Gözenek Tedavisinde Profesyonel Çözümler
Gözenek Tedavisinde Profesyonel Çözümler
Sağlıklı cilt güzel ve genç bir görünümün en önemli şartıdır. Herkes pürüzsüz, sıkı ve ışıl ışıl bir cilde sahip olmayı ister ama yaş, genetik nedenler veya çevresel faktörler nedeniyle cildimiz zaman içinde bozulabilir. Gözenek problemi de en sık rastlanan cilt şikayetlerinden bir tanesidir.
Büyümüş ve belirginleşmiş gözenekler hem cildin pürüzlü görünmesine neden olur hem de cilt altındaki sıvının yüzeye çıkmasına ve aşırı yağlanmaya yol açar.
Günümüzde bu sorunun çözümünde birden fazla yöntemle gözenek tedavisi gerçekleştirilmektedir. Kişinin cilt yapısı ve ihtiyaçlarına göre uzmanlar tarafından belirlenen özel tedavilerle gözeneklerin küçültülmesi ve cildin sıkılaştırılması mümkün olmaktadır.
Gözenek tedavisi nedir?
Gözenekler cilt yüzeyindeki küçük nokta şeklindeki deliklerdir. Bu delikler ölü deri hücreleri ile yağ ve ter gibi sıvıların ciltten atılmasını sağlayan kanallardır. Gözeneklerin temel işlevi sebumu cildin yüzeyine taşımaktır. Sebum cildi dış etkenlere karşı korurken zararlı bakterilerin yerleşmesine engel olur. Gözeneklerin normalden daha büyük ve geniş olması cildin yağ dengesinin bozulmasına yol açabilmektedir. Her yaşta görülebilen bu problem genellikle yüzde; alın, burun, yanak ve çene bölgesinde ortaya çıkar.
Gözeneklerin genişlemesinin çok çeşitli nedenleri olabilir. Bu nedenler şöyledir:
- Genetik faktörler
- Aşırı yağlı ciltyapısı
- Yaşlanma
- Güneşmaruziyeti
- Çevre kirliliği
- Cilt hijyenine dikkat etmemek
- Aşırı terleme
- Hormonal değişimler ve bozukluklar
Gözenek tedavisinde kullanılan yöntemler nelerdir?
Gözenek sıkılaştırma tedavisi profesyonel bir şekilde ele alınmalı ve kişiye özel tedavi uygulanmalıdır. Geniş ve büyük gözeneklerin tedavisi ameliyatsız estetik uygulamalar ile başarılı bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir.
Gözenek sıkılaştırma tedavisinde en yaygın tercih edilen yöntemler şöyle sıralanabilir:
- Kimyasal peeling
- Karbon peeling
- HydraFacial Cilt Bakımı
- Mikrodermabrazyon
- Dermaroller
- Lazer tedavisi
- Radyofrekans tedavisi
Profesyonel gözenek tedavisi yöntemlerinin yanında kişinin evde doğru bir cilt bakımı rutini uygulaması da önemlidir. Yüz temizliği ölü hücrelerin ciltten uzaklaştırılmasını sağlar. Gözenekleri sıkılaştırmaya yardımcı tonikler ve nemlendiriciler de kullanılabilir. Gözenekleri küçültmek ve pH dengesi için limon suyu veya elma sirkesi ya da salatalık dilimi gibi doğal ürünlerden de fayda sağlanabilir.
Gözenek tedavisi nasıl yapılır?
Herkesin cilt yapısı, yaşı ve gözeneklerinin durumu farklıdır. Dolayısıyla da gözenek tedavisi kişiye özel planlanmalıdır. Medikal gözenek tedavisi seçilen yönteme göre farklı şekillerde uygulanır.
- Kimyasalpeeling: Ölü deri hücreleri alfa hidroksi asitler (AHA’lar), beta hidroksi asitler (BHA’lar) veya trichloroacetic acid (TCA) gibi bileşenleri içeren özel bir kimyasal solüsyonla cilt yüzeyinden temizlenir. Cildin üst yüzeyi kontrollü bir şekilde soyularak yenilenir. Kimyasal peeling gözeneklerin küçültülmesinin yanı sıra ince çizgilerin, lekelerin ve sivilcelerin de giderilmesine yardımcı olur.
- Karbon Peeling: Gözeneklerin küçültülmesi, akne ve leke şikayetlerinde kullanılan bir yöntemdir. Cilde karbonbazlı solüsyon sürülür ve ardından lazer ışığı uygulanır. Cilt ölü hücrelerden ve kirden arındırılır. Cilt sıkılaştırma ve yenileme sağlanır.
- Lazer tedavisi: Lazertedavisi gözeneklerin daraltılıp küçültülmesinde, akne izlerinin yok edilmesinde, kılcal damar sorununda, cilt lekelerinin azaltılmasında, cilt yenileme ve gençleştirme alanında kullanılır. Fraksiyonel lazer ile lazer ışınları cildin farklı derinliklerine ulaşır ve uygulandığı bölgede cildi yeniler, dokusunu yeniden yapılandırır ve onarır.
- Mikrodermabrazyon: Bu işlemde cilt yüzeyine küçük kristaller veya elmas uçlu bir cihaz kullanılarak aşındırıcı bir malzeme uygulanır. Bu malzeme, cildin üst tabakasını nazikçe soyar. Cilt yenilenir, sıkılaşır ve gözenekler küçültülür.
- Dermaroller: Üzerinde küçük, ince iğneler bulunan silindir şeklindeki dermaroller cihazı cilt üzerinde gezdirilerek mikrodelikler açılır ve cildin kendini yenileme süreci uyarılır. Dermaroller, kolajen üretimini de tetikler.
- Fraksiyonel radyofrekans: Altın iğne fraksiyonel radyofrekans (RF) tedavisi, cilt yenileme ve gençleştirmeile çeşitli cilt problemlerinin tedavisi için kullanılan ileri bir estetik işlemdir. Bu uygulama ile cildin alt tabakalarına mikro iğne aracılığıyla kontrollü radyofrekans enerjisi gönderilerek ciltteki kolajen üretimi teşvik edilir ve cilt yapısı iyileştirilir.
- HydraFacial: Cildi derinlemesine temizleyen, ölü hücrelerden arındıran, cildi yenileyen ve nemlendiren, çok aşamalı bir cilt bakım HydraFacial cilt bakımı temizleme ve eksfoliasyon, asit peeling, vakumla gözenek temizliği, nemuygulaması ve cildi koruyucu antioksidanların tatbiki adımlarından oluşur.
Kişiye özel ameliyatsız gözenek tedavileri sayesinde daha pürüzsüz bir görünüm elde etmek ve sağlıklı bir cilde kavuşmak mümkün olmaktadır.
Gözenek tedavisi kimlere uygulanır?
Ergenlikte, gençlerde veya 40 yaş üstü kişilerde gözenek problemine yaygın rastlanır. Gözenek tedavisi genişlemiş gözeneklerden yakınan herkese uygulanabilir.
Yaşlanma nedeniyle gözenek problemi yaşayanlar,
Cildi aşırı yağlı olan kişiler,
Güneş hasarı ve buna bağlı gözenek sorunu olanlar,
Genetik yatkınlığı olanlar,
Akne problemi ile birlikte genişlemiş ve büyümüş gözeneklerden şikayet edenler medikal kozmetik tedavilerden faydalanabilir.
Cilt Analizi İle Cilt Sağlığınızı Keşfedin
Her kişinin cilt tipi, yapısı, cildinin ihtiyaçları ve problemleri farklıdır. Cilt analizi herhangi bir uygulama öncesinde kişinin cildi ile ilgili gerekli verilerin elde edilmesini sağlayan basit bir testtir.
Cilt sağlığının korunması açısından bu test son derece önemlidir.
Cilt analizi kişinin daha sağlıklı ve güzel bir görünüme sahip olması için en doğru tedavi yöntemlerinin hangileri olduğunun belirlenmesini sağlar. Bu sayede cilt problemlerinin kişiye özel, etkin tedavisi mümkün olabilmektedir.
Cilt analizi nedir?
Cilt sağlığı ve güzelliği ile ilgili en önemli adımlardan biri de cilt analizidir. Cildin tüm özelliklerinin ve problemlerinin tespit edilmesini sağlayan bu analiz sayesinde doğru tanı ve tedavi yönteminin uygulanması mümkün olmaktadır.
Cilt analizi; kişinin cilt yapısı, yağ ve nem düzeyi, gözeneklerinin boyutu, sivilce ve akne yatkınlığı, kırışıklık ve sarkma gibi yaşlanma etkilerinin seviyesi, cilt hassasiyeti, güneş lekeleri ve cilt tonu gibi birçok özelliği ortaya koyan değerlendirme testidir.
