Dolgu Maddeleri Nasıl Etki Eder?
Dermal dolgu işlemi, özellikle yüzdeki kırışıklıkları ve çizgileri doldurmak için kullanılan kozmetik bir işlemdir. Yaygın olarak kullanılan dermal dolgular 4 sınıfa ayrılır: otolog yağ, kolajen, hyaluronik asit ve sentetik dolgular. Bunlar arasında hyaluronik asit bugün dünyada en çok kullanılan maddedir. Hyaluronik Asit, FDA onaylı, güvenli ve doğal bir üründür. Bu ürünün alerjik riski çok düşüktür. Enjekte edildiği ciltte bir miktar su tutarak hacim etkisi yaratan hyaluronik asit zamanla vücut tarafından emilir ve etkinliği giderek azalır. İşlem süresi hastaya ve işleme bağlı olarak 9 ile 24 ay arasında değişmektedir.
Dolgu maddelerinin kullanım alanlarını ve amaçlarını şu şekilde sıralamak mümkündür:
- Dudak dolgusu: Yaş ilerledikçe cildin hyaluronik asit içeriği ve su deposu azalır. Bu nedenle dudaklar incelmeye ve dolgunluğunu kaybetmeye başlar. Hyaluronik asit dolguları dudakları orijinal dolgunluğuna geri getirmek, dudak konturunu belirginleştirmek veya asimetriyi gidermek için kullanılabilir.
- Göz altı torbaları: Gözlerin ve yüzün yaşlı görünmesine neden olan ana faktörlerden biri de göz altı torbalarıdır. Günümüzde yaygın ve başarılı bir şekilde kullanılan ışık dolgusu yöntemi ile bu sorun çözülebilmektedir. Bu yöntemle canlı ve parlak bir görünüm elde edilebilir.
- Kaş kaldırma: Düşük kaşlar, genellikle yüze olduğundan daha yaşlı ve yorgun bir görünüm verir. Kaş bölgesine hyaluronik asit dolgu enjeksiyonları enjekte edilerek kaşların yukarı doğru kaldırılması, görünümü daha dinamik ve genç bir ifadeye dönüştürmeyi mümkün kılar.
- Burun şekillendirme: Burun boşluğu, asimetriler ve çöküntüler, ameliyatsız rinoplasti adı verilen burun dolgusu ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilir.
- Elmacık kemikleri, yanak, çene ve şakak: Yaşlandıkça yanak, çene ve şakağınızdaki yağ dokusu azalır ve yüzünüz hacim kaybetmeye başlar. Bu da cildin bu bölgelerinde sarkmaya ve kırışmaya neden olur. Hyaluronik asit bazlı dolgular, bu alanlara hacim kazandırmak ve yüze genç bir ifade vermek için çok başarılı bir şekilde kullanılabilir.
- Yüzdeki derin çizgiler ve kırışıklıklar: Yaş ilerledikçe cildin yağ içeriği azalır. Ciltteki derin çizgiler ve kırışıklıklar öncelikle en sık kullanılan kasların olduğu alın bölgesinde oluşur. Bu çizgiler ve kırışıklıklar kişinin olduğundan daha yaşlı görünmesine neden olur. Hyaluronik asit gibi dermal dolgu maddeleri bu kırışıklıkların doldurulmasında etkilidir.
- Yara ve sivilcelerden kaynaklanan çökmeler: Yüzün herhangi bir yerinde estetik olarak hoş olmayan ve hatta bazen makyajla kapatılamayan derin çöküntüler dermal dolgu maddeleri ile kolayca kapatılabilir.
Sağlık, Güzellik ve Cilt Bakımı
İnsan vücudundaki en büyük organ olan deri, vücudun koruyucu zarfıdır. Güneş, soğuk, kirlilik gibi dış etkenlerle savaşmada ve iç sıcaklığın düzenlenmesinde anahtar rol oynar.
Cilt Sorunlarının Nedenleri Nelerdir?
