Genetik Göz Altı Kırışıklıkları
Zamanın en çok etkisini gördüğümüz yer, yüzümüzdür. Yüzümüzde ise zamandan en çok etkilenen bölgemiz göz çevremizdir. Çünkü göz çevremizdeki derimiz diğer bölgelere göre daha ince ve daha hassas yapıdadır. Çevresel faktörler, yaş, stres, alışkanlıklarımız vb. bu kırışıklıkların ortaya çıkmasında neden olmaktadır. Bununla birlikte genetik her şeyde olduğu gibi göz çevresi kırışıklıklarının da sebepleri arasındadır. Genetik göz altı kırışıklıkları, kişinin tüm önlemleri almasına rağmen ortaya çıkabilmektedir.
Göz altı Kırışıklıkları Neden Oluşur?
Göz çevremizdeki derimiz diğer bölgelerimize göre daha ince ve hassastır. Bu sebeple iç ve dış etkenlerden daha fazla etkilenebilmektedir. Bu etkenlere bağlı olarak da göz altı morlukları, kırışıklık, torbalanma gibi problemler ortaya çıkabilmektedir. Sağlık açısından olmasa da estetik açıdan kişiyi rahatsız eden bu problemler kişinin daha yorgun, yaşlı görünmesine neden olabilmektedir. Göz altı kırışıklıkları ise en sık rastlanılan ve zamanla kaçınılmaz olan problemlerden biridir.
Göz altı kırışıklıkları iç ve dış etkenlere bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.
Gözaltı kırışıklıklarının ortaya çıkma nedenleri şunlardır:
Yaş: Yaş ile birlikte cildimiz de elastikiyetini kaybeder. Ciltte yaşa bağlı olarak ortaya çıkan kolajen, kas ve yağ kaybı cildin kırışmasına neden olur. Göz çevresinde de bu etkenler zamanla kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Genellikle 30’lu yaşlarda belirmeye başlayan kırışıklıklar günümüzde daha erken görülmeye başlamıştır. Bununla birlikte genetik de erken kırışıklıkların nedenlerinden biridir.
Güneş: Cilt üzerinde lekelenme, yaşlanma belirtilerini hızlandırma gibi olumsuz etkileri olan güneş hassas göz çevresini de etkilemektedir. Cildin yapısını bozan UV ışınlarına uzun süre maruz kalındığında ayrıca cilt kanseri gibi daha tehlikeli cilt problemlerine yol açabilmektedir. Bu nedenle güneşe çıkmadan mutlaka yüksek faktörlü koruyucu kullanılması gerekir.
Sigara: Tüm vücuda birçok zararı olan sigara cildin elastikiyetini azaltan ve hızlı bir şekilde yaşlanmasına neden olmaktadır. Sigara kullanımına bağlı göz çevresi ve ciltte ciddi oranda bozulma ve kırışıklıklar ortaya çıkabilmektedir.
Genetik: Ailemizden gelen ve bizi oluşturan tüm özelliklerimizden genetiğimiz sorumludur. Genetik olarak sahip olduğumuz özelliklerimizi değiştirmek daha zordur ve genellikle ortaya çıkması önlenemez. Göz altı kırışıklıkları da bunlardan biridir. Genetik göz altı kırışıklıkları, tüm önlemelere rağmen kısmen geciktirilebilir ama krem, korunma vb. normal yollarla önlenemez. Günümüzde bilim ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte farklı yöntemler ile bu göz altı kırışıklıkları tedavi edilebilmektedir.
Bunlarla birlikte stres, yanlış uyku pozisyonu, yanlış ürün kullanımı gibi etkenler de göz altı kırışıklıklarına neden olabilmektedir.
Göz Altı Kırışıklıkları Nasıl Geçer?
Göz altı kırışıklıklarının tedavisinde farklı yöntemler kullanılabilmektedir.
Tedavi yöntemleri şunlardır:
Krem: Cildin kaybettiği nem ve elastikiyetini kazandırmaya yardımcı olan kremler ile göz çevresindeki kırışıklıklar önlenip azaltılabilmektedir. Cilt için gerekli vitamin, enzim gibi bileşenleri içeren kremler önleme ve daha hafif düzeyde kırışıklıklar için etkili olabilmektedir. Ancak burada krem seçiminin cilde uygun yapılması önemlidir. Bu nedenle uzman tavsiyesi ile kullanılması daha sağlıklı olacaktır.
Masaj: Farklı masaj teknikleri ile ciltteki kaslar çalıştırılıp, kolajen üretimi artırılması desteklenebilmektedir. Yüzde oluşan kırışıklıkları önlemek için uygulanan masajlar düzenli yapıldığında özellikle oluşumunu ve hafif düzeydeki kırışıklıkları azalttığı gözlemlenebilmektedir.
Bu yöntemler daha çok, kırışıklıkları önlemek, geciktirmek ve hafif düzeydekiler için etkili olabilmektedir. Ancak ileri derecede olan kırışıklıklar ve daha kalıcı çözümler için profesyonel yöntemlere başvurulmaktadır.
Gözaltı kırışıklıkları için hangi işlemler yapılır?
Göz altı kırışıklıkları tedavisinde farklı yöntemler ile etkili sonuçlar alınabilmektedir.
Göz altı kırışıklıkları için yapılan işlemler şunlardır:
- Botoks: İçerisindeki bileşenler ile kasların hareketlerini kısıtlayan bu yöntemde özellikle mimiklere bağlı ortaya çıkan kırışıklıklar önlenebilmektedir. Ayrıca oluşan kırışıklıkların da açılması sağlanmaktadır. Bununla birlikte kas kullanımı kısıtlandığı için yeni kırışıklık oluşumunu da önleyebilmektedir. Botoks kalıcı olmayıp belirli aralıklarla tekrarlanmalıdır.
- Fraksiyonel Lazer: Bu yöntemde üst deri (epidermis) üzerinde küçük kanallar açılır. Bu kanallardan alt tabakaya lazer ışığı gönderilerek cilt kontrollü olarak deforme edilir. Cilt bu deformasyon sonucu kendini yenileyerek kırışıklıklar azalır ya da ortadan kaybolur. Cilde herhangi bir zarar vermez.
- Erbium YAG Lazer: Üste deri tabakası lazer ile kontrollü olarak soyulur. Böylece eski ve deforme olmuş deri yerine yeni ve sağlıklı bir derinin gelmesi sağlanır. Kırışıklık tedavisi için uygulanan bu yöntem göz çevresi için de uygundur.
- Emerge Lazer: Bu yöntemde; cildin altında mikro termal kanallar açılır. Bu şekilde kolajen yapımı uyarılarak cildin yenilenme mekanizması harekete geçirilir. Bu işlemde ayrıca cihaz ile göz çevresine atışlar yapılarak gerçekleştirilir. Herhangi bir soyma işlemi içermez.
- Dermapen (mikro iğne): Ucunda çok küçük olan iğneleri olan cihaz ile göz çevresinde çok küçük delikler açılır. Cilt bu delikleri yara olarak görüp onarmaya çalışır. Bu şekilde göz çevresindeki kırışıklıklar da bu yenilemeyle azalır veya ortadan kaybolur.
- Altın İğne (Fraksiyonel Radyo Frekans Dalgaları): Cilt altına radyo frekans dalgaları verilerek kolajen üretimi artırılması sağlanır. Bu şekilde cilt yüzeyindeki kırışıklıklar da tedavi edilir. Uygulamada dalgalar, üzerinde çok küçük iğneler olan bir cihaz ile derinin alt tabakalarına gönderilir.
- Işık Dolgusu: Göz çevresindeki kırışıklık, çöküntü gibi problemlerin tedavisinde kullanılan bu yöntemde göz altına bir dolgu malzemesi enjekte edilir. Bu dolgu malzemesinin içinde cildin doğal yapısında bulunan hyaluronik asit bulunur. Işık dolgusu ile göz altı kırışık ve çöküntüleri giderilebilmektedir. Kalıcı olmayıp belirli aralıklarla tekrarlanması gerekir.
- Blefaroplasti: Bu yöntem diğerlerinden farklı olarak cerrahi bir işlemdir. Düşük göz kapağı, göz altı torbaları gibi problemleri olan kişilere yapılır. Bununla birlikte göz altı kırışıklıkları da tedavi edilir.
Yukarıda belirtilen yöntemler içinden kişiye en uygun olanı seçilerek yapılır. Kişiye göre seans sayıları değişiklik gösterebilir. Bunu uzmanınızın belirlediği ve önerdiği doğrultuda yapmak gerekir. Kolay ve etkili olan bu uygulamalar doğru uzmanlar tarafından ve donanımlı merkezler yapılmalıdır. Özellikle göz gibi hassas bir organda yanlış bir uygulama geri dönüşü olmayan olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir.
Heraderma Polikliniği’nde göz altı kırışıklıklarınız uzmanınız tarafından belirlenen ve önerilen yöntemlerle güvenilir bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Kişiye özel olarak planlanan tedavi programı ile etkili ve sağlıklı sonuçlar alabilirsiniz.
Bacaktaki Mor Damarlar Nasıl Geçer?
