Oxygeneo Teknolojisi İle Cilt Bakım Nasıl Uygulanır?
Güzel bir cilt denilince akla ilk gelen lekelerden arınmış, pürüzsüz ve yenilenmiş cilttir. Ancak zaman, kilo, yaşam tarzı, hastalık, alışkanlıklar gibi etkenler cilt üzerinde olumsuz etkiler bırakabilmektir. Günümüzde gelişen teknolojinin bize sunduğu en büyük kolaylıklardan biri cildimizin üzerindeki olumsuz etkileri silebilmesidir. Oxygeneo yöntemi; yenilenmiş ve lekelerden arınmış pürüzsüz bir cilde sahip olmamızı sağlamaya yardımcı olan teknolojinin bize sunduğu bir yöntemdir.
Oxygeneo nedir?
Oxygeneo; cilt bakım tedavisi olup, bir cihaz uygulamasıdır. Üç aşamadan oluşan bu bakım yönteminde cilt temizleniyor, yenileniyor ve lekelerinden arınabiliyor. Oxygeno uygulamasının temelinde; cilt hücrelerine daha fazla oksijen girmesi sağlanarak daha taze ve yenilenmiş bir cilde sahip olunması amaçlanmaktadır. Radyofrekanslı ve ultrasonlu cihaz, kullanılan özel losyonlarla cildin birden fazla ihtiyacına cevap verebilen kombine uygulanabilecek bir yöntemdir. Ayrıca Oxygeneo cildi yenileyerek ince kırışıklıkların da ortadan kaybolmasına yardımcı olabilmektedir. Belirli kitleri bulunmaktadır. Akne, anti aging, leke gibi problemlere uygun serum uygulanmaktadır.
Oxygeneo Nasıl Uygulanır?
Oxygeneo uygulaması üç temel aşamadan oluşturmaktadır. Her aşama cildin farklı bir ihtiyacına cevap verilebilmektedir.
Oxygeneo yönteminin aşamaları ve uygulanması
Uygulamaya başlamadan önce ciltteki kalıntı ve kirler cilt tipine uygun bir temizleyici ile temizlenir.
1. Aşama Oksijenleme
Oxygeno yönteminde aynı zamanda eksfoliasyon aşaması da olan bu basamakta; cildin ölü hücrelerden arındırılması ve oksijenlenmesi amaçlanır. Bu aşamada kalsiyum karbonat ve sitrik asit karışımından oluşan, efervesan tablete benzer ‘Capsugen’ tableti cihaz başlığında kullanılarak cildin üst katmanı nazikçe soyulur. Böylece cildin ölü hücrelerden arındırılarak taze, yumuşak ve yenilenmiş bir etki sağlanması amaçlanmaktadır. Mekanik bir peeling olan bu aşamada cilde özel bir jel sürülür. Cihaz başlığındaki kapsül bu jel ile birleştiğinde kabarcıklar, köpürmeler meydana gelir ve bu şekilde ciltteki karbondioksit miktarı artar. Bu artışa bağlı olarak oksijen bakımından zengin kan, uygulama bölgesine doğru yoğunlaşır ve bölgedeki karbondioksiti nazikçe patlatır. Böylece uygulama alnındaki oksijen miktarı artar, cilt hücrelerinin beslenmesi, yenilenmesi hızlanır. Ayrıca medikal eksfoliasyon yapılan bu aşamada kişinin cildine özel ürünler ve cihaz kullanılarak profesyonel bir temizleme yapılmaktadır. Böylece cilt, bakıma ve diğer basamaklara hazırlanmaktadır
2. Aşama Radyofrekans Aşaması
Radyofrekans aşamasında cilt belirli bir dereceye kadar ısıtılır. Kolajen bağ dokusunu kuvvetlendirmeye ve artırmaya, kırışıklıkları azaltmaya, cildi yenilemeye, yüz ovalini toparlamaya yardımcı olabilmektedir.
3. Aşama Ultrason
Bu aşamada ultrasonik ses dalgaları ile kullanılan losyonların ve yapılan bakımın etkisini artırıp daha derine nüfuz etmesi amaçlanmaktadır
Tüm bu basamaklardan sonra uygulanan bölgeye rahatlatıcı ve oksijen çözümlemesini destekleyici bir masaj yapılarak uygulama tamamlanmaktadır.
Oxygeneo yöntemi ile leke tedavisi gerçekleştirilebilmektedir. Oxygeneo uygulamasının her aşamasında cilde uygun özel losyonlar kullanılmaktadır. Kırışıklıklar, lekeler, temizleme, nem gibi farklı ihtiyaçlara cevap veren bu ürünler cihaz yardımıyla cilde daha etkili şekilde uygulanabilmektedir.
Heraderma Polikliniğinde Oxygeneo uygulaması ile cildinize yapılan kombine bakım ile; yenilenmiş ve daha parlak, sağlıklı bir cilde sahip olabilirsiniz.
İncelme Ve Sıkılaşma Yöntemleri
Fit ve güzel bir vücuda sahip olabilmek için vücudumuzdaki fazla kilolarımızdan kurtulmamız gerekir. Ancak sadece zayıflamak şekilli bir vücuda sahip olmak için yeterli olmayabilir. Zayıflama ile birlikte vücutta incelme meydana gelse de yağ kaybına bağlı gevşeme ve sarkmalar olabilir. Bununla birlikte bazı bölgelerdeki inatçı yağların verilmesi de zor olabilmektedir. Diyet, spor ve egzersizle desteklense de bazı durumlarda istenilen sıkılaşma ve incelme sağlanamayabilmektedir.
Günümüzde gelişen teknoloji şekilli bir vücuda sahip olmanıza yardımcı olabilmektedir.
İşte sıkılaşma ve incelmenize yardımcı olabilecek yöntemler:
Selülit Mezoterapisi
Selülit derinin orta tabakasında, bağ ve yağ dokusunda çeşitli nedenlerden dolayı meydana gelen hasarlar sonucu ortaya çıkan cilt üzerindeki girintili ve çıkıntılı görüntüdür. Aynı zamanda estetik açıdan da kişiyi rahatsız edici bir görüntü oluşturabilmektedir.
Mezoterapi vücuttaki yağları parçalamak, harekete geçirmek ve kolajen üretimini artırmak için cilt altına aktif madde bileşenlerinin enjekte edildiği bir yöntemdir. Sıkılaşma ve incelme yöntemleri arasında kullanılan etkili yöntemlerden biridir.
Selülit mezoterapisi lokal yağlanma, selülit, doku oksijenasyonu ve cilt iyileştirme gibi alanlarda kullanılmaktadır. Gıdı, göbek, kol, baldır ve kalça kısımlarında uygulanabilmektedir.
Bu yöntemde deri altına enjekte edilen bileşenler kan ve lenf dolaşımını düzenleyerek yağ parçalanmasını sağlamaktadır. Bu şekilde kişi fazla yağlardan kurtulurken ciltteki selülit görüntüsü de ortadan kalkabilmektedir. Bununla birlikte selülit tedavisi ile birlikte vücutta sıkılaşma ve incelme de sağlanabilmektedir.