- Genetik: Bazı bireylerin, genetik yatkınlık nedeniyle belirli enfeksiyonlardan ve cilt hastalıklarından etkilenme olasılığı daha yüksektir.
- Çevre: Cildin durumu, yaşam tarzıyla ilgili her türlü suistimali veya aşırılığı yansıtır. Uykusuzluk ve yoğun stres, donuk bir cilt ve koyu halkalara neden olur. Cilt ayrıca tütüne ve hava kirliliğine karşı da çok hassastır.
- Hormonal üretim: Vücut tarafından doğal olarak üretilen maddeler, hormonlar, özellikle ergenlik veya menopoz döneminde cildin görünümünü etkileyebilecek üretim değişikliklerine uğrar.
Ciltteki hücre yenilenmesini desteklemek için iki madde gereklidir:
- UV ışınlarına karşı korumaya yardımcı olan, cildin nem ve tonunu koruyan hyaluronik asit
- Yapısal bir protein olan kolajen
Hücresel oksidasyon, cilt yaşlanmasının ana nedenidir. Stres, güneşe maruz kalma, tütün ve kirlilik gibi nedenler oksidasyona neden olur. Bu doğal olay, yüzde ince çizgilerin ve kırışıklıkların ortaya çıkmasından sorumludur.
Cilt Problemleriyle Savaşmak İçin Çözümler
Erken yaşlanma ve cilt sorunlarıyla mücadele etmek için aşağıdaki adımları takip etmek çok önemlidir:
- Güneşten korunun
- Yeterince su için
- Kolajen bakımından zengin meyve ve sebzeler tüketin
- Beslenmenizde sağlıklı yağlara ve antioksidanlara yer verin
- Sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyin
- Kozmetik ürünlerinizi titizlikle seçin
- İnternette gördüğünüz her kürü/maskeyi cildinize uygulamaktan kaçının
- Sigara içmeyin
- Alkolü bırakın ya da önerilen ölçüyü geçmeyecek şekilde tüketin
- Düzenli fiziksel egzersiz yapın
- Uykunuza dikkat edin
- Düzenli cilt bakımı yaptırın
Sağlıklı bir cilde sahip olduğunuzdan emin olmak için de atabileceğiniz bazı adımlar vardır:
- Cildinizi düzenli olarak temizleyin, makyajınızı çıkarın.
- Yağlı cildiniz varsa temizledikten sonra bir tonik uygulayın
- Kuru cildiniz varsa nemlendirici uygulayın
- Ölü cilt hücrelerini temizlemek ve cildinizi aydınlatmak için düzenli peeling uygulayın
Günlük cilt bakımı rutininin yanı sıra, cildinizi bir ayna karşısında herhangi bir anormallik ya da renk değişimi olup olmadığını belirlemek için düzenli olarak inceleyin. Cildinizde meydana gelebilecek herhangi bir olağan dışı duruma karşı düzenli olarak dermatoloğunuzu ziyaret edin.
Cilt Bakımında Hangi Ürünler Kullanılır?
Cilt bakımından yeterli verimi almak için uygun ürünlerin kullanılması gereklidir. Örneğin, 20 yaşındayken, bakımın amacı cildi nemlendirmektir. 30 yaşında, yaşlanmanın ilk belirtileriyle savaşmak için antioksidan bakımından zengin bakım ürünleri kullanmak gerekir. 40 yaşında, ortaya çıkan ince çizgileri azaltmak için yaşlanmayı geciktirici bakım uygulanmalıdır. 50 yaşından sonra koyu lekelere ve kırışıklıklara karşı hücre yenilemesini destekleyen ürünler kullanılmalıdır.
PB Serum Türleri ve Kullanım Amaçları
PB Serum Nedir?