Bacaklarımız vücudumuzun hareket etmesini sağlayan aynı zamanda estetik açıdan görüntümüzü etkileyen organlarımızdan biridir. Pürüzsüz bacaklar güzelliğin en önemli parçalarından biridir. Ancak bazı etkenler bu estetik görüntüyü bozarak kişiyi mutsuz edebilmektedir. Özellikle bacaklarda beliren mor damarlar kişiye rahatsızlık verebilmektedir. Bu nedenle bacaktaki mor damarlar nasıl geçer sorusu en çok sorulan sorular arasındadır.
İşte bacaklardaki kötü görüntüye neden olan mor damarların oluşumu ve tedavisi ile ilgili merak edilenler:
Bacaklarda damarların belirginleşmesi nedir?
Bacaklarda damar belirginleşmesi en sık rastlanan problemlerden biridir. Varis olarak adlandırılan bu problem dolaşım bozukluğuna özellikle pıhtılaşma bozukluğuna bağlı olarak gelişebilmektedir. Toplar ve kılcal damarlar genişlemesi olarak ortaya çıkmakta ve genellikle ayaklarda görülmektedir. Bunun nedeni ise vücudun ağırlığının bacaklarımız tarafından taşınması ve basınca maruz kalmasıdır.
Toplardamar genişlemesi tedavi edilmesi gereken bir hastalık olup kişinin sağlığını olumsuz etkilemektedir. Uzun süre ihmal edildiğinde ilerleyerek ağrı, kaşıntı, kramp, kanama gibi problemlere neden olabilmektedir. Bu nedenle ihmal edilmeden mutlaka kalp-damar uzmanına başvurulması gerekmektedir. Kılcal damarlar ise genellikle estetik açıdan rahatsız edici olup ciddi sağlık problemlerine yol açmaz
Bacaklarda mor kılcal damarlar neden olur?
Bacaklarda mor kılcal damarlar çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.
Başlıca nedenleri şunlardır:
- Kalıtım,
- Hareketsiz yaşam tarzı,
- Uzun süre sabit oturma ya da ayakta durma,
- Obezite,
- Gebelik,
- Damar tıkanıklığı,
- Sıkı kemer kullanma,
- Bacaklara darbe alma,
- Dar giysiler giyme,
- Güneş hasarı,
- Hormonal faktörler,
- Bazı hastalıklar,
- Karın içi basıncın artması (kabızlık, karın içi tümörü vb.) gibi nedenlerle ortaya çıkabilmektedir.
Bacaklardaki örümcek damarlar neden olur?
Yine örümcek damarlarının altta yatan temel nedeni damar hastalığı olarak da bilinen kronik venöz yetmezliktir. Bacaklardaki damarlarda artan basınç, örümcek damarları gibi yeni, sağlıksız damarların oluşumuna yol açar.
Bu durum, duvardaki sızan bir boruya benzemektedir. Derinin altındaki damarlardan akan kan borunun su sızdırması gibi kanı sızdırır ve yüzeyde lekelenmelere neden olur. Genlikle ayak bileklerinde, bacak arkasında, baldır gibi bölgelerde bulunmaktadır.
Örümcek ağı damarlarının oluşma sebepleri şunlardır:
- Sürekli oturma ya da uzun süre ayakta durma,
- Gebelik,
- Ayak bileği travması,
- Genetik yatkınlık vb. etkenler neden olabilmektedir.
Peki, bacaktaki mor damarlar nasıl geçer? Örümcek ağı damarlarının tedavi yöntemleri şunlardır:
Skleroterapi:
Halk arasında iğne tedavisi olarak da bilinmektedir. Uygulamada damar içerisine iğne ile girilerek ilaç enjeksiyon edilir. Bu şekilde damar kapatılır. Kan akışı başka bir damara yönlendirilir ve kullanılmayan damar iptal edilir. Kişiye bir zararı dokunmaz. İyileşme süreci kısadır. Ancak öncesinde mutlaka venöz damar sisteminin renkli doppler çekilmesi tavsiye edilmektedir.
Radyofrekans Ablasyon:
Problemli olan toplardamar içine kateter yerleştirilir. Buradan radyofrekans enerjisi ile damar duvarında oluşturduğu ısı ve kontraksiyon sonucunda damar büzülüp kapanır. Genel anestezi altında yapılan bu uygulamanın iyileşme süresi kısadır. Damar çapı 20 mm’ ye kadar olan safen ven damarlar (bacağımızın en büyük “yüzeyel” toplardamarlar) için yapılmaktadır.
Endovenöz Laser Ablasyon:
Bu yöntemde kaçak olan damar ameliyatla dışarı alınır. Damar içine girilip lazer ile hasarlı damarın içi kapatılır. Bu şekilde kapatılan damarda kaçak oluşmaz. Kapatılan damar vücut tarafından zamanla yok edilir. Kolay bir uygulama olan bu işlem lokal anestezi ile ayakta yapılabilir.
Lazer Tedavisi:
Örümcek damarlarının görünümünü azaltmak için sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Küçük ve kılcal damar tedavisinde etkili olan lazer tedavisinin kronik venöz yetmezlik semptomlarında bir etkisi yoktur. Lazer cihazından gönderilen lazer ışığı ile problemli damarı cilde zarar vermeden yok eder. Lokal anestezi ile gerçekleştirilen bu yöntem genellikle güvenilir ve etkilidir.
Varis Çorabı:
Bacak üzerindeki basıncı azaltmaya, kan akışını düzenlemeye yardımcı olan çoraplardır. Var olan problemi düzeltmez ancak semptomları azaltarak gelişimini durdurmaya yardımcı olabilmektedir. Doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır.
Aşırı Terleme Şikâyetinin Psikolojik Etkileri
Terleme vücudumuzun ısısının dengelenme ve yaralanmasını sağlayan fizyolojik bir olaydır. Ancak bazı nedenlerden dolayı vücutta aşırı terleme meydana gelebilmektedir. Sağlık açısından çok problem olmasa da aşırı terleme şikâyetinin psikolojik etkileri kişinin yaşamını olumsuz etkileyebilmekte ve kişiyi rahatsız edebilmektedir.
Normal düzeyde vücudun dengesi için önemli olan ancak aşırı olduğunda kişiyi olumsuz etkileyen terleme ile ilgili merak edilenler:
Terleme Nedir?
İnsan vücudunun belirli bir ısıda olması sağlık açısından önem taşımaktadır. Terleme vücudun bu ısı dengesini sağlamaya yarayan fizyolojik bir olaydır. İnsan vücudunda bazı yerlerde daha yoğun olmakla birlikte milyonlarca ter bezi bulunmaktadır. Ter bezleri sempatik sinir sistemi tarafından kontrol edilmekte ve istem dışı çalışmaktadır. Ter bezleri tarafından salgılanan ter, buharlaşarak vücut ısısını düşürerek dengelenmesini sağlamaktadır.
Aşırı terleme (Hiperhidrozi) nedir?
Vücutta ısının ayarlanması beynin kontrolünde gerçekleşmektedir. Buna bağlı olarak da terleme de beyinin kontrolü altında gerçekleşmektedir. Hormon, duygusal faktör ve fiziksel aktivitelerin etkilediği ısı merkezi; farklı nedenlerden dolayı vücutta aşırı terleme meydana gelmesine neden olabilmektedir. Genel ya da bölgesel olabilen aşırı terleme durumuna hiperhidrozis denir.
Aşırı Terlemenin Nedenleri Nelerdir?
Aşırı terleme problemi primer (bölgesel) ve seconder olarak ikiye ayrılmaktadır.
Primer terlemeler genellikle bir probleme dayalı olmadan sağlıklı kişilerde ortaya çıkabilmektedir.
Nedenleri şunlardır:
- Aşırı stres,
- Hızlı hareket etme,
- Endişe,
- Yenilen yiyecekler (baharatlı, acı) vb. gibi etkenlerden kaynaklanabilmektedir.
Seconder terleme genellikle bazı hastalık belirtileri arasında olabilmektedir.
Seconder terlemeye neden olan hastalıklar şunlardır:
- Diyabet,
- Tiroid hastalıkları,
- Obezite,
- Akciğer hastalıkları,
- Menopoz,
- Böbreküstü bezi hastalıkları,
- Kanser,
- Anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıklar,
- Enfeksiyona bağlı hastalıklar,
- Kalp yetmezliği gibi hastalıklar aşırı terlemeye neden olabilmektedir.
Bununla birlikte ilaç kullanımı, zehirlenme gibi durumlarda da aşırı terleme meydana gelebilmektedir.
Yukarıda belirtilen nedenlerin dışında kalıtsal ya da hiçbir sağlık problemi ve dış etken olmadan da hastada aşırı terleme meydana gelebilmektedir. Hasta durduğu yerde bile terlemektedir. Bu durum genel olarak sağlık açısında bir soruna yol açmazken yeterli sıvı tüketilmediğinde vücutta su kaybına (dehidrasyona) neden olabilmektedir. Bununla birlikte aşırı terleme şikâyetinin psikolojik etkileri kişinin yaşamını olumsuz etkileyebilmektedir.
