeri dolar ve bununla birlikte cilt daha hacimli hale gelir.
- Çeneye doğru uzanan cilt ve dudak ile burun arasındaki nazolabial çizgilerin belirginliği giderilir.
- Burun şekli daha belirgin hale gelir ve alın, burun ve çene arasındaki denge korunur.
Yanak Dolgusu İşlemi Kimlere Yapılır?
Yanaklarınıza hacim kazandırmak istiyorsanız ve cerrahi uygulamaları tercih etmiyorsanız yanak dolgusu, istediğiniz görünümü elde etmenize yardımcı olabilecek bir kozmetik tedavidir.
Yanak Dolgusu İşlemi Nasıl Yapılır?
Yanak dolgusu uygulaması ile amacımız dolgu maddesini nazik bir şekilde deri altına enjekte ederek yüz hatları ile burun çizgisi arasında denge oluşturmak ve elmacık kemiği bölgesindeki çukurları doldurarak elmacık kemiğinin daha hacimli görünmesini sağlamaktır.
Anestezik krem sürüldükten sonra, işlemde kullanılacak dolgu maddesi, hacim artışı istenen işaretli bölgedeki deri altı doku içerisine enjekte edilir. 15-20 dakika süren tedaviden sonra herhangi bir yan etki görülmez. Kişi uygulaması sonrası günlük rutinine veya işine rahatlıkla dönebilir.
Yanak dolgusu uygulamasında kullanılan hyalüronik asit, cildin doğal bir bileşenidir ve cildi gençleştirici ve yenileyici özellikleriyle öne çıkar. Hyalüronik asit ile yanak dolgusunun etkisi yaklaşık 9 ila 12 ay sürer. Perioral bölge, dolgunun stabilitesini etkileyen yüksek bir hareketliliğe sahip olduğu için uygulama düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır.
Saten Vücut Şekillendirme
Saten vücut şekillendirme, cilt sıkılaştırma, cilt gençleştirme ve vücut şekillendirme için geliştirilmiş başarılı ve popüler bir kozmetik dermatoloji uygulamasıdır. Bu ameliyatsız tedavi, sarkık cildi sıkılaştırmak, kırışıklıkları azaltmak, selüliti ortadan kaldırmak ve diğer yaşlanma belirtilerinden kurtulmak isteyenler için mükemmel bir seçenektir.
Saten Vücut Şekillendirme Nedir?
Exilis Elite cihazı ile gerçekleştirilen saten vücut şekillendirme uygulaması, gevşek ve sarkmış cildi sıkılaştırmak, kırışıklıkları azaltmak ve vücudu şekillendirmek için başvurulan en gelişmiş teknolojidir. Saten vücut gençleştirme uygulaması, ameliyat olmadan vücudun birçok bölgesini şekillendirmek, germek ve sıkılaştırmak için kullanılabilir. Saten vücut germe uygulaması, minimum aksama süresiyle hızlı ve uzun ömürlü sonuçlar üretir.
Saten vücut şekillendirme işleminde, vücuttaki sorunlu alanları şekillendirmek ve sıkılaştırmak için kontrollü radyofrekans enerjisi kullanır. Radyo frekansı enerjisi, cilt dokularını küçültmek ve yeni kolajen üretimini teşvik etmek için cildin derinliklerine nüfuz eder.
Saten Vücut Şekillendirme Kimlere Uygulanır?
Saten vücut şekillendirme tedavisi için adayların sağlıklı bir yetişkin olması ve hamile olmaması gerekir. Tedavi, tüm cilt tipleri ve tüm yaşlar için güvenlidir.
Saten Vücut Şekillendirme Teknolojisi ile Vücudun Hangi Bölgeleri Tedavi Edilebilir?
Saten vücut gençleştirme uygulamasında kullanılan teknoloji, yüz, boyun, kol, karın, dizler, uyluklar ve bacaklarda etkilidir. Erkekler için bu uygulama, göğüsteki cildi sıkılaştırmak ve fazla yağı azaltmak için kullanılabilir. Saten vücut gençleştirme tedavisi ile vücut ve yüz yeniden şekillendirilir ve uygulama sayesinde cilt daha pürüzsüz hale gelir.