Selülit önleyici, yağ yakıcı ve sıkılaştırıcı olarak özel olarak geliştirilmiş olan PB serum kokteyli, 3 ana enzime dayanmaktadır: kolajenaz, lipaz ve liyaz. PB Serum ürünleri %100 biyolojik enzimlerden yapılır, bunlar cilde enjekte edildiğinde, vücudumuz optimal şeklini geri kazanmak için bu enzimlerin etkisiyle gerekli olan maddeleri üretmeye başlar. PB Serumdaki biyoaktif enzimler tamamen biyolojiktir, böylece vücudunuz bunları sorunsuz ve yan etkilere neden olmadan emebilir. Enzim oldukları için sadece vücudun ihtiyaç duyduğu yerde hareket ederler ve uzun süreli etkiler üretirler.
PB Serum Türleri Nelerdir?
PB serumun, low, medium ve high olmak üzere üç formu bulunur. Bu formlar, serum içeriğindeki enzimlerin yoğunluklarına göre belirlenmiştir. High formunda kolajenaz yoğunluğu daha fazladır ve bu tedavinin önerildiği hastalar, kolajene yoğun ihtiyaç duyan, derin kırışıklıkları, yanık izleri, çatlakları, ameliyat izleri olan hastalardır. Kolajenaz enzimiyle uyarılan cilt, kolajen üretmeye başlar ve üretilen kolajen sayesinde daha esnek, sağlam ve pürüzsüz görünür. 25 yaşından sonra her yıl kolajenin %1,5 kadarı kaybedilmeye başlanır ve bu kayıp ilk kırışıklıkların oluşmasına neden olur. PB Serum, kaybedilen kolajenin yeniden üretilmesini teşvik etmek için bölgesel olarak çalışır. PB serumun medium formu daha çok yağ birikimli dokularda, çene altı (gıdı) bölgesinde ve karında kullanılmaktadır. Low formu ise daha çok gözaltı torbalarının sıkılaştırılmasında etkilidir.
PB Serum Hangi Alanlarda Uygulanır?
PB serumun pek çok kullanım alanı vardır:
- Yağ birikimini ortadan kaldırır
- Kırışıklıkları giderir
- Lekeleri azaltır ve cildi daha parlak hale getirir
- Akne izlerini ortadan kaldırır
- Yüzdeki cilt gevşekliğini azaltır
- Çatlakları tedavi eder
- Bacak içi yağlanmalarını giderir
- Selüliti tedavi eder
- Vücudun herhangi bir yerindeki sarkmalar üzerinde etkilidir
- Ciltteki ödemi azaltır
- Gözaltı torbalarını sıkılaştırır
PB Serum Kimlere Uygulanır?
PB Serum, herhangi bir koruyucu madde içermeyen tamamen saf bir üründür, bu nedenle piyasada satılan kimyasal çözeltilere doğal bir alternatiftir. Dermatolog tavsiyesi ile 18 yaşından büyük, sağlıklı kişilere uygulanabilir.
PB Serum Etkisi Ne Zaman Başlar?
PB serum, vücutla etkileşime girdiğinde şaşırtıcı değişiklikler yaratabilen bir dizi enzim kullanır. Tedavi, PB serum uygulama tekniklerini bilen, tecrübeli hekim tarafından önerilen ve gerçekleştirilen seanslar sırasında üç enzimin (enzim kokteyli) kombinasyonunu içeren serumun iyileştirilmek istenen bölgeye enjeksiyonu şeklinde uygulanır. Kullanılan serumun türüne ve tedavi edilen bölgenin ihtiyacına göre değişkenlik gösterse de, PB serum, etkisini 1-4 seans arasında göstermeye başlar. Uygulama sonrasında hastalar güneşten korunmalı ve ilk 24 saat egzersiz yapmaktan kaçınmalıdır.
En Yeni Cilt Gençleştirme Teknikleri
Yaşlandıkça, cildimize sıkı, pürüzsüz bir görünüm vermekten sorumlu lifler zayıflar ve sarkık ve buruşuk bir doku oluşturur. Zamanla kolajen üretimi yavaşlar ve genç cilde özgü elastikiyet kaybolmaya başlar. Gençlikle ilişkilendirdiğimiz dolgun, yumuşak görünüm, kemik yapısı değiştikçe ve yüzdeki yağlar azaldıkça kaybolur ve bunun sonucunda gevşek, sarkan bir cilt ortaya çıkar.
