Yüzdeki Kırışıklıklar Nasıl Yok Edilir?
Yüz bölgesinde farklı nedenlerle ortaya çıkan kırışıklıklar kişilerde ciddi estetik kaygılar yaratabiliyor. Yaşın ilerlemesi en temel neden olsa da gençlerde de cilt bakımı süreçlerinin ihmali, güneş ışınlarına aşırı maruziyet ve iklim koşullarının etkileri nedeniyle ortaya çıkabilen yaşlılık belirtileri, günümüzde farklı medikal estetik uygulamalarla minimize edilebiliyor. “Yüzdeki kırışıklıklar nasıl yok edilir?” sorusuna verilecek farklı yanıtları yazımızda keşfedebilirsiniz.
Cilt bakımı süreçleri eksiksiz yerine getirilse dahi göz çevresi, dudak kenarları, kaş arası, alın, boyun ve dekolte bölgeleri zamanın izlerini taşıyabiliyor. Mimik alışkanlıkları nedeniyle oluşan göz çevresi kırışıklıkları bakışların dinamizmini etkileyebilirken dudak çevresinde meydana gelenler gülümsemelere gölge düşürebiliyor.
Doğru hasta seçimi ile günümüzde çok etkili sonuçların alınmasını sağlayabilen birçok medikal estetik uygulaması mevcut. “Yüzdeki kırışıklıklar nasıl yok edilir?” diye merak ediyorsanız, işte yanıtlar…
Dolgu Uygulamaları
Yüz şeklini iyileştirmek ve zaman içerisinde cildin kaybolan hacmini geri kazandırmak için en sık uygulanan medikal estetik uygulamaları arasında dolgu uygulaması en başlarda yer alıyor. Hyalüronik asit barındıran dolgu uygulamaları hem ince ve orta derinlikte olan kırışıklıkların görünümünü azaltıyor hem de cildin ihtiyaç duyduğu nem ile buluşmasını sağlıyor. Dolgu maddeleri çeneye, nazolabial oluk bölgelerine, elmacık kemiklerine, yanaklara, boyun çizgilerine ve burun ucu gibi spesifik uzmanlık gerektiren alanlara ince uçlu iğneler yardımıyla enjekte edilebiliyor.
Somon DNA
Somon DNA, kırışıklık tedavisi kapsamında en sık başvurulan medikal uygulamalardan biridir. Anti aging etkisiyle dikkat çeken uygulama kolajen ve elastin üretimini tetikleyerek cilt elastikiyetini artırmayı sağlayabilmektedir. İnce kırışıklıkları olanlara uygulandığında derin kırışıklıkları önleme etkisi sağlaması tedavinin en önemli artıları arasında sayılabilir. Somon DNA tedavisinin seans sayısı kişi özelinde belirlenmekle birlikte cilt analizi yapıldıktan sonra tedavinin 1-5 seans boyunca devam etmesi önerilebilmektedir.
PRP
Kişinin kendisinden alınan kanın, özel işlemlerden geçirilmesi sonucunda trombosit zengini bir serum elde edilir. Elde edilen trombosit zengini serumun yaşlanma belirtileri gözlemlenen alanlara enjekte edilmesine dayanan PRP tedavisi hem son derece güvenli hem de etkilidir. “Yüzdeki ince kırışıklıklar nasıl yok edilir?” sorusuna sıklıkla verilen yanıtlardan biri olan PRP uygulaması cildin onarılması, yeniden yapılandırılması, gençleşmesi gibi amaçlarla gerçekleştirilebilir. PRP tedavisi ile cilt altına vitamin ve mineral kokteyllerinin enjekte edildiği mezoterapi tedavisi eş zamanlı uygulanabilir. Böylece daha sağlıklı ve genç bir görünüm elde edilebilir.
Bot. Toks. Tedavisi
Bot. Toks. tedavisi ince kırışıklıklarla ve mimik çizgileri ile mücadele etmenin en efektif yöntemlerinden biridir. Enjekte edildiği cilt bölgesindeki kasların inaktive olmasını sağlayarak hem kırışıklık görünümünü azaltır hem de kırışıklıkların derinleşmesini engeller. Alın, kaz ayakları, kaş arası ve burun kenarları gibi bölgelere uygulanabilen ameliyatsız medikal estetik tedavi yalnızca alanında uzman hekimlerce uygulandığında efektif ve güvenilir nitelik taşımaktadır. Seçilmiş hastalarda botoks ve dolgu uygulamaları eş zamanlı gerçekleştirilerek maksimum etki sağlanabilmektedir.
Fraksiyonel Radyofrekans
Hava kirliliği, kullanılan kozmetik ürünler, stres ve ilerleyen yaş gibi bir dizi unsur nedeniyle ciltte meydana gelen hasarların etkileri fraksiyonel radyofrekans ile azaltılabilir. Cilt yüzeyine zarar vermeyen cildin alt katmanlarına ulaşan radyofrekans enerjisi ilk seans itibarıyla fark edilebilir sonuçlar alınmasını sağlayabilir. Fraksiyonel radyofrekans lazer tedavisi son derece etkili ameliyatsız yüz germe uygulamaları arasında yer almaktadır. Lokal anestezi altında uygulandığından seanslar sırasında hasta konforu maksimum düzeyde olur.
OxyGeneo
Cildin dış katmanındaki ölü hücrelerin temizlenmesini sağlarken cildi besleme özelliği ile çoklu fayda sunan OxyGeneo giderek popülerleşen cilt gençleştirme uygulamaları arasında yer alıyor. Genetik faktörler, yaşın ilerlemesi ve maruz kalınan çevresel unsurlar nedeniyle ciltte meydana gelen lekelenmelerin, kırışıklıkların ve ince çizgilerin giderilmesi adına yüksek etki sunan uygulama cildi arındırma, besleme ve ihtiyaç duyduğu oksijenle buluşturma gibi avantajları eş zamanlı sağlayabiliyor. Sonuç olarak daha canlı görünen, nemlenmiş, yaşlanma belirtileri hafiflemiş ve renk tonu dengelenmiş bir cilt ortaya çıkabiliyor.
Emsculpt Nasıl Yapılır?
Son yılların en gözde ameliyatsız vücut şekillendirme tedavilerinden olan Emsculpt hakkında hazırladığımız bu yazımızda “Emsculpt nasıl yapılır?”, “Emsculpt ne işe yarar?” ve “Kimler Emsculpt tedavisi için uygun adaydır?” gibi merak edilen soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.
Fit bir görünüm herkesin hayali olsa da her zaman bu hayali gerçekleştirmek kolay olmuyor. Uyum sağlanan diyet ve egzersiz programlarına rağmen bölgesel zayıflama ihtiyacı devam ediyor. Zayıflamak tek başına şekilli ve fit bir görünüm sağlamaya yetmediği için kas yapımı önem kazanıyor. Üstelik yaş ilerledikçe hedefe ulaşmak da zorlaşıyor.
İşte Emsculpt Neo uygulaması da bu noktada devreye giriyor; Emsculpt Neo teknolojisi kas yaparak yağ yakmayı sağlıyor. Uygulamanın temel etki mekanizması yüksek yoğunluklu elektromanyetik enerjidir. Ameliyatsız estetik uygulaması sırasında bu enerji kaslara ulaşır ve çoklu kasılmaları mümkün kılar.