Vücutta istenmeyen yağ birikmeleri bu uygulama ile sağlıklı ve güvenli bir şekilde azaltılabilir. Bölgesel incelme sağlayan saten vücut şekillendirme uygulaması, hafif ila orta derecede inatçı yağ fazlalığı olanlar için de uygundur ve liposuction gibi daha invaziv tedavilere olan ihtiyacı erteleyebilir veya tamamen ortadan kaldırabilir.
Saten vücut gençleştirme uygulaması, fazla yağ ve selülit üzerinde etkili olsa da bir kilo verme çözümü olarak düşünülmemelidir.
Sonuçları Görmek Ne Kadar Sürer?
Saten vücut germe tedavisi alan çoğu hasta, optimum sonuçları görmek için ortalama 4 seansa ihtiyaç duyar. Sonuçlar ilk seans itibariyle görülmeye başlanır, 3 aylık süre içinde ise uygulama yapılan alanda sonuçlar tam etkisini gösterir.
Bu tedavide kesinti süresi olmadığı için tedaviden hemen sonra normal aktivitelere geri dönülebilir.
Saten Vücut Şekillendirme Tedavisi Güvenli midir?
Saten vücut şekillendirme tedavisi, cilt sıkılaştırma, şekillendirme ve gençleştirme için FDA onaylı bir teknolojidir. Cerrahi işlem istemeyenler için bir alternatif olan tedavi, vücudundaki yaşlanma belirtilerini iyileştirmek isteyen her yaştan yetişkin için güvenli bir seçenektir.
Yaşlılık Lekeleri
Yaşlılık Lekeleri Nedir?
Yaşlılık lekeleri, uzun süre güneşe maruz kaldıktan sonra ciltte, özellikle omuzlar, önkollar, üst sırt, yüz ve ellerin arkası gibi vücudun güneşe en çok maruz kalan bölgelerinde görülen, ten rengi, kahverengi ve siyah lekelerdir. Yaşlanmanın çok yaygın bir belirtisi olan yaşlılık lekeleri, güneş lekeleri, lentigo veya karaciğer lekeleri olarak da bilinir. Yaşlılık lekeleri, tipik olarak yuvarlaktır ve düzensiz sınırlara sahiptir. Kolay güneş yanığı olan ve çabuk çillenen kişilerde, kolay yanmayanlara göre yaşlılık lekeleri oluşma olasılığı daha yüksektir. Yaşlılık lekeleri çoğu durumda zararsızdır, ancak insanlar genellikle kozmetik nedenlerle onlardan kurtulmak ister.
Yaşlılık Lekeleri Neden Oluşur?
Yaşlılık lekeleri, vücudun aşırı melanin üretmesinin bir sonucudur. Melanin, cilde rengini veren pigmenttir. Cilt güneş ışığına maruz kaldığında, vücut güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından korunmak için fazladan melanin üretir. Ne kadar çok melanin üretilirse cildin o kadar koyulaştığı görülür. Ciltteki fazla melanin bir araya toplandığında koyu yaşlılık lekeleri ortaya çıkar. Bu lekeler kanserli olmasa da, hastalar yaşlılık lekeleri varsa cilt kanserine yakalanma riski altında olabilir. Yeterli hidrasyona sahip (günde 8-10 bardak sıvı alınan) meyve ve sebzeler açısından zengin, sağlıklı ve dengeli bir beslenme alışkanlığı, cilt sağlığı için oldukça önemlidir ve cilt hücresi döngüsünü, cilt tonunu ve dokusunu iyileştirebilir.
Yaşlılık Lekelerini Giderici Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Dermatoloğunuz gerekirse medikal tedaviyi kozmetik dermatoloji uygulamaları ile birleştirir. Yaşlılık lekelerini azaltmanın ve hatta tamamen ortadan kaldırmanın birçok alternatif yolu vardır. Reçeteli topikal kremler, lazer tedavisi, kriyoterapi, mikrodermabrazyon ve kimyasal peeling gibi tedaviler yaşlılık lekelerinin görünümünü iyileştirmeye yardımcı olabilir. Heraderma Kliniğindeki dermatoloğunuz siz ve cildiniz için en iyi seçeneği belirlemenize yardımcı olacaktır.