Cilt analizinin sonuçları doğrultusunda, kişinin cilt problemlerini çözmek; istek ve ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için en doğru tedavi ve cilt bakımı uygulamaları belirlenir. Kişiye özel tedavi yöntemleri sayesinde de başarılı sonuçlar alınabilmekte; cilt sağlığı geliştirilerek korunmaktadır.
Öte yandan cilt sağlığının geliştirilmesinde beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıkları da etkilidir.
Vücut için gerekli vitamin, mineral ve asitlerin alınmasını sağlayacak şekilde beslenmek cilt sağlığı açsısından önemlidir. Yetersiz sıvı tüketimi hyalüronik asit üretiminin azalmasına yol açar; bu da nem kaybı ve erken cilt yaşlanması anlamına gelebilir. Alkol ve sigara da cilt yaşlanmasının en önemli nedenlerindendir.
Cilt analizi nasıl yapılır?
Cilt analizi, uzmanlar tarafından hem hasta ile yapılan görüşme sonunda elde edilen bilgileri hem de bilgisayar ve çeşitli cihazlarla gerçekleştirilen testleri kapsar.
- Cilt analizinin ilk adımında hastadan cilt bakım rutini, cildi ile ilgili şikayetleri, cildi etkileyebilecek hastalıkları, beslenme ve yaşam tarzı alışkanları, tedavi ve uygulamalardan beklentileri hakkında bilgiler alınır.
- Daha sonra cilt temizlenir ve ardından bilgisayar, 3D cihazlar, büyüteç lambaları ve çeşitli ekipmanlar yardımıyla cildin yüzeyi, alt dokusu, kalınlığı, yağve nem düzeyi, yaşlanma seviyesi, güneş hasarı gibi özellikleri detaylı olarak incelenir.
- Cilt analizi sonucunda kişiye özel, en doğru tedavi yöntemleri belirlenir. Bu test ayrıca henüz gözle görülmeyen çeşitli sorunların erken evrede tedavi edilmesine de yardımcı olur.
Cilt tipleri nelerdir?
Kuru cilt, karma cilt, yağlı cilt ve hassas cilt olmak üzere dört ana cilt tipi bulunmaktadır. Cilt tipi; cildin ihtiyaçları, bakım rutini ve problemleri açısından da belirleyici olmaktadır.
Kuru cilt nem ihtiyacı çok olan cilt tipidir. Genellikle gergin bir cilt yapısı söz konusudur. Kuru cilt tipinde komedon gibi problemler olmaz.
Yağlı cilt ise akne, siyah nokta ve komedona meyillidir. Yağ seviyesi nedeniyle cilt parlaktır, gözeneklidir.
Karma cilt tipinde T bölgesi yağlıdır, geri kalan bölgeler ise kuru cilt özelliğine sahiptir. Karma cilt en yaygın rastlanılan cilt tipi olarak bilinmektedir.
Hassas cilt ise alerjik yapılı ciltler için kullanılan bir ifadedir. Güneş, hava kirliliği, duman, toz gibi alerjenler nedeniyle cilt tahriş olabilir, kızarıklık gibi problemler görülebilir.
Cilt analizi kimlere yapılır?
Cilt analizi isteyen herkese yapılabilir.
- Daha güzel ve genç bir cilde kavuşmak isteyenler,
- Akne, komedon, gözenekve leke gibi çeşitli cilt problemlerinden şikayetçi olanlar,
- Yaşlanma karşıtı uygulama yaptırmak isteyen kişiler,
- Cildini daha iyi tanımak ve cilt bakımını geliştirmek isteyenler cilt analizinden faydalanabilir.
Cilt analizinin faydaları nelerdir?
- Cilt analizi kişiye özel tedavi planlanmasını sağlar. Kişiselleştirilmiş tedavi ve yöntemler sayesinde daha etkin sonuçlar alınabilir.
- Kişinin cildini tanımasını sağlar. En uygun cilt bakımı rutininin ve doğru cilt ürünlerinin belirlenmesine yardımcı olur. Yanlış bakım uygulamaları cilde yarardan çok zarar getirebilir. Örneğin yanlış peelingcilt yüzeyini tahriş edebilir; yanlış kremler sivilceye yol açabilir. Doğru bakım yöntemi ve ürünleri ise cilt kalitesini destekler.
- Cilt problemlerinin erken evrede tespit edilmesini ve henüz başlangıç aşamasında tedavi edilebilmesini sağlar.
- Cilt sağlığının korunmasına ve cilt kalitesinin artırılmasına yardım eder.
Medikal Estetikte En Yeni Uygulamalar
Cildimiz yaşlanma başta olmak üzere genetik faktörler, çevresel etkiler, yaşam tarzı gibi etkenler nedeniyle zamanla eski güzelliğini yitirebilmekte; deformasyona uğrayabilmektedir. Günümüzde medikal estetik veya plastik cerrahi yöntemleri sayesinde artık isteyen herkes daha genç, daha güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olabilmektedir.
Medikal estetik veya diğer adıyla ameliyatsız estetik uygulamaları bıçak altına yatmayı gerektirmediği için birçok kişi tarafından tercih edilmektedir. Yüz gençleştirmeden akne ve leke tedavisine, cilt bakımından vücut şekillendirmeye kadar birçok prosedürü içeren medikal estetik sürekli gelişen bir alandır. Bu alandaki yeni uygulamalar, yeni teknolojiler ve içerikler sayesinde daha etkili, hızlı ve doğal sonuçlar alınması da mümkün olabilmektedir.
Medikal estetik nedir?
Medikal estetik, tıbbi yöntemler ile kişinin fiziksel görünümünü ve cilt kalitesini iyileştirmek için uygulanan, cerrahi olmayan işlemlerin tamamına verilen isimdir. Ameliyatsız estetik olarak da adlandırılan bu uygulamalar bütünü ile her yaştan kişinin daha genç, daha güzel ve daha sağlıklı bir cilde kavuşması amaçlanmaktadır.
Bu amaç doğrultusunda dermatologlar veya medikal estetik uygulayabilen hekimler tarafından hastanın cilt yapısı, problemleri ve ihtiyaçları doğrultusunda kişiye özel tedavi planlanmaktadır.
Medikal estetik yaşlanma karşıtı işlemlerden elmacık kemiği dolgusuna, saç dökülmesi tedavisinden bölgesel zayıflamaya, selülit tedavisinden dudak dolgusu enjeksiyonuna kadar çok geniş bir uygulama alanını kapsar.
Medikal estetik uygulamaları nelerdir?
En yaygın medikal estetik uygulamaları şu şekilde sıralanabilir:
Dolgu uygulamaları: En çok tercih edilen medikal estetik işlemlerden biridir. Kırışıklıkların görünümünü azaltmak, cilde kaybettiği hacmi geri kazandırmak, yüz konturunu belirginleştirmek için hyaluronik asit başta olmak üzere kalsiyum hidroksiapatit, poli-L-laktik asit gibi malzemelerin cilde enjekte edilmesiyle yapılır.
- Dudak dolgusu
- Yüz dolgusu
- Göz altı ışık dolgusu
- Skar dolgusu
- Elmacık kemiğive yanak dolgusu
- Çene dolgusu
- Alın dolgusu gibi farklı kullanım alanları mevcuttur.
İp Askı Yüz Germe: Ameliyatsız yüz germe olarak da adlandırılan ip askı işlemi kırışıklık ve sarkma tedavisi kapsamında uygulanmaktadır. Biyouyumlu medikal iplerin cilt altına yerleştirilmesini kapsar. Bu ipler lifting etkisi ile yüzü yukarı kaldırır, cildin daha gergin ve pürüzsüz görünmesini sağlar.
Ameliyatsız burun estetiği: Burun dolgusu olarak da adlandırılan ameliyatsız burun estetiği ile burun şeklinin bir miktar iyileştirilmesi ve burun ucunun kaldırılması sağlanır. Dolgu maddesi, burnun belli noktalarına enjekte edilerek istenilen görüntü elde edilir.
Mezoterapi: Mezoterapi vitamin, mineral, aminoasit gibi cilde faydalı maddelerden oluşan karışımların cilt altına enjekte edilmesi işlemidir. Cildin kendini yenilemesini, onarmasını ve canlılık kazanmasını sağlar. Yüz mezoterapisi tercih edilen bir anti aging yöntemidir. Bunun yanı sıra saç dökülmesi ve incelmesi problemleri için de saç mezoterapisi uygulanmaktadır.