Sahip olduğu yüksek ve yoğun etki ile kalça kaldırma ve karın kası yapma gibi sonuçların ortaya çıkmasına yol açabilen Emsculpt tedavisi ile vücut şekillendirme sağlanabilmekte, spor yapmadan karın kaslarını çalıştırmak, atletik bir popo görünümüne ulaşmak mümkün olabilmektedir.
Emsculpt Nedir?
Kas yaparken yağ yakmayı sağlayan, kas yaparak incelmeyi mümkün kılan, yağ altındaki kas kitlesini çalıştırıp vücut şekillendirme etkisi sunan cerrahi olmayan işlemdir. Bölgesel zayıflama amacıyla başvurulabilecek cerrahi işlemlere gereksinimi azaltan Emsculpt FDA onaylı bir tedavi olma özelliği taşır.
Yüksek yoğunluklu elektromanyetik enerjinin yağ tabakasının altındaki kaslara iletilmesi prensibi ile çalışan Emsculpt uygulaması spor yaparken elde edilebilecek kazanımların çok daha fazlasını spor yapmadan ve kısa sürede sunabilir. 30 dakika gibi bir sürede 20 bin mekik ya da squat çekmiş etkisini deneyimlemek de büyük bir motivasyona dönüşüyor.
Bu uygulamada kasların çalışmasına ek olarak sisteme dahil edilebilen radyofrekans enerjisi ile yağ katmanındaki ısı artırılarak yağ yakımı süreci de tetiklenebilir. Aynı zamanda cilt sıkılaşması, cilt elastikiyetinin artması gibi faydalar da deneyimlenebilir.
Emsculpt Faydaları ile Sıklıkla Tercih Ediliyor
Emsculpt tedavisi vücudun farklı alanlarına güvenle uygulanabiliyor. Kol, bacak, karın, popo gibi yağ birikiminin yoğunlaştığı ve kasların göreceli olarak zayıf olabildiği alanlarda etkili sonuçların alınabilmesini sağlayabiliyor.
“Emsculpt ne işe yarar?” sorusuna şu yanıtlar verilebiliyor:
- Kasların çalışarak büyümesini,
- Yeni kas liflerinin oluşmasını,
- Yağların yakılmasını sağlayabiliyor.
Etki mekânizması sayesinde ise elde edilebilen Emsculpt faydaları çeşitleniyor. Emsculpt tedavisi ile;
- Kas yaparken yağ yakmak mümkün olabiliyor,
- İç bacak sarkmaları azaltılabiliyor,
- Düz bir karın bölgesine sahip olunabiliyor, karın kası görünümü belirginleşebiliyor,
- Kalça ve popo kaldırma etkisi yaşanarak daha sıkı ve şekilli bir popo görünümü elde edilebiliyor,
- Fit bir görünüm oluşabiliyor.
Emsculpt Kimlere Uygulanır?
Amerika Sağlık Örgütü FDA onaylı bir cihaz kullanılarak gerçekleştirilen Emsculpt uygulaması, son derece güvenli ve sonuçları bakımından etkilidir.
- Bölgesel incelme ihtiyacı duyan,
- Kas oranını artırmayı hedefleyen,
- Yağ oranını azaltmak isteyen,
- Fit bir görünüme kavuşurken vücut şekillendirme beklentisine sahip olan kişilere Emsculpt tedavisi uygulanır.
Her zaman olduğu gibi ameliyatsız medikal estetik uygulamalarından önce de hasta değerlendirmesi son derece önemlidir. Hastanın genel sağlık durumu, gebelik ya da emzirme sürecinde olup olmadığı, sahip olunması muhtemel kronik hastalıklar değerlendirilmelidir.
Emsculpt Tedavisi Acısız ve Ağrısız Uygulanıyor
“Emsculpt nasıl yapılır?” sorusu sıklıkla merak ediliyor. Bu işlem sırasında hasta uzanıyor ve enerjinin yağ altı kas kitlesine iletilmesini sağlayan özel parçalar hedeflenen vücut bölgesine yerleştiriliyor.
Anestezi uygulamasına gerek duyulmadan gerçekleştirilen Emsculpt tedavisi sırasında hasta konforu maksimumda oluyor. Özel bir hazırlık sürecine gerek duyulmuyor.
Emsculpt seanslar dahilinde uygulanıyor, her bir seans yaklaşık 30 dakika sürüyor. Acı ya da ağrı hissedilmese de uygulama sonrası yoğun spor yapmış hissiyatına sahip olunuyor.
İlk seans itibarıyla sonuçların hissedilmesi mümkün oluyor, 4-6 seans sonrasında da belirgin bir etki elde edilebiliyor. Sonuçların kalıcılığı 1 yıl kadar devam ediyor, bu süreçte hastaların benimsedikleri yaşam alışkanlıklarının da etkisinin olduğunun unutulmaması gerekiyor.
Emtone Nedir?
Bu yazımızda selülit tedavisi dahilinde başarılı sonuçları ile dikkat çeken FDA onaylı ameliyatsız estetik uygulaması Emtone hakkında bilgi bulabilir, “Emtone nedir?”, “Emtone selülit tedavisi nasıl etki eder?” gibi çok merak edilen soruların yanıtlarını keşfedebilirsiniz.
Selülit, ergenlik sürecini tamamlayan kadınların birçoğunun ortak problemidir. Ciltte portakal kabuğu görünümü ile karakterize bu kan dolaşımı sorunu her ne kadar fazla kilo ile ilişkilendirilse de kilo sorunu olmayan kişilerde de ortaya çıkabilir. Farklı evrelerde görülebilen selülit, şiddetlendikçe portakal kabuğu görünümünü rahatsız edici seviyeye çıkarabilir.
Emtone selülit tedavisi sunduğu çoklu faydalarla giderek popüler hale gelmekte, farklı evredeki selülitler için çok başarılı sonuçlar alınmasını sağlayabilmektedir. Az sonra “Emtone nedir?” hakkında detayları aktaracağız, ancak öncesinde selülit ile ilgili ayrıntılara değinmek isteriz.
Selülit Nedir, Selülit Neden Olur?
Selülit kollarda, bacaklarda, kalça ve karın gibi farklı vücut bölgelerinin cildinde girintili çıkıntılı bir görünüme neden olabilen, zararsız bir cilt durumu olarak tanımlanabilir. Kadınlarda görülme sıklığı son derece fazladır.
Ciltte portakal kabuğu görünümünün ortaya çıkmasında; cilt altındaki yağ hücreleri içerisinde yer alan su ve yağ miktarının fazlalaşması, bu fazlalaşma sonucunda kan dolaşımının engellenmesi, bölgedeki kan dolaşımı sorunları artıkça da yağ hücrelerinin şişerek bağ dokusuna baskı yapması etkilidir.