Güneş hasarı, cildimizin yaşlı görünmesine katkıda bulunan bir başka büyük faktördür. Yıllarca korunmasız güneşe maruz kalma, yüzümüzde ince çizgiler, kırışıklıklar, pigmentli alanlar ve pürüzlü lekelere neden olur.
Kaşlar, kemikli göz çukuru ve kenarları, yanaklar ve alın dahil olmak üzere göz kapakları ve çevresindeki alanlardan oluşan periorbital bölge, yaşlanma belirtilerinin görüldüğü ilk bölgedir. Periorbital yaşlanma, çok boyutlu ve çok faktörlü değişiklikler içerir. Gözler ve göz kapakları çok karmaşık ve hassas bölgelerdir ve bu nedenle dikkatle yaklaşılması ve tedavi edilmesi gerekir. Cerrahi olmayan cilt gençleştirme teknikleri arasında farklı tedaviler mevcuttur. Bu tedaviler dermatoloğun önerisi ile tek başına ya da kombine şekilde uygulanabilir. Uygulamalar arasında, kimyasal peeling, dermal dolgu maddeleri, fraksiyonel lazer, vitamin serumları, Biyolojik Serum Uygulaması, bot. toks. enjeksiyonları, mikro iğneleme ve radyofrekansın yanı sıra ablatif olmayan ve ablatif lazerler bulunur. Her geçen yıl, bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde yeni bir cilt gençleştirme tedavisi ile tanışmak mümkündür.
Hyaluronik Asit
Hyaluronik asit, kolajen üretimini uyarırken cildi içten dışa nemlendirmeye yardımcı olduğu için en umut verici cilt gençleştirici maddelerden biridir. Hyaluronik asit uygulamalarını amacı, cilt hidrasyonunu sürdürmek, yaşlanma sürecini geciktirmek veya tersine çevirmek ve yaşlanma göstergelerini azaltmaktır.
Restylane ve Juvéderm gibi dermal dolgular, yüz kırışıklıklarını yumuşatmak ve hacim kazandırmak için vücutta doğal olarak bulunan hyaluronik asidi kullanır. Cilde enjekte edildiğinde hyaluronik asit şişer ve hacmin kaybolduğu bölgede yumuşatıcı ve dolgun bir etki yaratır. Hyaluronik asidin etkisi 6 ila 12 ay arasında sürer.
C Vitamini
Yaşlanmayı geciktirici özellikleriyle bilinen C vitamini, daha genç bir görünüm için cildinizin görünümünü ve dokusunu iyileştirebilir. C vitamini, güneşin cilt üzerindeki zararlı etkisini azalttığı ve gelecekteki hasarı önlediği kanıtlanmış antioksidanlardan biridir. Aynı zamanda cildin elastikiyetini artırmak, ince çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü azaltmak için kolajen üretimini teşvik eder.
Lazer ve Yoğun Darbeli Işık (IPL) Tedavileri
Lazer tedavileri ciltteki renk değişikliğini gidermek ve / veya sarkan cildi sıkılaştırmak için kullanılır. Yaşlılık lekeleri, sivilce izleri, kılcal damarlar, kırışıklıklar ve güneş hasarı gibi yüz kusurları lazer tedavilerine çok iyi yanıt verir.
Radyofrekans ile Cilt Sıkılaştırma
Radyofrekans (RF) tedavisi, cildin daha sıkı ve genç görünmesi amacıyla yeni kolajen üretimini ve hücre yenilenmesini teşvik etmek için cildin en derin katmanlarını ısıtmayı içerir.
Klinik Dermatoloji Nedir?
