Kırışıklık Tedavileri
Kırışıklıklar, yaşlanma sürecinin doğal ve kaçınılmaz bir parçasıdır. Temelde 2 farklı kırışıklık türü vardır; ağız çevresindekiler gibi tekrarlayan kas hareketlerine bağlı gelişen dinamik kırışıklıklar ve çevresel faktörler, yaşam tarzı alışkanlıkları ve yaşlanma sürecinden kaynaklanan statik kırışıklıklar. Statik kırışıklıklar, yüz hareketsiz haldeyken bile görünür ve genellikle zamanla derinleşir. Kırışıklığın bu 2 türü de doğru zamanda yapılan doğru uygulamalarla başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir.
Kırışıklık Nasıl Oluşur?
Cilt elastikiyeti, yağ ve kolajen kaybından kaynaklanır. Deri yüzeyindeki epidermis tabakası, ölü deri hücrelerinden oluşur ve vücudu su ve güneş ışığı gibi dış etkenlerden korur. Bu katmanın altında, kollajen ve elastin lifleri açısından zengin olduğu için cildin dayanıklılığından ve elastikiyetinden sorumlu olan dermis bulunur. Hipodermis olarak bilinen taban katmanı, cilde dolgun genç görünümünü veren yağ hücrelerinin bulunduğu yerdir. Zamanla hem epidermis hem de dermis katmanlarında kırışıklıklar oluşmaya başlar. Bu kırışıklıklar genellikle cildin tekrar tekrar güneşe maruz kaldığı yerlerde gelişir. O nedenle, yüz, boyun ve ellerin üstü kırışıklık oluşma olasılığı en yüksek olan yerlerdir.
Cildinizin yaşı, genetik öykünüze ve cilt tipinize bağlıdır. Ancak cildinizin yaşlanması, sigara kullanımınız ve güneşe maruz kalma sıklığınız gibi faktörlerden etkilenecektir.
Uygulanan Kırışıklık Tedavileri Nelerdir?
Kırışıklıklar için birçok farklı tedavi seçeneği bulunmaktadır. Heraderma Kliniğine kırışıklık tedavisi için başvurduğunuzda, uzman hekimlerimiz cildinizi detaylı bir şekilde inceledikten sonra sizin için en doğru tedaviye karar verecektir. En çok tercih edilen ameliyatsız kırışıklık tedavileri şunlardır:
- Cilt kremleri ve jeller
İnce çizgilerin görünümünü azalttığını iddia eden birçok krem vardır. Retinoidler (bir tür A vitamini) içeren kremler ve jeller ince çizgileri iyileştirebilir, cildinizi daha pürüzsüz ve ten renginizi daha eşit hale getirebilir.
- Kimyasal peeling
Kimyasal peelingler yüzdeki cilt dokusunu iyileştirmeyi ve pürüzsüzleştirmeyi hedefleyerek çizgileri ve ince kırışıklıkları azaltmaya yardımcı olur.
- Dermabrazyon ve mikrodermabrazyon
Dermabrazyon, cildinizin üst katmanlarının mekanik bir alet kullanılarak çıkarıldığı prosedürün adıdır. Bu, cildinizin yüzeyini pürüzsüzleştirir ve çoğunlukla dudak etrafındaki çizgiler için kullanılır. Mikrodermabrazyon ise cildin yüzey tabakasının yapısını etkileyerek daha pürüzsüz görünmesini sağlar.
- Lazer cilt yenileme
İnce ve orta dereceli çizgileri, kırışıklıkları, leke ve küçük yara izlerini tedavi etmek için lazerle cilt yenileme kullanılabilir. Cilt yenilemede kullanılan lazer, kontrollü bir şekilde cilde zarar verir ve bu hasar sonrası iyileşme tazeliği, sıkılığı ve gençliği getirir.
- Bot. Toks. enjeksiyonları
Bot. Toks. , bir bakteri türü tarafından üretilen bir toksindir. Bir klinisyen veya doktor tarafından cildinize enjekte edilen bu madde, yüzünüzdeki kasların gücünü geçici olarak azaltır, özellikle göz çevresi, kaş arası, alın ve dekolte bölgesindeki kırışıklıkları önler.
- Dermal dolgu enjeksiyonları
Dermal dolgu maddeleri, cildinizi dolgunlaştırarak pürüzsüzleştirir. İnce bir iğne kullanılarak cilde enjekte edilen dolgu maddesi, yüzünüzde sarkma sonucu oluşan çizgilerin ve derin kırışıklıkların “doldurulmasını” sağlar.
Kılcal Damar Tedavisi
Kılcal damarlar, vücuttaki en küçük kan damarlarıdır. Kanla taşınan besinlerin cilde ulaşmasını sağlayan kılcal damarın duvarları yalnızca bir hücre kalınlığındadır. Küçük boyutları, gerekli transferlerin gerçekleşmesine izin verir, ancak kırılgan yapıları kolayca zedelenmelerine neden olur. Bazı koşullara bağlı olarak, kılcal damarlar yırtılabilir ve eğer bu yırtılan (ya da çatlayan) damarlar cilt yüzeyine yakınsa telenjiektazi olarak bilinen ağ benzeri kırmızı çizgiler olarak kendini gösterir.