Yaşlılık lekelerinin oluşmasını ve artmasını önlemek veya var olan lekeleri hafifletebilmek için güneşten korunmak çok önemlidir. Güneş hasarı, cildin bronzlaşmasına neden olur, pigmentasyon sorunlarını tetikler, cildi yakar ve deri elastikiyetini azaltarak erken yaşlanmaya neden olur. Aşırı güneşe maruz kalma aynı zamanda cilt kanseri riski taşır. Uzmanlar, yıl boyunca geniş spektrumlu koruma sağlayan, 30 veya daha yüksek bir güneş koruma faktörü (SPF) olan ve suya dayanıklı güneş koruyucu kremlerin kullanılmasını önermektedir. Kullanılan güneş kremi her 3-4 saatte bir tekrar uygulanmalıdır. Özellikle yazın, güneş kremi uygulamanın yanı sıra, geniş kenarlı bir şapka takmak ve sahilde otururken şemsiye kullanmak da güneşin zararlı etkilerine karşı ek koruma sağlar. Ayrıca, güneş ışınlarının en kuvvetli olduğu saatlerde güneşin altında vakit geçirmekten kaçınılması önerilir.
Pigment Bozukluğu Tedavisi
Pigment Bozukluğu Nedir?
Deri rengi, ciltteki özel hücreler (melanositler) tarafından yapılan bir pigment (melanin) tarafından belirlenir. Melanin miktarı ve türü kişinin ten rengini belirler.
Melaninin İşlevi Nedir?
Melanin, cilde, saça ve gözdeki irise renk veren maddedir. Vücudumuzda bulunan melanin seviyesi, ırka ve güneş ışığına maruz kalma miktarına bağlıdır. Güneşe maruz kalma, cildi zararlı ultraviyole ışınlarına karşı korumak için melanin üretimini artırır. Ayrıca hormonal değişiklikler melanin üretimini etkileyebilir. Ciltteki pigment bozuklukları, eşit olmayan bir cilt tonuna veya geçici veya kalıcı olarak cildin renginin değişmesine neden olabilir. Pigmentasyonun etkilenmesinin birçok nedeni vardır. Vücudumuzun melanin üretimi cilt tonumuzu belirlediğinden, doğal melanin seviyemizi değiştiren faktörler renk değişikliğine yol açar.
Bazı pigment bozukluğu vakaları tamamen iyileştirilebilirken diğerleri bazı tedaviler ile ancak hafifletilebilir. Dermatologların önerdiği en yaygın pigment bozukluğu tedavileri, topikal kremler, haplar ve bazı durumlarda lazer tedavisidir. Bu tedaviler etkilidir, ancak sonuçların ortaya çıkması biraz zaman alabilir. Çoğu renk değişikliği birkaç ay içinde kaybolur. Tedavi edilemeyen bozukluklar için, renk değişikliği çevresel bir tetikleyici nedeniyle daha sonra yeniden ortaya çıkabilir.
Cilt Pigment Bozukluğu Türleri Nelerdir?
Albinizm
Albinizm, nadir görülen kalıtsal bir hastalıktır. Hastalık, cilt, saç ve gözlerdeki melanin pigmenti miktarını azaltır. Albinizm (albino) olan kişilerin beyaz saçları, soluk tenleri ve mavi gözleri vardır. Farklı ışık koşullarında gözleri kırmızı görünebilir. Birçoğunun görme sorunları da mevcuttur.
Albinizmin tedavisi yoktur. Bu rahatsızlığa sahip olan kişiler güneş kremi, şapka ve güneş gözlüğü takarak cilde ve gözlere güneşin zarar vermesinden kaçınmalıdır.
Melazma
Yüzde koyu kahverengiden gri-kahverengiye, simetrik pigment lekeleri ile karakterize olan melazma, en çok hamilelik sırasında görülür. Hamilelik sırasında görülen melazmaya hamilelik maskesi de denir. Güneşe maruz kalma, hormonlar ve doğum kontrol haplarının melazmaya neden olduğu düşünülmektedir. Güneş kremleri ve güneşe maruz kalmaktan kaçınmak melazmanın daha da kötüleşmesini önleyebilir. Diğer tedaviler, melazmayı aydınlatmak için hidrokinon ve tretinoin içeren reçeteli kremleri içerebilir.