Dermatoloji, cilt, tırnak, saç, ağız mukozası, zührevi hastalıklar (cinsel yolla bulaşan hastalıklar) ve ter bezleri hastalıklarının incelenmesi, teşhisi ve tedavisinden sorumlu tıp uzmanlığıdır.
Klinik Dermatoloji, cilt hastalıklarının mikroskobik düzeyde incelenmesinden sorumlu dermatolojinin alt uzmanlık alanıdır. Klinik dermatoloji, hem deri biyopsilerinin analizi ve incelenmesi yoluyla hastaların teşhisi hem de deri hastalıklarının olası nedenlerinin incelenmesi ile ilgilenir.
Klinik dermatoloji, cilt hastalıklarını, görünümlerine, vücuttaki dağılımlarına ve zaman içindeki davranışlarına göre tanımlar. Bu kriterlerin yeterli olmadığı durumlarda deri biyopsisine başvurulabilir. Bu derinlemesine inceleme, hastalığın histolojisini gösterir ve teşhisi netleştirir. Klinik dermatoloji farklı cilt kanseri türlerini de inceler ve tedavi eder.
En Sık Görülen Dermatolojik Hastalıklar Nelerdir?
Cildimiz, yaşamın başlangıcından itibaren, bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlanma dönemlerinde dermatolojik tedavi gerektiren değişiklikler veya dönüşümler gösterebilir.
Klinik dermatoloji hem cilt hastalıklarını hem de ciltte meydana gelen ancak vücudun başka yerlerinden kaynaklanan “belirtileri” dikkate alır.
Deri hastalıkları, cildi etkileyen ve bakteriyel enfeksiyonların, viral enfeksiyonların, mantar enfeksiyonlarının, alerjik reaksiyonların, deri kanserlerinin, parazitlerin, kalıtsal nedenlerden kaynaklanan ve hatta nedenleri bilinmeyen hastalıkları içeren çok çeşitli durumlardır. Klinik dermatolojinin ilgilendiği hastalıklar arasında egzama, zona, akne, sedef hastalığı, rozasea (gül hastalığı), vitiligo, alopesi, ürtiker ve seboreik dermatit sayılabilir. Örneğin, akne, cildin iltihaplı bir hastalığıdır. Yüz, göğüs ve sırt gibi vücudun en seboreik bölgelerinde sivilce görünümüyle karakterizedir. Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar ve vücudun o yaşta yaşadığı hormonal değişime bir yanıttır, ancak bunu daha sonraki yaşlarda da deneyimlemek mümkündür. Akne tedavisi çok etkilidir, çok yüksek oranda iyileşme sağlar. Akne tedavisinde genel olarak, cilt soyucu maddelerden, antienflamatuarlardan ve antibiyotiklerden yararlanılır, şiddetli veya inatçı durumlarda ise oral A vitamini türevlerine başvurulabilir. Tedavi sürecinden sonra aknelerin büyük çoğunluğu kaybolur. Aknenin iz ya da leke gibi estetik açıdan rahatsız edici olabilecek sonuçları ile ilgili olarak, cilt yüzeyini pürüzsüzleştirmek ve ikincil kusurları en aza indirmek için kimyasal peeling veya lazer tedavisi gibi kozmetik dermatoloji tedavileri kullanılabilir. Bu uygulamalar ile kısa ve orta vadede başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür. Akne örneğinde olduğu gibi bir cilt hastalığının tedavisinde klinik dermatoloji tanı, teşhis ve tedaviyi belirler ve tedavi sürecinde kozmetik dermatoloji uygulamalarından faydalanabilir.
Bu hizmetleri, dermatoloji uzmanlığı kadrosu ve yeni jenerasyon tedavi yöntemleri ile Heraderma Dermatoloji Kliniğinden de alabilirsiniz.Heraderma, uzman ekibi sayesinde cilt hastalıklarının teşhisi ve tedavisinde kapsamlı bir bakım sunar.