Lazer ve diğer enerji tedavileri: Lazer tedavileri ile IPL (intense pulsed light), radyofrekans gibi yöntemlerle cildin yenilenmesi, cilt tonunun iyileştirilmesi, leke görünümünün azaltılması ve cildin sıkılaştırılması mümkün olmaktadır.
Cilt bakımı: Ciltte akne ve sivilce başta olmak üzere lekeler, çukurlar, izler veya ince kırışıklıklar ve çeşitli bozuklukların tedavi edilmesi; cilt görünümünün iyileştirilmesi için uygulanır. Klasik cilt bakımı işleminin yanı sıra cilt problemlerine göre Dermapen, Hydrafacial, Kimyasal Peeling gibi birçok farklı uygulama bulunmaktadır.
Vücut şekillendirme: Vücutta belli bölgelerde yağ birikimini tedavi etmek için kullanılan işlemleri kapsar. Karın, kol, bacak, gıdı gibi birçok bölgede ileri teknolojiye sahip cihazlarla incelme sağlanır. Vücut şekillendirme sayesinde sadece yağ yakımı değil kas aktivasyonu, cilt tonunun düzeltilmesi ve selülit tedavisi de sağlanmaktadır. Emsculpt, Lazer, Lenf Drenaj, Soğuk Lipoliz, AWT gibi işlemler uygulanmaktadır.
Biyolojik Serum Uygulaması: Platelet Rich Plasma (Trombositten Zengin Plaz.ma) anlamına gelen bu tedavide kişiden alınan kan belli bir işlemden geçirilerek plazma ayrıştırılır; daha sonra büyüme faktörleri içeren plazma sorunlu bölgelere geri enjekte edilir. Yüz gençleştirme ile saç dökülmesi tedavisi, leke tedavisi gibi alanlarda kullanılır.
Kök. Hüc. Tedavisi: Kişiden alınan kan özel bir işlemden geçirilerek elde edilen kök hücreler kişiye geri enjekte edilir. Özellikle yaşlanma karşıtı etkisi ile bilinen kök. hüc. tedavisi farklı cilt problemlerinin de iyileştirilmesinde kullanılmaktadır.
Gençlik Aşısı: Somon DNA olarak da adlandırılan bu işlem cilt gençleştirme amaçlı uygulanır. Somon balığından elde edilen hyalüronik asit ve polinükleotidlerin cilde enjekte edildiği bu yöntem ile ciltte sıkılaşma sağlanır; cilt daha parlak ve nemli bir yapıya kavuşur. Kırışıklık görünümünü azaltan gençlik aşısı tedavisi akne ve yara izi gibi problemler için de kullanılabilir.
Bot. Toks. Tedavisi: Kırışıklıkların yok edilmesini sağlayan bu yöntemde Bot. Toks. içeriği kasları geçici olarak felce uğratır. Bu sayede kırışıklıklar hızlı bir şekilde azaltılır. Yüzde özellikle alın, kaş arası, kazayakları ve çene bölgelerine uygulanmaktadır. Bu tedavi aynı zamanda diş sıkma, aşırı terleme ve baş ağrısı gibi şikayetler için de kullanılmaktadır.
Medikal estetiğin avantajları nelerdir?
Medikal estetiğin birçok kişi tarafından tercih edilmesini sağlayan avantajları şöyledir:
- Cerrahi müdahale içermez. İşlemler hasta açısından daha konforludur, daha az sağlıkriski içerir ve daha hızlı iyileşme sağlanır.
- Hızlı sonuçlar alınabilir. Birçok medikal estetik işlem kısa sürede etki eder.
- Günümüzde medikal estetik işlemlerle çok daha doğal bir görünüm elde edilebilmektedir.
- Hızlı ve konforlu işlemler sonrasında hastaların özgüveni de artabilmektedir.
- Geniş bir yaşgrubuna hitap eder.
Selülit Tedavisinde Yeni Teknolojiler
Selülit kadınların en yaygın cilt şikayetlerinden biri tanesidir. Ciltte portakal kabuğunu andıran pütürlü bir görünüme; yumru ve çukurlar oluşmasına neden olan selülit her 100 kadından yaklaşık 80-90’ını etkileyen bir durumdur.
Sağlık riski yaratmayan selülit özellikle estetik anlamda kadınları rahatsız etmektedir. Vücuttaki fazla yağ hücresi miktarı, ilerleyen yaş, sağlıksız yaşam alışkanlıkları, yanlış diyet uygulamaları, hormonal problemler, kilo ve genetik faktörler selülit oluşumuna neden olabilen etkenlerdir.
Bu cilt probleminin çözümünde medikal estetik veya cerrahi yöntemler kullanılabilmektedir. Son yıllarda yeni teknolojilerle donatılmış cihazlar yardımıyla gerçekleştirilen ameliyatsız uygulamalar selülit görünümünü iyileştirmede son derece etkili olmaktadır.
Selülit tedavisinin sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz ile desteklenmesi de daha etkili sonuçların alınmasına yardımcı olabilir.
Selülit nedir?
Selülit denildiğinde çoğu insanın aklına deri yüzeyinde portakal kabuğu görünümünü andıran düzensizlikler gelmektedir. Cilt ve cildin alt yağ dokusunda ortaya çıkan selülit nedeniyle çukurlu, yumrulu, pürüzlü bir görüntü meydana gelir.
Ciltteki yağ hücrelerinin deri altındaki bağ dokusuna doğru itilmesi sonucu oluşan selülitler genellikle kalça ve basen, bacak, karın ve uyluk gibi bölgelerde görülür.
Selülit, anatomik olarak yağ, kas ve bağ dokularının vücuttaki farklı dağılımı nedeniyle kadınlarda erkeklere göre çok daha yaygın rastlanmaktadır. Kadınlarda görülme sıklığı %80-90 civarındadır.
Selülit 3 farklı dereceye ayırılabilir:
- Birinci derece selülit, genellikle dışarıdan fark edilmez. Anca elle sıkıştırıldığında ortaya çıkar. Bu selülitin başlangıç aşamasıdır.
- İkinci derece selülit, dışardan az da olsa fark edilir. Bacak bacak üstüne atıldığında belirginleşen orta seviyeli selülite genellikle hormonal değişimler ve aşırı stres neden olmaktadır.
- Üçüncü derece selülit ise özellikle ileri yaşta karşılaşılan artık yerleşmiş selülit oluşumlarını ifade eder. Yaş ile birlikte hareketsiz yaşambu tip selülitin en yaygın nedenleridir. Selülitler sertleşmiştir ve genellikle kalıcıdır.
Selülit neden olur?
Selülitin tek ve kesin bir nedeni bulunmamakla birlikte kişide selülit oluşumuna yol açan veya riski artıran birden çok faktörden söz edilebilir.
Cilt altında bağ dokusundan oluşan lifli bantlar yer alır. Septa adı verilen bu bantlar kadınlarda cilt yüzeyine dik uzanırken; erkeklerde ise çapraz şekildedir. Yağ hücreleri anormal şekilde büyüdüğünde bu bantları sıkıştırarak cilt yüzeyinde deformasyonlara yol açar. Bantların dik uzanması selülit oluşumunu kolaylaştıran bir faktördür.
Bunun dışında selülit nedenleri şöyle sıralanabilir:
- Hormonal değişimler (İnsülin, noradrenalin, tiroid ve östrojenhormonlarındaki dalgalanma ve düzensizlikler selülitle ilişkilendirilmektedir.)
- İleri yaş (Yaşın ilerlemesiyle birlikte cilt incelir ve eski elastikiyetini yitirir; sarkmayla beraber selülit görünümü artar.)
- Menopoz (Menopoz döneminde östrojen üretimi azalır; buna bağlı olarak kan dolaşımıve kolajen üretimi de azalır. Yağ hücreleri büyümeye başlar. Fazla yağ birikimi de selülite yol açar.)
- Sağlıksız beslenme
- Hareketsiz yaşam tarzı
- Sigara ve alkol tüketimi
- Ani kilo alımıveya kilo kaybı
- Genetik faktörler
Selülit kalıcı mıdır?
Selülit problemi genç veya yaşlı, kilolu veya zayıf tüm kadınları etkileyebilmektedir. Tamamen yok edilmesi zor olan selülit görünümü sağlıklı yaşam değişiklikleri, medikal estetik uygulamalar ve cerrahi tedavi yöntemleri ile önemli ölçüde iyileştirilebilir.
Selülit nasıl tedavi edilir?
Selülit tedavisinde kullanılan birçok farklı yöntem vardır. Bu yöntemler hastaya ve selülitin derecesine göre değişiklik gösterebilmektedir. Ayrıca kombine tedavilerle daha etkili sonuçlar alınabilmektedir.