Aşırı terleme sonucunda kişinin yaşadığı psikolojik etkiler şunlardır:
- İş yaşamında; iş ortamında aşırı terleme sonucunda ortamda rahat hissedememe, kıyafetlerde iz ve leke oluşumu, koku, el sıkışma, yakın çalışmalarda zorluk yaşama, ofis malzemeleri (kalem, mouse vb.) zorluk yaşama gibi problemler ile karşılaşma durumları yaşanabilmektedir.
- Sosyal yaşamında ve özel yaşantısında; bulunduğu ortamda yakın ilişkiler kurmada ve temas etmede problemler, koku vb. sorunlar ile karşılaşılabilmektedir.
- Günlük yaşamınızda kapı, kapak vb. açma, yürüme, çeşitli malzeme ve materyal kullanımında sıkıntılar oluşabilmektedir.
Aşırı Terlemenin Tedavisi Var Mı?
Aşırı terleme probleminin tedavisinde öncelikle neden önemlidir. Eğer bir hastalık kaynaklıysa öncelikle hastalığın tedavisi yapılmalıdır. Bunun dışında gelişen aşırı terleme problemleri için farklı tedavi yöntemleri bulunmaktadır.
Tedavi öncesinde kişinin terleme probleminin;
- Çocukluk ya da ergenlik çağından itibaren başlamış olması,
- Ailede aynı öykünün olması,
- En az 6 ay boyunca aşırı terlemenin olması,
- Problemin iki taraflı ve simetrik olarak görülmesi,
- Günlük yaşamı olumsuz etkilemesi gibi etkenlere bakılmaktadır.
Aşırı terleme probleminde cerrahi ve medikal olarak iki şekilde tedavi uygulanmaktadır.
Cerrahi Yöntemler
ETS Yöntemi:
Bu yöntem kapalı olarak uygulanan cerrahi bir işlemdir. Koltuk altı bölgesine bir kesi atılır. Bu kesiden içeri girilerek terlemeye neden olan sempatik sinirler kesilir ya da klip yerleştirilir. Bu şekilde aşırı terleme problemi önlenebilmektedir. Ancak cerrahi bir işlem olduğu için çeşitli komplikasyon ve riskler oluşabilmektedir.
Medikal Yöntemler :
İlaç Tedavisi
Çeşitli ilaç, solüsyon, pudra gibi terlemeyi azaltıcı ürünler kullanılabilmektedir. Ancak uzun süreli ilaç kullanımda çeşitli yan etkileri görülebilmektedir. Bu nedenle uzun süreli ilaç tedavisi önerilmez.
İyontoforez
Çok sık kullanılan bu yöntem el, ayak ve koltuk altı bölgesi için uygulanmaktadır. El ve ayaklar musluk suyu doldurulmuş, içinde (+) ve (-) elektronlar bulunan kap içine konur. İyontoforez cihazı ile elektrotlara 5-20 mA‘lik düz akım verilir. Koltuk altı içinse içinde elektrot bulunan ıslatılmış pet kullanılır. Uygulama ortalama 30 dk. olup 15- 20 seans tekrarlanabilir. Uygulama yapılan kişilerde terlemede azalma görülürken, yaz aylarında haftada bir seans uygulanarak problemin yenilenmesi önlenebilmektedir. Hamile ve kalp pili olan kişiler dışında genellikle sağlıklı herkese uygulanabilmektedir.
Botoks
Son yıllarda özellikle kırışıklıklar için kullanılan botoks terlemeyi önlemede de başarılı sonuçlar verebilmektedir. El, ayak ve koltuk altına enjekte edilen botoks içerdiği bileşenler sayesinde sempatik sinirlere etki ederek terlemede azalmayı sağlayabilmektedir. Kişiden kişiye değişiklik göstermekle birlikte etkisi 2 ila 6 ay sürebilmektedir.
Hera Derma Kliniğinde botoks uygulamaları ile aşırı terleme şikâyetlerini önlemeye yardımcı olunmaktadır. Uzman kontrolünde gerçekleştirilen botoks işlemi ile el, ayak ve koltuk altı gibi bölgelerde aşırı terleme problemi; güvenilir ve sağlıklı bir şekilde çözümlenebilmektedir
Bölgesel Zayıflama İçin Etkili Yöntemler
Zayıflamadaki amaç kilo vermenin yanında daha fit ve hoş bir görüntüye kavuşabilmektedir. Ancak özellikle göbek, bel, basen, karın, kol, kalça, bacak gibi bazı bölgelerde sadece kilo vererek bu görüntüye kavuşmak mümkün olmayabilir. Bu sebeple bölgesel zayıflama, ideal vücut ölçülerine sahip olmak için büyük öneme sahiptir.
Bölgesel zayıflama için ne yapmalı?
Vücudumuzda bazı bölgelerde zamanla biriken yağlardan sadece kilo vererek kurtulamayabiliriz. Bu durumda o bölgeye özel bazı işlem ve uygulamalarla incelme sağlanabilmektedir. Bu uygulamalar genel olarak zayıflama değil sadece problemli bölgede incelme sağlamayı amaçladığı için bölgesel zayıflama veya incelme yöntemleri olarak adlandırılmaktadır.
Bölgesel zayıflamak için diyet ve spor ile sonuç alabilmek mümkün. Ancak bu uzun zaman alabilmekte veya bazı bölgelerde istenilen sonuç alınamayabilmektedir. Bu durumda daha hızlı ve etkili şekilde incelme sağlayabilecek yöntemlere başvurulabilmektedir.
Vücudumuzdaki inatçı yağlardan kurtulmak ve bölgesel zayıflama için etkili yöntemler:
Liposuction
Yağ aldırma ameliyatı olarak da geçen liposuction vücuttaki fazla yağın ameliyat ile alınması işlemidir. Burada bölgeye cerrahi müdahale yapılır ve fazla yağlar alınır. Özellikle çok aşırı kilolu kişilerde ve bölgesel zayıflama için kullanılan bu yöntem ağrılı, acılı ve iyileşme için zaman isteyen bir uygulamadır. Ameliyat olduğu için komplikasyon riskleri bulunabilmektedir.
Soğuk Lipoliz
Soğuk lipoliz uygulamasında bölgedeki yağlar vakumlu başlıkları olan özel bir cihaz yardımıyla yakalanır. Yakalanan yağ kütleleri kontrollü bir şekilde soğutulur. Bu soğutma işleminde sıcaklık -3 ila -10 dereceye kadar düşürülebilmektedir. Donarak kristalize olan yağlar parçalanır ve vücuttan daha kolay atılabilir hale gelir.
Uygulamada cilt ya da diğer dokulara zarar verilmeden sadece bölgedeki yağlar hedef alınır. Soğuk lipoliz aynı zamanda uygulanan bölgenin toparlanmasını ve sıkılaşmasını sağlayabilmektedir.
Radyofrekans Uygulamaları
Ameliyatsız incelme yöntemlerinden biri olan radyo frekans uygulamasında cihaz ile bölgeye radyo dalgaları yayılır. Bu dalgalar su moleküllerini ve iyonları harekete geçirerek ısıyı artırır. Isı artışına bağlı olarak da yağlar eriyerek vücuttan ter, idrar solunum yoluyla atılabilmektedir.
Uygulama bölgesel zayıflamanın yanında sıkılaşma, toparlama ve hücre yenilemesiyle gençleşme sağlayabilmektedir.
Lazer Uygulaması İle İncelme
Lazerle incelmede bölgedeki cilt üzerine milimetrik kesiler atılır. Bu kesilerden kanül yardımıyla lazer ışınları gönderilir ve yağların parçalanması sağlanır. Parçalanan yağ molekülleri doğal yollarla vücuttan atılmaktadır. Yine Lazer uygulamasında ciltte sıkılaşma ve toparlanma sağlanırken daha pürüzsüz bir cilt elde edilebilmektedir.
Saten Vücut Germe
Exilis Elite, saten vücut germe işleminde; radyofrekans ve ultrason ile bölgedeki yağlar parçalanır. Uygulama ile bölgesel zayıflama ile birlikte şekillenme ve toparlanması sağlanabilmektir.
Emsculpt
Teknolojinin en başarılı cihazlarından biri olan Emsculpt vücuttaki kasların kasılmasını sağlar. Özel başlıklar ile vücuda gönderilen dalgalar kasların kasılmasını ve ortaya enerji ihtiyacı çıkmasını sağlamaktadır. Bu enerji ihtiyacı da kasların etrafındaki yağlardan sağlanarak yağ yakımı gerçekleşebilmektedir.
Uygulama sırasında bölgede çok kısa sürede çok fazla kas kasılmasının olması yağ yakımının temelini oluşturur. Ağrı ya da acı hissetmeden gerçekleştirilen uygulamanın etkilerini 1 sene sonra bile görebilmek mümkündür.