Lazer Lipoliz
Lazer cilt lekeleri, epilasyon gibi alanlarda kullanılırken incelme ve sıkılaşmada da etkili sonuçlar verebilmektedir. Bu yöntemde yağ hücreleri yok edilmez vücuttan daha kolay atılabilecek forma dönüştürülür.
Lazer lipolizde uygulanacak bölgeye lokal anestezi uygulanarak milimetrik kesiler yapılmaktadır. Ardından kanül desteği ile kesilerden deri altına girilir ve yağ hücrelerinin zarları patlatılır. Damar ya da sinirlere herhangi bir zararı olmayan bu işlemde yağlar parçalanır. Uygulama esnasında yağlar dışarı atılmaz sonrasında vücut tarafından emilerek atılır. Uygulama sonrasında kişide bölgesel incelme gerçekleşirken ve kişi fazla yağlarından kurtulabilmektedir.
Saten Vücut Germe
Cilt sıkılaştırma, gençleştirme ve vücut şekillendirme için geliştirilmiş bir kozmetik dermatoloji yöntemidir. Ciltte oluşan kırışıkları ve sarkmaları sıkılaştırma, yaşlanma belirtilerini ve selülitleri ortadan kaldırmaya yardımcı olabilen bu uygulama Exilis Elite cihazı ile ameliyatsız gerçekleştirilmektedir. Fokuslu ultrason ve radyofrekans enerjilerini birlikte kullanan bu teknolojide bağ dokuya odaklı ve sabit ısı uygulanır. Bu şekilde vücutta kolajen üretimi tetiklenip, elastin liflerinin kısalıp sıkılaşmasını sağlanabilmektedir.
Bu uygulama;
- Kolajen üretimini desteklemeye,
- Elastin liflerini güçlendirmeye,
- Bağ dokuyu yenilemeye,
- Bölgesel incelmeye yardımcı olabilmektedir.
Saten vücut germe ortalama 4 seans sürmektedir. Bununla birlikte seans sayısı kişiden kişiye göre değişebilmektedir.
Radyofrekans
Selülit, kalça, kol, bacak, bel, yüz gibi bölgesel yağ birikmesi, sarkma, gevşeme gibi problemlerin tedavisine yardımcı olan bir yöntemdir. İşlem sırasında bölgeye radyo dalgaları verilerek su molekülleri ve sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum gibi iyonları harekete geçirilir. Buna bağlı olarak uygulanan bölge ısınır ve yağ yakımı gerçekleşir. Ayrıca yaşlanmış ve yıpranmış kolajen doku da parçalara yeni kolajen üretimi yapılması sağlanabilmektedir. Bu da vücudun yenilenmesine yardımcı olabilmektedir.
Vücudun sıkı ve gergin olmasını sağlayan bağ dokusunu oluşturan fibroblast hücrelerinin ısı ile aktivasyonu hızlanır. Böylece vücudun sıkılaşmasına ve toparlanmasına yardımcı olabilmektedir.
Ortalama 4-6 seans süren radyofrekans uygulamasının işlem süresi ve seans sayısı kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir.
Soğuk Lipoliz
Soğuk lipoliz yöntemi ile vücuttaki yağlar önce ısıtılıp ardından soğutularak kristalize edilir ve vücuttan atılması sağlanır. Bu ısıtma ve soğutma işlemi sırasında yağ hücreleri dışında diğer dokulara zarar verilmez. Ameliyatsız olan bu yöntem, özellikle bölgesel ve inatçı yağlarda uygulanarak vücutta incelme ve sıkılaşmanın sağlanmasına yardımcı olabilmektedir.
Emsculpt
Emsculpt cihazı ile kol, bacak, kalça, göbek, popo gibi bölgelere yayılan frekans sayesinde kasların kasılmasını ve yağ yakımını sağlayan bir uygulamadır. Bölgeye özel başlıklarla, uygulanacak bölgedeki kasların kasılması sağlanmakta ve bu kasılmaya bağlı olarak enerji ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Vücut bu enerji ihtiyacını ise yağlardan karşılamaktadır. Bu şekilde bölgesel olarak incelme sağlanırken kasların çalışması ile birlikte sıkılaşma ve şekillendirme sağlanabilmektedir.Yapılan çalışmalarda Emsculpt uygulaması sonrasında kas gelişiminin devam ettiği gözlemlenmiştir. İncelme ve sıkılaşma yöntemleri içerisinde oldukça etkili yöntemlerden biridir.
Bunlarla birlikte incelme ve sıkılaşma için yine farklı uygulamalarda mevcuttur. Burada önemli olan vücudunuzun ihtiyacı olan yöntemin uygulanmasıdır. Bu şekilde etkili ve memnun edici sonuçlar alınabilmektedir. Bunun için de uzman tavsiyesi ve analizleri önemlidir.
Heraderma Polikliniğinde incelme ve sıkılaşma üzerine farklı yöntemler kullanılmaktadır. Kişiye özel olarak değerlendirmeler uzman tarafından yapılıp, kişi için ideal olan yöntem seçilmektedir. Bu şekilde kişinin daha ince ve sıkı bir vücuda sahip olması sağlanabilmektedir.
Hydrafacial Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?
Güzel bir cilde sahip olmanın olmazsa olmazı cilt bakımıdır. Özellikle cildin doğru temizlenmesi cilt bakımı açısından çok önemlidir. Son günlerde cilt bakımında tercih edilen yöntemlerden biri olan hydafacial cilt bakımı, derinlemesine temizlik ve yenilenmiş bir cilt sunabilmektedir. Peki hydrafacial cilt bakımı nasıl yapılır?
Hydrafacial Cilt Bakımı
Cilt bakımı yapan, cildi temizleyen, sivilce, elastin kaybı gibi ciltteki problemleri gideren ve cildi detafikasyon yoluyla çevresel faktörlere karşı korumayı amaçlayan bir sistemdir. Bununla birlikte ciltte oluşan ince çizgilerin de kaybolmasına yardımcı olabilmektedir. Bu uygulamada cilt temizliğinde elle temas ya da sıkma olmaz.
Hydrafacial uygulaması ile tek bir seansta derinlemesine cilt temizliği, soyma, yenileme, nemlendirme ve antioksidan koruma işlemleri uygulanabilmektedir.
Hydrafacial cilt bakımı uygulaması dört basamaklı bir uygulama olup cildin ihtiyaçlarına göre bu basamak sayısı değişebilmektedir. Cildin durumuna göre uzman uygulayacağı basamak sayısına karar verebilir.
Bu yöntemi yaptırmak isteyenlerin merak ettiği soru hydrafacial cilt bakımı nasıl yapılır sorusudur.
İşte hydrafacial cilt bakımı uygulamasının aşamaları:
İlk Adım: Temizleme
Cilt tipine uygun ürünler kullanılarak vortex denilen vakum sistemiyle üstteki ölü tabaka temizlenir. Bu aşamada ciltteki makyaj, kir gibi kalıntılar alınır ve gözenekler açılır. Ciltte kızarıklık, sert vakum hasarı gibi problemler olmadan cilt temizliği tamamlanabilmektedir.
İkinci Adım: Peeling
Bu aşamada özellikle siyah noktaların yoğun olduğu ve problemli bölgelere peeling uygulanır. Özel solüsyon kullanılarak cildin hasarlı hücrelerin alınması sağlanır. Herhangi bir kaşıntı ya da kızarıklık olmaz.