Yanak Dolgusu
Yıllar içinde gelişen bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde günümüzde estetik operasyonlar ağrıya neden olmadan çok daha kolay ve hızlı şekilde yapılabilmektedir. Ameliyatsız kozmetik dermatoloji uygulamaları arasında başarılı ve doğal sonuçları ile öne çıkan yanak dolgusu uygulaması, dünyada en çok yapılan uygulamalardan biridir. Dermal dolgu maddeleri kullanılarak yanak bölgesinin yeniden şekillendirildiği uygulamada, kişinin profilini önemli ölçüde değiştirir ve gençleşir. Yanak dolgusu uygulaması, elmacık kemiklerini belirginleştirir, cildin daha sıkı ve yüzün daha genç görünmesini sağlar.
Yanak Dolgusunun Avantajları Nelerdir?
Yaşlanma süreci sıklıkla elmacık kemiği ve yanak bölgesinde hacim kaybına neden olur. Bu hacim kaybı, yüzün orta üçte birlik kısmında belirgin bir cilt gevşekliği olarak kendini gösterir. Bu gevşek cilt, nazolabial kıvrımları etkileyerek gülümseme ifadesini gölgeleyecektir. Bir yüzde nazolabial kıvrımlar derinleştiğinde kişi istemeden de olsa üzgün ve yaşlı bir yüz ifadesi kazanır.
Bu istenmeyen ifadenin yok edilmesinde çok etkili olan yanak dolgusu uygulamasının avantajları şöyle sıralanabilir:
- Dolgu için kullanılan madde, lifting etkisi sayesinde alanı doldurmak ve yüzü gençleştirmek için elmacık kemiklerine enjekte edilir.
- Elmacık kemiği çizgilerini daha belirgin hale getirir ve yüzün daha genç ve sağlıklı görünmesini sağlar.
- Doku kaybının neden olduğu yanakta oluşan çöküntü içeri dolar ve bununla birlikte cilt daha hacimli hale gelir.
- Çeneye doğru uzanan cilt ve dudak ile burun arasındaki nazolabial çizgilerin belirginliği giderilir.
- Burun şekli daha belirgin hale gelir ve alın, burun ve çene arasındaki denge korunur.
Yanak Dolgusu İşlemi Kimlere Yapılır?
Yanaklarınıza hacim kazandırmak istiyorsanız ve cerrahi uygulamaları tercih etmiyorsanız yanak dolgusu, istediğiniz görünümü elde etmenize yardımcı olabilecek bir kozmetik tedavidir.
Yanak Dolgusu İşlemi Nasıl Yapılır?
Yanak dolgusu uygulaması ile amacımız dolgu maddesini nazik bir şekilde deri altına enjekte ederek yüz hatları ile burun çizgisi arasında denge oluşturmak ve elmacık kemiği bölgesindeki çukurları doldurarak elmacık kemiğinin daha hacimli görünmesini sağlamaktır.
Anestezik krem sürüldükten sonra, işlemde kullanılacak dolgu maddesi, hacim artışı istenen işaretli bölgedeki deri altı doku içerisine enjekte edilir. 15-20 dakika süren tedaviden sonra herhangi bir yan etki görülmez. Kişi uygulaması sonrası günlük rutinine veya işine rahatlıkla dönebilir.
Yanak dolgusu uygulamasında kullanılan hyalüronik asit, cildin doğal bir bileşenidir ve cildi gençleştirici ve yenileyici özellikleriyle öne çıkar. Hyalüronik asit ile yanak dolgusunun etkisi yaklaşık 9 ila 12 ay sürer. Perioral bölge, dolgunun stabilitesini etkileyen yüksek bir hareketliliğe sahip olduğu için uygulama düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır.
Saten Vücut Şekillendirme
Saten vücut şekillendirme, cilt sıkılaştırma, cilt gençleştirme ve vücut şekillendirme için geliştirilmiş başarılı ve popüler bir kozmetik dermatoloji uygulamasıdır. Bu ameliyatsız tedavi, sarkık cildi sıkılaştırmak, kırışıklıkları azaltmak, selüliti ortadan kaldırmak ve diğer yaşlanma belirtilerinden kurtulmak isteyenler için mükemmel bir seçenektir.