Heraderma Kliniğinde uygulanan melazma tedavilerinde kimyasal peeling, dermabrazyon veya lazer dahil olmak üzere çeşitli kozmetik dermatoloji uygulamaları da kullanılmaktadır.
Vitiligo
Vitiligo ciltte pürüzsüz beyaz lekelere neden olur. Derideki pigment üreten hücrelerin (melanositler) kaybından kaynaklanan vitiligonun otoimmün bir hastalık olduğu düşünülmektedir. Hastalıkta görülen beyaz lekeler güneşe karşı çok hassastır.
Vitiligonun tedavisi yoktur. Tedavi, küçük vitiligo lekelerini kalıcı boyalarla kaplamayı, ışığa duyarlı ilaçları, UV ışık terapisini, kortikosteroid kremleri, ameliyatı ve koyu pigmenti ciltten uzaklaştırmayı (depigmentasyon) içerir.
Kırmızı Sivilce Lekeleri Nasıl Geçer?
Kırmızı lekelerin nedeni, sivilceden sonra cilt iyileşirken ortaya çıkan hiperpigmentasyondur. Bu lekeler, yara izi olarak adlandırılsa da genellikle kendiliğinden kaybolur. Kırmızı sivilce lekelerinin iyileşme sürecini aşağıdaki ipuçlarıyla hızlandırabilirsiniz:
Dermatoloğunuzun önerdiği nazik cilt bakım ürünleri kullanın
Eğer kırmızı sivilce lekelerine sahipseniz, cildinize bakım yaparken aşındırıcı fırçalar veya tahriş edici maddeler kullanmaktan kaçının. Maske ve peeling uygulamalarında yer alan tahriş edici bileşenlere sahip ürünler doğal iyileşmeyi geciktirerek cilde zarar verebilir.
Salisilik asit içeren ürünlerle günlük cilt temizliği yapın
Cilt temizliği ürünlerinizin içinde bulunan salisilik asit, cildin dış tabakasını soyar ve aynı zamanda gözeneklere derin şekilde nüfuz eder. Bu etki, sivilceye neden olan tıkanıklıkları çözebilir. Salisilik asit, kızarıklığı azaltan bir anti-enflamatuardır. Böylece sivilce gelişme olasılığını azaltmak ve sonrasında iyileşme sürecini hızlandırmak için aynı ürünü kullanabilirsiniz. Bu sayede cildiniz daha genç ve sağlıklı görünür.
Her gün 30 veya daha fazla SPF içeren geniş spektrumlu bir güneş koruyucu kullanın
Cildinizi güneşten kaynaklanan zararlı UV ışınlarından koruyun. Özellikle güneş altında cildinizin maruz kaldığı UV ışınları, cildin iyileşme yeteneğini yavaşlatarak kırmızı sivilce lekelerinin ve sivilce izlerinin daha uzun süre görünür kalmasına neden olur. Bundan korunmak için düzenli olarak yüksek koruma faktörlü bir güneş koruyucu kullanın.
Antioksidanlar ve hücre yenileme özelliğine sahip ürünler kullanın
Dermatoloğunuza danışarak kullanmaya başlayacağınız bu ürünler, cildinizi onarırken daha fazla hasara karşı korumaya yardımcı olur. Bu, iltihaplanma riskini azaltır ve cildinizin iyileşmesini hızlandırır. C vitamini, kırmızı sivilce lekeleri için gerekli bir vitamindir. C vitamini içeren güvenli cilt bakım ürünleri, eşit olmayan cilt tonunu, kırmızı izleri ve cilt dokusunu gözle görülür şekilde iyileştirmeye katkıda bulunur.
Profesyonel tedavilere başvurun
İyi bir cilt bakımı rutininin yanı sıra, Intense Pulsed Light (IPL) tedavileriyle iltihaplanma sonrası renk değişimini hızla giderebilirsiniz. Cilt tonunuz daha koyu ise, dermatoloğunuz alternatif olarak etkili bir lazer tedavisi önerebilir. Diğer bir seçenek ise dermatolog tarafından uygulanan aylık profesyonel cilt bakımıdır.
Sivilce kalıcı bir iz bırakırsa nasıl tedavi edilir?