Günümüzde çatlamış kılcal damarlar hem IPL hem de lazer ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Bu ileri teknoloji, zarar görmüş kılcal damarları patlatan bir ışık yayarak vücudun onları parçalamasına ve lenfatik sistem yoluyla dağıtmasına neden olur. Kılcal damar tedavisinde, medikal sınıf lazerler olan Yoğun Darbeli Işık (IPL) ve ND: YAG 1064 nm lazer kullanır.
Bu non-invaziv, güvenli ve güvenilir tedavi, istenmeyen çatlamış kılcal damarların veya örümcek ağı şeklindeki kılcal damarlarının görünümünü en aza indirerek size daha pürüzsüz ve gençleşmiş bir cilt sunar. Kılcal damar tedavisi, minimum iyileşme süresine sahip uygun maliyetli bir tedavidir.
Kılcal Damar Çatlaması Neden Olur?
Özellikle kadınların başlıca sorunları arasında yer alan kılcal damar çatlaması, çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Çok fazla ayakta durma, ayakları sarkıtarak uzun süreli oturma, gebelikte östrojen hormonlarında artış, aşırı sıcak suyla yüz yıkama, hava sıcaklığında artış, kullanılan bazı ilaçlar, güneş ışınları, obezite, zararlı alışkanlıklar, yaşlanma ve daha birçok sebep varislere ve kılcal çatlaklara neden olabilir.
Kılcal Damar Çatlamasının Belirtileri Nelerdir?
Teknik olarak çatlamasa da damar duvarındaki zayıflık veya dengesiz kan akışı, cilt üzerinde birikme tipi kızarıklık ve küçük ağ görünümü oluşturur. Bu çatlamalar zaman zaman ağrı ve rahatsızlık yaratabilir. Vücudun herhangi bir yerinde gelişebilirler ancak yüz ve bacaklarda daha yaygındır. Yüz bölgesinde de en çok burun, yanaklar ve çene çevresinde oluşur. Herkes çatlamış kılcal damarlardan muzdarip olabilir ancak daha açık tenli kişilerde zıt renk nedeniyle damarların görünümü daha belirgin olacaktır.
Lazer ile Kılcal Damar Tedavisi Nasıl Yapılır?
Lazer tedavisi, istenmeyen kılcal damarlarınızı tedavi etmenin en iyi yoludur. Genişlemiş kılcal damarları azaltır ve cildin görünümünü iyileştirir. Tedavinin amacı, kılcal damarları deforme ederek, çatlamış damarların cilt üzerindeki rahatsız edici görünümünü yok etmektir. Kılcal damar deformasyonları, rosacea (gül hastalığı) gibi cilt sorunlarından ileri geliyorsa, doktorunuz buna göre bir tedavi planı hazırlayacaktır. Bu gibi durumlarda, çatlamış kılcal damarlarının tedavisi, altta yatan nedenlerin ele alınmasına bağlıdır.
Lazer ile Kılcal Damar Tedavisi Heraderma’da Hangi Tip Lazer Kullanılır?
Heraderma Polikliniğinde kılcal damar tedavisinde IPL ve Nd: YAG tipi lazer ışınları kullanılmaktadır. Nd: YAG (1064 nm) lazer ışınları hemoglobin üzerinde yoğunlaşır.
Ameliyatsız Yüz Gençleştirme Yöntemleri
Son yıllarda kozmetik dermatoloji alanında gerçekleşen önemli teknolojik gelişmeler sonucunda, yüzdeki yaşlanma etkileri cerrahi müdahaleye gerek duyulmadan başarılı bir şekilde giderilebiliyor. Günümüzde kırışıklık ve çizgileri gidermek, cilde daha sıkı, sağlıklı, ışıltılı ve genç bir görünüm kazandırmak için çok başarılı tedavi yöntemleri uygulanıyor. En yaygın ameliyatsız kozmetik tedaviler arasında Bot. Toks., dolgu, kimyasal peeling ve lazer tedavileri bulunuyor.
Bu yazıda en popüler ameliyatsız yüz gençleştirme yöntemlerine kısaca değineceğiz. Daha detaylı bilgi almak veya yaptırmayı düşündüğünüz uygulama için randevu oluşturmak isterseniz kliniğimize telefon, mesaj veya e-mail yoluyla ulaşabilirsiniz.
Ameliyatsız Yüz Gençleştirme Yöntemleri Nelerdir?
Bot. Toks.
Alın ve gözleri çevreleyen kas dokusunun aktivitesi, yaşlandıkça kırışık bir cilde neden olabilir. Bot Toks. , bu bölgelerdeki kasları nazikçe zayıflatır, çizgileri, kırışıklıkları ve kaz ayaklarını azaltır. Uzman kişilerce doğru şekilde enjekte edildiğinde kaşları ve göz kapaklarını kaldırmaya da yardımcı olabilir. Hastalar genellikle sonuçları 48 ila 72 saat içinde görür ve etkisi ortalama 3 ay sürer. Cilde belirli aralıklarla uygulanan Bots. Toks. enjeksiyonları çok az risk taşır ve iyileşme süresi gerektirmez.