Üçüncü Adım: Derin Temizlik:
Bu aşamada yine vortex yoluyla daha derin cilt temizliği yapılmaktadır. Yoğun sivilce ve gözenek tıkanıklığı olan ciltlerde ilk seansta sonuç alınamayabilir ve uzmanın değerlendirmesine göre seans sayısı belirlenebilir. Akneleri ciltlerde gerekli önlemler alınarak sivilceler temizlenir.
Dördüncü Uygulama: Antiaging ve Yenilenme
Elastin kaybı, sivilce gibi cildin problemine göre serum fizyonu vortex ile yapılır. Cilt temizlenirken serum yedirildiği için elastin, kolajen lifleri cilde uygun vitamin, hyaluronik asit, peptit gibi bileşenlere doyarlar. Çizgi problemi olan bölgelere daha çok peptit içeriği uygulanırken nem problemi olan bölgelere hyaluronik asit uygulanır. Yine özellikle T bölgesi gibi yağ dengesi bozulabilen bölgelere yağ dengeleyici bileşenler kullanılır.
LED terapi
Matlaşmış, kolajen üretimine ihtiyacı olan ciltlerde kırmız LED ışık ile cilt uyarılmaktadır. Akne problemi olan bölgelerde ise mavi LED ışık ile cilt uyarılmaktadır. Kişide cildin ihtiyacına göre kırmızı ve mavi LED birlikte uygulanabilmektedir.
İşlem cildin ihtiyacına göre büyüme faktörlü peptitli losyon ve güneş kremi uygulanarak sonlandırılır.
Ağrısız ve acısız bir işlem olan uygulama sonrası, kişi aynı gün, günlük yaşantıya dönebilmektedir.
Hydrafacial cilt bakımı ne kadar sürüyor?
İşlem ortalama 30 dk.’dan az sürebilmektedir. Ancak bu süre kişiye uygulanacak basamak sayısına, kişinin cildinin durumuna göre değişiklik gösterebilmektedir.
Hydrafacial ne sıklıkta yapılmalı?
Düzenli cilt bakımı yapan kişilerde ayda 1 kez yeterli iken uzun süredir cildine bakım uygulamayan, sürekli makyaj yapan, siyah nokta, komedon ve gözenek problemi olan ciltlerde uzman ile uygulama programı yapılır. Genellikle haftada 1, 4-6 seans olarak düzenlenebilir. Yine seans sayısı uzman değerlendirmesinde kişinin cilt durumuna göre değişebilir.
Heraderma Polikliniğinde hydrafacial cilt bakımı ile cildiniz derinlemesine temzilenmesine aynı zamanda yenilenip sağlıklı olmasına yardımcı olunmaktadır. Yapılan analizler sonucunda cildinizin ihtiyacına uygun bakım programı hazırlanarak etkili sonuçlar alınması sağlanabilmektedir.
Göz Altı Işık Dolgusu
Gözlerimiz yüzümüzde zamanın izlerini yansıtır. Parlak ve sağlıklı bir göz çevresi yüzü daha genç ve dinamik gösterir. Ancak farklı etkenlerden dolayı deforme olan göz çevresi kişide daha yaşlı ve yorgun bir görünüme sebep olabilir. Günümüzde ise gözlerimizin çevresinde oluşan zamanın izlerini göz altı ışık dolgusu ile silmek mümkün olabilmektedir.
İşte gözlerinizin kaybettiği ışıltıyı tekrar geri kazanmasına yardımcı olacak göz altı ışık dolgusu hakkında merak edilenler:
Göz altı ışık dolgusu nedir?
Göz çevresindeki deri ve yağ tabakası diğer bölgelere göre daha incedir. Yaşlanma, hızlı kilo kaybı, hastalık, genetik, yaşam tarzı vb. nedenlerle bu bölgede deformasyon meydana gelerek; çökme, morarma, torbalanma, kırışıklık gibi çeşitli problemler ortaya çıkabilmektedir. Bu problemler estetik anlamda hoş olmayan bir görüntü oluşturarak kişiyi rahatsız edebilmektedir. Göz altı ışık dolgusu göz çevresindeki bu görüntüyü ortadan kaldırmaya yardımcı olabilen bir yöntemdir.
Göz altı ışık dolgusu nasıl uygulanır?
Göz altı ışık dolgusunda, amino asit, hyalüronik asit, antioksidan, mineral, vitamin bileşenlerinin olduğu özel hazırlanan bir karışım göz altına ince kanüllerle enjekte edilmektedir. İşlem ortalama 15 dk. sürmektedir. İşlem sırasında ağrı veya acı olmaması için bölgeye anestezik madde uygulanarak lokal anestezi yapılmaktadır.
Göz altı ışık dolgusu kimlere yapılır?
Göz altı ışık dolgusu daha önce rinoplasti (burun) ameliyatı olmuş kişilerde dikkatli ve doktor tavsiyesi ile uygulanmalıdır. Aktif enfeksiyonu olanlara da önerilmemektedir. Hamile ve kronik rahatsızlığı olanların doktor tavsiyesiyle uygulama yaptırması sağlık açısından tavsiye edilmektedir. Bunun dışında sağlıklı herkesin yaptırabileceği bir uygulamadır. Bununla birlikte torbalanma problemi olan kişilerde işleme uzman ile karar verilmelidir. Çünkü aşırı göz altı torbaları için bu işlem etkili olamayabilmektedir.
Göz altı ışık dolgusu kaç seans?
Göz altı ışık dolgusu genellikle tek seans yetebileceği gibi 3 hafta aralıklarla 3 seans şeklinde de yapılabilmektedir. Seans sayısı kişiye göre değişebilmektedir ve kişiye yapılacak seans sayısı uzman tarafından belirlenmektedir. Seanstan 1 ay sonra kişi kontrol edilerek gerekirse rötuş yapılabilir.
Göz altı ışık dolgusu ne kadar süre etkili?
Göz altı ışık dolgusu içeriği doğal bileşenlerden oluşmaktadır. Bu sebeple etkisi ortalama 6-8 ay sürebilmektedir. Tekrara ve düzenli yaptırılmaya bağlı olarak bu süre 8-12 aya çıkabilmektedir.
Göz altı ışık dolgusunun herhangi bir yan etkisi var mıdır?
İçeriğindeki doğal bileşenler sayesinde genellikle bir yan etkisi bulunmamaktadır. Uygulamadan sonra hafif kızarıklık ve morarma görülebilmektedir. Ancak bu etkiler de birkaç gün içerisinde geçebilmektedir. Tüm işlemlerde olduğu gibi göz altı ışık dolgusunda da mutlaka güvenilir bir merkezde ve bir uzman tarafından yaptırılmaya dikkat edilmelidir. Çünkü merdiven altı tabir edilen sağlıksız yerlerde ve uzman olmayan kişilere yaptırılan dolgu ciddi sağlık problemlerine yol açabilmektedir.
Heraderma Polikliniğinde uzman tarafından gerekli analizler sonucunda, göz çevrenize göz altı dolgusu yapılarak kırışıklık, morarma, çöküntü gibi problemlerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olunabilmektedir.
Sivilce Lekeleri Nasıl Geçer?