Kalıcı sivilce izleri evde kullanılacak bir cilt bakım ürünü ile tedavi edilemez. Dermatoloğunuzun hazırlayacağı tedavi planı kapsamında çeşitli tedaviler ile bu izlerden kurtulmak mümkündür. Geçmeyen sivilce izleri için en iyi sonuçlara kombine tedavilerle ulaşılmaktadır. Akne izleri ve sivilce lekeleri için kimyasal peeling gibi yenilikçi kozmetik dermatoloji tedavileri, etkili fraksiyonel lazer tedavileri ile birleştirilerek başarılı sonuçlar elde edilmektedir.
Lazerle Kılcal Damar Tedavisi
Genişlemiş kılcal damarlar (genellikle ‘kırık kılcal damarlar’ veya ‘kırık kan damarları’ olarak adlandırılır) en sık yanaklarda, burunda ve bacaklarda, iplik benzeri kırmızı veya pembe çizgiler halinde görülür. Çok sayıda kılcal damar bir arada kümelendiğinde, kırmızı bir yama veya bir çürük görünümü oluşturur. Yüz, boyun ve göğüste görülen hasarlı kılcal damarların cilt yüzeyindeki rahatsız edici görünümünden kurtulmak için en güvenli ve en etkili uygulama lazer tedavisidir.
Heraderma Dermatoloji Kliniğinde yüzdeki kızarıklık, örümcek damarlar ve kırık kılcal damarlar gibi kılcal damar sorunlarını ortadan kaldırmak için lazer tedavisi kullanıyoruz.
Kılcal Damarlar İçin Lazer Tedavisi Nasıl Çalışır?
Uygulama esnasında lazer ışınları, çevre dokulara zarar vermeden tedavi edilen damarı hedefler. Damarın içindeki hemoglobin lazerden gelen enerjiyi emer ve bu enerji kanın buharlaşmasına ve damarın basitçe çökmesine neden olur. Tedavi edilen kan damarları, vücut damar parçalarını çözdükçe zamanla doğal olarak kaybolacaktır. Örümcek damarlar olarak adlandırılan yüz damarları, iplik damarları ve kırık kılcal damarlar gibi vasküler cilt sorunları genellikle genetik yatkınlık, güneşe maruz kalma ve rosacea (gül hastalığı) gibi faktörlerin bir sonucudur.
Lazer tedavisi, küçük ve orta büyüklükteki kılcal damarlar için en etkili tedavidir. Lazer teknolojisindeki en son gelişmeler, morarma veya herhangi bir komplikasyon olmaksızın kırılmış ve genişlemiş kan damarlarını hızlı ve güvenli bir şekilde tedavi etmeyi sağlar. Bu kırık kılcal damarların tedavisi o kadar hassas ve kontrollüdür ki istenmeyen damarları minimum aksama süresiyle nazikçe ortadan kaldırmayı mümkün kılar. İşlem sonuçları tek bir seansta bile görülebilir.
Lazerle kılcal damar tedavisinin faydaları
- Dakikalar içinde daha net bir cilt
- Örümcek damarlarda ve kırık kılcal damarlarda gözle görülür azalma
- Tüm cilt tipleri için güvenli tedavi
- Minimal rahatsızlık
- Vücudun ve yüzün tüm bölgelerinde uygulama şansı
Kaç Tedavi Gereklidir?
Lezyonun tipine ve vücuttaki konumuna bağlı olarak lazerle kılcal damar tedavisi bir ila birkaç seans gerektirir. Tedavi sayısını etkileyen faktörler, cilt rengi ile kılcal damarların yoğunluğu ve rengidir. Belirgin ve parlak kırmızı renkli vasküler lezyonlar, soluk olanlara göre çok daha etkili yanıt verir.
Tedavi Sırasında ve Sonrasında Ne Hissedeceğim?
Lazerle kılcal damar tedavisi sırasında, her bir lazer darbesinde ciltte belli belirsiz bir his oluşur ancak rahatsız edici değildir. Tedaviden hemen sonrada ciltte herhangi bir rahatsızlık gözlenmez. Bazı hastalar uygulama sonrası batma hissi duysa da bu his birkaç dakika ile birkaç saat arasında kendiliğinden kaybolur. Tedaviden hemen sonra herhangi bir sınırlama olmaksızın tüm günlük aktivitelere devam edilebilir.