Vanquish me
Bu uygulamanın diğerlerinden farkı işlemin tamamen temassız gerçekleşitirilebilmesidir. Cihaz başlıkları uygulanacak bölgenin 1,5-2 cm uzağına yerleştirilir. Selektif Radyofrekans teknolojisi ile her bölgede bulunan yağ direncine göre ısınma sağlanır. Cihaz yağ, kas gibi dokuları ayırt edebildiği için diğer dokulara zarar vermez. Ayrıca yağ kütlesini bulup ne kadarlık enerji verilmesi gerektiğini de kendisi ayarlayabilmektedir. Bu şekilde bölgedeki yağların yakımı gerçekleşerek bölgesel incelme sağlanabilmektedir.
Bölgesel zayıflama yöntemleri ile genel olarak bölgesel incelme ile birlikte sıkılaşma, toparlanma sağlayabilmektedir. Ayrıca bacaklarda, estetik açıdan hoş olmayan bir görüntü oluşturan selülit tedavisi içinde kullanılmakta ve başarılı sonuçlar verebilmektedir. Uygulamalar her ne kadar risksiz olsa da hamile, kalp hastalığı olan, kronik rahatsızlığı bulunan vb. sağlık problemlerinde mutlaka doktor tavsiyesi ile alınmalıdır. Ayrıca uzman kişilerle sağlık merkezlerinde yaptırmak güvenlik ve sağlık açısından önemlidir.
Bölgesel zayıflama için kaç seans gerekir?
Ameliyatsız bölgesel zayıflama yöntemlerindeki işlem süresi ve seans sayısı kişiye uygulanan yönteme ve kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Bu sebeple bölgesel incelme planınızın bir uzman tarafından yapılması gerekir. Gerekli analiz ve inceleme yapıldıktan sonra hangi yöntem ya da yöntemlerin uygulanacağı, kaç seans süreceği belirlenmelidir.
Bölgesel incelmedeki tüm yöntemler etkili olabilmekte ancak kalıcılığı kişiye bağlı olarak değişebilmektedir. Uygulamaların hepsinde sadece yağ moleküllerine işlem yapılmakta ve sağlık açısından yağ hücreleri yok edilmemektedir. Kişi eğer sağlıksız beslenme alışkanlıklarına devam ederse bu yağ hücrelerinin içinde yine yağ depolanmaya başlayacak ve eski haline dönecektir. Yine egzersiz ve daha hareketli bir yaşam tarzı da vücutta yağ depolanmasını önleyebilmektedir.
Heraderma Polikliniğinde bölgesel incelme sürecinde; uzman tarafından kişiye uygun yöntem/yöntemler belirlenerek ve planlama yapılarak etkili ve sağlıklı sonuçlar alınabilmektedir.
Ameliyatsız Basen Küçültme
Estetik açıdan hoş görüntüye sahip bir vücut için kıvrımların oranı şüphesiz çok önemlidir. İdeal vücut ölçülerinde göğüs, bel ve kalça kısmının birbiriyle orantılı olması beklenmektedir. Bunlardan kalça kısmı basenlerden dolayı daha geniş bir görüntüye sahip olabilmekte ve ideal görüntü bozulabilmektedir. Spor, diyet gibi yöntemler basenleri küçültmede işe yarasada bazı durumlarda sonuç alınamamaktadır. Bu durumda ameliyatsız basen küçültme yöntemleri bölgesel problemin acısız ve etkili bir şekilde çözülmesini sağlayabilmektedir.
Ameliyatsız basen küçültme yöntemlerini daha iyi anlayabilmek için öncelikle basenlerimizin yapısını ve bu bölgedeki yağ birikmesinin nedenlerini bilmek gerekir. Bu şekilde basen küçültme tedavisi için daha bilinçli bir yol izleyebilirsiniz.
Basen tam olarak neresi?
Basen; kalça bitiminden sonra başlayan, kalçanın genellikle iki parmak altında bulunan ve üst bacak üzerinden geçen kısımdır. Genellikle kalça ve basen karıştırılabilmektedir. Kalça; popo kısmı, basen ise kalçanın bitiminden başlayan kısımdır. Kadınlarda daha fazla göze çarparken erkeklerde genellikle görülmemektedir. Birçok kadının sahip olmak istediği kum saati formundaki bir vücut için basenin şekli çok önemlidir.
Basen yağları neden olur?
Basen yağlarının oluşmasında genetik yakınlık, aşırı kilo, hormonlar, hamilelik dönemi, bazı hastalıklar, hareketsiz yaşam, alışkanlıklar vb. basenlerde yağlanmaya neden olabilmektedir.
- Genetik yatkınlığı olan kişilerin ailesinde özellikle anne ve ailedeki kadınlarda da basenlerinde problem yaşama oranı yüksektir. Genetik yatkınlıkta basen tedavisi için medikal yöntemler daha etkili sonuçlar verebilmektedir.
- Aşırı ve yüksek kalorili gıda tüketiminde vücut yağ depolamaya başlar. Basenler de yağların depolandığı yerlerden biridir. Özellikle de genetik yatkınlık varsa bu bölgede daha yoğun yağ birikmesi oluşabilmektedir.
- Hormonların bazıları vücudumuzda metabolizma hızı, yağ yakımı, kilo verme vb. durumları düzenlemekte ve etkilemektedir. Hormonlarda yaşanan bir problem de vücuttaki yağ oranının artmasına neden olabilmektedir. Bu durumda bölgesel zayıflama için hormonal problemin tedavisi de gereklidir.
- Hamilelik döneminde kilo alma, hormonların değişimi gibi nedenler hamilelik süreci ve sonrasında bölgesel yağlanma ve kilo alımına neden olabilmektedir.
- Hareketsiz bir yaşam tarzı özellikle günümüzde yaşanan kilo problemlerinin en başında gelen nedenlerinden biridir. Vücut, aldığı kalorileri enerji ihtiyacını karşılamak için kullanır ve fazla olanı depolar. Buna göre eğer günün büyük kısmını oturarak ya da hareketsiz geçirirseniz ve fazla kalori alırsanız bir süre sonra vücut alınan enerjiyi yağ olarak depolayacaktır. Bu sebeple mutlaka egzersiz, spor ya da gün içinde hareket etmenizi sağlayacak aktivitelere yer vermeli, alışkanlıklarınızı değiştirmelisiniz.
- Alışkanlıklar: Beslenme alışkanlıkları da bölgesel yağlanmada oldukça etkilidir. Yüksek kalorili gıdalar, hazır yemek, aşırı alkol tüketimi gibi alışkanlıklar da kilo almanıza neden olabilmektedir.
Basen yağları nasıl alınıyor?
Basen yağları; spor ve diyet ile genellikle belirli bir oranda eritilebilmektedir. Ancak ciddi basen problemi olan kişilerde bu yöntemler işe yaramayabilmektedir veya uzun zaman alabilmektedir. Bu durumda bu bölgedeki yağlardan kurtulmak için farklı yöntemler kullanılabilmektedir.
Farklı bölgeler içinde kullanılan yağ aldırma yöntemi olan liposuction tedavisi basen bölgesine de uygulanmaktadır. Buradaki yağlar cerrahi yöntemle alınmaktadır. Kişi yağ aldırma ameliyatı ile bölgesel yağlarından kurtulabilmektedir. Ancak bu ağrılı ve zaman alan bir süreç olduğu için kişiler artık günümüzde farklı yöntemlere yönelebilmektedirler.
Ameliyatsız Basen Küçültme Yöntemleri
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bölgesel incelmede çok farklı yöntemler uygulanabilmektedir. Bu yöntemler; zayıflama değil kilo verilmesine rağmen incelmeyen ve yağ oranı azalmayan bölgeleri inceltmeyi amaçlamaktadır. Bölgesel incelmeyi amaçlayan ameliyatsız yöntemler ile basenleri küçültme işleminde de başarılı ve etkili sonuçlar alınabilmektedir.
İşte ameliyatsız basen küçültme yöntemleri:
Lazer Lipoliz
Lazer lipoliz işleminde bölgeye lokal anestezi yapılır ve 1,5-2 mm’ lik çok küçük kesiler atılır. Bu kesilerden kanül yoluyla deri altına girilip lazer ışınları gönderilir. Bu ışınlar ile yağların parçalanması sağlanır. Diğer dokulara zarar vermeden gerçekleştirilen bu işlemde yağ hücreleri de yok edilmez. Parçalanan yağlar daha kolay bir şekilde vücuttan atılabilmektedir. Bölgesel incelme sağlayan bu uygulama basenlerdeki incelmenin tedavisi içinde rahatlıkla kullanılabilmektedir.
Radyo Frekans
Radyo frekans uygulaması ile hiçbir kesi, cerrahi müdahale olmadan radyo dalgaları ile bölgedeki su molekülleri ve iyonlar harekete geçirilir. Bu hareket bir enerji ortaya çıkarır ve çıkan enerji bölgeyi ısıtır. Buna bağlı olarak da yağ yakımı gerçekleşir.
Radyo frekans uygulamasının diğer önemli özelliği bölgesel incelme sağlarken aynı zamanda vücudun sıkılaşmasını ve toparlanmasını da sağlayabilmektedir. Yeni kolajen üretimi yapıp hücrelerin de kendisini yenilemesine yardımcı olabilmektedir.