- Yeni teknolojilerin başında FDA onaylı Emtone tedavisi gelmektedir. Monopolar RF (radyofrekans) ve şok dalga enerjilerini eş zamanlı olarak bir arada kullanan Emtone yöntemi selülit görünümünün giderilmesinde etkili sonuçlar verir. Bu yöntemle cilt altındaki yağ hücrelerinin parçalanması, dolaşımın artırılması, cildin yenilenmesi, onarımı ve görünümünün düzeltilmesi mümkün olmaktadır.
- Yaygın tedavi yöntemlerinin başında mezoterapi uygulaması gelir. Selülitli bölgeye mikro iğnelerle yağ hücrelerini parçalayıp yok etmeyi sağlayan özel içerikli bir karışım enjekte edilir. Bölgesel zayıflama için de kullanılan bu yöntem ödemi de engeller. Mezoterapi ile dokuonarımı hızlandırılarak cilt yüzeyinin görünümü iyileştirilebilir.
- Radyofrekans yöntemi de selülit tedavisinde kullanılmaktadır. Trilipo Radyofrekans Uygulaması radyofrekans enerjisi yardımıyla yağların çözülmesini sağlamaktadır. Bu uygulama ciltte kolajen üretimini tetikler ve sıkılaşmaya da yardımcı olur.
- Lazer tedavisibir diğer uygulamadır. Selülitli bölgeye lazer ışınları uygulanarak burada kan dolaşımının hızlandırılması; yağ hücrelerinin sıvı hale getirilerek yok edilmesi amaçlanır. Ayrıca liposuction yöntemi ile kombine edilerek selülit nedeniyle ortaya çıkan cilt çukurlarının da görünümünün hafifletilmesine yardımcı olabilmektedir.
- Lenf drenaj uygulaması selülit ve ödem şikayetlerinin tedavisinde yaygın kullanılan tedavi yöntemidir. Lenfatik sistemdeki dolaşımı artırarak lenf sıvısının vücuttan atılmasına yardımcı olan bir masaj tekniğidir. Bu yöntemle selülitin neden olduğu dolaşım bozukluklarını düzeltmek ve ödemleri azaltarak selülitin görünümünü iyileştirmek mümkün olabilmektedir.
- LPG (Lipomassage) aspirasyon, cilt altındaki yağ hücrelerini ve bağ dokusunu hedefleyen bir vakumlu masaj tekniğidir. Selülit görünümünü azaltarak cildin daha pürüzsüz ve gergin olmasına yardımcı olabilir.
Selülit önlenebilir mi?
Selülitin tamamen önlenmesi mümkün olmamakla birlikte özellikle yaşam tarzında yapılacak bazı değişiklikler selülit oluşumunun hafifletilmesini sağlayabilir ve cildin daha pürüzsüz görünmesini desteklemektedir.
- Düzenli egzersiz
- Sağlıklı beslenme
- Sigara tüketiminden kaçınma
- Günlük su tüketimini artırmak
- Vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri yeterli seviyede alma
- Kan dolaşımını artıracak masaj teknikleri selülite karşı alınabilecek basit ve etkili önlemlerdir.
Göz Altı Torbaları İçin Etkili Tedaviler
Göz Altı Torbaları İçin Etkili Tedaviler
Gözler yüzün odak noktasıdır ve ilk dikkati çeken bölgedir. Bu nedenle göz çevresinde meydana gelen torbalanma ve kırışıklık gibi problemler kişinin yüz güzelliğini etkileyebilir. Göz çevresinin cilt yapısı daha hassas ve incedir; göz altındaki damar yapısı daha yoğun olduğu için yaşlanma belirtileri de burada daha belirgin olabilir.
Göz çevresinde karşılaşılan en yaygın estetik şikayetlerden biri de torbalanmadır. Göz altı torbaları kişiyi olduğundan daha yaşlı, daha yorgun veya mutsuz gösterebilir. Göz altında torbalanmanın birçok nedeni olmakla birlikte en yaygın neden yaşlanmadır.
Günümüzde göz altı torbaları birçok hastada cerrahi müdahaleye gerek kalmadan gelişmiş teknolojiye sahip cihazların da kullanıldığı medikal kozmetik tedavilerle giderilebilmektedir.
Göz altı torbaları nedir?
Göz altında şişlik veya çökük bir görünüme yol açan anormal yağ dokusu birikmesi göz altı torbası olarak tanımlanabilir. Yaş ile birlikte kas ve dokular da zayıflar. Bunun sonucunda göz kapakları eskisi gibi desteklenemez, göz çevresindeki yağ tabakası gözün alt bölümüne gelir. Yağ torbaları belirginleşir. Bu da göz altı torbalanması olarak da ifade edilen durumu ortaya çıkarır.
Göz altı torbaları neden olur?
Göz altı torbalarının en yaygın nedeni yaşlanmadır. Ancak tek neden bu değildir. Kişide göz altı torbalanmasına yol açan faktörler şu şekilde sıralanabilir:
- Aşırı tuztüketimi ve buna bağlı ödem
- Alerjive alerjik reaksiyonlar
- Yorgunluk
- Stres
- Uykusuzlukveya yeterli uyku alınamaması
- Uykuda tek bir tarafa yatılması (buna bağlı olarak kandolaşımı değişir, yerçekiminin de etkisiyle göz altında sıvı birikimi olur)
- Genetikve yapısal nedenler
- Güneş ışınlarına maruziyet
- Sigara tüketimi
- Dengesiz beslenme
- Göz enfeksiyonları
- Göz altı bölgesinde yaralanma
- Böbrekhastalığı
Göz altı torbaları nasıl tedavi edilir?
Göz altı bölgesinde torbalanma, morluk, kırışıklık gibi problemlerin giderilmesi için ameliyatsız ve ameliyatlı yöntemler mevcuttur. Birçok hastada göz altı torbaları ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebilmektedir. Ameliyatsız yöntemlerin başlıcaları şöyledir:
- Mezoterapi: Tedavi kapsamında mikro iğneler aracılığı ile göz altına çeşitli vitaminler, mineraller, amino asitler, hyaluronik asit gibi besleyici maddeler enjekte edilir. Cilt kalitesini artırarak yaşlanma etkilerinin azaltılmasını sağlayan göz çevresimezoterapisi morluk görünümünü de hafifletir. Lazer tedavisi ile kombine edildiğinde daha etkili sonuç verebilir.
- Göz altı ışık dolgusu: Koyu halkalar ve torbaları azaltmak için hyaluronik asitgibi dolgu maddeleri ince iğnelerle göz altına tatbik edilir.
- Fraksiyonel lazer: Bu işlemde cildi sıkılaştırmak ve kalınlaştırmak için kontrollü hasar yaratılır. Lazer ışınları ile oluşturulan mikrotravmalar cildin kendini iyileştirme mekanizmasını tetikler; cildi yeniler, kolajen üretiminin artırılmasını sağlar.
- Dermapen: Dermapen cihazıyla ciltte kontrollü küçük çaplı hasar oluşturulur ve dokuların kendini iyileştirmesi ve yenilemesi teşvik edilir.
- Radyofrekans: Altın iğne radyofrekans cihazı da benzer bir şekilde ciltte kolajen üretimi ve sentezini tetikler ve hızlandırır.
- Ma: Plaz.Ma enerjisi kullanılarak göz altı torbalarının görünümü azaltılabilir. Göz çevresinde doku iyileşmesini ve yeni dokuların oluşumunu sağlayarak cildin sıkılaşmasına yardımcı olur.
- Plastik cerrahitedavi: Ameliyatsız yöntemlerle başarı elde edilemeyen veya göz altında çok ciddi torbalanma problemi olanlar ise göz estetiği ameliyatı ile tedavi edilebilmektedir. Göz altı torbası ameliyatı kapsamında göz kapağı ve kirpik hizasından mini kesiler açılarak giriş sağlanır; fazla yağlar alınır ve yıpranan kaslar onarılarak göz altı gerdirilir.
Göz altı torbaları nasıl önlenir?
Göz altı torbalarının görünümünün hafifletilmesi veya önlenmesi için kişinin evde uygulayabileceği bazı basit, doğal yöntemler de vardır. Ancak bu yöntemler yerleşmiş torbalanma şikayetlerinde çok da etkili olmayabilir.
Tuz tüketiminin azaltılması, günlük yeterli sıvı alımı, sağlıklı beslenme, sigara ve alkol tüketmemek, yatış pozisyonuna dikkat etmek, göz altı bölgesine özel bakım kremlerini kullanmak tavsiye edilebilir.