Selülit oluşumunu tetikleyen nedenler hakkında kesin söylemlerde bulunmak çok mümkün değildir. Daha çok risk faktörlerinin selülite yol açtığı yönünde görüş birliği bulunmaktadır. Selülit risk faktörleri arasında hormonlar, genetik yatkınlıklar, kilo, yaşın ilerlemesi, hareketsiz yaşam ve kas tonu gibi değişkenler sayılabilir. Bunlara ek olarak selülitlerin kadınlarda erkeklerden daha fazla ortaya çıktığı bilinmektedir.
Selülitlerin tedavisi için her zamankinden daha sağlıklı beslenmek ve daha hareketli bir yaşam sürmek istenen etkiyi sağlamayabilir. Estetik kaygı hissedilmesine neden olan bu dolaşım probleminin tedavisinde günümüzde en etkili yöntemlerin başında Emtone tedavisi gelmektedir.
Emtone Ne Demek?
Farklı evrelerdeki selülitlerin tedavisi dahilinde FDA tarafından onaylanan ilk ve tek tedavi yöntemi, Emtone selülit tedavisidir. Monopolar radyo frekans ile şok dalga enerjisini eş zamanlı kullanan ilk ve tek sistem olma özelliği de taşıyan Emtone aynı zamanda cilt sıkılaştırma ve bölgesel zayıflama amacıyla da tercih edilebilir.
“Emtone nedir?” sorusuna daha kapsamlı bir yanıt verebilmek için tedavinin etki mekanizması hakkında da bilgi sahibi olunması önemlidir.
Tek bir cihaz kullanılarak gerçekleştirilen Emtone tedavisi ile:
- Hasar görmüş kolajen lifleri toparlanır, cilt sıkılaşır ve pürüzsüzleşir,
- Genişlemiş yağ odacıkları küçülür,
- Kolajen üretiminde %59, elastin üretiminde %64 oranında artışa yol açarak doku gençleştirici etki yaratır.
Tüm bu etkilerin ortaya çıkmasını sağlayan Emtone, iki ayrı teknolojiyi birleştirir. Radrofrekans dermisin derin katmanlarının ısıtılmasını sağlar. Dermisin derin katmanları ısındığında kolajen ve elastin üretimi tetiklenir, cilt gençleştirici ve dolaşım artırıcı etki elde edilir. Şok dalgası ile yağ hücreleri küçültülür. Selülit azaltma ve cilt sıkılaştırma kombinasyonu Emtone tedavisine özgü kazanımlardır.
Emtone Nasıl Uygulanır?
Emtone seanslar halinde uygulanan ameliyatsız bir tedavi yöntemidir. Tek bir vücut bölgesi için bir seans yaklaşık 30 dakika sürer. Seans sayısı hastanın ihtiyaçları doğrultusunda değişebilmekle birlikte genel bir söylemde bulunmak gerekirse 4 seanslık bir tedavi ile başarılı sonuçlar alınması mümkün olabilir. Anestezi uygulanmasına gerek yoktur, tedavi acısızdır.
Selülit problemi yaygın olarak karın, bacak, popo, kol, diz ve uyluk bölgelerinde görülür. Emtone selülit tedavisi tüm bu bölgelere alanında deneyimli hekimlerce güvenle uygulanabilir.
Emtone etkisi tek bir seanstan sonra dahi fark edilebilir. Optimum etki için seansların aksatılmaması gerekir. Ciltte elastikiyet artışı meydana gelip cildin sıkılaşması ve selülitlerin giderilmesi için öncelikle elastin ve kolajen uyarımı sağlanmalıdır. 2-4 hafta aralığında belirgin bir etki elde edilmesi mümkündür. Her zamanki gibi tedavi süreçlerinin etkisi kişinin yaşına, cilt yapısına, beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarına göre değişiklik gösterebilir.
Lazer Epilasyon Nasıl Yapılır?
Yaz ayları başta olmak üzere kıyafet seçimlerini özgürce yapabilmek büyük bir konfor haline geliyor. Geçici etkili epilasyon yöntemlerindense kalıcı sonuçları ile ön plana çıkan lazer epilasyon uygulamaları sundukları avantajlarla dikkat çekiyor. “Lazer epilasyon nasıl yapılır?” İşte yanıtlar…
Lazer Epilasyon Tedavisi Kişiye Özel Planlanır
Yüz ve vücut genelinde istenmeyen tüylerden kurtulmak için denenebilecek birçok farklı epilasyon yöntemi bulunuyor. Tüylerden kurtulmak için hızlı ancak geçici çözüm sunan yöntemler anı kurtarmayı sağlayabiliyor. Ancak daha kalıcı etki elde etmek ve ve tüylenme ile ilgili endişeleri ortadan kaldırmak söz konusu olduğunda, lazer epilasyon tedavi alternatifleri ön plana çıkıyor.
Lazer epilasyon uygulamaları vücudun geneline uygulanabildiği için kadınlar kadar erkekler tarafından da tercih ediliyor.
Cilt altına farklı dalga boyu ile lazer ışını gönderilmesini sağlayan lazer cihazları farklı etki mekanizmalarına sahip. Lazer epilasyon yaptırmak isteyen kişilerin ten rengi, kıl rengi, kıl yapısı gibi değişkenler doğrultusunda Alexandrite lazer, diode lazer ve Nd Yag lazer gibi cihazlar kullanılabiliyor.
Alexandrite lazer açık ten rengine ve koyu renkli kıllara sahip kişilerde en iyi sonuçları verirken daha ince tüyler ile ilgili sorun yaşayanlar, dalga boyu daha uzun olduğu için Diode lazer ile konforlu bir süreç yaşayabiliyor.
Lazer cihazları birbirinden sonuç ve etki mekanizması bakımından ayrılsa da genellikle uygulama noktasında birçok ortak unsur bulunuyor. Dolayısıyla lazer epilasyon uygulaması yaptırmak isteyenlerin “Lazer epilasyon nasıl yapılır?” sorusunun yanıtlarını genel hatlarıyla bilmesi farkındalık artırmak adına önem taşıyor.
Lazer Epilasyon Öncesi Analiz
Lazer epilasyon tedavi başlamadan öncelikle hastanın cilt rengi, cilt yapısı, kıl rengi, kıl yapısı gibi unsurların değerlendirilmesi gerekir. Böylece hastada başarılı ve etkin sonuçların alınmasını sağlayan lazer epilasyon cihazı türü belirlenebilir.
Lazer tedavisi yöntemi belirlendikten sonra hasta hazırlıklı değilse, seans randevusu ileri bir tarihe verilebilir ve o süreçte hastanın lazer tedavisi için gerekli koşullara sahip olması sağlanır. Bu noktada karşımıza yanıtlanması önemli yeni sorular çıkar:
Epilasyona Giderken Tüyler Nasıl Olmalı?
“Lazer epilasyonda kıl boyu ne kadar olmalı?” sorusunun yanıtlarının bilinmesi son derece önemlidir. Bunun temel nedeni lazer epilasyon tedavisi uygulanmadan önce tüylerin kesinlikle kökten alınmaması gereksinimidir. Lazer epilasyon öncesi kılların kökten alınmasını sağlayan cımbız, ağda ve sir gibi yöntemlere başvurulmaması gerekir. İşlemden maksimum 2 gün önce kıl köklerine zarar vermeyen jilet ya da tıraş makinesi kullanmak yeterli olacaktır. Kılların çok uzun olması tercih edilmez.