Soğuk Lipoliz
Soğuk lipoliz yönteminde; bölgedeki yağlar ortalama -3ile -10 dereceye kadar soğutulur. Bu şekilde kristalize olan yağlar parçalanarak vücuttan daha kolay bir şekilde atılabilmektedir. Uygulama sırasında da sadece yağ hücrelerine odaklanıp diğer hiçbir doku ve hücre zarar görmemektedir.
Bunlarla birlikte ameliyatsız basen küçültme tedavisi için de yine farklı yöntemler bulunmaktadır. Bu yöntemlerin en önemli özelliği bölgesel incelme sağlarken aynı zamanda vücudu sıkılaştırma, toparlama, yenilenmesini ve selülit tedavisini de sağlamasıdır.
Başarılı ve sağlıklı sonuçlar için uzmanınızın gerekli analizleri yaparak sizin için en uygun yöntem hangisi ise belirlemesi gerekmektedir. Her bir yöntem için seans sayısı ve işlem süresi farklı olabilmektedir. Ayrıca yine bu süreç kişiye göre değişebilmektedir. Bu sebeple uzmanınızın size uygun bir planlama yapması tedavinin etkililiği ve başarılı sonuç alınması bakımından önemlidir.
Heraderma Polikliniğinde bölgesel incelmede teknolojinin sunduğu birçok yöntem uygulanmakta ve başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Uzman tarafından gerekli inceleme ve analizler yapılarak kişiye uygun bir tedavi yöntemi seçilmekte; planlama yapılarak bölgesel incelmede etkili sonuçlar alınabilmektedir.
Bölgesel İncelme Yöntemleri
Son yıllarda ismini sıkça duyduğumuz bölgesel incelme yöntemleri vücudumuzdaki inatçı yağların yakılması ve vücudun ideal kıvrımlarına ulaşmasını sağlamaktadır. Kilolarımızdan kurtulmamıza rağmen bazı bölgelerimizde gitmeyen fazlalıklar gözümüze çarpabilir. Bu bölgelerde zamanla biriken yağ kütlesini yok etmek için sadece diyet ile yeterli olmayabilir. Günümüzde özellikle teknoloji, bölgesel incelme yöntemleri ile inatçı yağlardan hızlı ve etkili şekilde kurtulma yöntemlerini sunabilmektedir.
Vücutta kilo kaybına rağmen incelme olmayan yerlerde lokal zayıflama için teknolojinin gelişmesiyle birlikte çok farklı yöntem ve teknik ortaya çıkmıştır.
Vücudumuzda bölgesel incelmeyi sağlayan yöntemler:
Bölgesel İncelme Yöntemleri Nelerdir?
Diyet ve Spor
Zayıflama için doğru bir diyet programı olmazsa olmazlar arasındadır. Bu yüzden size uygun mümkünse de bir diyetisyen tarafından hazırlanan diyet programını uygulamanız gerekir. Diyet ile birlikte yapılan egzersiz, kasların çalışmasını, enerji harcanmasını ve yağ yakımını da hızlandıracaktır. Vücudun şekillenip, sıkılaşmasını sağlayan egzersizlerde karın, basen, bacak, kalça gibi bölgelere özel hareketler de bölgesel incelmeye yardımcı olabilmektedir. Ancak bu uzun bir süreç gerektirebilir. Bununla birlikte bazı bölgesel problemlerde diyet ya da spor yetersiz kalabilmektedir.
Soğuk Lipoliz
Soğuk lipoliz işleminde amaç yağların donarak parçalanması ve vücuttan atılmasıdır. Cryo Lipo adlı cihaz ile uygulanacak bölgeye özel vakumlu başlıklar yerleştirilir. Vakumlu başlıklar bölgedeki yağları yakalar ve bu yağ kütlesini kademeli olarak belirli bir süre soğuğa maruz bırakır. -3 ila -7 derece arasında sıcaklığa maruz kalan yağlar kristalize olup parçalanır. Parçalanan yağlar da vücudumuzdan atılır. Bu şekilde bölgeseki inatçı yağlarda kurtulmuş oluruz. Kalça, göbek, bacak, kol gibi bölgelere uygulanabilmektedir.
Seans süresi ortalama 45-60 dk arasındadır. Genellikle sağlıklı herkese uygulanan bu yöntemin hamile, kalp pili olan, kolesterolünde risk taşıyan vb. kişilere yapılması tavsiye edilmemektedir.
Radyofrekans Uygulamaları
Bu yöntemde cihazdan çıkan radyo dalgaları su moleküllerini ve iyonları harekete geçirir. Bu hareketlenmeye bağlı olarak ısı artışı meydana gelir. Isı artışına bağlı olarak da yağ dokularının zarları genişler ve içinde daha çok su, oksijen girer. Hücre içine giren oksijen ve su, yağ hücrelerini eritip parçalar. Radyofrekans yağ dokularının kendi içinde erimesini sağlar. Yağlar da terleme, idrar gibi doğal yollarla atılmaktadır. Farklı ek bir uygulamaya gerek duyulmaz. Kesi, kanül kanalları, anestezi gibi uygulamalar söz konusu değildir.
Radyofrekans yönteminde uygulanan bölgede kesi, anestezi, kanül kanalları gibi uygulamalar yoktur. Selülit tedavisi, göbek, bel, kalça, bacak gibi inatçı bölgesel yağların bulunduğu bölgelerde lokal incelme sağlar. Aynı zamanda bölgede yağ yakımına bağlı sarkmaları önleyerek vücudu sıkılaştırıp toparlanmasını sağlayabilmektedir. Çünkü radyofrekansların sıkılaştırma, gençleştirme işlevi vardır.
Seans sayısı kişiye göre değişmekle birlikte ortalama 4-6 seans sürebilmektedir. Yine seans süresi de uygulanacak bölgenin genişliğine göre değişiklik gösterip ortalama 40-60 dk.’ dır.
Genel olarak sağlıklı herkese uygulanabilen radyofrekans işlemi;
- Hamilelerde,
- Kalp pili olanlarda,
- Kanser, epilepsi gibi hastalarda tavsiye edilmemektedir.
Lazer Etkisiyle Bölgesel İncelme
Lazer; istenmeyen tüyler, cilt problemlerinin tedavisinde kullanılabildiği gibi bölgesel zayıflamada da etkili sonuçlar verebilmektedir. Problemli bölgedeki yağların lazer ışınları ile parçalanması sağlanır. Parçalanan yağlar vücuttan doğal yollarla atılır. Seans sayısı ve işlem süresi kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Lazer uygulaması kişinin incelmesini sağlarken cildinin de sıkılaşmasını ve toparlanmasını sağlayabilmektedir.
Emsculpt
Son günlerde ünlüler de dahil en çok tercih edilen yöntemlerinden biridir. Kasları güçlendirip yağ yakımını desteklemeyi amaçlayan bu yöntemde Emsclupt cihaz başlığı uygulama yapılacak bölgeye yerleştirilir. Burada gönderdiği dalgalarla kasların kasılmasını sağlar. Kaslar çalıştıkça enerji ihtiyacı artar ve bu enerjiyi etrafındaki yağlardan karşılamaya başlar. Bu şekilde bölgede yağ yakımı artarken kas yapımı hızlanır.
Popo, bacak, göbek gibi bölgelere özel başlıklarıyla uygulanan bu yöntem aynı zamanda vücudun toparlanmasını ve sıkılaşmasını sağlar. Ameliyatsız popo kaldırma, karın kası oluşturmada başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Uygulama haftada 2 defa olmak üzere toplamda 4 seans olarak yapılmaktadır. Seans sayısı yine uzmanın ve kişinin tercihine kalmıştır. Ancak 4 seanstan sonra belirli bir süre kasların dinlenebilmesi ve toparlanabilmesi için ara verilmesi gerekmektedir. Uygulamanın özellikle kaslar üzerindeki etkilerini 1 yıl sonra da görebilmek mümkündür.
Saten Vücut Germe
Exilis Elite, saten vücut germe işleminde; radyofrekans ve ultrason enerjileri ile yağ dokuyu parçalanır. Bu uygulama bölgesel incelme sağlarken vücudun şekillenmesini de sağlayabilmektedir. Seans sayısı kişiye göre değişiklik gösterse de ortalama 4-6 seans yapılmaktadır. İşlem süresi ise bölgeye göre değişiklik gösterip 45-60 dk. arasında sürebilmektedir.
Bölgesel zayıflama yöntemleri; belirli bölgelerdeki yağların yok edilmesini amaçlamaktadır. Burada genel anlamda zayıflamak gibi bir amaç güdülmemektedir. Ayrıca ameliyat ya da ameliyatsız yapılan tüm işlemlerin etkililiği ve kalıcılığı kişiye bağlıdır. Çünkü fazla kaloriler vücutta yağ olarak depolanır. Özellikle karın, bacak, popo gibi bölgelerde zamanla depolanan bu yağı eritmek de zorlaşmaktadır. Bölgesel incelme yöntemleri yağların yok edilmesine yardımcı olabilmektedir. Eğer kişiler tekrar sağlıksız beslenir ve hareketsiz bir yaşam tarzı benimserse vücutta tekrar yağ depolanmaya başlayabilir. Bu sebeple hangi yöntem olursa olsun kişinin sağlıklı beslenme ve hareketli bir yaşam tarzı alışkanlığı tedavinin etkiliğini ve kalıcılığını artıracaktır.