Geçmeyen Güneş Lekeleri
Güneşte çok zaman geçirdiyseniz, yüzünüzde bazı güneş lekeleri oluşmuş olabilir. Güneş lekeleri (yaşlılık lekeleri veya karaciğer lekeleri olarak da adlandırılır), cildinizin çok fazla güneşe maruz kalma eğiliminde olan bölgelerinde düz, pürüzsüz kahverengi lekeler olarak ortaya çıkar. Bu tür lekeler, yüzünüz, omuzlarınız, elleriniz, göğsünüz ve ellerinizin arkası gibi vücudunuzun en çok güneş alan bölgelerinde görülme eğilimindedir. Görmekten hoşlanmadığınız güneş lekeleriniz varsa, onları iyileştirmenize yardımcı olacak çok etkili birkaç tedavi vardır. Güneş lekelerini giderme seçenekleri arasında lazer tedavileri, IPL, kimyasal peeling, mezoterapi/Biyolojik Serum Uygulaması, leke maskesi, Oxygeneo leke bakımı ve NeoBright formülü bulunur. Üstelik bu tedavilerin daha az kırışıklık ve daha parlak bir cilt gibi ek faydaları vardır.
Güneş Lekeleri Nasıl Oluşur?
Güneş lekeleri, UV ışınları ile temasın sonucudur. Tekrarlanan güneşe maruz kalmanın bir sonucu olarak zamanla gelişebilirler. Daha erken oluşabilmelerine rağmen, en çok 40 yaşın üzerindeki kişilerde yaygındır. Sahip olduğunuz pigmentli hücrelere melanosit denir ve UV ışınlarına maruz kaldıklarında çoğalırlar. Aslında, güneşe maruz kalma erken yaşlanmanın 1 numaralı nedenidir ve cildin görünür yaşlanma belirtilerinin %80’i güneş ışınlarından kaynaklanır. Şu anda sahip olduğunuz ince çizgiler veya kırışıklıklardan muhtemelen güneş sorumludur. Kabul etmek üzücü de olsa gençken bronzlaşmanıza neden olan ve güneş koruyucu kullanmadığınız bol güneşli bir yaz tatili, yaşlandığınızda cildinizin lekelenmesinden sorumlu olabilir.
Geçmeyen Güneş Lekelerinin Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Yoğun Darbeli Işık Terapisi (IPL)
Fotofasiyal olarak da bilinen IPL, pigmentli hücreleri hedeflemek için lazer teknolojisini kullanır. Çeşitli farklı dalga boylarıyla çalışarak karanlık noktalara odaklanarak hücrelerin ısınmasına ve vücudunuz tarafından temizlenmesine neden olur. Daha sonra onların yerine yeni hücreler gelir.
Kimyasal Peeling
Kimyasal peeling uygulaması, cildinizin en üstteki hasarlı hücrelerini soyarak altındaki daha yeni ve daha sağlıklı cildi ortaya çıkarır. Süreç, vücudunuzun kolajen üretimini de uyarır. Kimyasal peelingin faydaları güneş lekesini gidermenin çok ötesine geçer. Bu tedavinin ardından ince çizgilerde ve kırışıklıklarda önemli bir iyileşme gözlenir. Yeni cilt daha sıkı, daha sağlıklı ve daha canlıdır. Kimyasal peeling tedavisi, güneş lekelerinin yanı sıra düzensiz dokuya katkıda bulunan sivilce izleri gibi diğer sorunların da giderilmesine yardımcı olur.
Mikro İğneleme
Mikro iğneleme tedavisi, geçmeyen güneş lekelerini iyileştirmek için vücudunuzun doğal iyileşme tepkisini uyaran bir tedavidir. İşlem esnasında, cilde güvenli bir derinlikte nazikçe nüfuz etmek için elde tutulan ince iğneli bir rulo kullanılır. Uygulama, UV ışınları ve diğer zararlı faktörler tarafından tehlikeye atılan kollajen gibi onarım maddelerinin üretilmesi için cildi uyarır.