Göz altına soğuk kompres uygulamak da şişliklere iyi gelmektedir. Bir bezin içine buz koyarak şiş bölgeye yaklaşık 10 dakika aralıklı olarak soğuk kompres uygulaması yapılabilir. Buz uygulaması 15 dakikadan fazla yapılmamalıdır.
Çay, ödemin atılması ve şişlik görünümünün hafifletilmesini sağlayabilir. Soğuk su ile ıslatılan çay poşetleri göz altına koyularak yaklaşık 10 ila 15 dakika boyunca bekletilebilir.
Göz altı torbaları yüz masajı ile hafifletilebilir. Göz ve sinüs çevresine hafifçe çok bastırmadan masaj yaparak ve parmak uçlarıyla hafif vuruşlar etkili olabilir.
Gıdı Estetiğinde Ameliyatsız Çözümler
Gıdı bölgesinde yağ birikimi ve sarkma problemleri en yaygın karşılaşılan estetik sorunlardan biridir. Sağlık açısından herhangi bir zararı olmayan ancak görünümü nedeniyle bazı kişileri mutsuz eden gıdı probleminin temel nedenleri ise genetik faktörler, yaşlanma, kötü beslenme ve fazla kilo alımı olarak sıralanabilir.
Gıdı estetiği denilince akla liposuction ve boyun germe gibi cerrahi yöntemler gelse de; günümüzde lipoliz, fokuslu ultrason, radyofrekans, lazer lipolift ve Emface Submentum gibi ameliyatsız gıdı estetiği yöntemleri de son derece başarılı çözümler sunabilmektedir.
Dolayısıyla uzmanlar tarafından gerçekleştirilen kişiye özel yöntemlerle bıçak altına yatmadan da gıdı bölgesindeki sorunlardan kurtulmak mümkün olmaktadır.
Ameliyatsız gıdı estetiği nedir?
Çenenin alt bölgesinden boynun başladığı noktaya kadar olan bölüm gıdı olarak adlandırılmaktadır.
Çene altındaki derinin sarkması, kırışması veya bu bölgede fazla yağ birikimi nedeniyle ortaya çıkan ve double chin de denilen fazla gıdı görünümü birçok kişinin karşı karşıya kaldığı yaygın bir durumdur.
Estetik kaygılara yol açabilen gıdı problemlerinin giderilmesi için uygulanan cerrahi olmayan yöntemler ameliyatsız gıdı estetiği olarak adlandırılmaktadır.
Ameliyatsız gıdı estetiği yöntemleri temel olarak gıdı bölgesindeki birikmiş yağları ve sarkmış cilt dokusunu hedef alır.
Gıdı problemi ile dermatologlara veya güzellik merkezlerine başvuran kişilerin cilt yapısı, yaşı, gıdı problemi ve ihtiyaçları değerlendirildikten sonra en uygun yöntem belirlenmektedir.
Ameliyatsız gıdı estetiği kalıcı mıdır?
Ameliyatsız gıdı estetiğinin kalıcılığı uygulanan yöntem kadar kişinin yaşam alışkanlıklarına ve yaşına göre de değişebilmektedir. Bu işlemler çoğu zaman uzun vadeli sonuç sunsa da cilt dokusunun zamanla sarkabileceği; kişinin yaşam alışkanlıklarına, beslenme düzenine veya genetik yatkınlığa göre gıdıda yeniden yağ birikebileceği unutulmamalıdır.
Öte yandan ihtiyaç duyulduğunda ameliyatsız yöntemler tekrar edilebilmektedir.
Ameliyatsız gıdı estetiği yöntemleri nelerdir?
Gıdı bölgesinin daha gergin, düzgün ve genç görünmesi için uygulanan birden fazla ameliyatsız estetik yöntemi bulunmaktadır.
En sık tercih edilen ameliyatsız gıdı germe yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:
- Soğuk lipoliz
- Emface Submentum
- Lazerlipolift
- Mezoterapi
- İğneli radyofrekans
- Fokuslu ultrason
- İple germe
Ameliyatsız gıdı estetiği nasıl uygulanır?
Ameliyatsız gıdı eritme ve gıdı germe yöntemleri farklı şekillerde uygulanmaktadır.
- Bu yöntemlerin başında gelen lazer lipoliftveya lazer lipoliz işleminde hastanın konforunu artırmak için genellikle lokal anestezi uygulanır. Lazer enerjisi yardımıyla gıdı bölgesindeki yağ hücreleri parçalanır. Parçalanan yağ hücrelerini vücut kendisi doğal yollardan temizler. Yağın daha kolay ve hızlı temizlenmesi için bir kısmı vakumlu aspirasyonla emilebilir. Lazer lipolift uygulaması ayrıca ciltte kolajen üretimini de tetikleyerek sıkılaşma sağlayabilmektedir.
- Emface Submentum gıdı aplikatörü uygulaması çene altındaki fazla yağlanma ve yüz konturunu belirginleştirmek için kullanılan yeni teknolojilerden biridir. Bu uygulamada senkronize radyofrekans ile HIFES kas stimülasyonu bir arada eş zamanlı kullanılır. 20 dakikalık seanslarda cildin tüm katmanlarına etki edilerek hem çene altı yağları ve gıdı görünümü gözle görülür oranda azaltılır hem kaslar güçlendirilir hem de çene hattı belirgin hale getirilir.
- Soğuk lipolizyönteminde özel bir cihaz yardımıyla gıdı bölgesindeki yağ hücreleri -8 dereceye kadar soğutularak yok edilir. Bu işlem gıdı probleminin derecesine göre tek seans veya birkaç seans şeklinde yapılabilmektedir.
- Fokuslu ultrason vücutta bölgesel yağlanma probleminin giderilmesinde ve cildin sıkılaştırılmasında kullanılan bir yöntemdir. Fokuslu ultrason cihazının kullanım alanlarından biri de boyunve gıdı bölgesidir. Fokus ultrason cihazı gıdı bölgesine yoğunlaştırılmış ultrason dalgaları göndererek derin dokuları hedef alır. Ultrason dalgaları yağ hücrelerini ısıtarak parçalar ve sonrasında vücut tarafından doğal yollarla dışarı atılmasına zemin hazırlar. Bu işlem ayrıca cildin kolajen üretimini de uyarır ve artırır. Böylece gıdı bölgesinin daha gergin ve sıkı olmasına yardımcı olur.
- İğneli radyofrekansyöntemi genellikle cilt dokusunda sıkılaştırma sağlamayı hedefler. İşlem öncesi anestezik krem uygulanabilir. Sonrasında ince iğneler cilt altına yerleştirilir ve bu iğneler aracılığıyla radyofrekans enerjisi derin dokulara iletilir. Uygulama kolajen üretimini artırarak cildin sıkılaşmasına yardımcı olur.
- Cilt altına genellikle vitamin mineral amino asit ve hyaluronik asitiçeriklerinin enjekte edildiği mezoterapi işlemi yaygın olarak cilt gençleştirme alanında kullanılsa da gıdı eritme amaçlı da kullanılır. Gıdı mezoterapisinde yağ hücrelerini parçalamak ve eritmek amacıyla özel bir karışım cilt altına enjeksiyon yöntemi ile uygulanır.
- Cilt gençleştirme alanında kullanılan iple germe işleminde yağlanmadan ziyade sarkma ve kırışıklık problemleri giderilebilmektedir. Gıdı ve boyun bölgesindeoluşan sarkmalar vücutta kendiliğinden emilen, biyouyumlu ipler yardımıyla düzeltilmektedir. İnce iğne ile ipler cildin altına yerleştirilir ve sonrasında yukarı doğru çekilerek lifting etkisi yaratılır ve cilt şekillendirilir.
- Bu yöntemlerin yanı sıra seçili hastalarda gıdı estetiği ile birlikte jawlineyani çene dolgusu da kombine olarak uygulanabilir. Dolgu işlemi çene bölgesinin şekillendirilerek daha belirgin ve keskin bir hatta sahip olmasını ve gıdı bölgesinin daha küçük görülmesini sağlar.
Akne İzlerine Karşı Etkili Tedaviler
Akne ve sivilce sorunu herkesin hayatının bir döneminde yaşayabildiği yaygın cilt hastalıkları arasında yer almaktadır. Bazı kişiler içinse akne ve sivilceler ciltte iz bırakarak estetik açıdan hoş olmayan bir görünüme neden olabilir.