Saten Vücut Şekillendirme Nedir?
Exilis Elite cihazı ile gerçekleştirilen saten vücut şekillendirme uygulaması, gevşek ve sarkmış cildi sıkılaştırmak, kırışıklıkları azaltmak ve vücudu şekillendirmek için başvurulan en gelişmiş teknolojidir. Saten vücut gençleştirme uygulaması, ameliyat olmadan vücudun birçok bölgesini şekillendirmek, germek ve sıkılaştırmak için kullanılabilir. Saten vücut germe uygulaması, minimum aksama süresiyle hızlı ve uzun ömürlü sonuçlar üretir.
Saten vücut şekillendirme işleminde, vücuttaki sorunlu alanları şekillendirmek ve sıkılaştırmak için kontrollü radyofrekans enerjisi kullanır. Radyo frekansı enerjisi, cilt dokularını küçültmek ve yeni kolajen üretimini teşvik etmek için cildin derinliklerine nüfuz eder.
Saten Vücut Şekillendirme Kimlere Uygulanır?
Saten vücut şekillendirme tedavisi için adayların sağlıklı bir yetişkin olması ve hamile olmaması gerekir. Tedavi, tüm cilt tipleri ve tüm yaşlar için güvenlidir.
Saten Vücut Şekillendirme Teknolojisi ile Vücudun Hangi Bölgeleri Tedavi Edilebilir?
Saten vücut gençleştirme uygulamasında kullanılan teknoloji, yüz, boyun, kol, karın, dizler, uyluklar ve bacaklarda etkilidir. Erkekler için bu uygulama, göğüsteki cildi sıkılaştırmak ve fazla yağı azaltmak için kullanılabilir. Saten vücut gençleştirme tedavisi ile vücut ve yüz yeniden şekillendirilir ve uygulama sayesinde cilt daha pürüzsüz hale gelir.
Vücutta istenmeyen yağ birikmeleri bu uygulama ile sağlıklı ve güvenli bir şekilde azaltılabilir. Bölgesel incelme sağlayan saten vücut şekillendirme uygulaması, hafif ila orta derecede inatçı yağ fazlalığı olanlar için de uygundur ve liposuction gibi daha invaziv tedavilere olan ihtiyacı erteleyebilir veya tamamen ortadan kaldırabilir.
Saten vücut gençleştirme uygulaması, fazla yağ ve selülit üzerinde etkili olsa da bir kilo verme çözümü olarak düşünülmemelidir.
Sonuçları Görmek Ne Kadar Sürer?
Saten vücut germe tedavisi alan çoğu hasta, optimum sonuçları görmek için ortalama 4 seansa ihtiyaç duyar. Sonuçlar ilk seans itibariyle görülmeye başlanır, 3 aylık süre içinde ise uygulama yapılan alanda sonuçlar tam etkisini gösterir.
Bu tedavide kesinti süresi olmadığı için tedaviden hemen sonra normal aktivitelere geri dönülebilir.
Saten Vücut Şekillendirme Tedavisi Güvenli midir?
Saten vücut şekillendirme tedavisi, cilt sıkılaştırma, şekillendirme ve gençleştirme için FDA onaylı bir teknolojidir. Cerrahi işlem istemeyenler için bir alternatif olan tedavi, vücudundaki yaşlanma belirtilerini iyileştirmek isteyen her yaştan yetişkin için güvenli bir seçenektir.
Yaşlılık Lekeleri
Yaşlılık Lekeleri Nedir?