Mikrodermabrazyon ve Dermabrazyon
Mikrodermabrazyon, cildinizi profesyonel düzeyde eksfoliye eden bir tedavidir. Kimyasal peeling gibi, daha yeni, daha genç doku üretimini teşvik etmek için üst dermal tabakanın soyulması işlemidir. Dermabrazyonun hafif bir versiyonu olan mikrodermabrazyon, en nazik cilt bakımı tedavisi seçeneklerinden biridir.
İzmir Lazer Epilasyon
Lazer Epilasyon Nedir?
Lazer epilasyon, istenmeyen tüyleri kalıcı olarak yok eden popüler bir kozmetik dermatoloji uygulamasıdır. Lazer epilasyon seanslarında kullanılan cihazların dalga boyu, cilde ve dermisin diğer bölgelerine hasar vermeden doğrudan kıl köklerini hedef alır. Kıl köklerindeki melanin, gönderilen lazer ışığını emer ve kıl kökünü yok ederek istenmeyen tüylerin çoğalmasını engeller. Bu hassas ve güvenli teknik hem kadınlarda hem erkeklerde yüz ve vücudun farklı bölgelerindeki (bikini bölgesi, koltuk altı, bacaklar) kıl köklerinin yok edilmesine olanak tanır.
İzmir Heraderma Kliniğinde Lazer Epilasyon Uygulaması Nasıl Yapılır?
İzmir lazer epilasyon uygulamalarında güvenli ve etkili sonuçlar sunan Heraderma Dermatoloji Kliniği, sahip olduğu 3 ayrı lazer cihazından kişinin cilt ve tüy yapısına en uygun olanı kullanır.
Alexandrite Lazer
Lazer epilasyonda altın standart olan Alexandrite lazer, kıl kökünde yüksek konsantrasyonda bulunan bir pigment olan melanini hedeflemek için belirli bir dalga boyuna (755 nm) sahiptir. Bu özelliği istenmeyen tüylerin aşamalı ve kesin olarak yok edilmesini olanaklı hale getirir.
Bu cihaz, cildin en yüzeysel katmanlarını lazer emisyonundan birkaç milisaniye önce yenileyebilen ve böylece özellikle hassas bir tedaviye izin veren patentli bir soğutma sistemine sahiptir.
Alexandrite lazer diğer makinelere göre seans sırasında ve sonrasında yanma hissine neden olmaz. Lazer ışını, çevre dokulara herhangi bir zarar vermeden hedefe seçici olarak vurur. Makineyi doğru bir şekilde programlayarak, en iyi sonuçların açık renk ten ve koyu renk kıl renginde elde edildiği akılda tutularak daha geniş bir ton skalasında uygulama yapılabilmesine olanak tanır.
Alexandrite lazer ile epilasyon tedavileri ağrısızdır, daha hızlıdır (geniş alanlar bile tedavi edilebilir) ve aktivitenin hemen yeniden başlamasına izin verir. Ayrıca seans sırasında özel gözlüklerle gözler korunur.
Diode Lazer
Diode lazer, günümüzde lazer epilasyonda özellikle kıl yönünden zengin vücut bölgelerinde (koltuk altı, genital bölge ve bacaklar gibi) işlevselliği açısından en etkili çözümdür. Tedavi ağrısızdır ve mevcut diğer teknolojilerle elde edilebilenlerden daha üstün sonuçları garanti eder.
Kullanılan cihaz, değişken dalga boyuna sahip bir ışın yayabilen yarı iletken olan diyotları kullanır. İzmir Heraderma Kliniğindeki Diode lazer cihazıyla uygulanan epilasyon tedavilerinde uygulama yapılan vücut bölgesi ve bir dizi başka faktör hesaba katılarak seans yoğunluğu ve sayısı belirlenir.
ND: Yag Lazer
ND: Yag lazer, bronzlaşmış ve daha koyu cilt tiplerinde en etkili ve en güvenli olan lazer epilasyon cihazıdır. Cilt yüzeyine en yakın en açık tüyleri bile hedef alabilecek şekilde daha yüzeysel bir penetrasyon oranına (532 nm) ayarlanabilir. ND: Yag lazer ile Diode lazere kıyasla çok yüksek frekanslar ve penetrasyon hızında çalışmak mümkündür. Çok yüksek frekanslar tedaviyi daha ağrılı hale getirebilir, bu durumda İzmir Heraderma Kliniğindeki hekiminiz tedaviyi biraz daha tolere edilebilir hale getirmek için dozu ve / veya ayarlanan frekansı güvenli seviyede tutacaktır.
