Hydrafacial Nedir?
Sağlıklı ve güzel bir cilt için ilk adım temizliktir. Temiz bir cilt aynı zamanda yapılan uygulamalardan daha etkili ve başarılı sonuçlar alabilir. Son günlerde adını sıkça duyduğumuz hydrafacial; sağlıklı ve ışıldayan bir cilde sahip olmanıza yardımcı olabilmektedir. Peki, hydrafacial nedir?
İşte Hydrafacial hakkında merak edilenler:
Hydrafacial Nedir, Nasıl Uygulanır?
Hydrafacial nedir sorusu uygulamayı yaptırmak isteyenlerin ve merak edenlerin en çok sorduğu sorudur. Hydrafacial uygulamasının temel amacı cildin derinlemesine temizlenmesidir. Bununla birlikte cilde anti-aging cilt bakımı da yapar. Normal cilt temizleme uygulamasından farklı olarak elle temas edilmeden işlem uygulanır. Ciltte bulunan akne ve sivilce vakumlu başlıklar kullanılarak temizlenir.
Uygulama, vortex teknolojisi ile çalışan ve patentli başlıkları hydrapeel uçları ile yapılır. Hydrapeel uçlar; cilt hassasiyetine uygun olarak ayarlanabilen ve farklı fonksiyonları olan 4 farklı yüzeye sahiptir. Başlık uçları; mavi, turuncu, beyaz, yeşil olmak üzere dört renkten oluşur. Hydrapeel uçlar sayesinde cilt, el değmeden vortex teknolojisi ile akne, siyah nokta ve ölü hücrelerden arındırılır.
Uygulama Aşamaları:
Hydrafacial cilt bakımı uygulaması aşamalar şeklinde gerçekleşir.
İlk Aşama: Derinlemesine Temizlik
Bu aşamada gözeneklerin açılması ve yumuşaması için cilt tipine uygun solüsyon ile temizlenir. Solüsyon genellikle; yosun özü, glukozamin, Hydrafacial Activ-4 berraklaştırıcı ve canlandırıcı temizleme losyonu içerir.
Peeling
Cildin alt katmanlarından gözenekleri tıkayan kir ve yağ vortex vakum teknolojisiyle çekilir. İşlem sırasında içimde glikolik asit ve salisilik asit bulunan asit peeling solüsyonu cilde uygulanır. Bu şekilde cilt temizlenirken ölü deri de cilde zarar vermeden soyulur.
Serum Uygulaması
İlk iki aşamanın ardından cildin ihtiyacına ve yapısına uygun özel serumlar cilde uygulanır. Deri altına etki eden bu serumların uygulanması cilde el temas etmeden gerçekleştirilir. Bu aşamada cildin beslenerek yenilenmesi sağlanmaktadır.
Nemlendirme
Uygulamanın bu aşamasında ciltte koruma sağlamak ve cildin nemlendirilmesi içim özel solüsyonlar uygulanır. İçeriğinde peptitler ve hyaluronik asit ile zenginleştirilmiş, vitamin komplekslerin de olduğu solüsyon cildin derinlemesine nemlenmesini ve beslenmesini sağlamaktadır.
Led Işık Uygulama
Son aşama olan bu uygulamada cilde kırmızı ışık verilerek kolajen üretimi tetiklenir. Lifting etkisi ile cilt yenilenir ve sıkılaşır. Son olarak verilen mavi ışık ile cilt sakinleştirilerek işlem tamamlanır.
Hydrafacial uygulaması ne işe yarar?
Cilt bakımlarının etkili olabilmesi ve sağlıklı bir cilt için temizlik ilk basamaktadır. Hydrafacial tedavisi, cilt bakımına derinlemesine temizlik sağlar.
Bunlarla birlikte cilde sağladığı faydalar şunlardır:
- Cilde elastikiyet kazandırma
- Derin nemlendirme sağlama,
- Siyah nokta ve akne tedavisi,
- Yağlı cilt sorunları,
- Leke tedavisi (güneş vb. neden olduğu),
- Gözenekleri sıkılaştırma,
- Cildin canlanması,
- Cildin sıkılaşmasına ve gerilmesi,
- Cilt tonunda var olan dengesizliklerin giderilmesi,
- İnce çizgi ve kırışıklıkların giderilmesi başlıca sağladığı yararlardır.
Ayrıca acısız ve ağrısız bir işlem olup ortalama 30 dk. içerisinde tamamlanabilmektedir. Aynı gün normal yaşantıya devam edilebilmektedir.
Hydrafacial kaç ayda bir uygulanır?
Uygulama kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir. Hydrafacial tedavisi, cildin yağlı olup olmadığı, doluluk oranı gibi değişkenlere bağlı olmakla birlikte haftada bir defa olmak üzere 4 ila 6 seans arasında yapılabilmektedir. Tedavi programına uzman gerekli incelemeleri yaptıktan sonra karar verecektir.
Hydrafacial sonrası nelere dikkat edilmeli?
Cilt temizlendiği, gözenekleri açıldığı ve hassaslaştığı bakım sonrasında belirli noktalara dikkat etmek gerekir.
Bunlar;
- İlk gün güneşe maruz kalmamak,
- Makyaj yapmamak,
- Gözenekler açık olduğu için toz vb. uzak durmak,
- El ile çok dokunmamak, hijyenine dikkat etmek gerekir.
Heraderma Kliniğinde hydrafacial tedavisi ile cildin derinlemesine temizlenmesi ve sağlıklı bir görünüme kavuşması sağlanabilmektedir.
Fokuslu Ultrason İle Yüz Germe
Fokuslu ultrason diğer adıyla Ultraformer (High Intensity Focused Ultrasound) gençleştirme ve sıkılaştırma sağlayan bir cihazdır. Ameliyatsız yüz gençleştirme uygulamalarından biri olan fokuslu ultrason ile yüz germe işlemi yapılabilmektedir. Başarılı sonuçlar alınan bu uygulama ile cerrahi bir işlem görmeden gençleşmek mümkün olabilmektedir.
Fokuslu Ultrason (HIFU) Nedir?
Fokuslu ultrason ile yüz germe uygulamasının temeli; odaklı, yüksek yoğunluklu ses dalgalarıdır. Cihazdan uygulama yapılacak bölgede, hedeflenen derinlikteki dokuya yüksek ısı gönderilir. Fokuslu denilmesinin nedeni ise uygulanacak bölgeye odaklanmasıdır. Bu yüksek ısı, kontrollü doku hasarı meydana getirir. Hasar gören doku kendini onarmak için uyarılır. Bu şekilde cilt kendini yenilemeye başlar, kolajen üretimi artar, bağ doku güçlenir. Ciltte sıkılaşma ve çizgilerde düzelme meydana gelerek Daha genç, sağlıklı ve sıkı bir görünüm elde edilir. Vücudumuzda bulunan kolajen yaş ve çeşitli etkenlere bağlı olarak azalmaya başlar. Bu da ciltte yaşlanmaya, sarkma, kırışıklık gibi problemlere neden olur. Ancak fokuslu ultrason ile zamanla azalan kolajen üretimi tekrar uyarılır.
Fokuslu ultrason cilt yüzeyine etki etmez. Odaklandığı derinlikteki dokuyu hedef alıp kolajen üretimini uyarır. Uygulama sırasında sadece sorunlu bölgeye işlem yapılır ve sağlam dokular zarar görmez.
HIFU İle Yüz Germe Nasıl Yapılır?
HIFU tedavisi ile ameliyatsız yüz germe işlemi deneyimli bir dermatolog tarafından uygulanmaktadır.
İşlem basamakları şu şekildedir:
- Uygulanacak bölgeye belirlenir ve anestezik krem sürülür.