Dolgu Uygulamaları
Deri altına enjekte edilen ve ciltteki doğal bir maddeye benzer bir bileşik olan hyaluronik asitten yapılan dolgu maddesi, elmacık kemiklerine hacim katabilir, çene çizgisini iyileştirebilir, akne veya ameliyat izlerini azaltabilir, yanaklara ve gözlere dolgunluk kazandırabilir, ince dikey çizgileri doldurabilir, dudakları yeniden şekillendirebilir ve nazolabial kıvrımları (burun kenarlarından ağzın köşelerine uzanan çizgileri) doldurabilir. Dermal dolgu maddelerinin etkileri üç aydan iki yıla kadar sürebilir. Bu süre, kullanılan ürüne ve ürünün vücudun neresine enjekte edildiğine bağlıdır.
Kimyasal Peeling
Kimyasal peeling yöntemi, kırışıklıkları, yaşlılık lekelerini, ciltteki renk değişikliklerini ve yüzeysel yara izlerini tedavi etmek için kullanılır. Cildin görünümünü ve dokusunu iyileştiren bu tedavi, yüze, ellere ve boyuna uygulanabilir. İşlem sırasında tedavi edilen bölgeye kimyasal solüsyonlar uygulanır, bu da cildin pul pul dökülmesine ve sonunda soyulmasına neden olur. Soyulan cildin altındaki yeni cilt, daha pürüzsüz, daha az kırışık ve daha az hasarlı olacaktır.
Lazer Tedavisi
Lazerler, orta-derin çizgileri ve kırışıklıkları giderebilir, cilt tonunu, dokusunu ve sıkılığını önemli ölçüde iyileştirebilir. Lazerlerin farklı cilt katmanlarındaki belirli hücre türlerini hedefleme yeteneği, ciltteki bir dizi sorunu hedef alabilir ve yüz kırışıklıklarının, yaşlılık lekelerinin, yara izlerinin, kan damarlarının ve lekelerin görünümünü azaltabilir. Ayrıca sivilce çukurlarını ve diğer birçok izi de silebilir. Farklı türleri olan lazer tedavilerinin hangisinin size uygun olduğuna karar veremiyorsanız kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz. Dermatologlarımız sizin için en iyi lazer tedavisinin hangisi olduğunu belirlemenize yardımcı olacaktır.
Deri Hastalıkları ve Tedavileri
Deri Hastalığı Nedir?
Deri hastalığı, insan cildini etkileyen herhangi bir hastalık veya rahatsızlığa verilen addır. Dermatoloji, deri, saç, tırnak, mukozal ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların teşhis ve tedavisinden sorumlu tıp alanıdır. Egzama, atopik dermatit, akne (sivilce), sedef hastalığı ve diğer cilt hastalıkları, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, siğiller, uçuklar, zona, mantar hastalıkları, cildin iyi huylu ve kötü huylu tümörleri, saç hastalıkları, tırnak bozuklukları, benler ve vitiligo en sık görülen dermatolojik hastalıklardır.
Heraderma Dermatoloji Kliniğinde, deri hastalıklarının tedavisinde hasta özelinde dermatolojik veya kozmetik-dermatolojik yaklaşımları kapsayan etkin bir tedavi planı hazırlanmakta ve başarıyla uygulanmaktadır.
En Yaygın Görülen Deri Hastalıkları Nelerdir?
Akne (Akne vulgaris)
En yaygın cilt hastalığı olan akne, genellikle hormonal değişikliklerle tetiklenen tıkalı kıl kökleri ve derideki yağ bezlerinden kaynaklanır. Akne tedavisi önemlidir çünkü tedavisiz bırakılan akneler kalıcı izlere ve koyu lekelere neden olabilir.
Atopik Dermatit (Alerjik Egzama)
Atopik dermatit, çocuklarda görülen en yaygın egzama türlerinden biridir. Genetik, çevresel veya bağışıklık sistemi kökenli olabilir. Yüz, el, ayak ve cilt kıvrımlarında oluşan kuru ve pullu cilt yüzeyi, sürekli kaşınır.
Zona (Herpes Zoster)
Zona virüsü, vücudun herhangi bir yerinde görülebilen kırmızı ve kabarcıklı bir deri hastalığıdır. Belirtileri arasında ateş, yorgunluk ve baş ağrısı da bulunur. Bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler yüksek risk altındadır.
Kurdeşen (Ürtiker)
Kurdeşen, ciltte oluşan kabarık, kırmızı, kaşıntılı lekelerdir. Kurdeşenlerin yaygın nedenleri arasında ilaç, yiyecek ve böcek ısırıkları/sokmaları bulunur.
Güneş Yanığı
Güneş yanıkları, güneşten gelen ultraviyole (UV) ışığa çok fazla maruz kalındığında ortaya çıkar. Yazın güneş yanığından korunmak için, 2 saatte bir yenilenen yüksek faktörlü güneş koruyucu ürün, gölgelikli bir şapka veya altında vakit geçirilecek gölge alanlar tercih edilmelidir.