Akne izleri cildin yüzeyinde küçük delikler halinde veya deri altında pütürlü bir yapı şeklinde görünebilir. Bazen de aknenin bir sonucu olarak ciltte çöküntüler veya çukurlar meydana gelebilir. Akne ve sivilce izleri kişinin cilt tipine; izin yapısına ve derinliğine göre belirlenen farklı medikal estetik tedavilerle giderilebilmektedir. Doğru tedavi yöntemleriyle akne, sivilce lekesi veya yara izlerinin iyileştirilmesi ve kişinin cilt kalitesinin artırılması mümkün olmaktadır.
Akne izi tedavisi nedir?
Akne ve sivilcelerin cilt yüzeyinde bıraktığı iz ve lekelerin veya alt deri katmanlarında yol açtığı düzensiz görünümün iyileştirilmesi için uygulanan yöntemlerin tamamı akne izi tedavisi olarak adlandırılır.
Temelde iki tip akne izi vardır. Atrofik akne izleri en yaygın görülen türdür. Bu tür izler genellikle akne iyileşirken meydana gelir ve kendini küçük ve derin çukurlar, yuvarlak çöküklükler veya dalgalı pürüzlü yapılar şeklinde gösterir. Hipertrofik izler ise vücudun cilt hasarını onarmak için fazla kolajen üretmesine bağlı gelişir. Bu da ortaya derinin yüzeyinde kabarık, küçük şişlikler çıkarır.
Ayrıca tedavi edilmeyen akne izleri bazen keloid denilen kabarık geniş yara izi oluşumlarını tetikleyebilmektedir.
Akne izi tedavi yöntemleri nelerdir?
Akne izi tedavisi; topikal krem uygulamasından profesyonel cilt bakımına, enjeksiyonlu tedavilerden özel cihazların kullanıldığı yöntemlere kadar değişen birçok farklı yöntemi içermektedir.
Genellikle dermatoloji uzmanı tarafından yapılan cilt değerlendirmesinden sonra, akne izinin türüne, derinliğine ve kişinin beklentilerine göre en uygun tedavi yöntemi belirlenmektedir. Sivilce izi tedavisi sonrası yeni leke oluşumlarına karşı güneş koruyucu kullanılmasına dikkat edilmelidir.
Akne ve sivilce izi tedavisinde kullanılan yöntemler şu şekilde sıralanabilir:
- İz görünümünü azaltmaya yardımcı kremler
- Kimyasal peeling
- Dermapen
- Dermabrazyon
- Mezoterapi
- Dolgu uygulamaları
- Co2 lazerveya fraksiyonel lazer
- Radyofrekans
- Altın i̇ğne
- Subsizyon
Akne izi tedavisi nasıl uygulanır?
Akne izi tedavisi seçilen yönteme göre farklı şekillerde uygulanabilmektedir. En etkili tedavi yöntemlerinden bazıları şöyle gerçekleştirilmektedir:
- Kimyasal peeling: Akne izleri, ince kırışıklıklar, güneş lekeleri, cilt tonu düzensizlikleri için kullanılan bir yöntemdir. Özel kimyasal solüsyonlarla cilt yüzeyi soyulur. Böylece cilt, üst katmandaki ölü hücrelerden ve hasarlı dokulardan arınır. Kimyasal peelingcilt dokusunun yenilenerek daha genç ve pürüzsüz bir görünüm elde edilmesine yardım eder.
- Subsizyontedavisi: Aknenin ciltte yol açtığı çukur ve çökük alanların iyileştirilmesinde kullanılır. Lokal anestezi uygulanan bu yöntemde ince iğne ile cildin altındaki bağ dokusu ve elastin lifler serbest bırakılarak, çukurlar desteklenir. Söz konusu alanlar düzleştirilmiş olur.
- Co2 fraksiyonel lazertedavisi: Akne izi tedavisinde yaygın kullanılan fraksiyonel lazer yöntemi cildin üst tabakasını hedef alarak istenmeyen izlerin yok edilmesini amaçlar. Co2 fraksiyonel lazer cihazı ile cilt yüzeyine mikroskobik delikler açılır. Cildin üst tabakası soyularak altındaki dokular ısıtılır. Bu uygulama cilt yenilenmesini teşvik ederken kolajen üretimini de tetikler. Lazer uygulaması aynı zamanda keloid yara izi tedavisinde de etkili olabilmektedir.
- Mezoterapi yöntemi: Bu yöntemde cilt altınatedavi için gerekli olan vitaminler, mineraller, amino asitler, hyaluronik asit ve diğer biyoaktif maddeler enjekte edilir. Mezoterapi bir cilt yenileme Cilt onarımına yardımcı olan bu yöntem sadece akne izi tedavisinde değil gençleştirme amaçlı da kullanılmaktadır.
- Dermapen: Mikro iğneler içeren dermapen cihazı ile cildin yüzeyi kontrollü hasarlandırılır ve doğal iyileşme süreci harekete geçirilir. Bu yöntem akne izleri ile birlikte anti aging amaçlı veya çeşitli cilt sorunlarının tedavisinde de kullanılmaktadır.
Akne izi tedavisi kalıcı mıdır?
Akne izi tedavisinin kalıcılığı uygulanan yönteme, kişinin tedaviye verdiği tepkiye, izin tipine, ne kadar derin, büyük veya koyu olduğuna göre değişmektedir. Yüzeydeki hafif akne izleri kalıcı olarak giderilebilirken; derindeki daha büyük ve hasarlı oluşumlar daha zorlu ve uzun süreli tedavi gerektirebilmektedir.
Ayrıca subsizyon ve dolgu uygulamaları kalıcı tedavi sağlamaz; geçici olarak ciltteki çöküklüklerin doldurulmasını ve düzleştirilmesini sağlar.
Diğer yöntemlerle ise akne izleri tamamen yok edilemese de görünümlerinin hafifletilmesi mümkün olmaktadır.
Akne izi tedavisi kimlere uygulanır?
Akne izi tedavisi cildindeki akne ve sivilce lezyonlarından kaynaklı izlerden şikayetçi olan; akne izlerinin yok olmasını veya azaltılarak genel cilt görünümünün iyileştirilmesini arzu eden herkese uygulanabilir.
Leke Tedavisi ile Pürüzsüz Cilt
İnsanların en yaygın cilt şikayetlerinden biri leke problemleridir. Yüzde ve görünen bölgelerdeki cilt lekeleri özellikle estetik açıdan göze hoş gelmediği için kişide kaygı ve özgüven sorunlarına yol açabilir.
Cilt lekeleri düzensiz melanin üretimi veya melaninin ciltte biriktirmesinin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Lekeler doğuştan olabileceği gibi güneş ışınlarına aşırı maruziyet, genetik faktörler, gebelik ve doğum yapma, yaşlanma, hormonal değişimler, bazı ilaçların yan etkileri, kimyasal maddelere maruz kalma, yanlış makyaj veya cilt uygulamaları gibi nedenlerle de ortaya çıkabilir.
Kişiye özel planlanan leke tedavisi ile cildin doğal güzelliğini ve pürüzsüzlüğünü bozan problemler giderilebilmektedir.
Leke türleri nelerdir?
Cilt lekeleri farklı şekillerde, renklerde ve yapılarda olabilir.
Güneş lekeleri en yaygın rastlanan leke türüdür. Kahverengi tonlardaki bu lekeler zararlı güneş ışınlarının cildin melanin üretimini uyarmasına bağlı meydana gelir. Özellikle yaz aylarında güneş koruyucu olmaksızın UV ışınlarına aşırı maruz kalanlarda görülür.
Bir diğer cilt lekesi türü ise melazmadır. Melazma çoğunlukla yüz bölgesinde ortaya çıkar. Koyu renkli melazma lekeleri hormonal nedenler, hamilelik, uzun süreli doğum kontrol hapı kullanımına bağlı gelişebilir.
Yaşlılık lekesi de hemen herkeste zamanla ortaya çıkan lekelerdir. En çok yüz ve ellerde görülen yaşlılık lekeleri kahverengi veya siyah tonlardadır.
Genetik ve çevresel faktörlere bağlı ortaya çıkan pigmentasyon bozuklukları beyaz renkli deri lekelerine yol açar.
Bunların yanı sıra sivilce lekeleri ve doğum lekeleri de yine yaygın karşılaşılan leke türleri arasında sayılabilir.
Leke tedavisi nedir?
Leke tedavisi kısaca ciltteki lekelerin çeşitli medikal ve estetik yöntemler uygulanarak giderilmesi veya görünümünün hafifletilmesidir. Leke tedavisinde uygulanacak yöntem uzman dermatologlar tarafından yapılan muayene ve değerlendirme sonrası belirlenir. Tedavi lekenin türüne, kişinin cilt tipine ve ihtiyaçlarına göre değişir.