- Uygulanacak bölgeye cihaz başlığı ile ses dalgaları gönderilir. Cildin ihtiyacına göre 2,5 mm, 3 ve 4,5 mm başlıklar seçilir.
- Uygulama yaklaşık 45 dk.-1 saat sürebilmektedir.
İşlem süresi ve basamakları kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Başka uygulamalar ile kombine bir şekilde de yapılabilmektedir.
Fokuslu Ultrason Tedavisi Kimlere Yapılır?
Sağlıklı olan ve genellikle 30 yaş üstü kişilere rahatlıkla uygulanabilen bir yöntemdir.
Bununla birlikte fokus ultrason işlemi;
- Yüzünde aktif cilt enfeksiyonu olan kişilere,
- Vücudunda metal stent bulunan kişilere,
- Epilepsi hastalarına,
- Diyabet hastalarına,
- Hamilelere uygulanmamaktadır.
Ultraformer Yüz Germe Kaç Seans Yapılır?
Ameliyatsız yüz gençleştirme işlemi olan HIFU uygulaması genellikle tek seans olarak uygulanmaktadır. Ancak gerek duyulursa uygulamanın etkisi tamamen oturduktan sonra 1-1,5 yıl sonra tekrar yapılabilmektedir.
Fokuslu Ultrason HIFU Hangi Bölgelere Uygulanabilir?
Fokuslu ultrason ile yüzümüzün birçok bölgesine tedavi uygulanabilmektedir.
Bunlar;
- Göz çevresi: Kaz ayakları, göz kapağı sarkması,
- Çene sarkması,
- Gıdı sarkması,
- Boyun bölgesindeki sarkma ve kırışıklıklar,
- Yanaklarda meydana gelen sarkmalar için etkili vebaşarılı sonuçlar alınabilmektedir.
Fokuslu Ultrason Etkisi Ne Kadar Sürer?
Uygulama sonrasında ciltte kolajen üretimi aktif hale gelir. Ortalama 3-6 ay arasında etkileri daha net görülmeye başlanır. Bununla birlikte cilt iç ve dış etkenlerden etkilemeye devam eder. Bu nedenle uygulamadan sonra kişinin durumuna göre tekrar yapılmaktadır.
HIFU Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?
Uygulama daha etkili ve başarılı sonuçlar elde edebilmek için sonrasında bazı dikkat dikkat edilmesi gereken noktalar bulunmaktadır.
Bunlar;
- En az 24 saat süre ile cilt yıkanmamalı, cilde su değdirilmemeli,
- Cilde el ile temas edilmemeli,
- İlk 1 hafta sauna gibi sıcak ortamlardan,
- Ağır egzersizlerden,
- Birkaç gün boyunca sert yiyecek tüketmekten kaçınılmalıdır.
Heraderma Kliniği fokuslu ultrason yöntemi ile ameliyatsız gençleştirme işlemi uygulamaktadır. Cildiniz cerrahi işlem görmeden daha genç ve sıkı bir görünüme kavuşabilmektedir.
Göz Altı Kırışıklığı Nasıl Geçer?
Göz görmemizi sağlayan organımızdır. Bununla birlikte duygularımızı yansıttığımız, estetik açıdan görüntümüze etkisi oldukça fazladır. Zamanın etkilerini de yine en çok gözlerimiz ortaya çıkarır. Göz çevresinde dış ve iç etkenlere bağlı gelişen kırışıklıklar daha yaşlı, yorgun ve mutsuz bir yüz ifadesine neden olur. Bu nedenle daha genç bir göz çevresi ve dinamik bir yüz için göz altı kırışıklığı nasıl geçer? Bu sorunun cevabından önce göz çevremizin neden kırıştığını bilmek önlemek ve doğru tedavi yöntemini belirlemek için önemlidir.
Göz Çevresi Kırışıklıkları Neden Oluşur?
Göz çevremizdeki derimiz vücudumuzdaki en hassas ve ince derimizdir. Bu nedenle dış etkenlerden çok daha fazla etkilenmektedir.
Göz çevresinde oluşan kırışıklıkların başlıca nedenleri şunlardır:
- Yaşlanma: Yaş ilerlemesine bağlı olarak kolajen üretimi azalır, cilt elastikiyetini kaybeder. Buna bağlı olarak ciltte kırışıklıklar meydana gelir. Göz çevresinde ince yapısı nedeniyle kırışıklıklar meydana gelebilmektedir.
- Güneş Işınları: Güneşin zararlı ışınlarına uzun süre maruz kalmak ciltte kırışıklıklara neden olabilmektedir.
- Uyku Sorunları: Uyku vücudun kendisini yenilenmesi için düzenli uykuya ihtiyacı vardır. Bu nedenle geç yatmak, yeterli uyumamak gibi nedenler de kırışıklıklara yol açabilmektedir.
- Mimikler: Yüzde mimikler zamanla izlere ve kırışmaya neden olabilir. Göz çevresinde sürekli mimik yapmak kırışıklıkların nedenlerinden biridir.
- Yüzüstü Yatmak: Yüzüstü yatmak genel olarak yüzde de kırışıklığa yol açabilmektedir. Yüz kaslarının baskı altında kalması ile birlikte göz çevresinde çizgilerin oluşmasına yol açabilmektedir.
- Gözleri Ovuşturmak: Göz çevresindeki ince cilt derisinin çok fazla elle ovuşturulması ya da yanlış uygulamalar kırışıklık oluşumunu hızlandırmaktadır. Kaşınma, makyaj temizleme sırasında sert hareketler, ovuşturma vb. hareketlerin mümkün olduğunca yapılmaması gerekmektedir.
- Sigara ve Alkol Kullanımı: Sigara ve alkol kullanımı erken yaşlanmanın en önemli nedenleri arasındadır. Cildin yapısını bozan, kolajen üretimini azaltan, elastikiyetini kaybetmesine neden olan bu alışkanlıklar yaşlandırmayı hızlandıran ve cildi kırıştıran en önemli nedenidir.
- Stres: Stres birçok hastalığın en önemli nedenleri arasındadır. Günümüzdeki yaşam şartları kişileri stres düzeyini artırmaktadır. Stres yaşlanmayı hızlandıran, cildi olumsuz etkileyen bir etkendir.
- Genetik Faktörler: Genetik miras her şeyimizi etkilemektedir. Genetik açıdan yaşlanma belirtilerinin daha hızlı ortaya çıkmasındaki etkenler arasındadır. Bununla birlikte özellikle erken yaşta göz altı kırışıklığı probleminin yaşanmasında genetiğin etkisi büyüktür.
- Aşırı Kilo Alıp Verme: Aşırı kilo alıp-verme cilt yapısını bozar. Özellikle cildin elastikiyetini azaltan kilo değişimi kırışıklık oluşumuna neden olabilmektedir.
Bunlarla birlikte yanlış ürün kullanımı, bazı hastalıklar, sağlıksız beslenme, göz altı torbaları vb. de göz çevresinde kırışıklıklara yol açabilmektedir.
Gözaltı Kırışıklıklarının Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Göz altı kırışıklığı nasıl geçer sorusuna genellikle evde yapılan doğal maskeler, bakım gibi çözümler üretilmeye çalışılmaktadır. Ancak daha kalıcı ve başarılı sonuçlar için profesyonel yöntemler daha işlevseldir.
Gelişen teknolojiler de göz altı kırışıklıkları için etkili tedavi yöntemleri sunabilmektedir.