Lazer Epilasyon En Fazla Kaç Seans Sürer?
Lazer epilasyon seanslar dahilinde uygulanır. Seans sayısı kişiden kişiye; kılların yoğunluğundan yapısına, renginden köklerin sağlamlığına dek bir dizi faktör doğrultusunda değişiklik gösterebilir. Bu nedenle “lazer epilasyon için kaç seans gerekli?” sorusuna tek ve kesin bir yanıt verilmesi mümkün değildir, ancak genelleme yapılabilir. Vücut epilasyonu için 6-8 seans ile etkili sonuçlar alınabilir. İnce tüylerin hâkim olabildiği yüz bölgesinde ise ortalama 10 seans gerekebileceği ifade edilebilir.
Lazer Epilasyon Yalnızca Uzmanlar Tarafından Gerçekleştirilmelidir
Lazer epilasyon kalite standartlarını karşılayan lazer cihazları kullanılarak yalnızca alanında uzman hekimlerce gerçekleştirilmesi gereken ve tedavi sırasında güvenlik önlemlerinin alınması şart olan bir uygulama olma niteliği taşır. Lazer epilasyon sırasında cilt yüzeyine zarar verilmez, temel hedefler cihazların dalga boyu doğrultusunda da değişmekle birlikte kıl köküne ve kıl kökünü besleyen kılcal damarlara kontrollü hasar vermektir.
Uygulamayı yapan uzman da hasta da koruyucu gözlük kullanmalıdır. Acı eşiği düşükse soğuk uygulaması yapılabilir. Daha sonra epilasyon bölgesinde lazer ışınları yayan başlıklar ile atış yapılır. İşlem tamamlandıktan sonra hastalar günlük hayatlarına devam edebilirler.
Lazer epilasyon sonrası sonuç tek seans sonrası ortaya çıkmaz. Diğer seans için uygun zaman dilimi hekimlerce bildirilir. Seanslar arasında kıl köklerine zarar veren ağda gibi epilasyon yöntemlerine başvurulmaması gerekir.
Mezobotox Nedir?
Son dönemde cilt gençleştirme uygulamalarının çeşitlenmesi ile “Mezobotox nedir?” sorusu ön plana çıkıyor. Sanatçı botoksu olarak da bilinen mezobotoks daha pürüzsüz ve genç görünen bir cilde kavuşmak, gözenekleri daraltıp cildin yağ üretimini azaltmak için uygulanabilen medikal estetik uygulaması olarak tanımlanabiliyor.
Elbette dahası da var; cilt gençleştirme etkisi sunarken cildi ihtiyaç duyduğu nemle buluşturan, cildi canlandıran, derinden yüzeye iyileştiren ve ifade üzerinde değiştirici etki yaratmayan bu medikal estetik uygulaması hakkında bilinmesi gereken daha birçok önemli unsur bulunuyor.
Mezobotoks hakkında hazırladığımız bu yazımızda “Mezobotoks nedir?”, “Kimler mezobotox için uygun adaydır?” ve “Mezobotoks faydaları nelerdir?” gibi çok merak edilen soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.
Sanatçı Botoksu Nedir?
Diğer bir deyişle “Mezobotoks nedir?” sorusuna “Mezoterapi ve botoks uygulamalarının birleşimidir.” şeklinde yanıt verilebilir. Mezobotox uygulamasının kasa değil cilt altına gerçekleştirilmesi, bu tedavi prosedürünün sanatçı botoksu olarak da adlandırılmasına neden olmaktadır.
Doğrudan kaslara uygulama yapılmadığı için hem mimik hareketlerinde keskin dönüşümler yaşanmaz hem de doğal bir gençlik etkisi elde edilebilir. Tüm bu faydalara ek olarak mezobotoks tedavisi sayesinde terleme azaltılabilmekte ve genişlemiş gözenekler küçültülebilmektedir.
Peki mezobotoks uygulaması hangi durumlarda gündeme geliyor? Bu sorunun yanıtından önce geleneksel botoks uygulaması ile mezobotoks arasındaki fark ile ilgili biraz detay aktarmak istiyoruz.
Mezobotoksun Farkı Nedir?
Botox yaklaşık olarak 15 yıldır cilt gençleştirme, ince çizgi ve kırışıklık oluşumunun hafifletilmesi, mimik izlerinin belirginliğinin azaltılması gibi farklı amaçlarla uygulanan ameliyatsız estetik uygulamasıdır. Geleneksel olarak botoks tedavisi lokal anestezi altında uygulanır ve uygulama sırasında kaslar ile sinirler arasındaki bağlantının geçici olarak askıya alınmasını sağlayan botulinum toksin doğrudan kas içerisine enjekte edilir.
Mezobotoks uygulaması sırasında ise içeriğinde az miktarda, seyreltilmiş botulinum toksin ile mineral, hyaluronik asit, amino asit ve vitaminler antioksidanlar kullanılarak hazırlanan mezoterapi ürünleri doğrudan kasa değil, cildin alt katmanlarına enjekte edilir. Dolayısıyla cildin nem bakımından desteklenmesi, ciltte ışıltılı ve canlanmış bir görünüm elde edilebilmesi mümkün olabilir.
Mezobotox tedavisinin uygulama prensibi, bu tedavi prosedürünün sanatçı botoksu olarak da adlandırılmasına neden olmaktadır. Doğrudan kaslara uygulama yapılmadığı için hem mimik hareketlerinde keskin dönüşümler yaşanmaz hem de doğal bir gençlik etkisi elde edilebilir.
Cilt Gençleştirme Etkisi Sunan Tedavi: Mezobotoks
Mezobotoks uygulaması;
- Cildindeki ince kırışıklıkların ve çizgi oluşumlarının belirginliğini azaltmak,
- Cildinin nem dengesini sağlamak,
- Cildinde pürüzsüz ve ışıltılı bir görünüm elde etmek,
- Yüz bölgesindeki terleme sorununu azaltmak,
- Cildindeki aşırı sebum üretimini dengelemek isteyen kişilere güvenle uygulanabilir nitelik taşır.
Tüm bu sonuçlar alınırken doğal ifade üzerinde bir etki yaratılmaması mezobotoks uygulamasının sunduğu en belirgin avantajlardandır. Nitekim daha genç görünürken doğal görünümden uzak kalmak istemeyenlerin uygulamaya yoğun bir ilgi gösterdiği bilinmektedir.
Konforlu Uygulama, Minimal Yan Etki
Dudak çevresi, çene, şakak, yanak, alın, boyun ve dekolte bölgesi mezobotoks uygulama alanlarına örnek olarak gösterilebilir.
Uygulama sırasında hastaların acı ya da ağrı hissetmemesi için lokal anestezi etkili krem cilt bölgesine sürülür. Lokal anestezik krem etkisi ortaya çıkınca seyreltilmiş botulinum toksin içeren mezoterapi kokteylleri çok ince uçlu iğnelerle bölgeye aralıklarla enjekte edilir.