Bununla birlikte bu yöntemler her ne kadar bölgesel incelme sağlasa da bazı durumlarda özellikle morbid obezite gibi durumlarda, aşırı yağ kütlelerinde liposuction uygulamasına ihtiyaç duyulabilmektedir. Liposuction uygulamasının ardından vücudun sıkılaşabilmesi ve toparlanabilmesi için destek tedavi olarak uygulanabilirler.
Heraderma Polikliniğinde uygulanan teknolojik yöntemler ile bölgesel incelme sağlanabilmektedir. Uzman tarafından yapılan analizler ile bu yöntemler içinden kişinin ihtiyacı olan yöntem/yöntemler seçilerek uygulama yapılmaktadır.
Yağ Nasıl Yakılır?
Fit ve estetik açıdan hoş görünen bir vücuda sahip olmak için önümüzdeki en büyük engel fazla kilolarımız. Bu fazla kilolarımızdan kurtulmak için de zayıflamaya çalışırız. Ancak buradaki en önemli nokta verdiğimiz kilolarımızı nereden verdiğimiz. Çünkü kilo vermenin temelinde vücudumuzdaki fazla yağlardan kurtulmak vardır. Ancak özellikle belirli bölgelerdeki yağlar için çok kolay olmayabilir. Bu sebeple yağ nasıl yakılır sorusu vücudumuzda sağlıklı ve etkili kilo verebilmemiz açısından önemlidir.
Yağ nasıl yakılır sorusunun cevabı için öncelikle vücudumuzda yağların işlevi, nerelerde kullanıldıkları gibi konuları bilmek gerekir. Bu şekilde daha bilinçli ve doğru bir şekilde zayıflama gerçekleşebilir.
Yağlar Vücudumuzda Ne İşe Yarar?
Vücut fonksiyonlarını sürdürebilmek için protein, karbonhidrat, yağ gibi bileşenlere ihtiyaç duymaktadır. Bu bileşenlerden yağlar vücudun enerji kaynağıdır. İhtiyacı olan enerjiyi kullanır ve fazlasını ise depolar. Vücudumuzun yağ depolama alanı ve sınırı çok fazladır. Depolanan yağlar zamanla kilo problemine yol açmaya başlar.
Karbonhidratlar da vücuda enerji verir. Yüksek karbonhidrat alımında vücut fazlasını insülin hormonu yardımıyla yağa çevirir. Yine vücut enerjisinin büyük kısmını karbonhidrattan sağlarsa yağ yakımı daha azalır. Kısacası eğer yağ yakmak isteniyorsa bu hassas dengeyi iyi bilmek gerekir.
Vücutta Yağ Yakımı Nasıl Olur?
Vücut gerek fiziksel gerekse metabolik faaliyetler için enerjiye ihtiyaç duyar. Bu enerjiyi de karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan yağlardan karşılar. Vücut ihtiyacından fazla kaloriyi adipoz dokuda(yağ hücrelerinde) trigliserit olarak depolar, ancak hemen kullanılamaz. Enerji ihtiyacı ortaya çıktığında enzimler yağı parçalayarak kan dolaşımına karışmasını sağlar. Burada yağ hücreleri değil içinde depolanan yağlar parçalanır. Hücreler yağ asitlerinin bir kısmından enerji ihtiyacını karşılar geri kalanı su ve karbondioksite dönüştürür, nefes vererek, idrar, ter gibi yollarla vücuttan atılır. Eğer tekrar fazla kalori alınırsa var olan yeniden depolanmaya başlar.
Vücut gereken enerjinin tamamını yağdan karşılamaz. Kırmızı kan hücrelerinin, beynin, sinir hücrelerinin çalışması için glikoza ihtiyacı duyar. Eğer vücuda yeteri kadar karbonhidrat alınmazsa bu ihtiyacını kaslardaki glikozdan karşılar. Bu da vücutta kas kaybında neden olur. Bu sebeple sadece aç kalarak kilo kaybında yağ değil kas kaybı da yaşanmaktadır. Ancak sağlıklı kilo vermek için kasların güçlenmesi ve korunması vücutta yağların yakılması gerekir. Bu sebeple dengeli ve doğru bir beslenme programı gerekir. Ayrıca egzersiz yapmak da kasların kullanılmasını ve kas kütlesinin artmasını sağlar.
Vücutta en hızlı yağ yakımı nasıl olur?
Vücutta yağ yakımı metabolizma ile doğru orantılıdır. Metabolizma hızlı olduğunda enerji ihtiyacı artar ve buna bağlı olarak da yağ yakımı daha fazla olur. Bu sebeple metabolizmanın hızlandırılmasında dengeli ve doğru bir şekilde beslenmek önemlidir. Bununla birlikte düzenli ve bilinçli yapılan spor ve egzersizler özellikle kardiyo yapmak metabolizmayı hızlandırır. Ancak bel, göbek, bacak, kalça gibi kurtulması zor bölgesel yağlarda bu süreç uzayabilir ya da bu yöntemler etkisiz kalabilir.
Son yıllarda teknolojinin gelişmesi ile birlikte yağların hızlı ve etkili bir şekilde yakımı mümkün olabilmektedir. Genellikle ağrısız, acısız ve ameliyatsız bir şekilde vücuttaki fazla yağlardan özellikle de bölgesel olanlardan kurtulmanızı sağlayan bu yöntemlerin en büyük avantajı direkt yağa odaklanmalarıdır. Bölgeye ses, dalga, ışık, frekans vb. göndererek sadece yağların parçalanması sağlanmaktadır. Diğer dokulara zarar vermeden gerçekleştirilen işlemler hızlı yağ yakımının gerçekleşebildiği yöntemlerdir. Ayrıca bu yöntemler kilo kaybına bağlı sarkmaları önleyip cildi toparlama ve kas oluşumunu destekleme gibi birçok fayda sağlayabilmektedir.
Metabolizmayı hızlandıran besinler, karışımlar ve egzersizler yağ yakımını hızlandırmaya yardımcı olabilmektedir.
Hızlı yağ yakmak için ne yemeli?
Bazı besinler vücudumuzdaki yağların yakımını hızlandırabilmektedir. Bu besinler genellikle düşük kalorili olup vücudun metabolizmasını çalıştıran, sindirim sistemini düzenleyen, tokluk hissi yaratan yiyecekleridir.
Yağ yakımını hızlandıran yiyecekler şunlardır:
- Lifli Gıdalar:
- Sebze ve Meyveler: Elma, narenciye türündeki meyveler vb., brokoli, mısır, karnabahar
- Baklagiller: Bezelye, nohut, kuru fasulye
- Kuruyemişler
Bunlarla birlikte arpa, çavdar gibi tahıllardan yapılmış unlu mamüller de yüksek lif içermektedir.
Kırmızı Acı Biber
Acı biberin kilo vermeyi hızlandırabildiği bilinmekte. Sebebi ise içerisindeki kapsaisin maddesi. Bu madde metabolizmayı hızlandırıp vücut ısısını artırarak daha fazla enerji harcanmasını sağlayabilmektedir. Bu da daha fazla yağ yakımı anlamına gelmektedir. Ancak mide problemleri olanların kontrollü tüketmeleri bazı durumlarda hiç tüketmemeleri tavsiye edilmektedir.
Yeşil Çay
Yeşil çayın ruhsal ve fiziksel açıdan sağlığa birçok faydası bulunmaktadır. Bunlardan biri de metabolizmayı hızlandırabilmesidir. Günlük en az 1 fincan yeşil çay daha hızlı ve kolay kilo vermenize yardımcı olabilmektedir. Yine sağlık problemi olanların kontrollü içmeleri ve gerekirse doktor tavsiyesi almaları önerilmektedir.
Su
Vücudumuzun büyük bir yüzdesinin sudan oluştuğunu düşünürsek; su bizim için yaşam kaynağı. Yaşamsal faaliyetlerimizin sağlıklı bir şekilde yerine getirilebilmesi için gün içerisinde en az 2 litre su içilmesi önerilmektedir. Bununla birlikte metabolizmanın hızlanmasını sağlayıp detoks etkisi de gösterebilmektedir. Bu miktar kilo, boy ve yaş gibi değişkenlerle kişiye özel olarak belirlenebilmektedir.
Yoğurt
İçerisinde bulunan kalsiyum ve protein metabolizmayı hızlandırıcı etkiye sahiptir. Bu sebeple yoğurt yiyen kişilerin yemeyenlere göre daha hızlı kilo verebildikleri gözlemlenmiştir.
Kahve
İçerisindeki kafein ile metabolizmayı hızlandırabilmektedir. Ayrıca iştahı baskılayıp az yemeyi sağlayabilen kahve, günde 1 fincan olacak şekilde tüketilebilir. Ancak burada kahvede krema ve şeker kullanılmaması gerekmektedir.