İşte göz altı kırışıklıklarının tedavi yöntemleri:
- Dolgu Uygulamaları
Mezoterapik Işık Dolgusu :Mezoterapi uygulaması cildin gençleşmesi, kendini yenilemesine, anti-aging, bölgesel zayıflama, selülit, çatlaklar, lekeler, yara izleri, saç tedavisi, akut ve kronik ağrı, spor yaralanmaları, çeşitli deri hastalıklarının tedavisinde yardımcı olan bir uygulamadır. İnce uçlu iğneler ile deri altına hyaluronik asit ve ihtiyaç duyulan mineral, vitamin vb. bileşenlerin enjekte edilmesi şeklinde uygulanmaktadır. Mezoterapik ışık dolgusunun temel maddesi hyaluronik asittir. Vücutta doğal olarak bulunan hyaluronik asit, kolajen üretimini artıran, cildin yenilenmesini, kendini onarmasını sağlar ve elastikiyetini artırmaktadır. Gözaltı tedavilerinde özellikle morluk, çökme, torbalanma gibi problemlerde etkili sonuçlar veren ışık dolgusu göz çevresinde oluşan kırışıklıkların giderilmesinde de başarılı sonuçlar verebilmektedir. Uygulama sırasında bölgeye lokal anestezi uygulanır. Hyaluronik asit ile birlikte vitaminlerin, minerallerin, aminoasitlerin, enzimlerin tek başlarına ya da genellikle karışım halinde olduğu bir karışım derinin orta tabakasına mikroenjeksiyon ile uygulanır. Uygulama sonrasında daha genç ve dinamik bir görüntü elde edilebilmektedir.
- Botoks Uygulaması:
Botoks uygulaması estetik açıdan olduğu kadar bazı sağlık problemlerinin tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Kasların hareketini kısıtlayan bu uygulamada ciltteki çizgiler ve kırışıklıklar da açılır. Bununla birlikte kasların hareketini de kısıtladığı için yeni kırışıklıkların oluşmasını var olanların derinleşmesini önleyebilmektedir. Botoks, çok küçük ve ince iğneler ile deri altına enjeksiyon yöntemi ile uygulanmaktadır. Etkisi kişiye göre değişiklik gösterse de ortalama 7-10 gün içerisinde etkisini gösterip 4-6 ay boyunca devam etmektedir.
Bunlarla birlikte göz çevresi estetiği de bir tedavi yöntemi olup cerrahi bir işlemdir. Kişinin göz çevresindeki kırışıklıkların ve diğer problemlerin giderilmesi için cerrahi işlem uygulanmaktadır. Ancak diğer yöntemlere göre zor ve komplikasyon riski yüksektir.
Heraderma Kliniğinde göz çevresindeki kırışıklıklara uygun tedavi yöntemi ile kırışıklıklarının giderilmesi sağlanabilmektedir.
Ameliyatsız Kaş Kaldırma
Yüzümüzdeki her parça estetik bütünü oluşturmak açısından büyük öneme sahiptir. Kaşlarımız da bu bütünün parçasıdır. Ancak yaş, sigara, çevresel koşullar vb. nedenler ile zamanla çeşitli bozulmalara maruz kalmaktadır. Bu bozulmalar sadece kaşta değil göz bölgesinde de estetik açıdan hoş bir görüntü oluşturmamaktadır. Kaşlarda meydana gelen kaş düşüklüğü, kişiyi daha yorgun, yaşlı, mutsuz bir yüz ifadesine neden olur. Ameliyatsız kaş kaldırma yöntemleri ile bu etkileri en aza indirmeye yardımcı olabilmektedir.
Ameliyatsız Kaş Kaldırma Nasıl Yapılır?
Kaş kaldırma için cerrahi bir müdahale olmadan yapılan uygulamalar ameliyatsız kaş kaldırma teknikleri olarak adlandırılır. Birden fazla yöntemin olduğu bu uygulamada kişi kendisine en uygun olan yöntemi seçip uygulatabilmektedir.
Ameliyatsız Kaş Kaldırma Teknikleri;
- Botoks
Botoks uygulaması vücudun farklı bölgelerine uygulanabilmektedir. Güzel görünmenin yanında sağlık açısından da tedavi yöntemi olarak kullanılabilmektedir. Botoks ile kaş kaldırmada uzman uygulanacak noktaları belirler. Uygulama sırasında ince uçlu iğnelerle botulinum toksini cilde enjekte edilir. Kasların hareketini kısıtlayan bu sıvı aynı zamanda ciltte gerilme ve düzeltme de yapar. Mimikler engellenmeden kaşa kalkık bir görünüm verilir. Etkisi ortalama 7 -10 gün içerisinde kendisini gösterip 4 ila 6 ay boyunca devam eder ve isteğe bağlı tekrarlanır.
- Ultrason
Fokus ultrason uygulamasında ultrason enerjisi cildin sıkılaşması ve yenilenmesine yardımcı olabilmektedir. Cilde herhangi bir zarar vermeden deri altında 4,5 mm derinliğe kadar inebilen enerji ile ciltte kontrollü deformasyon yapılır. Bu deformasyon sonucu cilt kendini yenilemeye çalışır. Bu şekilde yenilenen cilt gerilerek düşük kaş görüntüsü düzelebilmektedir. Seans ortalama 10-15 dk. sürer. Ortalama 3 ay içerisinde istenilen sonuca ulaşılır. Bu yöntem ile göz çevresinde daha genç bir görünüm elde edilebilmektedir.
- İp Askı
Bu yöntemde istenilen kaş şekli belirlenir. Özel iplikler belirlenen bölgelerden cilt altına yerleştirilir. Kaş istenildiği kadar kaldırılır. Kesi olmadan uygulanan bu yöntemlerde ince iğneler kullanılır.
İple kaş kaldırma kullanılan iplik, yapılma şekli olarak kendi içinde farklılaşmaktadır.
İple kaş aldırma yöntemleri şunlardır:
- Örümcek Ağı: Vücutta birçok bölgeye uygulanabilen örümcek ağı yönteminde cilde belirlenen noktalardan iğne yardımıyla özel medikal iplikler yerleştirilir. İplikler istenilen miktarda çekilerek germe işlemi yapılır. Kaş kaldırma işlemi de bu şekilde gerçekleştirilir. Kişiden kişiye değişiklik gösterse de ortalama 1-2 yıl etkisi devam edebilmektedir.
- Fransız Askı/Dinamik Askı: Bu yöntem tüm yüze de uygulanabilen ve etkisi daha uzun süren bir yöntemdir. İşlem sırasında kullanılan iplerin içi polyester dışı ise cilt dokusuyla uyumlu silikondan yapılmıştır. Esnek yapısı sayesinde mimikleri etkilemez. Uygulanacak bölgeye lokal anestezi yapılır. Özellikle işlemin izlerinin belli olmaması için saçlı bölge kullanılır ve buralardan iğne ile cilde iplikler yerleştirilir. İplikler çekilerek istenilen miktarda cilt gerilir. Kaşların gerilmesi ile birlikte göz kapağı da gerilir. Böylece yüzde daha genç ve dinamik bir görüntü ortaya çıkar. Ayrıca iplikler ciltte kolajen artışına yardımcı olarak cildin yenilenmesini sağlar. İplikler uzun süre ciltte kalabildiği için etki süresi de daha uzundur. Uygulama sonrasında herhangi bir iz kalmaz. Tek seans uygulanır ve ilerleyen yıllarda kişinin isteğine bağlı olarak yenilenebilir.
Ameliyatsız Kaş Kaldırmada Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?
Uygulamada herhangi bir cerrahi işlem yapılmadığı için riskleri daha düşüktür. Ancak doğru şekilde yapılmadığında çeşitli sağlık sorunlarına yola açabilmektedir.
Bu nedenle ameliyatsız kaş kaldırma yapılırken şu noktalara dikkat edilmesi gerekir.