Uygulama bölgesinin genişliği doğrultusunda değişebilse de tedavi süreci yaklaşık 30 dakikada tamamlanır. 1 hafta içerisinde hastalar tedavi etkisini daha genç görünmeye başlayan bir ciltle somut olarak hissedebilir. Kalıcılık süresi de kişiden kişiye farklılaşabilir ve 3-6 ay arasında devam edebilir.
Mezobotoks uygulaması uzman hekimlerce gerçekleştirildiğinde son derece güvenlidir ve yan etki görülme olasılığı minimal düzeydedir. Enjeksiyon bölgesinde 1-3 saat sonra kendiliğinden geçmesi beklenen kızarıklıklar normaldir. Eğer minimal morluklar oluşursa birkaç gün içerisinde geçmeleri beklenir.
Somon DNA Nedir?
Son yıllarda ismini sıkça duyduğumuz Somon DNA nedir sorusu özellikle ameliyatsız yüz gençleştirme işlemi yaptırmak isteyenlerin merak ettiği bir sorudur. Cildi besleyen, diğer uygulamalarla kombine edilebilen bu yöntem cilt gençleştirme ve besleme de etkili sonuçlar verebilmektedir.
Somon DNA adından da anlaşılacağı gibi somon balığından elde edilen protein ile asit, vitamin, peptit, hyaluronik asit gibi bileşenlerin yüze uygulandığı bir aşılama yöntemidir. Somon balığının kullanılmasının en önemli nedeni DNA yapısının insanın DNA yapısıyla benzemesidir. Bu şekilde insan vücuduna da kolaylıkla uyum sağlayabilmektedir.
İşte Somon DNA yöntemi ile ilgili en çok merak edilen sorular:
Somon DNA Yüze Nasıl Uygulanır?
Somon DNA nedir sorusundan sonra en çok sorulan diğer bir soru nasıl uygulandığıdır.
Uygulama basamakları şunlardır:
- Uygulama öncesinde cilt uygun bir temizleyici ile temizlenir.
- Temizleme sonrası nemlendirilir.
- Uygulanacak bölgeye anestezik solüsyon sürülür.
- Mikroenjeksiyon olarak adlandırılan cilt altına küçük iğneler ile özel olarak hazırlanmış Somon DNA aşısı enjekte edilir.
İşlem her bölge için ortalama 20 dk sürebilmektedir.
Somon DNA Ne İşe Yarar?
Vücudumuzda yaş, hastalık, hormonlar, genetik, sigara, güneş, hastalık stres vb çevresel faktörler zamanla kolajen üretiminin azalmasına neden olur. Kolajen cildin nemli kalmasını, bağ dokunun güçlenmesini, kendini onarmasını ve sağlıklı olmasını yarayan en önemli bileşendir.
Somon DNA uygulaması içeriğindeki zengin bileşenler sayesinde;
- Kolajen üretimini tetikler ve artmasını sağlamaya, hücre yenilemesini hızlandırmaya,
- Elastin liflerini güçlendirip cildi sıkılaştırmaya,
- Sarkma problemlerine,
- Anti aging etkisiyle yaşlanmanın etkilerini yok etmeye veya azaltmaya,
- Renk farklılıklarını dengelemeye,
- Cildi dış etkenlere karşı korumaya,
- Sağlıklı ve parlak bir görünüm kazanmasına,
- Su moleküllerini tutma özelliğiyle derinlemesine nemlendirme ve nem dengesini korumaya yardımcı olabilmektedir.
Somon DNA Kaç Seans Yapılır?
Somon DNA aşısı kişiye göre değişmekle birlikte ortalama 1-3 hafta aralıklarla 2-4 seans sürebilir. Cildinizin analizi yapılarak uzmanınız tarafından size özel bir tedavi programı hazırlanması daha sağlıklı sonuçlar almanızı sağlayacaktır.
Somon DNA Kalıcı Mıdır?
Somon DNA aşısı oldukça etkili bir uygulama olmakla birlikte etkisi 6 ay – 1 yıl sürebilmektedir. Çünkü vücudumuz yaşlanma, çevresel faktörler hastalık vb. durumlardan etkilenmeye devam eder. Somon DNA aşısı bu etkenlerin etkilerini en aza indirmeye veya geciktirmeye yardımcı olabilmektedir. Özellikle yüksek su tutucu özelliği ile cildin nemli kalmasını sağlayarak dış etkenlere karşı korumaya yardımcı olmaktadır.
Bu nedenle düzenli olarak yaptırarak cilt sağlığınızı koruyabilirsiniz.
Heraderma Kliniğimizde Somon DNA aşısı ile ameliyatsız cilt gençleştirme işlemi yaparak daha genç ve sağlıklı bir cilde kavuşmanıza yardımcı oluyoruz.
Kol Sıkılaştırma Yöntemleri
Vücudumuzun her bölümü estetik görüntümüz açısından mükemmel bütünlüğü oluşturur. Kol sıkılaştırma işlemi bu bütünlüğü oluşturan kollarımızın zamana karşı deforme olması sonucu yapılan bir işlemdir. Sadece giydiğimiz kıyafetlerde daha iyi görünmemizi sağlamaz aynı zamanda psikolojik olarak da daha iyi hissetmemize yardımcı olur.
Kol Altı Sarkmaları İçin Ne Yapmalı?
Kol altı sarkmalarının tedavisi için öncelikle nedenlerine ve derecesine bakmak gerekir. Böylece doğru yöntemler uygulanabilir.
Kol altı sarkmalarının başlıca nedenleri şunlardır:
Kilo: Kilo ile birlikte vücuttaki yağ oranı artar. Kollarda da aşırı kiloya bağlı olarak yağ kütlesi artar. Kolların alt kısımları ağırlıktan dolayı aşağı doğru sarkar. Bununla birlikte kilo alıp verme de sarkmalara neden olur. Özellikle aşırı kilolu kişiler zayıfladıklarında yağ kütlesi azalsa da sarkan deri kendini toparlamakta zorlanabilir. Bu durum da kollarda sarkık bir görünüme yol açar.
Yaş: Yaşla birlikte kolajen üretimin azalmasıyla vücut elastikiyetini kaybetmeye başlar. Bu da sarkmalara yol açar. Kol sarkmaları da yaşla birlikte ortaya çıkmaktadır.
Yerçekimi: Vücudumuz doğduğumuz andan itibaren yerçekimi kuvvetinden etkilenmeye başlar. Bu etki yaş ilerledikçe daha fazla gözle görünür hale gelir. Kollarımız da yerçekimine bağlı olarak zamanla aşağı doğru sarkmaya başlar.
Kolları Sıkılaştırmak İçin Ne Yapmalı?
Kol germe ve sıkılaştırma için belirli uygulama ve yöntemler uygulanabilir.