Sivilce diğer bir adıyla akne en sık karşılaşılan cilt problemlerinden biridir. Genellikle ergenlik döneminde başlayan bu sorun sonraki yıllarda da devam edebilmektedir. Sivilce problemi çözümlense de ciltte bıraktığı izler başka bir cilt problemine yol açabilmektedir. Sivilce lekeleri olarak da adlandırılan bu izler estetik açıdan hoş bir görüntü oluşturmamaktadır. Bu sebeple sivilce lekeleri nasıl geçer sorusunun cevabı pürüzsüz bir cilde sahip olabilmek için önemlidir.
Sivilce Lekeleri Neden Oluşur?
Sivilce cilt gözeneklerinin yağ ve hücrelerle tıkanması sonucu oluşmaktadır. Sivilce problemi görülen yerelde ciltte tıkanıklık, bakteri artışı gibi nedenler iltihaplanmaya yol açar. İltihaplanmanın deri üzerine yayılması durumu, kızaran ve şişen cildi esnetip, folikül duvarlarının yırtılmasına sebep olabilir. Yırtılma büyükse alt deride de hasara neden olabilmektedir. Bu durum da zamanla deride leke, derin izlere yol açabilmektedir. Bu izlerin bazıları zamanla geçerken bazıları ciltte kalıcı olabilmektedir.
Ciltte oluşan sivilce lekeleri oluşum türüne göre ikiye ayrılmaktadır.
Bunlar;
Hipertrofik: Sivilcenin oluşturduğu hasarı onarmak için cilt çok fazla kolajen üretir. Bu da cilt üzerinde sert, kabarık, yumuşak, kırmızı, pembe veya kahverengi gibi farklı özelliklerde izlere neden olabilmektedir. Bu tarz lekelere hipertrofik izler denir. İzlerin yapısı kişinin cilt yapısına ve oluşan sivilceye göre değişebilmektedir.
Atrofik: Sivilcenin iyileşme sürecinde ciltte doku kaybının yaşanması durumunda atrofik adlı izler oluşabilir. Ciltte çukur ve çöküntülerin oluştuğu bu izlerin derinliği ve genişliği; yine kişinin cilt yapısına ve sivilce durumuna göre değişebilmektedir.
Kişilerin ciltlerinde oluşabilen bu lekelerde en çok sorulan soru ise oluşan bu sivilce lekeleri nasıl geçer sorusu.
İşte bu sorunun cevabı:
Sivilce izleri kendi kendine geçer mi?
Sivilce lekelerinin bazıları kendiliğinden geçerken bazıları ise kalıcıdır.
Genellikle kırmızı renkte olan ve yara izlenimi veren sivilce lekeleri zamanla iyileşerek kaybolabilmektedir. Cildin iyileşme sürecinde ortaya çıkan hiperpigmentasyona bağlı oluşan bu lekeler çoğunlukla geçicidir.
Bu lekelerin daha hızlı iyileşmesi için aşağıdaki yöntemleri deneyebilirsiniz.
Maske
Cildinize uygun maskeler ile cilt yüzeyindeki sivilce izlerinin kaybolmasını destekleyebilirsiniz. Evde doğal malzemelerle hazırlayabileceğiniz gibi hazır maskeler de kullanabilirsiniz. Ancak burada kullanacağınız maskenin içeriğinde cildinizi tahriş edecek bileşenler bulunmamasına dikkat etmelisiniz.
Kremler
Ciltteki sivilce izi için kremler ve losyonlar kullanılabilmektedir. Bu kremler cilt üzerindeki lekelerin daha kısa sürede hafiflemesine ve kaybolmasına yardımcı olabilmektedir.
Peeling
Evde uygulayabileceğiniz peeling ile cilt üzerindeki ölü hücreleri temizlerken sivilce izlerinden de kurtulabilirsiniz. Ancak burada cildi çok fazla zorlayan ve tahriş eden peelinglerden kaçınmak gerek. Yine çok sık aralıklarla peeling cilde zarar vererek farklı cilt problemlerine yol açabilmektedir.
Güneş Koruyucu
Cildinizi mutlaka güneşin zararlı ışınlarından korumalısınız. UV ışınları cilt lekelerine neden olurken var olanları daha da kötüleştirebilmektedir. Bu sebeple güneşe çıkmadan önce mutlaka cildinize yüksek koruyuculuk özelliğine sahip krem sürmelisiniz.
Dermatoloğa Danışın
Evde uygulayabileceğiniz doğal yöntemler mevcut olsa da daha sağlıklı ve etkili sonuç alabilmek için mutlaka bir dermatoloğa danışmalısınız. Cildinize ve lekelere uygun vereceği ürün ya da tedaviler ile daha hızlı sonuçlar alabilirsiniz.
Kalıcı sivilce lekeleri kendiliğinden geçmez. Bu durumda bir uzmandan yardım almalısınız. Gelişen teknoloji ile birlikte farklı yöntemler kullanılarak cilt üzerindeki lekeler ortadan kaldırılabilmekte veya hafifletilebilmektedir.
İşte kalıcı sivilce izleri için tedavi yöntemleri:
Kimyasal Peeling
Bir veya birden fazla kimyasal içeriğin kullanıldığı kimyasal peeling bir cilt soyma yöntemidir. Kontrollü olarak cilt deforme edilir ve hazırlanan karışım cilde enjekte edilir. Cildin yenilenmesini sağlayan bu yöntem ile lekeleri ortadan kaybolması veya hafiflemesi sağlanabilmektedir.
Fraksiyonel lazer tedavisi
Lazer ışığı ile deforme olmuş cilt kontrollü olarak yakılır. Bu şekilde cilt kendini yenileyerek lekelerin azalması veya tamamen ortadan kaybolmasını sağlayabilmektedir. Lazerle tedavide özellikle çukur görünümünde ciddi iyileşmeler gözlenebilmektedir.
Mikro İğne
Bu yöntemde küçük iğneler kullanılarak ciltte mikro kanallar açılır. Bu kanalları cilt yara gibi algılayarak kendini yenileme ve iyileşme sürecine girer. Bu süreçte sivilce lekelerinde özellikle yine çukur izler de de düzelmeler gözlemlenmektedir.
Bunlar dışında da dermabrazyon, mikrodermabrazyon gibi farklı yöntemler bulunmaktadır. Uzmanınız tarafından cildinize en uygun olan yöntem seçilerek sivilce izi probleminiz çözümlenebilmektedir.
Heraderma Polikliniğinde cilt analiziniz yapılarak cildinize uygun yöntemler belirlenmektedir. Böylece sağlıklı bir şekilde etkili ve kalıcı sonuçlar ile sivilce lekelerinden kurtulabilmeniz mümkün olmaktadır.
Yaz Aylarında Lazer Epilasyon Uygulaması Yapılabilir Mi?
Vücudumuzdaki istenmeyen tüyler estetik açıdan hoş bir görüntü oluşturmamaktadır. Ağda gibi geçici yöntemler hem zahmetli, hem de çok acı verici olabilmektedir. Ancak lazer epilasyon teknolojisi bu soruna kökten çözüm bularak pürüzsüz bir cilde sahip olmanızı sağlayabilmektedir. Bu uygulama ile ilgili en önemli sorulardan biri yazın lazer epilasyon yapılıp yapılmadığıdır. Peki, lazer epilasyon için en doğru zaman nedir?