- Uygulama yapılırken mutlaka altın orana dikkat edilmesi gerekir.
- Aşırı germe doğal bir görüntüyü bozacaktır. Yine asimetrik şekilde gerilen yüz de estetik açıdan hoş bir görüntü oluşturmayacaktır. Bu nedenle dengeli ve doğru bir şekilde germe işlemi yapılmalıdır.
- Uygulayıcının uzman olması ve bu yöntemlerde deneyimli olmasına dikkat edilmelidir.
- Uygulama yapılacak merkezin, hijyenik ve standartlara uygun olması enfeksiyon, hastalık riskleri ile karşılaşılmaması açısından çok önemlidir.
- Cilt tipine ve durumuna göre kişi için en uygun yöntemin uzman tarafından belirlenerek uygulanması daha etkili sonuçlar verecektir.
Heraderma Kliniği ameliyatsız kaş kaldırma teknikleri ile daha genç ve estetik açıdan hoş bir görünüme kavuşmasına yardımcı olabilmektedir.
Lazerle Varis Tedavisi İzmir
Lazer teknolojisi hem sağlık hem de güzellik alanında kullanılan bir yöntemdir. Varis tedavisinde ise başarılı sonuçlar verebilmektedir. Türkiye’de çok tercih edilen lazerle varis tedavisi izmir için de başarılı uzmanlar ile etkili sonuçlar almaktadır.
Varis Nedir?
Varis bir dolaşım bozukluğu olup venöz yetmezlik olarak da tanımlanmaktadır. Kan atar ve toplardamarlarda vücudumuzda gezer. Toplardamarlar kirli kanı alarak kalbe götürür. Damarlarda kanın yerçekimine uygun şekilde akışını sağlayan valf adlı kapakçıklar bulunur. Bu valfler zayıf ya da hasarlıysa kan damarlarda birikebilir. Bu da damarların şişmesine, içinde kan birikmesine kısacası varise neden olabilir.
Varis Neden Olur?
Varis oluşumunun birçok nedeni olabilir.
Bunlar:
- Genetik,
- Yaş,
- Cinsiyet,
- Gebelik,
- Aşırı kilo,
- Aşırı güneşe maruz kalma,
- Çeşitli hastalıklar,
- Uzun süre ayakta kalma ya da oturma başlıca nedenler arasındadır.
Lazerle Varis Tedavisi Nedir?
Varis tedavisinde farklı yöntemler bulunmaktadır. Lazer tedavisi de bunlardan biridir. Son yıllarda çok fazla tercih edilen lazer tedavisinde, lazer ışınları ile kısa sürede acısız, cerrahi işlem olmadan varisler tedavi edebilmektedir.
Varis belirtileri nelerdir?
Varis kendisini vücutta bazı belirtiler ile gösterebilmektedir.
- Bacaklarda mavi mor renkli şişlik,
- Ağırlık hissi
- Uyuşukluk
- Ağrı
- Kaşınma
- Kaşınma başlıca belirtiler arasındadır.
Varis Tanısı Nasıl Konur?
Varislerin geneli muayene sırasında çıplak gözle görülebilir ve tanı konulabilir. Ancak sadece gözlemlemek yeterli olmayabilir. Venöz yetmezliğin değerlendirilebilmesi ve doğru tedavi için renkli doppler ultrasonografi yapılır. Bu şekilde damarların haritası çıkarılır. Bu işlem için kalp damar uzmanına başvurulmalıdır.
Lazerle Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?
Tedavide öncelikle hasta için gerekli olan inceleme ve değerlendirme yapılır. Hasta eğer uygunsa tedavi başlatılır.
- Uygulanacak bölge temizlenir.
- Hastanın ağrı ve acı hissetmemesi için bölgeye anestezik krem sürülür.
- Lazer ışınları varisli bölgeye gönderilir.
- Damarın içindeki hemoglobin lazerden gelen enerjiyi emer.
- Bu enerji ile kan buharlaşır ve damar kanın geçişini önleyecek şekilde çöker.
- Kan akış için kendine yeni bir damar bulurken iptal olan damar zamanla doğal yollardan vücuttan atılır.
- Varis görünümü ortadan kaybolur.
Lazer uygulamasında sadece problemli bölgeye müdahale edilir. Diğer sağlıklı dokuya zarar verilmez.
Lazerle Varis Tedavisi Hangi Bölgelere Uygulanabilir?
Lazer tedavisi hafif ve orta düzeydeki varislerin tedavisinde kullanılabilmektedir. Lazer tedavisi burun, göğüs, bacak, yüz, ayak bileği gibi bölgelerde rahatlıkla uygulanabilir.
Lazerle Kılcal Damar Tedavisinin Faydaları Nelerdir?
Kılcal damar tedavisi için hiçbir cerrahi müdahale olmadan gerçekleştirilen lazer tedavisinin faydaları şunlardır:
- Varisli damarlarda gözle görülür azalma meydana gelir.
- Ameliyatsız bir şekilde varis tedavisi yapılabilir.
- Ağrı ve acı hissetmeden tedavi sağlar.
- Tüp cilt tiplerine uygulanabilir.
- Vücudun tüm yüzeylerine uygulanabilir.
Lazerle Varis Tedavisi Kimlere Yapılamaz?
Güvenli ve etkili bir tedavi yöntemi olsa da bazı kişiler için uygun olmayabilir.
Bunlar;
- Kanama bozukluğu olan,
- Kalp pili olan,
- Epilepsi hastası olan,
- Hamile kadınlar,
- Bazı ilaçları kullanan kişilere bu tedavi uygulanmaz.
Tedavi için öncelikle mutlaka bir kalp ve damar cerrahisi alanında bir uzman ile görüşülüp tavsiyesi doğrultusunda uygulama yaptırılmalıdır.
Lazerle Varis Tedavisi Kaç Seans Sürer?
Tedavide seans sayısı kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Cilt rengi, kılcal damar yoğunluğu ve rengi seans sayısını da etkilemektedir. Bazı hastalarda 1 seans yeterli iken bazılarında daha fazla seans ile tedavi sağlanabilmektedir.
Lazer tedavisi ile varis problemi kolaylıkla çözülebilmektedir. Ancak bunun uzman kişiler tarafından yapılması gerekir. Çünkü kolay bir işlem olsa da yanlış bir uygulama sağlık açısından ciddi problemlere neden olabilmektedir.
Heraderma Kliniği lazerle varis tedavisi izmir için varis problemlerinizi çözmenize yardımcı olmaktadır.
Pürüzsüz Bir Cilt İçin BTL Exilis Elite
Geçmişten günümüze güzellik her zaman önemli olmuştur. Güzelliğin vazgeçilmez unsurlarından biri de pürüzsüz ve sağlıklı bir cilt. Günümüzde teknoloji ile birlikte güzellik alanında farklı uygulamalar ile daha etkili sonuçlar alınabilmektedir. Pürüzsüz bir cilt için BTL Exilis Elite Saten de bu uygulamalardan biridir.
BTL Exilis Elite Saten Nedir?
BTL Exilis Elite Saten Amerika Sağlık Örgütü FDA tarafından onaylanmış bir cihazdır. Cihaz radyofrekans ve ultrason ışınlarını eş zamanlı olarak deriye iletebilen dünyadaki ilk ve tek cihazdır. Cihazdan deriye eş zamanlı olarak ışın gönderilerek işlem gerçekleştirilir. Ameliyatsız Saten yüz germe olarak da bilinen uygulamada ameliyatsız yüz germe, cilt sıkılaştırma uygulamaları gibi farklı etkileri bulunmaktadır.
BTL Exilis Elite Saten Nasıl Uygulanır?