Kol sıkılaştırma için başlıca yöntemler:
Spor ve Beslenme: Spor yapmak vücuttaki kas oranını artırır. Sağlıklı beslenme de cildin daha sağlıklı ve sıkı olmasını, ve kas için gerekli olan protein miktarını artırır. Bununla birlikte aşırı kilo alıp vermeyi de önler. Düzenli spor ve egzersiz yaparak kollardaki kas oranı artırılarak sarkma önlenebilir. Hafif düzeydeki sarkmalar da sıkılaştırılabilir. Erken dönem spora başlamak kollardaki sarkmaları da geciktirmeye yardımcı olacaktır. Ancak daha ileri düzeyde ve yaşa bağlı sarkmalar için daha profesyonel yöntemlere başvurulmaktadır.
Ameliyatsız İple Ameliyatsız Kol Germe
Cilt altına özel yapılmış içerisinde PDO-Polydioxanone maddesi olan iplikler enjeksiyon ile yerleştirilir. Bu iplikler yeterli oranda çekilerek sarkmış bölge gerilir ve ameliyatsız kol germe işlemi yapılır. İplikler vücuttaki kolajen üretiminin da artmasını sağlar. Etkisi kişiye göre değişiklik göstermekle birlikte 2-3 yıl sürebilmektedir. Kilo vermeye, yerçekimi ve yaşa bağlı kol atı sarkmaları için uygulanabilen ve başarılı sonuçlar verebilen bir uygulamadır.
Soğuk Lipoliz
Soğuk lipoliz uygulamasında vücuttaki yağ kütlesi belirli bir dereceye kadar soğutularak küçültülür. Bu şekilde vücuttan atılması da kolaylaşır. Soğuk lipoliz uygulaması ile kollardaki fazla yağlar yok edilerek kol inceltme ve daha sıkı kollara sahip olmanız sağlanabilmektedir. Spor ve kol egzersizleri ile birlikte yapıldığında çok daha başarılı sonuçlar verebilir.
Sıcak Lipoliz Uygulaması
Sıcak lipoliz uygulamasında deri altındaki yağ kütlesi belirli bir sıcaklığa kadar ısıtılır. Isınmaya bağlı olarak parçalanan yağın vücuttan atımı kolaylaşır. Yağa bağlı kol sarkmalarında etkili sonuçlar verebilen sıcak lipoliz uygulaması ile kollarda sarkmaya sebep olan yağ yok edilerek kol incelteme yapılabilir. Sporla desteklendiğinde daha sıkı kollara sahip olmanızı sağlayacaktır.
Saten Vücut Germe
BTL Elite, BTL Exilis Elite ve BTL Exilis Ultra360 cihazları ile ameliyatsız vücut germe yöntemidir. Ultrason ve radyofrekans dalgalarını aynı anda yayabilen tek sistem olan uygulamada cilt altına gönderilen dalagalar ile kolajen üretimi artırılıp bağ dokusu güçlendirilir. Tüm vücuda uygulanabilen bu yöntemde kol altı sarkmalarında etkili ve kalıcı sonuçlar alınarak ameliyatsız kol germe işlemi yapılabilmektedir.
Emcslupt
Emsculpt cihazı manyetik olarak kaslardaki sinirleri uyarır ve kasların çalışmasını sağlar. Kaslar ihtiyacı olan enerjiyi vücuttaki yağlardan alarak yağ kütlesinin azalmasını sağlar. Kol bölgesine de uygulanan bu yöntemde kaslar uyarılarak kolların daha sıkı ve şekilli bir görünüme kavuşması sağlanıp kol germe işlemi yapılabilmektedir. Ülkemizde sayılı klinikte uygulanan bu yöntem dünyaca ünlü kişilerin vücut şekillendirmede tercih ettiği yöntemlerden biridir.
Cerrahi Müdahale
Bazı durumlarda kol sarkmaları cerrahi müdahale ile toparlanabilmektedir. Aşırı kilolu kişiler zayıfladıktan sonra sarkan deri kendini yeterince toparlayamaz ve deri fazlalığı oluşur. Bu durumda fazla deri cerrahi işlem ile alınıp kol germe işlemi yapılır.
Kol Sarkması Sporla Düzelir Mi?
Spor kasların gelişimi ve şekillendirilmesi için çok büyük etkiye sahiptir. Kaslar vücudun daha sıkı görünmesini sağlarken sarkmaları da önleyebilmektedir. Kol sarkmalarında spor etkili olabilmektedir. Özel egzersiz ve hareketler ile kol sarkmalarının önüne geçilerek geciktirilebilir. Ancak aşırı olan sarkmalarda özellikle deri fazlalıklarında, yaşa bağlı sarkmalarda spor yeterli olmayıp daha profesyonel yöntemlere başvurulmaktadır.
Heraderma Kliniğimizde kol sıkılaştırma için kişiye özel yöntemler uygulanmaktadır. İhtiyacınız olan yöntem belirlenerek daha sıkı ve şekilli kollara sahip olmanıza yardımcı oluyoruz.
Temel Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?
Cildimiz bizim estetik açıdan görünümümüzü etkileyen en önemli faktördür. İç ve dış etkenlerden etkilenen cildimizin bakıma ihtiyacı vardır. Temel cilt bakımı nasıl yapılır sorusu cildimizin temel ihtiyaçlarını karşılamak açısından çok önemli bir sorudur. Çünkü sağlıklı ve pürüzsüz bir cilt bizi daha genç ve güzel gösterirken bakımsız bir cilt ise tam tersi etki yaratır.
Temel Cilt Bakımı Nedir?
Cildimiz, vücudumuzun tamamını kaplayan en büyük organımızdır. Vücudumuza gelebilecek dış etkenlere karşı koruma kalkanı görevi yapar. Bununla birlikte vücudumuzun da canlı bir parçası olduğu için iç etkenlerden de etkilenmektedir. Bu nedenle kendini onarması, yenilenmesi için düzenli bakıma ihtiyacı vardır. Temel cilt bakımı da cildin temel ihtiyaçlarının karşılandığı ve düzenli olarak yapılan cilt bakımıdır.
Cilt Bakımına Nereden Başlanır?
Temel cilt bakımı nasıl yapılır sorusunda en önemli çıkış noktası doğru sıralamadır. Cilt bakımı aşamalardan oluşur. Bu aşamalar doğru şekilde yapılmalıdır. Ancak öncelikle cildinizi tanımanız gerekir. Çünkü farklı cilt tipleri vardır ve her birinin ihtiyacı farklıdır. Bu nedenle cildinize doğru bakımı yapabilmeniz için cilt tipinizi ve cildinizin ihtiyacını bilmelisiniz. Bunu uzmanların detaylı cilt analizi yaptığı kliniklerden öğrenebilirsiniz. Böylece çok daha sağlıklı bir yol izleyebilirsiniz.
Temel cilt bakımında en önemli başlangıç adımı cilt tipine uygun ürünler seçmektir. Cilt analizini yaptırdıktan sonra uzmanının tavsiyesi veya kendiniz temel cilt bakımı yapacağınız ürünleri temin etmelisiniz.
Cilt Bakımı İçin Neler Yapılmalı?
Cilt bakımınız için aşağıdaki aşamaları sırasıyla uygulamalısınız.