İstenmeyen Tüylere Kalıcı Çözüm
Lazer epilasyonda, vücuttaki kıl kökleri bölgeye uygun başlıklar kullanılarak lazer ile tahrip edilir. Lazer epilasyon cihazı kıl kökünün yapısına ve kişinin acı eşiğine göre ayarlanabilmektedir. Belirli seanslar ile yapılan bu uygulama sonucunda bölgedeki kıllar bir daha çıkmamak üzere kendiliğinden dökülmektedir. Kadın ve erkek herkese rahatlıkla uygulanabilmektedir. Uygulama sonrasında pürüzsüz bir cilt ortaya çıkmaktadır.
Lazer epilasyon yazın yapılır mı?
Yazın lazer epilasyon yapılmaması gibi bir kanı vardır. Bu şekilde düşünülmesinin en büyük nedeni lazer sonrası cildin hassaslaşmasıdır. Hassaslaşan cilt güneşin UV ışınlarının etkilerine daha açık hale gelebilir. Bunun sonucunda da lekelenmeler ortaya çıkabilir. Ancak eğer doğru önemleler alınırsa yazın da rahatlıkla lazer epilasyon yaptırılabilir.
Yazın lazer epilasyon yaptırıldığında;
- Uygulama öncesi mümkün olduğunca güneşten korunmalı,
- Uygulama sonrası mutlaka yüksek koruyucu kullanılmalı,
- Uygulama sonrası ortalama 7 gün güneş banyosu yapılmamalıdır.
Bu kurallara uyulduğu takdirde lazer epilasyon yapılabilmektedir. Bununla birlikte lazer epilasyonun farklı uygulamaları vardır. Teninize uygun bir lazer epilasyon uygulaması de leke oluşumunu önlemek açısından önemlidir.
Lazer epilasyon çeşitleri şunlardır:
Alexandrite Lazer
Dalga boyu 775 nm olan ve FDA tarafından onaylı bir lazer türüdür. Melanin kıl ve cilde renk veren bir maddedir. Kıl koyu ise melanin oranı yüksek, açık ise melanin miktarı azdır. Bu lazerde açık kıllara etki etmez. Melanin emilim oranı yüksek olduğu için koyu tenlilere kullanıma uygun değildir. Çünkü bronz ve koyu tenlilerde leke bırakma riski fazladır. Bu sebeple ten rengi açık, kıl rengi koyu olanlar için uygundur.
Diode Lazer
İki dalga boyunu (800 nm – 950 nm) hem kıla hem de kıl köküne aynı anda gönderebilen lazer türüdür. Başlığının soğutma etkisi olması daha acısız ve güvenli bir epilasyon sunmaktadır. Ütüleme modunda uygulanan bu lazer türünde cilde jel sürülüp başlık cilt üzerinde gezdirilerek uygulanır. Anlık yüksek atış gücü değil sık atışlarla çalıştığı için daha hızlı şekilde uygulanabilmektedir. Bu lazer uygulamasında, cildin epidermis tabakasındaki melanin hedeflenir ve bu nedenle doğrudan kıl folikülünü hedef alır. Koyu tenliler ve açık kıl rengine sahip olanlar için uygundur.
Nd-Yag Lazer
1064 dalga boyuna sahip olan bu lazer renge duyarlı olmadığı için koyu ten ve bronz tenlilerde rahatlıkla kullanılabilmektedir. Melanin emilimi daha düşüktür Özellikle koyu tenli ve koyu, kalın kıl yapısına sahip olanlarda etkili sonuçlar alınabilmektedir.
Lazer epilasyon ne zaman yapılmalı?
Lazer epilasyon her zaman yapılabilecek bir uygulamadır. Burada önemli olan cilt ve kıl yapısına uygun olan lazer türünü seçmektir. Yaz aylarında yaptırıldığında cildin UV ışınlarından korunması gerekmektedir.
Buz lazer epilasyon yazın yapılır mı?
Bronz tipler dâhil tüm cilt tiplerine uygun olan FDA onaylı bu lazer türü her mevsim uygulanabilmektedir. Buz lazer epilasyon sisteminde cihaz başlığı sayesinde cilt soğutabilmektedir. Tüm uygulama boyunca devam eden bu etki ile cildi koruyarak acısız ve ağrısız bir epilasyon gerçekleştirilir. Başlık sürekli olarak cilt yüzeyinde hareket ederek cildi soğuturken kıllar da kademeli olarak ısıtılmaktadır.
Diode buz lazer epilasyonu yazın da rahatlıkla yapılabilmektedir. Burada da yine cildi güneşten korumak gereklidir. Epilasyondan 1 hafta sonra yüksek bir güneş koruyucu ile güneşe çıkılabilmektedir.
Lazer epilasyon için kaç seans gereklidir?
Lazer epilasyondan alınacak sonuç kişiden kişiye değişmektedir. Bununla birlikte yapılan alana göre de seans sayısı artabilir ya da azalabilir. Vücutta ortalama 6-8 seanstan, yüzde ise 10 seanstan sonra ciddi oranda azalma görülmektedir. Bu oran çeşitli etkenlere göre değişiklik gösterebilmektedir.
Bunlar:
- Yaş, cinsiyet,
- Kıl rengi ve yapısı,
- Cilt rengi, Sağlık durumu (hormonlar, genetik hastalık vb.),
- Epilasyon yapılan bölge,
- Uygulama (kişiye uygun dozu ayarlama),
- Seansların zamanında yapılması seans sayısını etkilemektedir.
İzmir Heraderma Polikliniğinde uzman tarafından analizler yapılarak cildinize ve kıl köküne en uygun lazer epilasyon uygulaması seçilmektedir. Güvenli ve sağlıklı şekilde yapılan uygulamalarda istenmeyen tüylerinizden kolayca kurtulabilirsiniz.
Vanquish Me (Temassız Estetik)
Vücuttaki fazla yağlardan kurtulmak en büyük problemlerden biridir. Spor, diyet gibi yöntemlere rağmen bazı bölgelerdeki yağların yakımı çok zor olabilmektedir. Günümüzde gelişen teknoloji ile bu problemi artık acısız, hızlı ve en önemlisi temassız çözebilmek mümkün olabilmektedir. Bunu sağlayan ise BTL Vanquish ME cihaz uygulamasıdır. Temassız estetik olarak da adlandırılan Vanquish ME vücut yağlarını hiçbir temas olmadan ve ameliyatsız yok edebilmektedir.
BTL Vanquish ME Nasıl Uygulanır?
Uygulama yapılacak alana cihazın başlıkları 1,5-2 cm kadar mesafe kalacak şekilde, cilde temas etmeden yerleştirilir. Bu başlıklarda birçok elektrot bulunmaktadır. Cihaz çalıştırıldığında “Selektif Radyofrekans” teknolojisi ile her bölgenin kendi yağ direncine göre ısınması sağlanır. Cildin, yağın ve kasın ısınma oranları farklıdır. Cihaz bunu algılayarak yağın ısınmasını sağlayacak olan 44-45 derecelik ısıyı frekans aracılığı ile sağalar ve ciltten önce yağı ısıtır. Bu onu diğer cihazlardan ayıran başka bir özelliğidir. Doku farklılığını anlaması ve yağ seçiciliği sayesinde yağları bulup temassız bir şekilde eritebilmektedir. Bu ayrıca yağların homojen bir şekilde yok olmasını sağlayabilmektedir. Kişide bölgesel zayıflama ve buna bağlı olarak bölgesel incelme meydana gelebilmektedir. Liposuction gibi yöntemleri uygulamak istemeyenler için çok iyi bir alternatiftir.