Bunlar dışında yumurta, zerdeçal, zencefil, limon, çeşitli çaylar ve kürler de hızlı kilo vermeye yardımcı olabilmektedir.
Yağ yakımı dolayısıyla kilo vermeyi destekleyen ve hızlandıran uygulamalar, diyet, besinler vb. birçok farklı yöntem bulunmaktadır. Ancak burada özellikle kronik hastalığı bulunana kişilerin tüm bu yöntemleri mutlaka bir doktor tavsiyesi ile uygulaması sağlık açısından önemlidir. Özellikle kulaktan dolma kür, hap, ilaç vb. kullanımı çok ciddi sağlık problemleri ortaya çıkarabilmektedir.
Bölgesel İncelme
Kilo vermek ideal bir vücuda sahip olmak için yeterli olmayabilir. Özellikle belirli bölgelerdeki inatçı yağ kütlelerinden kurtulmak zor olabilmektedir. Bölgesel incelme ile bu bölgedeki yağlardan kurtulup estetik açıdan daha hoş ve fit bir vücuda kavuşabilmek mümkün. Birçok farklı yöntemi olan bölgesel incelme ameliyatsız fazla yağlardan kurtulmayı da sağlayabilmektedir.
İdeal vücuda ulaşmanıza yardımcı bölgesel incelme ile ilgili en çok merak edilenler:
Bölgesel incelme nedir?
Vücudumuzda kilo vermemize rağmen bazı bölgelerdeki yağ kütlelerinden kurtulamayabiliriz. Örneğin ideal kilonuza yaklaşmanıza rağmen bacak ya da göbeğinizde çok az değişim olmakta ve bu bölgede hala fazlalıklarınız bulunabilmektedir. Bu durumda çeşitli egzersizler, farklı tedavi yöntemleri ile özellikle göbek, bel, bacak, basen, kalça gibi sorun yaşadığımız bölgelerin incelmesini sağlayabiliriz. Buna da bölgesel incelme denir.
Bölgesel İncelme kalıcı mı?
Bölgesel zayıflama kalıcılığı kişiye bağlıdır. Diyet, spor ya da farklı yöntemlerle bölgedeki inatçı yağlar yakıldıktan sonra, kişi hareketsiz yaşama ve sağlıksız beslenmeye devam ederse vücudu tekrar yağ depolanmaya başlar. Bu sebeple hangi yöntemle incelme olursa olsun etkisinin ve kalıcılığının devamı için egzersiz ve sağlıklı beslenmeye dikkat edilmelidir.
Bölgesel Zayıflama İçin Ne Yapmak Lazım?
Bölgesel zayıflama için öncelikle doğru bir diyet programı uygulamak ve bunu egzersizler ile desteklemek gerekir. Bölgeye özel karın, kalça, göbek, kol, bacak vb. egzersizler düzenli olarak yapılmalıdır. Ancak bu uzun zaman alabilir ve bazen de problemi bölgelerde istenilen etkiyi göstermeyebilir, yetersiz kalabilir. Daha kısa sürede sonuç almak istenildiğinde veya egzersizle sonuç alınamadığında farklı yöntemler uygulanabilmektedir. Önceki yıllarda sıklıkla ameliyat ile yağ aldırma uygulaması diğer adıyla liposuction yöntemine başvurulmaktaydı. Liposuction uygulaması cerrahi bir müdahale olup belirli bir iyileşme süresinden sonra günlük hayata dönülebilmekteydi. Ayrıca bu yöntemde; kesi izleri, ağrılı bir süreç ve ameliyattan sonra sarkmaların olması vb. durumları da dezavantajları arasındadır.
Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte yeni ameliyatsız yöntemlerde başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Vücuda belirli düzeylerde ışık, ses, titreşim, frekans vb. gönderilerek yağ hücrelerinin parçalanması ve kas hücreleri oluşumunu destekleyen bu yöntemler, kendilerine özel cihaz ile uygulanabilmektedir. Cihazın sorunlu bölgeye direkt etki edebilmesi hızlı sonuçlar alınabilmesini sağlamaktadır. Genellikle ağrısız ve acısız olarak yapılan bu uygulamaların bölgede incelmenin yanında, sıkılaşma, zayıflama ve toparlanma sağlayabilmesi de diğer önemli özelliklerinden biridir. Ayrıca selülit tedavisi içinde çok etkili sonuçlar alınabilmektedir. Selülit de özellikle kadınlarda çok sık görülen ve estetik açıdan hoş olmayan bir görüntüye neden olan problemdir. Bununla birlikte selülit sadece kilolu kadınlarda değil zayıf olanlarda da görülebilmektedir. Yapılan uygulamalar ile selülit de daha hızlı ve kolay bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Kısacası bu yöntemler ile ameliyatsız hem bölgesel incelme hem de sıkılaşma ve toparlanma sağlanarak vücut istenilen ideal şeklini alabilmektedir.
Bölgesel incelme kaç seans?
Bölgesel zayıflama yöntemleri uygulamasında; kişinin sağlık durumu, işlem yapılacak bölgenin durumu ve yöntemine göre seans sayısı değişebilmektedir. Aynı yöntem bir kişide 3 seansta sonuç verebilirken diğer kişi daha fazla seansa ihtiyaç duyabilmektedir. Burada uzman doktor gerekli analizleri yaparak kişiye uygun yöntem ve seans sayısını belirlemektedir.
Heraderma Polikliniğinde mezoterapi, lazer, radyo frekans uygulamaları, soğuk lipoliz, Emsculpt gibi birçok yöntem ile bölgesel incelme sağlanabilmektedir. Uzman tarafından yapılan analizler ile bu yöntemler içinden kişinin ihtiyacı olan yöntem/yöntemler seçilerek uygulama yapılmaktadır.
Gençlik Aşısı Ve Etkileri
Zamanın hayatımızdaki yarattığı değişimin yansımalarını en çok cildimizde görebiliriz. Gençlik dönemlerinde sağlıklı, canlı ve parlak olan cildimiz zamanın etkisiyle bu görünümünü kaybetmeye başlayabilmektir. Bununla birlikte sigara, beslenme, hastalık, güneş gibi birçok etken de bu süreci hızlandırabilmektedir. Estetik açıdan kişinin mutsuz olmasına sebep olan bu durumu artık tersine çevirmek mümkün. Gençlik dönemindeki cildimizin sağlıklı halini geri kazanmamıza yardımcı olmak için geliştirilmiş olan gençlik aşısı zamanın etkilerini azaltmayı sağlayabilmektedir.
Size daha genç ve sağlıklı bir cilt sunabilen gençlik aşısı uygulaması hakkında en çok merak edilenler:
Gençlik Aşısı Nedir?
Gençlik aşısı; ciltte yaşlanma belirtilerini ortadan kaldırmaya ve azaltmaya yardımcı olabilen bir mezoterapi uygulamasıdır. Cildimizde yaş, iç ve dış etkenlere bağlı sarkma, kırışıklık, çöküntüler meydana gelebilir. Uygulama ile cilt içten beslenerek; cildin kendisini daha hızlı yenilemesini, nemlenmesini, canlanmasını ve oluşan deformasyonların düzeltmesini sağlayabilmektedir. İşlem ameliyatsız ve hiçbir cerrahi işlem yapılmadan kısa süre içerisinde uygulanabilmektedir.
Gençlik Aşısı Cilde Nasıl Etki Etmektedir?
Uygulamada cilde enjekte edilen saf hyaluronik asit, ciltte kolajen ve elastin liflerinin oluşumunu artırmaya yardımcı olabilmektedir. Bebeklik döneminde çok fazla olan hyaluronik asit belirli bir yaştan sonra azalmaya başlar.
Hyaluronik asit;
- Cildin nemli olması,
- Dokuların onarılması,
- Elastikiyetin artması,
- Yenilenmenin hızlanması,
- Kırışıklıkların azalması gibi cilt için birçok önemli fayda sağlayabilmektedir.
Kişiye göre değişiklik gösterse de ortalama 25 yaşından sonra hyaluronik asidin azalmaya başlaması; cildin nem oranında, yenilenme hızının, sağlıklı ve canlı görünümünün azalmasına neden olabilmektedir. Gençlik aşısı ile azalan saf hyaluronik asit cilde enjekte edilerek eski sağlıklı görünümü kazanmasına yardımcı olunması amaçlanmaktadır. Cildin sıkılaşması, yenilenmesi, azalan nem oranın artması, çöküntülerin düzelmesi ve sarkmaların toplanması gibi cildi daha genç ve sağlıklı görünmesini sağlayacak etkiler bırakmaktadır.
Gençlik Aşısı Nasıl Uygulanır?
Uygulanacak olan bölgeye öncelikle anestezik kremle lokal anestezi yapılır. Ardından cilt temizlenerek uygulamaya hazır hale getirilir. Belirlenen bölgelere çok küçük iğneler ile bileşim enjekte edilir. İşlem ortalama 15-20 dk. sürer. İşlem sonrası kızarıklık, morarma gibi etkiler görülse de bunlar birkaç gün içinde kaybolur.
Gençlik Aşısının Dolgudan Farkı Nedir?