1.Temizleme
Cilt bakımınızda ilk adımınız cildinizi uygun jel, krem, köpük vb. ürünler ile arındırıp temizleme aşamasıdır. Cilt tipinize uygun temizleyici ile sabah akşam olmak üzere günde iki defa cildinizi temizleyip arındırmanız önerilmektedir. Temizleme işlemi sadece makyaj yaptığınız zamanlarda değil her gün düzenli yapılmalıdır. Çünkü yağ, kir, toz gibi etkenler gözeneklerin tıkanmasına neden olur. Bu da başta akne ve sivilce olmak üzere birçok cilt problemine yol açar.
2.Eksfoliasyon (Tonik)
Cildin temizlenmesinden sonra uygulanan tonik, daha derinlemesine temizlik sağlar. Temizlenerek açılan gözeneklerden derinin daha altına nüfuz ederek yağ, kir gibi tüm kalıntıları tamamen temizler. Gözeneklerin açılması, hücre yenilenmesi için tonik aşamasını mutlaka uygulamalısınız.
3.Serum Uygulaması
Serum uygulaması, nemlendirme işleminden önce tonik aşamasından sonra yapılmalıdır. Gözenekler açık ve temiz olduğu için cilt serumu hızlı bir şekilde emer. Serum da yüksek konsantrasyonlu olduğu için emilimi de hızlıdır. Aynı zamanda cilde sürülecek nemlendiricinin de hızlı bir şekilde etki etmesini sağlar. Serumlar cilde parlaklık, canlılık verir ve yenilenmesini sağlar.
4.Nemlendirici
Cilt hem iç hem de dış etkenlerle nemini yitirir ve nem dengesi bozulur. Cildi nemlendirme ile kaybettiği nemi geri kazanmasını ve nem dengesini korumasını sağlar. Cildinize uygun kullanacağınız nemlendirici ile cildinizin nemli kalmasını sağlayarak dış etkenlere karşı koruyup elastikiyetini kaybetmesini önleyebilirsiniz. Öncesinde kullandığınız serum da nemi hapsederek gün içerisinde uzun süre cildinizin nemli kalmasını sağlayacaktır.
5. Göz Çevresi
Göz çevresi daha ince ve hassas bir yapıya sahiptir. Bu nedenle göz çevremize özel ürün kullanmak daha etkili sonuç verecektir.
6. Güneş Koruyucu
Gündüz bakımlarında güneşin etkilerinden korunmak için bakımınıza mutlaka güneş koruyucu da eklemelisiniz. Cildin yaşlanmasını hızlandıran, leke oluşumuna yol açan güneş ışınlarına karşı güçlü bir güneş koruyucu kullanmalısınız. Gün içerisinde uygulamayı tekrarlayabilirsiniz.
Bunlarla birlikte temel cilt bakımında maske ve peeling de kullanılmaktadır.
Maske: Cildin yenilenmesi, nemlendirilmesi, kırışıklık karşıtı olması gibi birçok özellikte maske bulunmaktadır. İhtiyacınıza uygun bir maske seçerek cildinizi temizledikten sonra maskenizi uygulayabilirsiniz. Haftada birkaç defa uygulayabileceğiniz maskeler daha sağlıklı bir cilde sahip olmanıza yardımcı olacaktır.
Peeling: Peeling uygulamasının Cildin ölü hücrelerden arınması, yenilenmesi, siyah nokta ve lekelerin giderilmesi gibi birçok faydası bulunmaktadır. Haftada 1-2 kez uygulayabileceğiniz peeling ile cildinizi yenileyebilirsiniz. Ancak aşırı peeling uygulaması ya da yanlış uygulamalar cilde zarar vereceğinden dikkatli uygulanmalıdır.
Temel cilt bakımı düzenli olarak yapıldığında sonuç verir. Evinizde uygulayabileceğiniz temel cilt bakımını kliniklerde de uygulatabilirsiniz. Bununla birlikte temel cilt bakımının yanında belirli periyotlarda profesyonel olarak cilt bakımı yaptırmalısınız. Medikal cilt bakımı ile cildin daha alt katmanlarına ulaşılıp farklı medikal ürünler ile daha etkili bakımlar yapılır.
Profesyonel cilt bakımı günlük uyguladığınız cilt bakımlarının da daha etkili olmasını sağlayacaktır.
Heraderma Kliniğimizde Visia Cilt Analizi ile cildinizin detaylı analizini yapıyoruz. Cildinizin tipini, problemlerini ve ihtiyaçlarını belirliyoruz. Böylece cildinize doğru ürünlerle doğru bakım yaparak en iyi sonuçları almanıza yardımcı oluyoruz. Profesyonel cilt bakımı ile de günlük bakımınıza destek oluyoruz.
Oxygeneo Nedir?
Günümüzde sağlıklı ve daha genç görünüme sahip olmak için birçok farklı uygulama bulunmaktadır. Bu uygulamalardan biri olan ve adını son yıllarda sıkça duyduğumuz oxygeneo nedir? Bu sorunun cevabı size daha temiz ve ışıltılı bir cilde sahip olmanın aşamalarını sunuyor.
Oxygeneo Nedir?
Oxygeneo; özel bir cihazla yapılan bir cilt bakımı uygulamasıdır. Oxygeneo nedir sorusuna cevap verirken uygulamanın temel mantığını anlamak gerekir. Uygulamanın temelinde cildi besleyen kan dolaşımındaki oksijen miktarını artırarak, hücrelere daha fazla oksijen gitmesi amaçlanıyor. Bu şekilde daha sağlıklı ve yenilenmiş bir cilt ortaya çıkıyor. Uygulama belirli aşamalardan oluşmaktadır. İşlem sırasında bu aşamalar sırasıyla gerçekleştirilerek cildin derinlemesine temizlenip yenilenmesi amaçlanmaktadır.
Oxygeneo uygulamasında cildin yenilenmesini sağlayan ince kırışıklıkları ortadan kaldıran, leke, anti aging leke gibi problemlerin uygun ürünler kullanılmaktadır.
Oxygeneo Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?
Oxygeneo cilt bakımı ultrason ve radyofrekans dalgaları yayan bir cihaz ile birlikte özel solüsyonların kullanıldığı bir uygulamadır. Üç temel aşamadan oluşur. Aynı zamanda her aşama ile cilt bir sonraki adıma hazırlanır. Uygulama öncesinde cilt, cilt tipine uygun temizleyiciler ile temizlenerek işleme hazır hale getirilir.
Oxygeneo cilt bakım aşamaları şunlardır:
Aşama Oksijenleme
Cildin ölü hücrelerden arındırılması ve oksijenlenmesinin sağlandığı bu aşama medikal eksfoliasyon basamağıdır. Cildin üst kısmı cihazın başlığında Capsugen tableti kullanılarak nazikçe soyulur. Bu tablet efervesan tablete benzeyip, karbonat ve sitrik asit karışımından oluşmaktadır. Cilde öncelikle özel bir jel sürülür. Ardından cihaz başlığındaki kapsül ile cilt yüzeyi arındırılır. Kapsül ve ciltteki jel birleştiğinde cilt yüzeyinde kabarcıklar meydana gelir ve ile karbondioksit miktarı artar. Bu artışla oksijen bakımından zengin kan bu bölgeye doğru yoğunlaşır. Oksijen, hücreleri besler, canlandırır.