Vanquish ME Hangi Bölgelere Uygulanabilir?
Vücutta; göbek, bel, basen veya bacak gibi tüm fazla yağların olduğu bölgelere uygulanabilmektedir. Her bölge için özel başlığı bulunmaktadır. Başlığının yapısı sayesinde, tüm göbeği tek seferde sarararak bütün bölgeye uygulama yapmasını sağlamaktadır. Obez kişilere de uygulanabilmektedir. Bununla birlikte bacak ve basen bölgesine uygulamada yine bölgeye özel başlıklar kullanılmaktadır.
Vanquish ME İle En fazla Ne kadar İncelme Olur?
Temassız estetik etkisi kişiden kişiye göre değişebilmektedir. Yağ oranı, yağ birikimi, metabolizma gibi değişkenler incelme oranını etkilemektedir. Yapılan klinik çalışmalarda 3 ila 16 cm arası incelmenin mümkün olabildiği gözlemlenmiştir. Uygulamanın başarısını etkileyen diğer bir etken de uygulama öncesi bol su içilmesidir. Düzenli olarak günlük 2,5 lt su içilmesi, cihazın yağ seçimini kolaylaştıracaktır. Çünkü yağ, içerisinde su molekülü bulundurmaz. Bu da cihazın yağı diğer dokulardan ayırmasını kolaylaştırmaktadır.
Kaç Seans Uygulamak Gerekir?
Temassız estetik uygulaması haftada 1 olmak üzere 4 seans uygulanmaktadır. Seans araları da 7-10 gün arasında değişmektedir. Yağ oranı fazla olan kişi için bir seans ortalama 30 dk. sürerken yağ oranı az olan kişilerde ise 45 dk. sürebilmektedir.
Vanquish ME Kimlere Uygulanabilir?
Bu uygulama kalp pili, implantı olanlar ve hamileler dışında herkese uygulanabilmektedir. Bununla birlikte kronik rahatsızlıkları olanlara doktor tavsiyesiyle uygulanması sağlık açısından daha doğru olacaktır.
Vanquish ME Kalıcı Mıdır?
Temassız estetik uygulamasında kalıcılık durumu kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Uygulama sonrasında düzenli spor ve sağlıklı beslenme kalıcılığı artırabilmektedir. Sonuç olarak yakılan yağın yerine yüksek kalorili yiyecek ve içecekler tüketildiğinde vücutta yeni yağ depo edilecektir.
Vanquish ME Güvenilir Midir?
Vanquish ME cihazı Amerikan Sağlık Örgütü FDA onayı olup, güvenilir bir cihazdır. Bununla birlikte cihaz uygulanacak bölgeyi kendisi analiz ederek gerekli ayarlamaları yapar. Bu da kullanıcıya bağlı hataların önüne geçerek oluşabilecek riskleri önleyebilmektedir. Ayrıca 2015 yılında Amerika ve Avrupa da uygulama yaptıran kişilerden alınan sonuçlara bağlı olarak en konforlu uygulama ödülleri bulunmaktadır. İşlem esnasında ve sonrasında hiçbir ağrı ve acı hissedilmemektedir.
Kalıcı Dudak Dolgusu
Dudak, geçmişten günümüze kadar güzellik kavramında hep önemli bir etken olmuştur. Dudaklarımız kendimizi sözel olarak ifade etmemizin yanında güzelliğimizin de ifadesi olmuştur. Birçok insanın istediği dolgun ve şekilli dudaklara sahip olmak günümüz şartlarında daha kolay hale gelmiştir. Dudak estetiği ile istenilen dudaklara kavuşabilmek mümkün. Özellikle dolgular bu anlamda istenilen sonuçları başarıyla verebilmektedir. Bunun sürekliliği için kalıcı dudak dolgusu arayışında olan birçok kişi vardır.
Peki, gerçekten kalıcı dudak dolgusu var mıdır? Bununla birlikte yaptırılan dudak dolgularının kalıcılığı ne kadardır?
İşte dudak dolgusu hakkında en çok merak edilenler:
Dudak Dolgusu Nedir?
Dudaklarımız yüzümüzde estetik açıdan çok büyük öneme sahiptir. Yüzümüzle uyumlu dolgun ve şekilli dudaklar daha hoş bir görünüm sağlamaktadır. Ancak sigara, yaşlanma ya gibi nedenlerle zamanla dudaklarımız incelmeye başlar. Bununla birlikte genetik olarak daha ince dudaklara sahip olunabilmektedir. Bu durumda dudaklara dolgu yapılarak dolguluk ve şekil yâda kaybettiği görüntüsünün geri verilmesi sağlanmaktadır.
Dudak Dolgusu Nasıl Yapılır?
Bu işlem sırasında ağrı hissedebileceği için lokal anestezi ile uygulanır. Dudak kenarlarına küçük iğneler yoluyla dolgu maddesi enjekte edilir. Dolgu maddesinde silikon, kolajen, hyaluronik asit gibi maddeler kullanılabilmektedir. Ancak son yıllarda en çok tercih edilen dolgu maddesi hyaluronik asittir. Bu dudaklara estetik açıdan doğal bir görünüm verirken aynı zamanda sağlıklı ve güvenilirdir.
Hyaluronik Asit Mucizesi
Vücudumuzda bulunan bu madde cilt sağlığı için çok önemlidir. Cildi yaşlanmaya karşı korumaya, kolajen miktarını artırmaya, nem dengesini korumaya, canlandırmaya, yenilemeye vb. yardımcı olmaktadır.
Geçmiş yıllarda dolgu maddesi olarak yüze silikon kolajen (hayvanlardan elde edilen) gibi maddeler kullanılmaktaydı. Silikon vücutta kaybolmayan sentetik bir maddeydi ve ciddi yan etkileri olabilmekteydi. Kollajende ise insan vücudu ile uyum sağlamasında sıkıntılar yaşanarak alerjik reaksiyonlar yaşanabilmektediri. Son yıllarda ise dolgu maddesi olarak hyaluronik asit kullanılmaya başlandı. Vücudun doğal yapısında bulunan ve uyumlu olan bu madde uygulandığı bölgeye şekil verirken aynı zamanda cildi de besleyebilmektedir. Bu sebeple hyaluronik asit dolguları hem sağlıklı hem de etkili dolgu maddeleri olarak kullanılmaktadır. Dudak dolgusu içinde hyaluronik asit dolgusu iyi bir tercih olacaktır.
Dolgu Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Dolgu sonrasında dudaklar daha hassaslaşacaktır. Bundan dolayı belirli şeylere dikkat etmek gerekir. Bunlar dolgudan başarılı sonuç alınmasını sağlamaktadır.
İşte dolgu sonrası dikkat edilmesi gerekenler:
- Dolgu sonrası ilk 2 saat bir şey yenmemelidir. Özellikle soğuk ve sıcak gıdalar tüketilmemelidir.