Kontakt Dermatit
Derinin alerjik reaksiyonu olarak kendini gösteren kontakt dermatit bir egzama türüdür ve bitki, mücevher, lateks eldiven ve çamaşır suyu veya sabun gibi tahriş edici maddelerle temas sonucu oluşabilir. Semptomları kontrol etmek için genellikle antihistaminikler, oral veya topikal steroidler reçete edilir.
Pişik
Uzun süre değiştirilmeyen ıslak veya kirli bir bebek bezi, deri yüzeyinde ve kıvrımlarında kızarıklığa neden olan pişiğe neden olabilir. Pişik oluşumunu önlemeye yardımcı olmak için bölgeyi kuru tutmak ve bebeğin altını önerilen sıklıkta değiştirmek gerekir.
Rosacea (Gül Hastalığı)
Gül hastalığı, yüzde kızarıklığa ve görünür kan damarlarına neden olan yaygın bir cilt rahatsızlığıdır. Tedavi edilmediği takdirde zamanla kötüleşen bu deri hastalığı, cilt üzerinde küçük, kırmızı, irin dolgulu yumrulara da neden olabilir.
Sedef Hastalığı
Sedef hastalığı, otoimmün bir hastalıktır. Sedef hastalığından etkilenen cilt, tipik olarak kırmızı, pullu ve çok kaşıntılıdır.
Cilt Lekesi Çeşitleri
Leke, ciltte oluşan herhangi bir renk değişikliği, iz veya kusur olarak tanımlanabilir. Pek çok kadın, cilt lekeleri nedeniyle özgüven eksikliği yaşar. Günümüzde cilt lekelerini gidermek için lekenin türüne göre farklı tedavi seçenekleri sunulmaktadır.
Leke türleri 5 ana başlıkta toplanabilir:
- Akne
- Döküntü
- Yaşlılık lekeleri
- Doğum lekeleri
- Melazma
-Akne
Akne sık görülen bir durumdur ve sebum (yağ), bakteri veya kirin kıl köklerini tıkaması sonucu ortaya çıkar. Akne bazen ciltte koyu lekeler, çukurlar veya yara izi bırakabilir.
Nedenleri
- Hormonlar
- Stres
- Bazı ilaçlar
- Kötü hijyen
- Yanlış cilt bakım ürünleri
- Güneş
- Sağlıksız beslenme
Tedavisi
Aknenin neden olduğu lekeler, krem ve serum formunda bulunan pigment azaltıcı aktif maddelerle veya yeni nesil lazer teknolojili uygulamalarla iyileştirilebilir.
-Döküntü
Deri döküntüsü, deri renginde ve dokusunda oluşan değişiklikler ile karakterizedir.
Nedenleri
- Sıcak ve nemli hava
- Aşırı güneşe maruz kalma
- Yiyecek alerjisi
- Kuru cilt
- Böcek ısırığı
- İlaç etkileri
- Mantar veya bakteriyel cilt enfeksiyonu
Tedavisi
Bakteriyel deri enfeksiyonları, topikal antiseptik veya antibakteriyel ilaçlarla tedavi edilebilir. Topikal tedavi genellikle yeterlidir, ancak bazen oral antibiyotikler gerekli olabilir. Kaşıntı ve kızarıklığı azaltmak için oral antihistaminikler kullanılabilir.
-Yaşlılık Lekeleri
Karaciğer lekeleri olarak da adlandırılan yaşlılık lekeleri genellikle 40 yaşın üzerindeki kişilerde görülür.
Nedenleri
Güneşe maruz kalma, aşırı aktif cilt pigment hücrelerine yol açar. Bu, cildin belirli bölgelerinde melanin üretimini hızlandırır ve zararsız yaşlılık lekeleri bırakır.
Tedavisi
- İlaçlar
- Lazer Tedavileri
- Kriyoterapi
- Dermabrazyon ve Mikrodermabrazyon
- Kimyasal soyma
-Doğum Lekeleri
Doğum lekeleri, bebeğin cildinde doğum anında mevcut olan lekelerdir. İki tür doğum lekesi vardır:
- Vasküler doğum lekeleri, doğru şekilde oluşmamış kan damarlarından oluşur.
- Pigmentli doğum lekeleri, ciltte renge neden olan bir grup pigment hücresinden oluşur.
Doğum lekelerinin neden oluştuğu hala belirsizliğini korumaktadır. Bu lekeler, ten renginden kahverengiye, griden siyaha ve hatta maviye kadar birçok farklı renkte olabilirler. Benler de doğum lekesi olarak sayılabilir.
Tedavisi
Çoğu doğum lekesi zararsızdır. Doğum lekesinin görünümünden memnun olmayan kişilerde uygulanan lazer tedavileri hızlı, kalıcı ve başarılı sonuçlar sunmaktadır.
-Melazma
Melazma, aşırı melanin (cilt pigmenti) üretiminden kaynaklanır, deride koyu lekeler ile karakterizedir.