Uygulama bölgeden bölgeye değişiklik göstermekle birlikte cihaz 42-44 derece arası sıcaklık ile çalışmaktadır. Cihaz üzerindeki gösterge ile uygulanan bölgede anlık sıcaklık görülebilmektedir. Bu uygulamanın güvenliği açısından çok önemlidir.
Ultrason ve radyofrekans ışınlarını birlikte aynı anda deriye verilir. Patentli vücut başlıkları ile yayılan enerji derinin 2,5 cm altına kadar ulaşabilmektedir. Ultrason ışınları ısı ile deride kontrollü hasar yaparken, radyofrekans dalgaları cildi toparlamaya ve sıkılaştırmaya yardımcı olabilmektedir. Cihazdan yayılan enerji homojen olarak yayılıp her noktada aynıyı etkiyi gösterebilmektedir. Bu şekilde daha etkili sonuçlar alınabilmektedir.
BTL Exilis Elite Saten Uygulamasının Avantajları Nelerdir?
Uygulama sırasında sıcaklık miktarı ve zaman kontrolünün yapılması birçok avantaj sağlayabilmektedir.
Bunlar;
- Yüzde yağ kaybının olmasını engelleyebilir: Çünkü yağ kaybı olması durumunda yüzde çökmeler meydana gelebilmektedir.
- Sinir hasarının yaşanma riskini en aza indirebilir: Isıya bağlı olarak gelişebilecek sinir hasar riskini, kontrol sayesinde en aza indirebilmektedir.
- Enerjinin homojen yayılmasını sağlar: Uygulanan bölgelerde eşit sonuç elde edilmesini (asimetri problemlerinin) yaşanmamasını önleyebilir.
- Göz kapağı ve göz çevresinde de uygulanabilir: Birçok uygulama göz çevresi için risk oluştururken ısı ayarı ile hassas göz çevresinde uygulanabilmektedir.
- Kişiye bağlı risklerin önleyebilmektedir: Cihaz otomatik olarak ayarlama yaptığı için kişiye bağlı oluşabilecek risklerin önüne geçilebilmektedir.
- Ameliyatsız gençleştirme: Ciltte oluşturduğu etkiyle ameliyat olmadan yaşlanmanın etkileri yavaşlatılıp ortadan kaldırılabilmektedir.
- Bölgesel zayıflama sağlayabilir: Diyet ve spora rağmen bölgesel olarak erimeyen yağ dokunun parçalanmasını sağlayarak ameliyatsız bölgesel incelme sağlar. Ağrısız acısız gerçekleştirilen seanslarda istenilen kıvrımlara sahip olunabilmektedir.
BTL Exilis Elite Saten Uygulamasının Faydaları Nelerdir?
Radyofrekans ve ultrason dalgalarını aynı anda verebilen BTL Exilis Elite Saten uygulaması ile;
- Bağ dokularının güçlenmesine,
- Kolajen üretiminin artmasına,
- Cildin elastikiyetini artırmaya,
- Cildin yenilenmesine,
- Ameliyatsız gençleştirmeye,
- Cildin sıkılaşmasına,
- Selülit problemlerini çözmeye yardımcı olunabilmektedir.
BTL Exilis Elite Saten Uygulaması İle Nasıl Pürüzsüz Bir Cilt Elde Edilebilir?
Pürüzsüz bir cilt için BTL Exilis Elite Saten başarılı sonuçlar verebilmektedir. Uygulama ile cilde gönderilen ultrason ışınları derinin alt tabakası dermise kadar etki eder. Yaydığı ısı ile sorunlu bölgede kontrollü hasar oluşturur. Cilt, bu hasar ile uyarılıp kendini yenilemeye başlar. Yenilenme sırasında kolajen miktarı artar, bağ dokuları güçlenir. Cildin elastikiyeti artar. Radyofrekans dalgaları ile de cilt sıkılaşır. Bu şekilde ciltteki sorunlu bölgeler tedavi edilerek sağlıklı bir cilt elde edilebilir. Ayrıca uygulamada sağlıklı dokuya hiçbir zarar verilmez.
Selülit tedavisi için de etkili olabilen bu uygulamada radyofrekans ve ultrason dalgaları, ısı ile yağ dokuyu küçültür, kan dolaşımını harekete geçirir. Cilt üzerindeki portakal kabuğu görüntüsü kaybolarak estetik açıdan düzgün bir görünüm elde edilebilir.
BTL Exilis Elite Saten Kaç Seans Uygulanır?
Seans sayısı ortalama 4-6 olup haftada 1 defa olacak şekilde uygulanabilir. Kişinin yaşı, cilt durumu gibi etkenlere bağlı olarak uzman uygun bir tedavi programı oluşturacaktır.
Heraderma Kliniği, BTL Exilis Elite Saten uygulaması ile sağlıklı bir cilde sahip olmanıza yardımcı olabilmektedir.
- BTL Exilis cihazı hakkında verilen bilgiler için Türkiye internet sitesinden yararlanılmıştır.
Medikal Cilt Bakımı Aşamaları
Sağlıklı bir cilt için cilt bakımı en önemli ihtiyaçtır. Günlük yapılan cilt bakımları yağ, hava kirliliği, makyaj artıkları, dış etkenler vb. etkilerini temizlemek için yetersiz kalabilmektedir. Dermokozmetik ürünler ile yapılan medikal cilt bakımı ile profesyonel cilt bakımı uygulanarak daha sağlıklı ve canlı bir cilde sahip olmanız sağlanabilmektedir. Medikal cilt bakımı aşamaları ile cilt adım adım temizlenip daha sağlıklı bir görünüme kavuşabilmektedir.
Medikal Cilt Bakımının Aşamaları Nelerdir?
Medikal cilt bakımı aşamaları iki kısımdan oluşur. Birinci kısım analiz ikinci kısım ise uygulamadır.
Analiz kısmı:
- Cilt analizi yapılır.
- Cilt yapısı (kuru, yağlı vb.) belirlenir.
- Cildin ihtiyacına uygun ürünler belirlenir.
- İhtiyaç varsa kombine uygulamalar belirlenir.
Uygulama Kısmı:
- Cilt tipine uygun bir temizleme ürünü ile kir, makyaj vb. kalıntılardan temizlenir.
- Temizlenen cilde tonik uygulanır.
- Peeling işlemi ile cilt ölü hücrelerden arındırılır.
- Cildin daha kolay ve iyi temizlenebilmesi için buhar terapi uygulanır ve gözenekler açılır.
- Ardından ciltteki siyah nokta, yağ bezesi vb. çıkartılır.
- Cilt jel uygulaması ile yatıştırılır.
- Radyofrekans ve tonik uygulaması ile açılan gözenekler sıkılaştırılıp, toparlanır.
- Uygulamanın etkisini artırmak ve kalıcı olması için özel bir maske uygulanır.
- Maske belirli süre bekletildikten sonra temizlenir.
- Cilde uygun serum, nemlendirici ve kremler ile masaj yapılır.
- Güneş kremi sürerek işlem tamamlanır.
Medikal cilt bakımı uygulama aşamaları genel olarak bu şekilde ilerler. Ancak kişinin cilt durumuna göre medikal cilt bakımındaki aşamalara eklemeler yapılabilmektedir.
Medikal Cilt Bakımı Kaç Seans Olur?
Medikal cilt bakımı düzenli olarak yapılması gereken bir uygulamadır. Kişiden kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Tavsiye edilen 21 gün aralıklarla en az ayda 1 kere yaptırılmasıdır. Çünkü makyaj, kir, toz, dış etkenler vb. zamanla ciltte birikir. Günlük cilt bakımları da derin bir temizlik için yeterli olmayabilir. Bu nedenle medikal cilt bakımı düzenli olarak sürekli yaptırılmalıdır. Ancak cilt durumuna, yaşa vb. değişkenlere göre en doğru kararı cilt bakım uzmanınız vermektedir.