- Ruj vb. sürülmemelidir.
Dolgu sonrasında iğne yapılan yerlerde şişlik, morarma, kızarıklık gibi etkiler görülebilir. Buz ile çok fazla baskı yapmadan kompres yapabilirsiniz. Ancak bunlar 2-3 gün içerisinde geçmektedir.
Kalıcı Dudak Dolgusu Var Mı?
Dudak dolguları dudaklara dolgunluk ve hacim kazandırma amacıyla yapılmaktadır. Ancak bu dolgular zamanla dudak tarafında emilmektedir. Bu yüzden tekrarlanması gerekir. Kalıcı dolgular; yüze yabancı madde yerleştirildiği, yüksek risk taşıyabildiği ve vücut tarafından emilmediği için genellikle tercih edilmemektedir. Ayrıca bazı dolgularda yüz şeklinde kalıcı bozulma, yumru oluşumu vb. meydana gelebilmektedir. Yine dudaklara silikon ya da implant koyma gibi farklı yöntem ve teknikler uygulanabilmektedir. Bu kişinin tercihine kalmıştır.
Dudak Dolgusu Kaç Yıl Gider?
Dolgu malzemesi belirli bir süre içerisinde vücut tarafından emilmektedir. Dudak dolgusunun kalıcılık süresi kişinin yaşı, fiziksel durumu, alışkanlıkları vb. etkenlere göre değişebilmektedir. Ortalama 6-12 ay arasında etkisini sürdürebilmektedir. Bu sebeple dolgu işlemi uzman kontrolünde belirli aralıklarla yenilenmelidir. Ayrıca hyaluronik asit cildi besleyip kollajen üretimini artırmaya yardımcı olduğu için dolgunun etkisi geçse de dudak eski halinden daha iyi durumda olabilmektedir.
İzmir Heraderma Polikliniği dudak dolgusu işlemleri ile incelme, dikey çizgiler, Marionette çizgileri, düşme gibi belirtileri azaltmaya ve ortadan kaldırmaya yardımcı olabilmektedir. Dudak dolgusu işlemi hyaluronik asit kullanılarak sağlıklı ve güvenli bir şekilde uygulanabilmektedir.
Emsculpt İzmir
Gelişen teknolojiler daha hızlı ve kolay bir şekilde istediğimiz görünüme ulaşmamızı sağlamaktadır. Bunlardan biri de devrim yaratan bir buluş olarak nitelendiren Emsculpt cihazı. Bu cihaz ile kısa sürede acı çekmeden vücudunuzu forma sokabilirsiniz. Etkisinin uzun süreli ve kalıcı olması da onu diğer tüm yöntemlerden ayırmaktadır. Ünlülerin de çok tercih ettiği bu cihaz ülkemizde Emsculpt İzmir dahil sayılı sağlık merkezlerinde bulunmaktadır.
Emsculpt nedir?
Vücut şekillendirme ve fit bir vücuda sahip olmak için yağ oranını düşürüp kas oranını artırmak hedeflenir. Ayrıca kasların da şekilli ve orantılı olması da estetik bir görünüm için önemlidir. Böyle bir vücuda sahip olmak diyetin yanında uzun spor ve antrenman saatleri anlamına gelmektedir. Ancak Emsculpt bunu kısa süre içerisinde kolaylıkla gerçekleştirmenize yardımcı olmaktadır.
Emsculpt, yüksek yoğunluklu odaklı elektromanyetik dalga kullanarak kasları çalıştırır. Manyetik olarak kaslardaki sinirleri uyarır. Uyarılma sonucunda çalışan kaslar enerjiye ihtiyaç duyar ve kas çevresindeki yağlardan enerji ihtiyacını karşılar. Bu şekilde kişi yağ yakarak kas yapar ve kilo verir. Cihazın çalışma sistemi dünyada ilk ve tek olup FDA tarafından onaylanmıştır.
Emsculpt Nasıl Uygulanır?
Emsculpt kişinin genellikle kas grubunun yoğun olduğu kalça, bacak, karın ve kol gibi bölgelere yapılır. Kişinin istenilen bölgesine başlıklar yerleştirilir. Bu başlıklardan yayılan dalgalar bölgedeki kasları harekete geçirir. Yoğun kasılmalar ile kaslar çalışır. İlk başlarda kasılmalar hafif rahatsızlık verse de sonrasında herhangi bir acı ya da ağrı oluşturmaz. Uygulamada ısıtma, soğutma gibi işlemler uygulanmadığı için yanma, kızarıklık vb. etkiler görülmez.
Emsculpt ile vücut şekillendirme etkili ve başarılı sonuçlar vermektedir. Vücutta meydana gelen sarkmaları toparlama, ameliyatsız popo kaldırma gibi problemlerin tedavisine yardımcı olabilmektedir.
Kimler Emsculpt uygulaması yaptırabilir?
Emsculpt uygulaması kronik rahatsızlığı, kalp-damar hastalıkları vb. olanlar, hamile ve emzirenler dışında herkes rahatlıkla yaptırabilir. Bununla birlikte uygulanacak bölgeye yakın implantı olanlara da uygulanmamaktadır. Bunların dışında herkese rahatlıkla uygulanabilmektedir. Herhangi farklı bir işlem yapılmadığı içinde alerji, kızarma, yanma vb. riski de bulunmamaktadır.
Güvenli ve Etkili Uygulama
Emsculpt yöntemi tamamen güvenli olup uygulanan kişilerde herhangi bir yan etki göstermemektedir. Cihaz CE sertifikasına sahip ve Amerikan Sağlık Örgütü̈ (FDA) tarafından onaylıdır. Kademeli artan ve azalan kasılmaları cihaz kendisi otomatik ayarladığı için standart ve güvenilirdir. İşlem sırasında cilt üzerine herhangi bir uygulama yapılmadığı için yan etki gösterme riski yoktur.
Kaç Seans Uygulanması Gerekir?
Kısa Sürede Kalıcı Sonuç
Uygulama haftada 2 defa olmak üzere toplamda 4 seans olarak yapılmaktadır. Seans sayısı yine uzmanın ve kişinin tercihine kalmıştır. Ancak 4 seanstan sonra belirli bir süre kasların dinlenebilmesi ve toparlanabilmesi için ara verilmesi gerekmektedir. Kaslar üzerinde çok güçlü etkiye sahip cihazın uygulanması sırasında popo veya karın kısmında 20.000 squat ya da mekik etkisi yaratmaktadır. Bu şekilde bölgesel zayıflama sağlayarak uygulandığı yerde bölgesel incelme görülebilmektedir.
Emsculpt’ın vücut üzerindeki sonuçları 1 ay içerisinde ortaya çıkmaktadır. En büyük avantajı ise etkisinin devam ederek kas oluşumunu sürmesini sağlaması ve vücudu şekillendirebilmesidir. 300.000’in üzerinde kişiye yapılan uygulamada %95 memnuniyet alınmış ve etkilerinin uzun süreli olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Fark Yaratan Buluş
Emsculpt’ı diğerlerinden ayıran en önemli özelliği kısa süre içerisinde acısız ve ağrısız bir şekilde istenilen vücuda kavuşturmasıdır. Bununla birlikte etkilerinin uzun süreli ve kalıcı olması da Emsculpt’ı diğer uygulamalardan ayıran başka bir özelliğidir. Bu devrim niteliğindeki cihaz ile kısa sürede ve kolaylıkla kalkık popo, düz bir karın, sıkı bacak ve kollara sahip olabilirsiniz.