Nedenleri
- Güneşe maruz kalma
- Hormonal anormallikler
- Doğum kontrol hapları
- Gebelik
Tedavisi
Melazma için topikal tedaviler arasında demir oksit, hidrokinon, azelaik asit, kortikosteroidler vb. yer alır. Ağızdan tedavi olarak traneksamik asit, polipodyum ve lökotomlar sayılabilir. Diğer etkin tedaviler arasında ise lazer, kimyasal peeling ve mikro iğneleme yer alır.
Doktorunuzu Ne Zaman Görmelisiniz?
Eğer cilt lekelerinizde, boyut veya renk değişiklikleri olursa ve/veya kanama başlarsa mutlaka bir dermatoloji uzmanını ziyaret etmeniz gerekir. Heraderma Dermatoloji ve Lazer Kliniği, deneyimli ekibi ve cilt lekelerinin tedavisinde sunduğu doğru yaklaşımlarla İzmir’in en çok tercih edilen ve en güvenilir dermatoloji ve kozmetik dermatoloji kliniklerinden biridir. Cilt lekeleri ile ilgili sorun yaşıyorsanız lekelerinizin tanısı ve size en uygun tedavi planının belirlenmesi için Özel Heraderma Polikliniği ile iletişime geçebilirsiniz.-
Saten Yüz Germe Nedir?
Saten yüz germe, kolajen üretimini ve cilt kalınlığını artırmak için radyofrekans (RF) enerjisi kullanan non-invaziv bir prosedürdür. Bu uygulamada, yüzdeki ve vücuttaki yağları ve sarkan cildi etkili bir şekilde azaltan ve kısa sürede üstün sonuçlar sunan BTL Exilis Elite cihazı kullanılır. Exilis Elite uygulaması, dermisin derinliklerinde kolajen üretimini teşvik etmek için radyofrekans kullanır. Kolajen, cildin tüm katmanlarına aynı anda verilen bu enerji ile uyarılır ve böylece ciltte yeni bir bağ dokusu oluşmaya başlar. Bu süreç, cildin tüm katmanlarının uyarılma yoluyla yenilenmesi olarak adlandırılabilir.
Saten yüz germe uygulaması, herhangi bir iyileşme süresi olmadan veya acı/ağrı hissettirmeden yeni kolajen ve elastin büyümesini tetikleyerek ve cildi zamanla yenileyerek uzun süreli sonuçlar sağlar. Heraderma Kliniği’nin deneyimli uzmanları, sonuçları en iyi düzeye çıkarmak için size kişiselleştirilmiş bir tedavi planı hazırlayacaktır.
Saten Yüz Germe Uygulaması Ne Kadar Etkilidir?
Saten yüz germe işlemi, cilt sıkılaştırma, şekillendirme ve gençleştirme için kullanılan, etkisi kanıtlanmış, FDA onaylı bir teknolojidir. Yüzdeki yaşlanma belirtilerini ameliyatsız tedavi seçenekleri ile gidermek isteyen her yaştan hasta için güvenlidir.
Saten Yüz Germe İşlemi Süreci Nasıldır?
Saten yüz germe işleminde kullanılan radyofrekans termal dalgalar, vücudun doğal iyileşmesini uyaran minimum termal hasar oluşturmak için cilt dokusunu ısıtır. Zamanla bu iyileşme süreci, yeni kolajen ve elastin liflerinin üretimini teşvik ederek cildi pürüzsüzleştirir, ince çizgi ve kırışıklıkların görünümünü azaltır. Yeni kolajen fibroblastlar, gevşek veya hafif sarkmış cildi sıkılaştırmaya yardımcı olur, cilde daha genç ve sağlıklı bir görünüm verir, cilt dokusunu ve gevşekliği iyileştirir. Yüksek RF enerjisi, yağ hücrelerini hedeflemek ve ısıtmak için dokuya daha derin bir şekilde verilebilir ve bu da yağ hücrelerinin küçülmesine ve doğal olarak çözünmesine neden olur.
Saten Yüz Germe Hangi Bölgelere Uygulanabilir?
Saten yüz germe uygulamasının yaygın tedavi alanları arasında göz altı ve çevresi, ağız çevresi, dudak, çene, çene hattı, boyun ve dekolte bölgesi bulunur. Çoğu hasta, 14-28 gün arayla planlanan 2 ila 4 seans tedavi alır. Seanslar, uygulanan bölgeye göre genellikle 15-60 dakika sürer.
Heraderma’daki tedaviler, uzun yıllara dayanan deneyime sahip ve alanında başarısını kanıtlamış sağlık profesyonellerinden oluşan bir ekip tarafından sunulur. Saten yüz germe dahil tüm kozmetik dermatoloji uygulamaları ile ilgili bilgi ve randevu istekleriniz için Heraderma Dermatoloji Kliniği’ne telefon, mesaj ve e-mail yoluyla ulaşabilirsiniz.