Medikal Cilt Bakımı Neye İyi Gelir?
Medikal cilt bakımının faydaları şunlardır:
- Cildi derinlemesine temizlemeye,
- Cildi ölü hücrelerden arındırmaya,
- Cildin yenilenmesine,
- Ciltte kan dolaşımını düzenleyerek elastikiyetini artırmaya,
- Kolejen üretimini desteklemeye,
- Akne, sivilce ve buna bağlı leke oluşumunu önlemeye,
- Yaşlanma etkilerini geciktirmeye,
- Sağlıklı ve canlı bir cilt görünümüne sahip olmaya yardımcı olabilmektedir.
Medikal cilt bakımı ne kadar sürer?
Uygulama yaklaşık 45 dk-1 saat sürebilmektedir. Bu yine kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Kombine uygulamalar ile bu süre uzayabilmektedir.
Medikal Cilt Bakımı Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?
Bakım sonrasında cilt hassastır ve gözenekler açıktır. Bu nedenle işlem yapıldığı ve sonraki gün fondöten, pudra, kapatıcı gibi gözenekleri tıkayacak ürünler kullanılmamalıdır. Mümkünse makyaj yapılmamalıdır. Bununla birlikte cilt hassaslaştığı için güneş ışınlarına maruz kalınmamalı, mecburi durumlarda yüksek koruyuculu krem kullanılmalıdır.
Medikal cilt bakımı profesyonel kişiler tarafından uygulanabilmektedir. Bu nedenle cilt bakımınızı bir uzmana yaptırmaya dikkat etmelisiniz.
Heraderma Kliniğinde cildinizin ihtiyacına uygun medikal cilt bakımı uygulanmaktadır.
Dermapen Uygulaması İzmir
Günümüzde sağlıklı ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak için birçok farklı yöntem bulunmaktadır. Dermapen de bu yöntemlerden biridir. Dünya genelinde ve ülkemizde de sıkça tercih edilen dermapen uygulaması izmir ilimizde de başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Deneyimli uzmanlar tarafından uygulandığında çok başarılı sonuçlar alınabilen bu yöntem ile kişiyi estetik açıdan güzel görünüme kavuşturabilmektedir.
Dermapen Nedir?
Microneedling, mikroiğne olarak da adlandırılan dermapen bir cilt yenileme tekniğidir. Tarihi çok eski zamanlara dayanan bu uygulama günümüzde bilimsel gelişmeler ile birlikte medikal bir tedavi yöntemi olarak uygulanmaktadır. Ucunda 0,5 mm – 2,5 mm arasında değişen uzunlukları olan 12 adet mikro iğnenin bulunduğu dermapen cihazı ile yapılan uygulamadır. Uygulamada cilde uygulanan bileşenler; hyaluronik asit, somon DNA, vitaminler, antioksidanlar, proteinler ve minerallerdir. Mikro iğneler ile cildin sorunlu kısmına, üst (epidermis ) ve alt (dermis) tabakasına kontrollü olarak ufak hasarlar verilir. Bu hasarlar sonucunda cilt kendini onarmaya çalışır. Ciltteki onarma işlemi ve bileşenlerin cilde uygulanması da kollajen ve elastin üretimini artırmaktadır. Bu şekilde kolajen artışı ile cilt yenilenmeye başlar ve sorunlu bölgede iyileşme meydana gelir.
Dermapen Nasıl Uygulanır?
Dermapen uygulaması yapılacak kişiye gerekli analizler yapılır ve kişi uygun ise işleme hazırlanır. Sorunlu bölge temizlenir ve anestezik krem sürülür. Ardından cilde iğneler ile mikro kanallar açılır. Bu kanallardan cildin ihtiyacı olan bileşen veya bileşenler enjekte edilir. Seans yaklaşık 30-45 dk. sürebilmektedir. Kişiye göre değişiklik gösterse de tedavi ortalama 4-10 seans sürmektedir. Seans aralıkları 15-20 gün arasında değişebilmektedir.
Dermaroller Hangi Bölgelere Uygulanabilir?
Dermaroller uygulaması,
- Yüz,
- Saç bölgesi,
- Vücut,
- Dekolte bölgesi,
- Selülitli bölgeler,
- Göz altında etkili olabilmektedir.
Dermapen Ne İşe Yaramaktadır?
Dermapen uygulamasının sağladığı faydalar şunlardır:
- Sivilce ve akne problemlerinin giderilmesine,
- Leke tedavisi (güneş vb.),
- Yara izleri tedavisine,
- Gözenek problemlerinin çözümlenmesine,
- Doku kaybının yaşandığı bölgelerde kendini yenilemesine,
- Göz çevresinde oluşan morluk, torbalanma oluşumunun giderilmesine,
- Sarkma, hafif kırışıklık gibi problemlerin düzeltilmesine,
- Saç kaybını önlenmesine yardımcı olabilmektedir.
Dermapen Uygulaması Kimlere Yapılır?
Dermapen uygulaması son derece güvenli ve kolay bir uygulamadır. Ancak bazı kişilere yapılması tavsiye edilmemektedir.
Dermapen uygulaması yaptırması uygun olmayan kişiler şunlardır:
- Sedef ve egzama gibi cilt hastalığı olanlarda,
- Uygulanacak bölgede açık yaranın bulunan,
- Hamile,
- Felç geçirmiş,
- Kanser hastalarına,
- Şeker hastalarına,
- Kan pıhtılaşma sorunu olanlara,
- Kalp hastalarına
- Radyasyon tedavisi almış kişilere uygulanması tavsiye edilmemektedir. Bunun dışında sağlıklı kişilere uzman tavsiyesiyle uygulanabilmektedir.
Dermapen Uygulamasında Nelere Dikkat Edilmelidir?
Uygulama sonrasında hafif kızarıklık ve kabarma görülebilmektedir. Bunun dışında tedaviden sağlıklı ve etkili bir şekilde sonuç almak istiyorsanız uygulama sonrasında belirli noktalara dikkat etmeniz gerekir.
Dermapen uygulamasında;
- İşlem öncesinde aspirin, kan sulandırıcı ilaçlar, alkol kullanmamaya,
- Uygulama alnına temas edilmemesi, temiz tutulmasına,
- Uygulamadan en az 1 gün sonra banyo yapmaya,
- Uygulama sonrasında 1 hafta boyunca kese, peeling gibi cildi soyacak uygulamaları yapmamaya,
- Güneş koruyucu sürmeye ve güneşe direkt maruz kalmamaya dikkat edilmelidir.
Dermapen Etkisi Ne Zaman Görülmeye Başlar?
Bir dizi tedavi süreci içerisinde ciltte etkisi görülmeye başlar. Plananan seanslar tamamlandıktan sonra ortalama 20 gün sonra en iyi etki ortaya çıkar.
Dermapen sonrası cilt ne zaman soyulur?
İşlem sonrasında ilk gün ciltte hafif kızarıklık oluşur. Üçüncü güne kadar bu görüntü geçer. Ardından cilt soyulmaya başlar. Cilt ortalama bir hafta içerisinde iyileşmiş olur.
Heraderma Kliniğinde dermapen uygulaması dermatoloji hekimi tarafından uygulanır ve tedavi süreci kontrollü bir şekilde ilerler.