Her iki yöntemde aynı madde kullanılsa da; dolgu uygulamasında çapraz bağlar bulunmaktadır. Bu şekilde dolgunun ömrü uzatılmaktadır. Ancak bu durum gençlik aşısında yoktur ve kullanılan saf hyaluronik asit hızlıca yayılarak ciltte kitle etkisi oluşturmamaktadır. Ayrıca dolgudan farklı olarak ciltte su tutup nemlenmesini ve elastikiyetinin de artmasını sağlamaya yardımcı olabilmektedir.
Gençlik Aşısı Kimlere Uygulanabilir?
Kullanılan madde ve uygulama şekli, yöntemi genel olarak 20 yaş üstü herkes için uygulanabilir kılmaktadır.
Ancak;
- Hamileler ve emziren kadınlara,
- Aktif cilt hastalığı olanlara,
- Kanser ve bağışıklık sistemi hastalıkları olanlara tavsiye edilmemektedir. Yine herhangi bir kronik rahatsızlığı olanların da sağlık açısından doktor tavsiyesi ile yaptırması önerilmektedir.
Gençlik Aşısı Kaç Seans Uygulanır?
Gençlik aşısı kişinin cilt durumuna göre değişiklik gösterebilse de yılda ortalama 3 seans uygulanabilmektedir. İlk seanstan itibaren etkisini göstermeye başlayan uygulamanın ikinci senası 15. gün 3. seansı da 21. gün yapılabilmektedir. Yine seans sayısı ve uygulama aralıkları, cilt analiziniz yapıldıktan sonra uzman hekiminiz tarafından belirlenebilmektedir.
Gençlik aşısı hangi bölgelerde kullanılır?
Gençlik aşısı vücudun ihtiyacı olan yerlere rahatlıkla uygulanabildiği gibi genellikle yüz, göz çevresi, boyun, eller ve dekolte bölgesine uygulanmaktadır.
Gençlik Aşısı Kalıcı mıdır?
Gençlik aşısında kullanılan hyaluronik asit cildin doğal yapısında bulunana ve sentetik olmayan bir bileşendir. Bu tarz bileşenler doğal olmakla birlikte kalıcı değildir. Bu sebeple gençlik aşısı da kalıcı olmayıp ortalama 12-18 ay etkisini sürdürebilmektedir. Düzenli yaptırıldığında daha uzun etki süresi olabilmektedir.
Gençlik aşısı son derece kolay ve güvenilir bir yöntem olmakla birlikte uygun olmayan koşullarda yapıldığında son derece olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Uzman olmayan kişilerin yanlış bileşenleri cilde enjekte etmesi sonucu geri dönüşü olmayan problemler ortaya çıkabilmektedir. Bu sebeple mutlaka güvenilir bir poliklinikte yaptırmaya dikkat etmelisiniz.
Herderma Polikliniğinde gençlik aşısı uygulaması ile cildiniz içten beslenerek daha parlak, sağlıklı ve canlı görünmesi sağlanabilmektedir.
Endopeel Uygulamasının Vücudunuza Etkileri
Cildimizde zamanla yerçekimi, kilo, dış ve iç etkenlere bağlı olarak sarkma ve kırışıklıklar ortaya çıkmaktadır. Bu kırışıklıklar estetik açıdan rahatsız edici olabilmekte ve kişiyi mutsuz edebilmektedir. Günümüzde gelişen teknoloji bizlere bu belirtileri hızlı ve etkili bir şekilde ortadan kaldırmaya yardımcı olacak yöntemleri sunabilmekte. Bunlardan biri de Endopeel uygulaması. Özellikle doğal ve hızlı etkisi Endopeel uygulaması son yıllarda en çok tercih edilen yöntemlerden biridir.
Endopeel Nedir?
Endopeel; yüz ve vücut bölgesinde ileri medikal lifting etkisi oluşturmaya yarayan bir tekniktir. Öncelikle uygulamanın yapılacağı bölge belirlenir. Bölge belirlenirken bölgeye özel olarak çizim ile alanlar belirlenir. Bölgeye yağ asitlerinden hazırlanmış özel bir karışım uygulanacak bölgeye enjekte edilir. Karışım içerisinde yer fıstığından elde edilen yağ asitleri ve karbolik asit gibi hem doğal hem de kimyasal bileşenler bulunmaktadır. Bu karışım kas lifleri arasında boşluklar yaratarak kasın hızlı bir şekilde kasılmasını sağlamaktadır. Kasılma ile ciltte hacimsel sıkılaşma gerilir. Bu şekilde sarkma, kırışıklık gibi problemleri olan bölgelerde hızlı bir gerilme ve toparlanma gözlemlenebilmektedir. Enjeksiyondan sonra etkililiği artırmak için masaj yapılır ve işlem sonlandırılır. Ortalama 15-20 dk. sürmektedir.
Uygulama ameliyatsız ve cerrahi işlem yapılmadan gerçekleştirilmekte ve uygulanacak bölgeye anestezik krem ile lokal anestezi yapılmaktadır. Bu şekilde uygulama sırasında ağrı yada acı hissedilmesi önlenebilmektedir. Bölgesel sıkılaşma sağlayabilmektedir. Bir ya da birden fazla bölgeye uygulanabilmektedir.
Endopeel uygulamasını diğer lifting ve germe uygulamalarından ayıran en önemli özelliği etkisinin 10 dk-3 saat gibi kısa süre içerisinde gözlemlenebilmesidir. Ayrıca özellikle germe işlemi ameliyatsız bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Kasları felç etmeden gerilme sağlandığı için botoks uygulamalarında yaşanan mimik kaybı olmadan özellikle yüz bölgesinde doğal bir görüntü elde edilebilmektedir. Bununla birlikte kaslarda hareket kaybı olmadığı için etkisi geçtiğinde kaslar uygulamadan öncekine göre daha iyi durumda olabilmektedir.
Endopeel uygulaması;
- Kalça, karın, kas, kol, boyun, yüz gibi bölgelerde oluşan sarkmaları önlemeye,
- Alın bölgesindeki çizgileri yok etmeye,
- Göz çevresindeki kırışıklıklar, kaz ayaklarının açılmasına,
- Yüzde sıkılaşmaya,
- Ağız ve dudak çevresindeki kırışıklıkları azaltılmasına, dolgunlaşmaya,
- Bozulan çene kontürü ve yüz şeklini düzeltmeye,
- Popo kaldırma, sıkılaştırma ve karın germeye,
- Burun kaldırmaya ve varsa eğriliğin giderilmesine,
- Selülit tedavisine yardımcı olabilmektedir.
Endopeel etkisi ne zaman başlar?
Bu teknikte uygulama çok hızlı etkisini gösterebilmektedir. İşlem sonrası kişiye göre değişiklik gösterdiği için ortalama 10 dk-3 saat içerisinde etkisini göstermeye başlayabilmektir. 3 günde maksimum seviyeye ulaşıp ortalama 3 hafta içerisinde etkisini tamamen gösterebilmektedir.
Endopeel uygulaması ne kadar kalıcı?
Uygulama ortalama 8-10 ay gibi bir süre içerisinde etkisi devam edebilmektedir. Etkisinin uzun olabilmesi için ardışık uygulamalar yapılabilmektedir. İlk uygulamadan bir ay sonra ikinci uygulama yapılırsa 1,5 yıl gibi bir zaman etkisi devam edebilmektedir. Bu zaman aralığı kişiye göre değişebilmektedir. Etkisinin geçmesi ile kişi tekrar uygulamayı yaptırabilmektedir.
Endopeel sonrası nelere dikkat edilmeli?
Endopeel sonrasında uygulamanın etkililiği ve istenmeyen sonuçların ortaya çıkmaması için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır.
Bunlar:
- Alkol tüketimi,
- Sauna,
- Sıcak su, kahve ve çay gibi sıcak içecekler,
- Güneş ışığı,
- Solaryum gibi uygulamalardan işlem sonrası ortalama 15 gün uzak durulması gerekmektedir.
Bunlarla birlikte midye, bakliyat gibi yiyeceklerin yine ortalama 15 gün tüketilmemesi tavsiye edilmektedir. Ayrıca içeriğinde komedojenik (yağ içeren, gözenek tıkayan krem, losyon vb.) madde içermeyen, A,C,E gibi vitamin içeren kremler ve yüksek koruyucu kremler kullanılabilmektedir.
Kimlere Uygulanabilir?
Uygulama genel anlamda yan etkisi olmamakla birlikte ;
- Kalp kası ile ilgili problemi olanlar,
- Hamileler,
- Yer fıstığı alerjisi olanlar,
- Herpetik enfeksiyonu olanlara uygulanması tavsiye edilmemektedir.
Bunların dışında 18 yaş üstü sağlıklı kişilere uygulanabilen güvenilir bir yöntemdir. Yine kronik hastalığı olanlar doktor tavsiyesi ile uygulanması önerilmektedir.
Heraderma Polikliniğinde Endopeel uygulaması ile etkili ve güvenilir bir şekilde sarkma ve kırışıklıklarınızdan kurtulmanız sağlanabilmektedir.