Seboreik Keratoz
Seboreik Keratoz Nedir?
Seboreik keratoz, cildi etkileyen iyi huylu bir tümördür; genellikle kabarık ve kahverengi tonlarında lekelerle kendini gösterir. Seboreik keratozdan etkilenen alanların yüzeyi pul pul dökülme ve kopmaya eğilimli yağlı kabuklardan oluşur. Seboreik keratoz, keratozun diğer türü olan aktinik keratozun aksine kanser gibi habis hastalıklara dönüşmez.
Seboreik Keratoz Belirtileri Nelerdir?
Seboreik keratozlar, ciltte saptanan neoformasyonlar olarak siğil görünümünde ve açık kahverengi, gri ve koyu kahverengi arasında değişen renklerle karşımıza çıkar. Çoğunlukla sırt ve karın bölgesinde kendini gösteren dairesel şekilli seboreik keratozlar, maksimum büyümelerine ulaşana kadar kalınlaşmaya devam eder. Söz konusu lekeler genellikle 1 cm’yi geçmez ancak önemli çaplara (4-5 cm) ulaşan örnekleri de vardır. Genellikle asemptomatiktir, bazen tahriş, kaşıntı ve/veya kanamaya neden olabilirler.
Seboreik Keratoz Kimlerde Görülür?
Seboreik keratozlar, cinsiyet tercihi olmaksızın ileri yaş ortalamasına ulaşan kişilerin yüz ve gövdesinde görülür. Önleme amacıyla, cildi zararlı UV ışınlarından korumak için koruyucu faktörler kullanarak, güneşe maruz kalmaktan kaçınarak ve kollajen üretimini teşvik edebilecek ürünler yardımıyla cildi nemlendirerek cilt sağlığının korunması tavsiye edilir.
Seboreik Keratoz Kanser Midir?
Hayır, aktinik formun aksine, seboreik keratoz kötü huylu patolojilere dönüşmez.
Seboreik Keratoz Teşhis ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Seboreik keratozların tedavisi, estetik ve fonksiyonel nedenlerle hasta tarafından talep edilebilir. Seboreik keratoz tedavisinde çoğunlukla aşağıdaki yöntemlere başvurulur:
Kriyoterapi : Kriyoterapi, en güvenli ve en çok kullanılan dermatolojik müdahalelerden biridir. Bu uygulama, sorunlu bölgede sıvı nitrojen (-190°C gibi çok soğuk sıcaklıklara ulaşabilen bir gaz) kullanılmasını içerir. Bu yöntem seboreik keratozları dondurur ve birkaç saniye içinde hızlı ve güvenli bir şekilde çıkarılmalarını sağlar.
Küretaj (Kazıma) : Küretaj, deri yüzeyindeki hasarlı dokunun kaldırılması işlemidir. Hassas bölgelerde gelişen geniş veya özellikle belirgin lezyonların tedavisi gerektiğinde en çok kullanılan cerrahi tedavi yöntemidir. Hastanın herhangi bir rahatsızlık veya ağrı hissetmemesi için uygulamadan önce bölge lokal anestezi ile uyuşturulur, daha sonra seboreik keratozdan etkilenen bölgedeki lezyonları çıkarmak için küret adı verilen özel bir alet kullanılır.
Lazer: Lazer, en kapsamlı dermatolojik uygulamalardan biridir, seboreik keratozlar dahil çok sayıda cilt sorununa karşı güvenle kullanılabilir. Lazer tedavisi ile seboreik keratozdan etkilenmiş cilt bölgesini herhangi bir risk olmadan çok hassas bir şekilde tedavi etmek mümkündür.
Bunlar seboreik keratoz nedeniyle oluşan lekeleri gidermenin ana yöntemleridir, Heraderma Kliniğindeki dermatoloğunuz, bu uygulamalar arasından en uygun olanını seçerek size özel bir tedavi planı hazırlayacaktır.