Emsculpt uygulaması yeni bir uygulama olmasına rağmen yoğun talep gören bir uygulamadır. Emsculpt, medikal bir cihaz olup sadece kliniklerde kullanılabilmektedir. Bunlardan biri de İzmir Heraderma Polikliniğidir. Emsculpt İzmir uygulamalarında Heraderma uzman doktor kontrolünde size kısa sürede ve acısız bir şekilde daha fit ve sağlıklı bir vücuda kavuşmanıza yardımcı olabilmektedir.
Doğum Lekeleri Neden Oluşur?
Cildimizde bazı iz ve lekeler doğuştan gelir. Bunlara genellikle doğum lekesi denir. Bu lekelerin oluşumu ile ilgili birçok rivayet olsa da doğum lekeleri neden oluşur sorusuna henüz yanıt bulunamamıştır. Günümüzde artık lekelerinin görüntüsünden hoşlanmayanlar için farklı çözümler bulunmaktadır.
Doğum Lekesi Nedir?
Doğum lekesi; yeni doğan bebeklerin ciltlerinde görülen renk değişikliğidir. Bu lekeler yüzde ya da vücudun farklı yerlerinde olabilir. Renk ve büyüklük olarak farklılık gösterebilir. Genellikle zararsız olurlar. Ancak oluşum nedeni tıbbi bir rahatsızlıktan kaynaklanabilmektedir. Bu durum doktor muayenesinde daha net anlaşılabilmektedir.
Doğum lekeleri neden oluşur?
Doğum lekeleri ile ilgili; hamilelik döneminde dokunulan nesneler, aşermede yenemeyen yiyecekler gibi yaygın inanışlar bulunabilmektedir. Doğum lekeleri neden oluşur sorusunun cevabı ise: bazı lekeler genetik kaynaklı olabilir. Ancak çoğunlukla nedeni bilinememektedir.
Doğum Lekesi Nasıl Olur?
Doğum lekesi oluşma şekline göre ikiye ayrılır. Vasküler (damarsal) ve pigmente bağlı olarak oluşabilmektedir.
Vasküler Doğum Lekeleri:
Bu lekeler damar gelişimi sırasında bilinmeyen bir sebeple kümelenmesi ya da genişlemesinden oluşur.
Vasküler doğum lekesi çeşitleri şunlardır:
Hemanjiomlar: Çilek lekesi olarak adlandırılan lekeler pembe, mavi veya kırmızı renkte oluşabilir. Genellikle kol, bacak, boyun, baş gibi bölgelerde görülebilir. Küçük boyutlu olan bu lekeler bebeğin büyümesi ile orantılı olarak büyüyebilirler. Zararsız olsalar da hızlı büyüyen ve bebek gelişimini etkileyen lekeler doktor tarafından tedavi edilebilir. Ergenliğe kadar ortadan kaybolur.
Somon Lekeleri: Deri altında küçük kan damarları kümelenmesinden ya da genişlemesinden kaynaklanan leke türüdür. Genellikle baş ve boyun bölgesinde görülmektedir. Ensede görülen leylek ısırığı yüzde olanlar ise melek öpücüğü olarak adlandırılmaktadır. Sağlık açsınındın zararsızdır ve bazen kendiliğinden ortadan kaybolabilir.
Şarap Lekesi: Derinin altındaki damarların aşırı gelişmesinden kaynaklanan lekelerdir. Vücudun herhangi bir yerinde oluşabilir. Pembe veya kırmızı olan bu lekeler zamanla daha koyu renge dönüşebilir. Leke üzerindeki doku kuru ve pürüzlü bir yapıda olabilir.
Pigmente Doğum Lekeleri: Ciltteki pigmentlerin bir alanda fazla oluşması leke görünümünü verebilir. Bu tür lekelere de pigmente lekesi denir.
Pigmente leke çeşitleri şunlardır:
Benler: Pembe, açık kahverengi ya da siyah renkte olabilen benler genellikle yuvarlaktır. Ciltte pürüz yapmayan veya kabarık şekilde olan benler bazen kendiliğinden kaybolabilir. Bazı benler ise kalıcıdır. Sağlık açısından zararsız olsa da mutlaka benin rengini, yapısını, sayısını ve büyüklüğünü kontrol etmelisiniz. Çünkü benlerdeki değişimler cilt kanseri belirtisi olabilir.
Sütlü Kahve: Oval şekilde olup genellikle soluk kahverengidir. Renginden dolayı da sütlü kahve ismini almıştır. Doğum, doğumdan sonra çocukluk döneminde ortaya çıkabilir. Zamanla solan bu benler de takip edilmelidir.
Moğol Lekeleri: Koyu tenli kişilerde görülen bu benler mavi-gri renkte olup genellikle 5 yaşına kadar doğal yollarla kendiliğinden kaybolur.
Doğum Lekesi Nasıl Geçer?
Bazı doğum lekeleri büyümeyle beraber zamanla kendi kendine kaybolurken bazıları kalıcı olabilir. Ayrıca zamanla boyut olarak büyüyen lekeler de mevcuttur. Büyüyen ve kalıcı lekeler için günümüzde farklı tedavi yöntemleri bulunmaktadır.
Doğum lekesi için tedavi yöntemleri şunlardır:
Lazer Tedavisi: Bu uygulama şarap lekelerini yok edebilir ya da hafifletmeye yardımcı olabilir. Tedaviye erken yaşlarda başlanıldığında daha etkili sonuçlar alınabilmektedir. Birkaç seans uygulanan işlem sonrasında gözle görülür bir azalma meydana gelebilmektedir.
İlaç Tedavisi: Bazı ilaçlar damarların büzüşmesini sağlayarak daha çok vasküler kaynaklı lekelerde solma sağlar. Doğum lekelerinin tedavisinde ilaç kullanımı mutlaka doktor tavsiyesiyle yapılmalıdır. Bunun dışında alınan ilaçlar sağlık açısından büyük risk oluşturabilir.
Cerrahi Müdahale: Poliklinik ortamında dermatolog hekim tarafından uygulanan basit işlemlerdir. Doğum lekesinin durumuna ve büyüklüğüne göre tek seferde ya da bir kaç seans da temizlenebilir. Doğum lekesi kalıcı olarak çıkarılır ve iz kalmaması için doku genişletme yöntemi uygulanır.
Doğum lekesi tedavisinde uygulanacak olan yöntem için mutlaka dermatoğunuzla görüşerek karar vermelisiniz. Özellikle lekenin türü, sağlık durumunuz vb. değişkenlerden dolayı size özel bir tedavi planlaması yapılarak sağlıklı ve etkili sonuç alabilirsiniz.
Heraderma Polikliniğinde uzman doktorlarımız ile gerekli analizler yapılarak sizin için en uygun tedavi yöntemi belirlenerek, doğum lekelerinizden kurtulmanıza yardımcı olunabilmektedir.