Tedaviye Dirençli Sivilce, Klasik Akne Olmayabilir
Akne, toplumun yarısından fazlasının özellikle ergenlikte karşılaştığı ve bir kısmın da 40’ lı yaşlara kadar devam eden, yaşamı ve kalitesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen kıl ve yağ bezi kaynaklı bir hastalıktır. Hastalık nedeniyle gençler depresyondan, yaşamını sonlandırmaya kadar giden bir dizi psikiyatrik sorunlarla karşı karşıya kalabilirler. Bu nedenle akne ve akneye benzeyen hastalıklarının birbirinden ayırımı ve etkin tedavisi profesyonel yaklaşım gerektirir. Çünkü akne oluşumu, aşırı yağ salınımı sonrasında tıkanma, şişme, sivilcelenme ve abseleşme şeklinde giden bir süreçtir. Tedavi her döneme göre değişkenlik gösterir ve bazı dönemlerde küçük müdahaleleri bile gerektirebilir. Tedavide, başlangıçta kombine kremler yeterliyken, bazı dönemlerde, antibiyotik, A vitamini analogları ve hatta hormonal tedavi kombinasyonlarını gerektirir. Medikal tedavilere ek olarak çeşitli peelingler, cilt bakım kürleri, yeni nesil lazer sistemleri de tedavi ve destek amaçlı kullanılabilir. Erken başlanan uygun tedavi % 80’inde gelişebilecek akne izleri riskini en aza indirecektir.
Klasik aknenin benzer hastalıklardan ayrılması uygun tedavinin başlanması açısından önem arz etmektedir. Burada üzerinde durulması gereken önemli nokta, akneye benzeyen ve sık görülen diğer hastalıklardır. Bunların başında yetişkin akne olarak ta bilinen rosacea (gül hastalığı) gelir. Akneden en önemli farkları; >30 yaşlarda görülmesi, özellikle burun ve yanakları tutması, bu bölgelerde kılcal damarların belirginleşmesi, komedon olmadan kızarık zemin üzerine yerleşen sivilceler olması ve genellikle gözlerde yanma, kızarıklık gibi bulgularının eşlik etmesidir. Bazı hastalarda kabızlık bulunabilir.
Klasik akneden ayrılması gereken önemli diğer hastalık seboreik akne’dir. Bunun da klasik akneden farkları vardır özellikle T bölgesi ve çenede yerleşir, çoğu zaman sivilceler kaşıntılı olur ve komedon bulunmaz, ek olarak saçlı deride kaşıntı, ve sivilcelenme ve kepeklenme eşlik eder, baharatlı bazı gıdalarla artış gösterir.
Ayırıcı tanıda nadir olabilecek başka hastalıkların varlığı söz konusu olsa da pratikte bilgilenmeye gerek yoktur. Doğru tanı, doğru tedavinin anahtarıdır. Her hastalıkta tedavi ve dikkat edilmesi gerekenler farklılık gösterdiğinden uygun yaklaşım gereklidir. Seboreik akne’de ketakonazol, sülfür, çinko pirityon, steroid, pimekrolimus içeren şampuan, krem ve losyonlar tercih edilmeli ve uygun temizleyiciyle yüz sık yıkanmalıdır.
Tüm akne tiplerinde yüzün terden ve yağdan arındırılması olumlu etki bırakır. Yine tüm akne tiplerinde yoğun kapatıcılar, yanlış önerilen ve kullanılan kozmetik ürünler, nemlendiriciler hastalığı alevlendirebilir. Bu konularda dikkatli olunmalı hastalığının şiddetlenmemesi için kullanılan ürünlerin, özellikle dermakozmetik olması ve uzman önerisiyle tercih edilmesi gerekiyor. Tercih edilen kozmetiklerin arasında makyaj ürünlerinin de mineral içerikli olmasına dikkat edilmelidir.
Sonuç olarak; akne gençlik döneminin sosyal ilişkilerini ve kişisel duygu durumu etkileyen en yaygın hastalığıdır. Birinci basamak her hekim tarafından tedavi edilebilir bir hastalık gibi değerlendirilse de dirençli ve görünümü olumsuz etkileyen ve diğer hastalıklarla ayırıcı tanısının yapılması gerektiği ve iz bırakma riskinin yüksek olduğu durumlarda tecrübeli bir dermatolog tarafından tedavi edilmesi şüphesiz en ideal yaklaşımdır.
Sağlıklı ve Güzel Görünen Bir Cilde Nasıl Sahip Olunur?
Cildimizi “güzel” yerine “sağlıklı” görünüme sahip olması için; cilt bakımını kozmetik bir unsur olmaktan çıkarıp, cilt sağlığını iyileştirmeye yardımcı ve destek olan bir bakım anlayışında olmalıyız. Evde kullanmak üzere seçeceğiniz ürünlerin içeriğinde ise suni renklendirici, parfüm, mineral yağ ve alkol gibi tahriş edici içeriklere sahip olmaması, bu anlayışla cilt bakımına başlamanızı sağlayacaktır.
Estetisyenler tarafından yapılan, profesyonel cilt bakım uygulamalarında; temel temizlik bakımları yanı sıra medikal cilt bakımları günümüzde sıklıkla tercih edilmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki, profesyonel bakımların yanı sıra, sizin de yapmanız gerekenler bulunmaktadır. Günlük hayatınızda cildinize uygun dermokozmetik ürünler ya da makyaj malzemeleri kullanmalısınız.