Leke tedavisinin yanı sıra yeni leke oluşumlarının önüne geçmek için cildi güneşten korumak da önemlidir. Yaz ve kış güneş koruyucu kremlerin kullanılması, yaz aylarında şapka ve gözlük takılması lekelere karşı etkili önlemlerdir.
Leke tedavisi yöntemleri nelerdir?
Leke tedavisi için uygulanan birçok medikal cilt bakım yöntemi bulunmaktadır. Kişinin deri tipi, ihtiyaçları, lekenin türü ve seviyesine göre değişebilen bu yöntemler genellikle belli aralıklarla birkaç seans şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bu yöntemlerin başlıcaları ve uygulama şekilleri şöyledir:
- Kimyasal peeling çoklu deri problemlerinin giderilmesinde kullanılan yaygın bir cilt bakım işlemidir. Leke tedavisi ile birlikte cilt yüzeyini düzeltmek, kırışıklık görünümünü azaltmak ve cilt tonunu eşitlemek gibi amaçlarla uygulanır. Bu yöntemde cilde genellikle kimyasal asitler veya glikolik asitiçeren özel solüsyonlar uygulanır. Bu sayede deri ölü hücrelerden arındırılır ve cildin yüzeyi yenilenir.
- Dermapen uygulaması da leke tedavisinde kullanılan bir başka yöntemdir. Bu yöntem ayrıca cilt gençleştirme, gözenekleri sıkılaştırma gibi farklı işlevlerle de uygulanır. Dermapen işleminde mikro iğnelerle ciltte kontrollü hasarlanma yaratılır; bu sayede cilt kendini yenileyerek iyileşme sürecini devreye alır. Bu uygulama kolajen üretimini de tetikler.
- Mezoterapi cilt gençleştirmealanında kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem cilde çeşitli vitaminler, mineraller, amino asitler ve diğer besleyici ürünlerin enjekte edilmesiyle gerçekleştirilmektedir. Mezoterapi, cildi gençleştirirken aynı zamanda uygulama bölgesine bağlı olarak lekelerin azaltılması ve selülit tedavisinde de etkili olmaktadır.
- Lazer teknolojisinin kullanıldığı alanlardan biri de leke tedavisidir. Lazer ışınlarıyla pigmentasyon bozuklukları, lekeler ve kahverengi noktalar azaltılabilir veya seçili hastalarda tamamen yok edilebilir. Lazer cihazıyla ciltteki melanin pigmentleri hedef alınarak leke oluşuma yol açan melanin miktarının azaltılması amaçlanır; işlemde çevre dokular zarar görmez.
- Enzim peelingdiğer adıyla leke maskesi son yıllarda tercih edilen bir cilt bakım uygulamasıdır. Enzim peeling, deri yüzeyini soyarak ölü hücreleri temizler. Genellikle meyve asitleri veya doğal enzim içeriklerinden oluşan bu maske aynı zamanda lekelerin azaltılmasında da etkilidir. Enzim peeling cilde uygulandıktan sonra belli bir süre bekletilir; ardından ılık su ile nazikçe temizlenir. Bazı kişilerde bu uygulamayı takiben özel leke kremi de kullanılması gerekebilmektedir.
- Altın iğne yöntemi ile leke tedavisi kapsamında mikro iğnelerle ciltte çok ince kanallar oluşturulur ve cildin doğal iyileşme süreci harekete geçirilir. Bu sayede cilt yeniden yapılanır, gençleşir; lekelerin azalması, yaraizlerinin hafifletilmesi, cilt tonunun eşitlenmesi sağlanır.
- Fraksiyonelradyofrekans yöntemi de tek başına veya altın iğne ile kombine gerçekleştirilebilir. Bu yöntemde mikro iğnelerle deri altına radyofrekans enerjisi gönderilerek dokular ısıtılır. Bunun bir sonucu olarak kolajen üretimi artar, ciltteki lekeler azalır, ince çizgiler yok edilebilir, cilt tonu düzeltilebilir.
Bu yöntemlerin yanı sıra leke açısı kremler de kullanılabilmektedir. Ancak kremler medikal kozmetik uygulamalar kadar etkili sonuç vermez.
Ayrıca yüksek koruyucu faktörlü güneş kremi kullanımı da herkes için önerilmektedir. Cildi leke oluşumdan korumak için sadece yazın değil her mevsimde güneş kremi uygulanmalıdır.
Leke tedavisi kimlere uygulanır?
Leke tedavisi yüzünde veya vücudunun farklı bölgelerinde leke probleminden şikayet eden; daha pürüzsüz, parlak ve güzel bir cilde kavuşmayı arzulayan herkese uygulanabilir.
Leke tedavisi öncesinde dermatolog tarafından bir değerlendirme yapılarak en uygun yöntem kişiye özel olarak belirlenir.
Ameliyatsız Yüz Germe Yöntemleri
Yaşlanma her canlı için doğal bir süreçtir. Yaşlanmanın etkisiyle meydana gelen fiziksel değişiklikler kendisini en net şekilde cildimizde gösterir. 30 yaşından sonra ince kırışıklıklar görünürlüğünü artırmaya başlar. Zaman geçtikte kırışıklıklar derinleşir, cilt sarkar; eski canlılığını ve elastikiyetini yitirir. Bunun yanı sıra güneşin zararlı ışınlarına aşırı maruz kalmak, sigara ve alkol tüketimi, bazı hastalıklar, kullanılan ilaçlar gibi faktörler de cildin zamanından erken yaşlanmasına yol açabilir. Günümüzde gelişmiş ameliyatsız estetik uygulamalar sayesinde artık bıçak altına yatmadan yaşlanmanın ciltteki etkilerini azaltmak veya gidermek mümkün olabilmektedir. Özellikle kırışıklık ve sarkma problemi çok ciddi seviyede olmayan kişilerde ameliyatsız yüz germe yöntemleri ile etkili sonuçlar alınabilmektedir.
Ameliyatsız yüz germe nedir?
Ameliyatsız yüz germe özellikle sarkma ve yerleşmiş kırışıklıklar için uygulanan gençleştirme yöntemleri için kullanılan genel bir tabirdir. Bu yöntemler arasında en bilinen ve tercih edilenler; ip askılama ve Emface uygulaması ile birlikte altın iğne, fokus ultrason (hifu), örümcek ağı estetiği olarak sıralanabilir.
Ameliyatsız yüz germe yöntemleri sadece yüze değil boyun ve dekolte gibi sarkmalar ve kırışıklıkların göz önünde olabildiği bölgelere de uygulanabilir.
Ameliyatsız yüz germe yönteminin etkileri kişiden kişiye değişmekle birlikte en önemli avantajları şöyle sıralanmaktadır:
- Hafif ve orta seviyeli sarkma problemleri büyük oranda giderilebilir.
- İnce kırışıklıkların görünümü yok edilebilir veya azaltılabilir.
- Cilt kaybettiği elastikiyeti ve sıkılığı geri kazanır.
- Kolajen üretimini tetikler ve artırır.
- Cilt, uygulama öncesine göre çok daha genç, parlak, nemli ve gergin bir hale kavuşur.
Ameliyatsız yüz germe yöntemleri nelerdir?
Ameliyatsız yüz germe farklı yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir. Kişi için en doğru uygulama dermatolog ve güzellik uzmanları tarafından yapılan değerlendirme sonrası kişinin yaşına, cilt durumuna, sarkma ve kırışma seviyesine göre belirlenir.
Ameliyatsız yüz germe denildiğinde ilk akla gelen yöntemler şöyledir:
- Emface: Emface yüksek yoğunluklu elektromanyetik stimülasyon (HIFES) teknolojisini kullanan bir lifting uygulamasıdır. Cildi ve yüzdeki kasları eş zamanlı uyararak etki eder. Cilt altına gönderilen mikro akımlar sayesinde cildin kolajen ve elastin üretimi tetiklenir; cilt sıkılaşır, kırışıklık görünümü azalır ve gençleşir.
- İp askılamaişlemi: Fransız ip askısı, iple yüz germe gibi farklı isimlerle de anılan bu prosedür lokal anestezi altında gerçekleştirilir. İşlem kapsamında polydioxanone (PDO) denilen özel medikal ipler deri altına ince bir iğne ile yerleştirilir. Bu ince ipler sarkmaları toparlaması için dışardan gözle görülmeyecek şekilde cilt altındaki özel noktalara askılanır. Zamanla kendiliğinden eriyen ipler cildin yukarı doğru kaldırılmasına ve sıkılaşmasına yardımcı olur.