Saç Dökülmesi Psikolojinizi Etkileyebilir
Saçlarımız estetik olarak görüntümüzü etkilemesi bakımından çok önemli bir yere sahiptir. Sağlıklı ve gür saçlar fiziksel açıdan kişiye güzel ve hoş bir görüntü katmada büyük rol oynamaktadır. Ancak çeşitli nedenlerle saçlarda dökülme sonucu kayıplar yaşanabilmektedir. Fiziksel görüntünüzü etkileyen saç dökülmesi psikolojinizi etkileyebilir. Günümüzde önleyici ve tedavi edici yöntemler ile bu problem çözülebilmektedir.
Saç Dökülmesi Neden Olur?
Sağlıklı bir insanda ortalama 100.000 adet saç bulunmaktadır. Yıkama, tarama gibi nedenlerle de günde yaklaşık 100-150 saç teli dökülebilmektedir. Bazı dönemlerde saç dökülmeleri artabilir. Normal olarak bir kişide bu süreç 2 ay kadardır. 2 aydan fazla uzun süren ve yıl içerisinde 2 den fazla tekrarlanan saç dökülmeleri farklı problemlerin habercisi olabilmektedir.
Saç dökülme nedenleri şunlardır:
- Hormonlar,
- Kimyasal maddeler,
- Hastalık,
- İlaçlar,
- Beslenme ve yaşam alışkanlıkları,
- Genetik,
- Stres,
- Depresyon gibi psikolojik problemler,
- Vitamin ve mineral eksikliği,
- Doğum ve kemoterapi süreci,
- Cilt hastalıkları,
- Kıl gelişimi bozukluğu başlıca nedenleri arasındadır.
Saç Dökülmesi Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Saç dökülmesi fiziksel görüntü açısından mutsuz olmanıza neden olabilmektedir. Yoğun saç kaybına bağlı olarak kafada yer yer seyrelmeler ve açıklıklar gözlemlenebilmektedir. Bu şekildeki bir görüntüye neden olan saç dökülmesi psikolojinizi etkileyebilir. Psikolojik anlamda kişinin mutsuz olmasına ve görüntüsünden hoşnut kalmamasına neden olan bu problem sosyal ortama kadar birçok alanda kişiyi olumsuz etkileyebilmektedir. Bunun için günümüzde farklı tedavi yöntemleri bulunmaktadır.
Saç dökülmesi tedavisinde öncelikle dökülmenin nedeni bulunmalıdır. Dermatoloji uzmanı öncelikle problemin nedenini belirleyip ona göre bir tedavi planı oluşturur. Hastalık ya da herhangi bir vitamin ve mineral eksikliği durumu gibi problemlerde öncelikle gerekli tedaviler, takviyeler verilir. Bununla birlikte saç dökülmesinde farklı tedavi yöntemleri kullanılabilmektedir.
Saç dökülmesi için kullanılan tedavi yöntemleri şunlardır
İlaç tedavisi:,
- Saçın kalınlaşmasını ve sağlıklı olmasını sağlamak,
- Dökülmeyi önlemek,
- Saç sayısını artırmak,
- Yeni başlangıç aşamasında olan hafif düzeydeki saç dökülmelerinin tedavisinde kullanılabilmektedir.
Hekim kontrolünde gerekli izin ve belgelere sahip olan ilaçlar kullanılmalıdır. Bunların dışında kontrolsüz ilaç kullanımı fayda yerine zarara neden olabilmektedir. İlaç tedavisi özellikle ön ve üst bölgelerdeki tam saç kayıplarında çok fazla etkili olamamaktadır.
PRP Uygulaması
PRP uygulamasında kişinin kendi kanı alınır ve belirli uygulamalardan geçirilir. Saç dökülmelerinde kandaki fibroblast denilen ve köklerin gelişimini sağlayan kısım dökülen bölgeye enjekte edilir. Genetiğe bağlı dökülmelerde kullanılan bu yöntem diğer yöntemlerle kombine edilebilmektedir.
Mezoterapi
Mezoterapi cildin yenilenmesi, beslenmesi ve yaşlanma belirtilerinin azaltılması için kullanılan etkili bir yöntemdir. Saç dökülmesinde de saçın sağlıklı büyümesi için gerekli olan vitamin, mineral, antioksidan gibi bileşenler mikro iğneler yoluyla deriye enjekte edilmektedir. Saç derisine belirli aralıklarla enjekte işlemi yapılıp masaj ile uygulama sonlandırılmaktadır.
Mezoterapi uygulaması kişiye göre değişiklik gösterse de 5 gün ara ile ortalama 5-10 seans sürebilmektedir. Kadınlar ve erkeklere uygulanabilen bu işlem ağrısız ve acısızdır.
Saçın sağlıklı ve güçlü bir şekilde çıkmasını, beslenmesini sağlayan bu uygulama dökülmeyi de durdurabilmektedir.
Saç Ekimi
Erkek tipi saç dökülmesi durumunda uygulanmaktadır. Erkek tipi saç dökülmesi genellikle belirli bir sürece yayılarak saçın ön kısmında belirginleşen dökülme şeklidir. Erkeklerin çoğunluğunda görülen bu dökülme türü kadınlarda daha az olmakla birlikte yine de görülebilmektedir. Çoğunlukla genetik yatkınlık sonucu ortaya çıkan bu tip saç dökülmesinde testosteron adlı erkeklik hormonun da etkisi bulunmaktadır. Saç üreten hücreler zamanla bu etkenlere bağlı olarak ölür. Bu da kalıcı saç kayıplarına neden olur. Saç ekimi ile kalıcı ve etkili sonuçlar alınabilmektedir.
Heraderma Kliniğinde saç dökülmesi ile ilgili problemlerinizde size uygun tedavi yöntemleri sunulabilmektedir. Uzman tarafından gerekli incelemeler ile sorunun kaynağı belirlenip uygun yöntemler ile saç kaybı probleminizin tedavisine yardımcı olunabilmektedir.
Yüz Mezoterapisi Nasıl Uygulanır?
Yüzümüz, kim olduğumuzu, kimliğimizi gösterir. Bununla birlikte vücudumuzda estetik açıdan da göze çarpan ilk kısımdır. Ancak zamanla iç ve dış etkenler bu estetik görünümde bozulmalara yol açar. Mezoterapi uygulaması, bu bozulmalar toparlanıp sağlıklı ve daha genç bir görünüme kavuşmamıza yardımcı olabilmektedir. Ameliyatsız gençleşmek isteyenler için yüz mezoterapisi nasıl uygulanır sorusu merak konusudur.
İşte mezoterapi ile ilgili merak edilenler ve yüz mezoterapisi nasıl uygulanır sorusunun cevabı:
Mezoterapi Nedir ve Nasıl Uygulanır?
Cildin orta tabakasına iğneler yardımıyla aminoasit, mineral, enzim ve vitaminlerin tek ya da bir karışım halinde enjekte edilmesine denir.
Mezoterapi yapılacak kişiye gerekli analizler yapılır. Sağlık durumu ve analizlerin sonucunda kişi uygunsa mezoterapi uygulaması yapılır. Uygulama yapılacak bölgeye anestezik krem sürülür. Ardından tek kullanımlık olan kişiye özel iğneler ile hazırlanan solüsyon bölgeye uygulanır.
Mezoterapi Hangi Durumlar İçin Uygulanır?
Mezoterapide cilde enjekte edilen solüsyonla ciltte bulunan kolajen üretimi uyarılır. Buna bağlı kolajen ve elastin üretimi artarak cilt yenilenir ve canlanır.
Mezoterapi tedavisinin uygulandığı başlıca problemler şunlardır:
- Yaşlanma ve sarkmalar,
- Leke problemleri,
- Saç dökülmesi,
- Kilo kaybı,
- Selülit,
- Alerji,
- Deri problemleri (Vitiligo),
- Fibromiyalji,
- Spor yaralanmaları,
- Göz altı torbaları ve morlukları için uygulanabilmektedir.