Kırışıklık belirtileri, erken dönem çizgilenmeler, foto yaşlanma, akne, nemsizlik, yağlanma, alerji eğilimi, hassasiyet ve güneş hasarı etkilerinden şikayet eden kişilerin önce cilt yapısını düzeltmek gerekir. Cildi besleyen, yenileyen ve enerji vermek için uyguladığımız bakımlarla ciltlere yeniden canlandırıcı bir güç desteği verilmelidir. İlk adım her zaman cildin gerçek ihtiyaçlarını belirleyip, doğru şekilde analiz etmekten başlamalıdır. Cildin analizi 2 şekilde yapılır:
*Cildi makyaj ve ürünlerden arındırarak, 3 boyutlu analizden geçirmesi
*Sonrasında uzmanların bu verileri de ön planda tutarak, hassasiyeti ve cildin bakım geçmişi hakkında sorular sorarak, doğru bir konsültasyon yapmasıdır.
Cildiniz için yapılacak profesyonel bakım desteğinin dışında, evde neler yapabileceğiniz, hangi ürünleri nasıl kullanacağınız doğru belirlenmelidir. Bu aşamada herkesin bir beklentisi vardır:” evet, bunu istiyorum; ancak kim yapmalı?”
Birbirine çok yakın iki branş olan kozmetik uzmanı ve estetiysen, ülkemizde aynı anlamda kullanılıyorsa da aslında çok farklı tecrübe alanlarıdır. Bu yüzden birbiriyle karıştırılmaması gerekir. Kozmetik uzmanı bakım ürünlerini cilt tiplerini uygun olarak belirler ve önerir. Estetisyenler ise uygulamalar ile doğrudan ciltlere müdahale eden kişilerdir. Bu nedenle de estetisyen, kozmotolojiye dair bir cok şeyi bilmek zorundadır. Cilt analizinde cildi çok iyi yorumlaması gerekir. Cilt problemlerinin sebeplerini araştırırken, kişinin günlük yaşam alışkanlıklarıyla, genel sağlık durumu ile ilgili yararlı bilgileri de öğrenmeli, tüm verileri bir arada değerlendirmelidir.

Cilt bakım uzmanlarının yaptığı ortak yanlış; cilt tipi ile cilt durumu arasındaki farkı bilmemeleridir. Bunların ikisi de birbirinden farklıdır. Cilt tipi, anne babamız tarafından genetik olarak gelir. Cilt durumu ise dışarıdan cildi etkileyebilen faktörlerdir. Ameliyatlar, kullanılan ilaçlar, stres ve hastalıklar cilt durumunu belirler. Bu nedenle cilt durumları tüm cilt tiplerini etkiler.
Cilt tipleri normal-karma, yağsız-kuru, yağlı, akneli, hassas olarak kendi içlerinde ayrılır. Cilt durumları ise nemsiz, hassas, olgun, lekeli, sivilceli olarak ayrılır. Normal-karma cildin görünümü, T bölgesi dediğimiz; yüzümüzün orta hattında hafif genişlemiş gözenekli, sağlıklı ve ışıltılı durumdadır. Yağsız –kuru ciltte, belirgin kuruluk kırışmaya müsait sıkı gözenek görünümü olur. Yağlı ciltte parlama ve geniş gözenek görünümü vardır. Akneli cilt kalın cilt yapısındadır ve açık gözenek görünümüne sahiptir. Hassas ciltte ise ince yapısı ile kılcal damarlanmaya yatkın, bariyeri bozulmuş cilt görünümdedir.
Bu gibi cilt tiplerini ayırarak, kendi cildinizin hangi gruba girdiğini bulabilirsiniz. Estetisyen desteği almak istediğinizde ise zaten cilt tipiniz hemen belirlenir ve uygun profesyonel bakım uyguanır. Estetisyenin yeterince bilgi sahibi olmaması, tecrübesi olması yapılan seçimleri olumsuz etkileyecek ve cilt problemi yaşamanıza sebep olacaktır.
Uzm. Estetisyen Demet Akpak Tarafından Yazılmıştır. Eylül-2018
Lazer Epilasyon, Tıbbi Bir İşlemdir
Kimlere Uygulanabilir? Epilasyondan Beklentiler Nelerdir?
İstenmeyen kıllardan kurtulmak; ergenlik dönemi itibariyle hemen her bireyin, istekleri arasındadır. Geçici etkili bir çok kıl alma yöntemi olmasına rağmen kılların uzun süreli olarak yok edilememesi sorunu lazerlerin icadı ile ortadan kalkmıştır. Kılların kalıcı olarak yok edilmesinde hızlı ve invazif olmayan bir yöntem ihtiyacı çeşitli ışık kaynaklarının geliştirilmesini sağlamıştır.
Lazer ışığı bildiğimiz ışıktan farklı olarak, ışığın tek dalga boyunda düz bir demet halinde yayılmasıdır. Milisaniyelik atışlarla cilt üzerine uygulanan lazer ışını, kıla rengini veren melanin pigmenti tarafından emilir ve çevre dokuya zarar vermeden seçici olarak kıl kökünde yoğunlaşır. Burada oluşan ısı kıl kökünü tahrip eder. Yanan kılların bir kısmı hemen dökülür bir kısmı da 2-3 hafta içinde deriden atılır.