Bu basamakta cilt derinlemesine temizlenip aynı zamanda beslenir ve diğer basamaklara hazırlanır.
Aşama Radyofrekans Aşaması
Radyofrekans aşamasında belirli bir dereceye kadar ısıtılan cilde, kontrollü olarak hasar verilir. Bu hasar sonucu cilt kendini yenilemeye ve onarmaya çalışır ve kolajen üretimi artar. Böylece bağ dokusunun kuvvetlenmesine, cildin yenilenmesine, kırışıklık görünümlerinin azalmasına, sarkmaları toparlamaya yardımcı olabilmektedir.
Aşama Ultrason
Ultrasonik ses dalgaları cilde uygulanan losyonların daha derine etki etmesini sağlayabilmektedir. Ayrıca yapılan bakımın da etkisini artırmaktadır.
Oxygeneo uygulamasında neorevive ve neobright olmak üzere iki ayrı türü bulunmaktadır. İşlem öncesi cilt analizi yapılarak hangi tür uygulama yapılacağına ve hangi ürünler kullanılacağına karar verilir.
Neorevive: Hassas ve kuru ciltler için uygulanmaktadır. Gençleştirme ve yaşlanma belirtilerini azaltmaya, cildi yaşlanma etkilerinden korumaya yardımcı olmaktadır.
Neobright: Yağlı ve lekeli ciltler için uygulanmaktadır. Bu uygulama cildi aydınlatmaya, besleyerek gençleştirmeye yardımcı olmaktadır.
OxyGeneo Kaç Seans?
Oxygeneo uygulamasının seansları kişiye göre değişiklik gösterebilmekle birlikte ortalama 4-6 seans sürebilmektedir. Seans araları ortalama 15 gün olup işlem yaklaşık 45 dk. sürebilmektedir. Tedavi için seans sayısına karar vermeden önce uzmanınız cilt analizi yaparak tedavi sürecine karar verecektir.
Oksiterapi Nedir?
Oksiterapi (oksijen terapisi) cilde dışarıdan oksijen verilmesi işlemidir. Oksiterapi uygulamasında cildin kendini yenileyebilmek için ihtiyaç duyduğu oksijen, derin dokulara, kılcal damarlara kadar iletilir. Oksijen vücudumuzda dokuların yenilenmesi, onarılmasını sağlar. Oksiterapi ile medikal cilt bakımı, akne tedavileri, yaşlanma belirtilerinin ortadan kaldırılması, leke tedavileri yapılabilmektedir.
Heraderma Kliniğimizde cildinizin analizi yapılarak size uygun oxygeneo uygulaması ile cildinizin derinlemesine temizlenmesine ve gençleşmesine yardımcı olmaktayız.
Altın İğne Uygulaması İzmir
Ameliyatsız cilt gençleştirme uygulamaları dünyada yoğun ilgi görmektedir. Başta büyük şehirler olmak üzere ülkemizde de çok fazla talep gören bu uygulamalardan altın iğne uygulaması İzmir bu anlamda öne çıkan illerimizden biridir. Deneyimli ve uzman doktorların başarılı ve etkili sonuçlar veren ameliyatsız yüz gençleştirme işlemleri yapması bunun en önemli nedenleri arasındadır.
Altın İğne Uygulaması Nedir?
Altın iğne uygulaması cilt altına radyo frekans dalgalarının gönderilmesine dayanır. Bu enerji dalgaları cilt altında hedeflenen sorunlu bölgelere kontrollü olarak hasar verir. Bu da hasar gören cildin kendini yenilemesi ve onarmasını tetikler. Böylece cildin gergin, sıkı görünmesini, yenilenmesini, nemlenmesini sağlayan kolajen üretimi artar. Deforme olmuş cilt yerine sağlıklı bir cilt tabakası gelir. Uygulamada altın iğne kullanılmasının nedeni enerji kaybını önlemek ve cilt yüzeyini korumaktır. Bu şekilde işlem sırasında cilt altında hedeflenen alana işlem yapılarak cilt yüzeyine ve sağlıklı dokulara zarar verilmez.
Altın İğne Nelere İyi Gelir?
Altın iğne tedavisi ameliyatsız cilt gençleştirme yöntemlerinden biri olup daha sağlıklı ve gergin bir cilde sahip olmanıza yardımcı olabilmektedir.
Altın iğne tedavisinin cilde sağladığı başlıca faydaları şunlardır:
- Cildin sıkılaşmasına,
- İnce çizgiler ve kırışıklıkları azaltmaya ya da tamamen ortadan kaldırmaya,
- Cilt yenileme,
- Canlı ve parlak görünmesine,
- Gözeneklerin sıkılaştırılması, sarkmaların toparlanmasına,
Gençleşmesine, - Leke tedavisi yaparak cilt lekelerinin giderilmesine,
- Sivilce akne, hastalık vb. durumlarda ortaya çıkan yara izleri, çukur gibi problemlerin giderilmesine yardımcı olabilmektedir.
Altın İğne Tedavisi Kalıcı Mı?
Altın iğne tedavisi etkili sonuçlar verebilen bir uygulamadır. Ancak cilt doğal sürecinde yaşlanmaya ve iç-dış etkenlerden etkilenmeye devam ettiği için tekrarlanması gereken bir uygulamadır. Tekrarlanma sayısı ve süresi kişinin yaşına, yaşam alışkanlıklarına, cildin yaptığı bakıma göre değişebilmektedir. Ancak genel olarak kalıcı ve gözle görülür sonuçlar verebilmektedir.
Uygulamada tek seans tedavi için yetebileceği gibi seans sayıları kişiye göre ve yaşanan probleme göre değişiklik gösterebilmektedir. İlk seanstan sonra ikinci seans genellikle 2 ay sonra yapılmaktadır. Bu sürede işlem sonrası iyileşme ve cildin kendini onarması için önemlidir. Sonraki seanslar 3 ila 6 ay arayla yapılabilmektedir. En doğru tedavi programına uzmanınız karar verecektir.
Altın İğne Acıtıyor Mu?
Altın iğne tedavisi öncesinde uygulanacak bölge lokal anestezi krem ile uyuşturulur. Bu şekilde kişi daha az acı hisseder. Hissedilen acı kişinin acı eşiğine göre değişir.
Altın İğne Zararlı Mı?
Altın iğne cerrahi işlem uygulanmadan gerçekleştirilmektedir. Bununla birlikte güvenilir ve cildin yenilenmesi için oldukça yararlıdır. Uygulama sonrasında hafif kızarıklık görülebilir. Bu da çok kısa süreli olup geçici bir durumdur. Ancak uzman olmayan kişiler ve uygun olmayan koşullarda yapıldığında telafisi olmayan zararlar verebilir.
Bu nedenle uzman ve deneyimli kişiler tarafından uygun koşullarda yapılması önemlidir.
Heraderma Kliniğini altın iğne uygulaması İzmir genelinde ve farklı şehir hatta ülkelerden kişiler tarafından tercih edilmektedir. Uzman ekibimiz ile altın iğne uygulaması ile daha genç ve sağlıklı bir cilde kavuşmanıza destek oluyoruz.