Mezoterapi vücutta farklı bölgelere uygulanabilmektedir.
Saç Mezoterapisi
Saç dökülmesi problemi yaşayanlar ve kellik tedavisinde kullanılabilen bir yöntemdir. Erkek ve kadınlarda uygulanabilen bu yöntemde saç derisine içinde bileşenlerin olduğu sıvı enjekte edilir. Saç derisinin 2-3 mm altına, vitamin, mineral, antioksidanlar ve dokuyu güçlendirip, bakım yapacak diğer bileşenleri barındıran karışım enjekte edilir. Bu karışım saç köklerini besleyip canlandırır, kan dolaşımını hızlandırır. Kişinin, saç kökleri güçlenerek sağlıklı ve gür saçlara sahip olabilir.
Saç ekimi yaptıranlara da 6 ay sonra mezoterapi yapılarak saç köklerinin güçlenmesi sağlanıp ve yeni çıkan saçların dökülmesi önlenebilmektedir.
Saç dökülmesinin, iç ve dış faktörlere bağlı gelişebilmektedir. Stres, sağlıksız alışkanlıklar (sigara, alkol), hormonlar, hastalıklar, genetik vb. nedenler ciddi saç kayıplarına neden olabilmektedir. Bu nedenle öncelikle saç dökülmesinin nedenini bulup varsa tedavisini yaptırmak önemlidir. Tedavinin ardından Mezoterapi ile saç köklerinin desteklenmesi daha etkili sonuçlar alınmasını sağlayabilmektedir. Hasta durumuna göre haftada 1 veya 2 defa olmak üzere ortalama 4-6 seans yapılabilmektedir.
Yüz Mezoterapisi (Mezolifting)
Yüze anti aging tedavisi olarak uygulanan bu yöntemde yüzdeki kırışıklık ve sarkmalar toparlanabilmektedir. Yüz mezoterapisi yönteminde; cilt altına hyaluronik asit, antioksidanlar, vitamin, amino asit ve minerallerin olduğu karışım çok küçük iğneler ile uygulanır. Bu bileşenler ciltte kolajen üretimini artırarak cildin yenilenmesini sağlar. Cilde elastikiyet ve nem kazandıran bu uygulamada cilt daha sağlıklı ve genç bir görünüme kavuşabilmektedir.
Uygulamada yüz temizlenerek anestezik krem sürülür. Ardından belirlenen bölgelerden iğne ile cilde karışım enjekte edilir. Yüz mezoterapisi ortalama 1-2 hafta aralıklarla 4-6 seans sürebilmektedir.
Gıdı ve yanak yağlanmalarından oluşan sarkma ya da hoş olmayan görüntü mezoterapi ile tedavi edilebilmektedir. Yağ oranı yüksek olan bölgelerde yağların parçalanmasını sağlayıp, çene hattının belirginleşmesi ve sarkıkların toparlanması sağlanabilmektedir. Genellikle 10 gün aralıklarla 5 seans şeklinde yapılmaktadır. Bununla birlikte her bölge için tedavi süresi değişiklik gösterebilmektedir. Uzman, kişiye ve uygulanacak bölgeye göre tedavi programı hazırlayarak uygulamaktadır.
Selülit Mezoterapisi
Selülit lenfatik dolaşım bozukluğuna bağlı ortaya çıkan bir problemdir. Kilolu kişilerde ve kadınlarda görülme oranı çok yüksek olmakla birlikte zayıf kişilerde ve erkeklerde de görülebilmektedir.
Mezoterapi yöntemi;
- Kan akışı ve lenfatik dolaşımın düzenlemesine,
- Yap depozitlerin çözülmesine.
- Sertleşmiş bağ doku düzeltilmesine yardımcı olabilmektedir.
Uygulamayla birlikte selülitli bölgedeki görünüm de düzelir. Uygulama, sağlıklı beslenme ve egzersizle desteklenirse daha uzun süreli ve etkili sonuçlar alınabilmektedir.
Bölgesel Yağlanma
Liposuction tedavisine alternatif olarak yapılabilmektedir. İçeriğindeki bileşenler bel, kol ve bacak bölgesindeki yağların parçalanmasını sağlayabilmektedir. Bölgesel yağlanmada Mezoterapi uygulaması diyet ve egzersiz ile desteklenirse kalıcı ve başarılı sonuçlar alınabilmektedir.
Hangi Durumlarda Mezoterapi Uygulanmaz?
Mezoterapi genel olarak sağlıklı ve güvenli bir yöntem olsa da bazı durumlarda uygulanmaması gerekir.
Mezoterapinin uygulanmaması gereken kişiler şunlardır:
- Emziren anneler,
- Hamileler,
- Şeker hastalığı olanlar,
- Kanser hastalarında,
- Kanında pıhtılaşma sorunu olanlar,
- Ürtiker hastalığı olanlar,
- Felç geçmişi olanlar,
- Alerjisi olanlar,
- Kalp hastalığı olanların uygulatması tavsiye edilmemektedir.
Mezoterapi Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?
Mezoterapi uygulamasından daha etkili sonuçlar almak ve en az yan etkiyi görmek için uygulama sonrasında bazı noktalara dikkat etmek gerekir.
Bunlar;
- Uygulama öncesi ve sonrasında kan sulandırıcı, non anti inflamatuar etkili ilaç kullanmamak,
- İlk 10-15 saat uygulanan bölgeye su değdirmemek, makyaj yapmamak,
- İlk 48 saat zorlayıcı hareketler yapmamak,
- Bölgenin hijyenine dikkat etmek, çok fazla temas etmemek,
- Kan dolaşımını olumsuz etkileyebileceği için çok dar kıyafetler giymemek,
- Sauna, hamam gibi sıcak alanlardan bir süre uzak durmak,
- Güneş ışınlarından korunmak,
Morarma ve kızarıklıkları önlemek için soğuk kompres yapmak gerekir.
Bununla birlikte uygulamanın etkisini daha iyi görebilmek ve kalıcı sonuçlara ulaşabilmek için;
- Sağlıklı beslenmeye,
- Egzersiz yapmaya,
- Alkol, sigara gibi maddelerden uzak durmaya dikkat edilmelidir.
Mezoterapi Etkisini Ne Zaman Gösterir?
Tüm uygulamalarda olduğu gibi mezoterapide de etki kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Uygulama sonrasında ortalama 2 veya 3. seanstan sonra etkisi görülebilmektedir.
Mezoterapinin Yan Etkileri Nelerdir?
Güvenilir bir yöntem olmakla birlikte bazı yan etkiler görülebilmektedir.
Bunlar;
- Ciltte kızarıklık, morarma
- Bulantı, kusma,
- İshal
- Şişlik, kızarıklık,
- Kaşıntı, yanma hissi görülebilecek yan etkilerdendir.
Ayrıca alerjik reaksiyon da görülebilmektedir. Bu nedenle uygulamadan en az 24 önce küçük bir alanda uygulama yapılarak kişinin tedavide kullanılan içeriğe alerjisi olup olmadığı kontrol edilebilir.
Mezoterapi Uygulamasını Kimler Yapar, Nerede Yapılır?
Uygulama için mutlaka alanında uzman olan hekim tarafından yapılmalıdır. Hijyenik bir ortamda ve klinikte uygulanması gerekir. Mezoterapi eğitimi almış ve deneyimli bir uzman oluşabilecek riskleri en aza indirir. Bunun aksi durumda kişi ciddi yan etkilere ve sağlık problemlerine maruz kalabilmektedir.