Epilasyon Amaçlı Kullanılan Lazer Tipleri
Günümüzde lazerleri içinde altın standart olarak kabul edilen Alexandrite lazerler 755 nm dalga boyunda ışık sağlamaktadır. Uzun dönem etkinliği %65-80 arasındadır. Deri tipi 1-3 arasında olan(açık cilt rengine sahip) kişilerde güvenle kullanılır, deri tipi 4-6 arası olanlarda güvenilirliği azdır .
Diod lazerler ise 810 nm dalga boyunda ışık sağlayabilen, deri tipi 1-5 ( açık tenli, buğday ve koyu buğday cilt renkleri) arasında olan bireylerde yoğun enerji ve kısa atım süresi ile etkili kıl kaybı sağlamaktadır.
ND-YAG lazerler 1064 NM dalga boyunda uzun atımlı lazerlerdir ve koyu tenli bireylerde epilasyon için altın standart olarak kabul edilmektedir.
Lazer Epilasyon, Hangi Vücut Bölgelerine Yapılır?
Burun içi ve kulak boşluğu hariç olmak üzere tüm vücut bölgelerine lazer yapılabilir. Kadınlarda en çok üst dudak, çene, genital, koltukaltı, kol ve bacak, erkeklerde ise, sırt, göğüs ve sakal bölgelerine uygulanabilir.
Lazer Epilasyonda Neden Birden Fazla Seans Gerekir?
Vücudumuzdaki kılların , doğum(anagen),gelişme(katagen) ve ölüm(telogen) gibi değişik yaşam evreleri vardır. Aynı bölgede değişik evrede bir çok kıl bir arada bulunmaktadır .Lazer sadece gelişme fazındaki tüylerde etkilidir. Kılın lazere en duyarlı olduğu evreyi bulmak için lazer uygulaması belirli aralıklarla tekrarlanmalıdır. Ortalama 6-8 seans tekrarı gereklidir. Seans sayısı kişisel değişkenlikler gösterebilir. Seans aralığı yüz bölgesinde 1-1,5 ay, vücut bölgelerinde 1-2 aydır. Tedavi ilerledikçe seans aralıkları uzamaktadır .
Lazer Epilasyon Komplikasyonları
Geçici ve hafif şiddetli ağrı, Soğuk ürtikeri(soğuk hassasiyeti olan kişilerde ürtikeri tetikleyebilir), kıl kökü iltihaplanması, yanık, hiperpigmentasyon, hipopigmentasyon, inflamasyona bağlı akne oluşumu, çevre kıllarda artış gibi geçici ya da kalıcı yan etkiler oluşabilir.
Lazer epilasyon, komplikasyon yönetimi gerektiren; yani sağlık kurumunda, hekim kontrolünde uygulanması gereken tıbbi bir işlemdir.
Lazer Epilasyonda Hasta Seçimi
Estetik veya tıbbi endikasyonla lazer epilasyon planlanan hastalarda ilk ve en önemli basamak uygun hasta seçimidir. İşlem öncesi her hastanın anamnezi alınmalı ve fizik muayenesi yapılmalıdır. Hastanın yaşı, cinsiyeti, Fitzpatrick deri tipi, kıl dağılımı, kıl rengi ve tipi kaydedilmelidir. Bronzlaşmış hastalarda cildin rengi açılıncaya dek işlem ertelenmelidir.
Uygun hasta seçiminden sonra hastalara yapılacak işlem tedavi süreci, beklenen etki ve olası yan etkiler, öncesi ve sonrası dikkat edilmesi gereken konular hakkında bilgi verilmelidir.
Tedavi Sonrası Beklenti Ne Olmalıdır?
Lazer uygulanan çok sayıda hastada uygulama bölgesinde %70-80 arasında kıllarda azalma olur; ancak tamamen kılsız kalma durumu beklenmemelidir. Tedavinin etkinliği seanslar tamamlandıktan 6 ay sonra belli olur. Etkili bir tedaviden sonra az miktarda çıkan tüy ince ve açık renklidir, kozmetik sorun teşkil etmez.
SONUÇ:
Lazer epilasyon ilk keşfedildiği zamanlarda açık cilt rengi ve koyu renk kıllar üzerinde etkili sonuçlar verdiği gözlemlenirken, bugün gelişmiş cihazlar ile hemen tüm cilt tipleri ve kıl tiplerine uygun hale getirilmiştir. Lazer epilasyon bilinçli ellerde yapıldığında etkili ve hasta memnuniyeti yüksek bir tedavidir. Ortaya çıkan komplikasyonlar hafiftir ve kısa süre içinde gerilemektedir. Tedavi öncesinde ayrıntılı değerlendirme yapılmalıdır.
En iyi klinik sonucu en az yan etkiyle elde etmek için uygun dalga boyu, enerji ve atım süresi seçilmeli ve tedavi sonrası koruyucu önlemler üzerinde önemle durulmalıdır.
Hemşire Bedriye Turhan Tarafından Yazılmıştır. Kasım-2018