- Örümcek ağı estetiğiişlemi: Örümcek ağı estetiği temelde iple germe yöntemi ile benzerlik gösterir. Bu yöntemde de ince PDO iplikler deri altına yerleştirilerek, daha sıkı, gergin ve genç bir görünüm elde edilmeye çalışılır. Bu işlemin en önemli farkı ise cilt altına uygulama tekniğinin örümceklerin ördüğü ağlara benzemesidir. Örümcek ağı estetiği ile germe işlemi yüz dışında boyun ve dekolte, bacak gibi bölgelere de uygulanabilir. Belli bir süre sonra kendiliğinden cilt altında çözülen ipler aynı zamanda kolajen üretimini de tetikler.
- Altın iğneişlemi: Adını işlemde kullanılan altın kaplı mikro iğnelerden alan bu uygulama cilt sıkılaştırma ve germe dışında birçok farklı cilt probleminin tedavisinde etkilidir. Bu uygulamada altın uçlu iğnelerle ciltte mikro delikler açılarak cildin kendini iyileştirme mekanizması harekete geçirilir. Bu yöntem aynı zamanda kolajen ve elastin üretimi de teşvik eder. Altın iğne işlemi fraksiyonel radyofrekans (FRF) uygulaması ile kombine edilerek daha etkili sonuç alınabilir.
- Fokus ultrason(HIFU) işlemi: Fokus Ultrason (hifu) Yüksek Yoğunluklu Odaklı Ultrason anlamına gelmektedir. Bu işlem kapsamında deri altındaki dokulara yüksek yoğunluklu ısı enerjisi içeren ultrason dalgaları iletilerek cilt sıkılaştırılır ve kaldırılır. Fokus Ultrason cildin en derin katmalarına odaklanır.
- Lazerle germe işlemi: Cilt problemlerinin giderilmesi için farklı lazercihazlarıyla gerçekleştirilen uygulamalar da mevcuttur. Özellikle germe ve kaldırma amacıyla lazer lifting de denilen Fraksiyonel Lazer – Optimum Pulse Light Terapisi kullanılabilmektedir.
Ameliyatsız yüz germe yöntemleri kalıcı mıdır?
Ameliyatsız yüz germe yöntemleri kalıcı değildir. Ciltteki etkisi uygulanan yönteme ve kişiden kişiye değişir. Genellikle ameliyatsız germe işlemleri 1-3 yıl arasında etkisini korur. Bu yöntemler uygun zaman aralıklarıyla tekrar edilebilmektedir.
Ameliyatsız yüz germe yöntemleri kimlere uygulanır?
Ameliyatsız yüz germe yöntemleri genellikle:
- Hafif ve orta derecedeki sarkma problemi olanlar,
- İnce kırışıklıklardan şikayet edenler,
- Cerrahi yöntemleri tercih etmeyenler için uygundur.
Ameliyatsız yüz germe işlemleri ileri derecede sarkma problemlerinde etkili olmayabilir. Genellikle 50-55 yaş üstü kişilerde tam olarak arzu edilen sonuçları vermeyebileceği unutulmamalıdır.
Kriyoterapi Tedavisi: Adım Adım Süreçleri
Kriyoterapi düşük sıcaklık kullanılarak çeşitli cilt problemlerinin tedavi edildiği özel bir yöntemdir. Bu tedavi, vücutta belirli bir bölgeye çok soğuk ısı uygulanarak dokuların kontrollü bir şekilde etkilenmesini içerir.
Cilt hastalıkları başta olmak üzere çeşitli sağlık problemlerinin tedavisinde kullanılan kriyoterapinin tarihi eski Mısır’a kadar uzanmaktadır. Buz tedavisi, soğuk tedavi veya yaygın kullanım alanı nedeniyle siğil dondurma gibi isimlerle de anılan kriyoterapi geçmişten günümüze ulaşmış etkin bir tedavi yöntemidir.
Kriyoterapi nedir?
Yunanca kökenli “Kryo” kelimesi soğuk anlamına gelir; kriyoterapi de en basit tabiriyle soğukla tedavi sağlanmasıdır.
Ciltteki problemli bölgenin dondurulması veya aşırı soğutulmasıyla gerçekleştirilen kriyoterapi yönteminde sıvı azot kullanılmaktadır. Sıvı azot gazı doğrudan cilde veya dokulara uygulandığında hızlı bir şekilde buharlaşarak çevre dokuları dondurur. Bu da hücrelerin kontrollü bir şekilde tahrip edilmesine ve bölgede doğal iyileşme mekanizmasının harekete geçmesine yol açabilir.
Kriyoterapi, siğil dondurma, cilt sorunlarının giderilmesi, deri kanserinin tedavisi, tırnak batması, iltihaplanmanın azaltılması gibi çok farklı amaçlarla uygulanabilmektedir.
Kriyoterapi tedavisi, uygulama bölgesine ve cilt problemine bağlı olarak bir veya birkaç seans şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Kriyoterapi nasıl uygulanır?
Kriyoterapi tedavisi başta dermatologlar olmak üzere bu alanda uzman doktorlar tarafından uygulanır. Yaygın olarak siğil dondurma amacıyla uygulanan kriyoterapi deri lezyonları, prekanseröz lezyonlar veya tırnak batması gibi durumları tedavi etmek için de kullanılabilir.
Kriyoterapi nasıl yapılır sorusunun cevabı şu şekildedir:
- Öncelikle tedavi bölgesi temizlenerek kirden arıtılır ve steril hale getirilir.
- Gerekirse lokal anestezi kullanılabilir, ancak çoğu durumda lokal anesteziye ihtiyaç duyulmaz.
- Sıvı azot, özel bir aplikatör kullanılarak doğrudan hedeflenen problemli bölgeye uygulanır.
- Sıvı azot, uygulandığı bölgeyi ve çevre dokualanlarını dondurur.
- Hücrelerde donma nedeniyle hasar meydana gelir ve bu kontrollü hasar lezyonun çıkartılmasını veya tedavi edilmesini sağlar.
- Donmuş dokular genellikle bir süre sonra kendiliğinden dökülür.
- Kriyoterapi sonrası iyileşme sürecihastadan hastaya değişebilir.
Kriyoterapi hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?
Kriyoterapi tedavisinin başlıca uygulama alanları şu şekilde sıralanabilir:
- Siğil Dondurma : Siğil, virüs kaynaklı bir cilt lezyonudur. Siğiller yüzde, ayakta, ellerde ve genitalbölgede çıkabilir. Genital siğiller (kondilom) cinsel yolla bulaşan HPV virüsü nedeniyle oluşur. Kadınlarda rahim ağzı kanserine yol açabileceği için genital siğil dikkate alınmalı ve mutlaka tedavi edilmelidir. Kriyoterapi ile siğil dondurma işlemi ile siğilin dökülmesi sağlanır.
- DermatolojikTedaviler: Bazı lezyonlar, benler, güneş lekeleri, nasır, rahim ağzında yara gibi cilt problemleri kriyoterapi ile tedavi edilebilir. Cilt yüzeyine uygulanan düşük sıcaklıklar, lezyonun dondurulmasına ve ardından dökülmesine neden olabilir.
- Deri kanseri tedavisi: Kriyoterapi, özellikle bazal hücreli karsinom (BHK) ve skuamöz hücreli karsinom (SHK) adı verilen yaygın deri kanseri tiplerinin tedavisinde kullanılabilir. Bu yöntemle, kanserli hücrelerin dondurularak yok edilmesi amaçlanmaktadır.
- Kozmetik Uygulamalar: Kriyoterapi, cilt gençleştirme ve selülit tedavisi gibi estetik amaçlar için de kullanılabilir. Düşük sıcaklıkların cilde uygulanması, cilt dokusunu sıkılaştırmaya ve kan dolaşımını artırmaya yardımcı olabilir.
- Diğer tedaviler: Bazı romatoid artrit vakalarında eklem iltihaplarını hafifletmek amacıyla kriyoterapi yönteminden faydalanılmaktadır. Kriyoterapi ayrıca ağrıtedavisinde (kas spazmları, bel ağrısı gibi) kullanılabilmektedir.
Kriyoterapi kimlere uygulanır?
Kriyoterapi, uzman doktor tarafından yapılan değerlendirme sonrası başarılı sonuç alınabileceği düşünülen uygun hastalara yapılabilmektedir.
Kriyoterapi tedavisi yaygın olarak:
- Siğil ve genital siğil problemi olan kişilere,
- Cilt lezyonu olanlara,
- Deri kanseri hastalarına,
- Güneş lekesi, ben, nasır gibi cilt problemleri olan kişilere uygulanabilmektedir.