Yaşlılık lekeleri, uzun süre güneşe maruz kaldıktan sonra ciltte, özellikle omuzlar, önkollar, üst sırt, yüz ve ellerin arkası gibi vücudun güneşe en çok maruz kalan bölgelerinde görülen, ten rengi, kahverengi ve siyah lekelerdir. Yaşlanmanın çok yaygın bir belirtisi olan yaşlılık lekeleri, güneş lekeleri, lentigo veya karaciğer lekeleri olarak da bilinir. Yaşlılık lekeleri, tipik olarak yuvarlaktır ve düzensiz sınırlara sahiptir. Kolay güneş yanığı olan ve çabuk çillenen kişilerde, kolay yanmayanlara göre yaşlılık lekeleri oluşma olasılığı daha yüksektir. Yaşlılık lekeleri çoğu durumda zararsızdır, ancak insanlar genellikle kozmetik nedenlerle onlardan kurtulmak ister.
Yaşlılık Lekeleri Neden Oluşur?
Yaşlılık lekeleri, vücudun aşırı melanin üretmesinin bir sonucudur. Melanin, cilde rengini veren pigmenttir. Cilt güneş ışığına maruz kaldığında, vücut güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından korunmak için fazladan melanin üretir. Ne kadar çok melanin üretilirse cildin o kadar koyulaştığı görülür. Ciltteki fazla melanin bir araya toplandığında koyu yaşlılık lekeleri ortaya çıkar. Bu lekeler kanserli olmasa da, hastalar yaşlılık lekeleri varsa cilt kanserine yakalanma riski altında olabilir. Yeterli hidrasyona sahip (günde 8-10 bardak sıvı alınan) meyve ve sebzeler açısından zengin, sağlıklı ve dengeli bir beslenme alışkanlığı, cilt sağlığı için oldukça önemlidir ve cilt hücresi döngüsünü, cilt tonunu ve dokusunu iyileştirebilir.
Yaşlılık Lekelerini Giderici Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Dermatoloğunuz gerekirse medikal tedaviyi kozmetik dermatoloji uygulamaları ile birleştirir. Yaşlılık lekelerini azaltmanın ve hatta tamamen ortadan kaldırmanın birçok alternatif yolu vardır. Reçeteli topikal kremler, lazer tedavisi, kriyoterapi, mikrodermabrazyon ve kimyasal peeling gibi tedaviler yaşlılık lekelerinin görünümünü iyileştirmeye yardımcı olabilir. Heraderma Kliniğindeki dermatoloğunuz siz ve cildiniz için en iyi seçeneği belirlemenize yardımcı olacaktır.
Yaşlılık lekelerinin oluşmasını ve artmasını önlemek veya var olan lekeleri hafifletebilmek için güneşten korunmak çok önemlidir. Güneş hasarı, cildin bronzlaşmasına neden olur, pigmentasyon sorunlarını tetikler, cildi yakar ve deri elastikiyetini azaltarak erken yaşlanmaya neden olur. Aşırı güneşe maruz kalma aynı zamanda cilt kanseri riski taşır. Uzmanlar, yıl boyunca geniş spektrumlu koruma sağlayan, 30 veya daha yüksek bir güneş koruma faktörü (SPF) olan ve suya dayanıklı güneş koruyucu kremlerin kullanılmasını önermektedir. Kullanılan güneş kremi her 3-4 saatte bir tekrar uygulanmalıdır. Özellikle yazın, güneş kremi uygulamanın yanı sıra, geniş kenarlı bir şapka takmak ve sahilde otururken şemsiye kullanmak da güneşin zararlı etkilerine karşı ek koruma sağlar. Ayrıca, güneş ışınlarının en kuvvetli olduğu saatlerde güneşin altında vakit geçirmekten kaçınılması önerilir.
Pigment Bozukluğu Tedavisi
Pigment Bozukluğu Nedir?
Deri rengi, ciltteki özel hücreler (melanositler) tarafından yapılan bir pigment (melanin) tarafından belirlenir. Melanin miktarı ve türü kişinin ten rengini belirler.
Melaninin İşlevi Nedir?
Melanin, cilde, saça ve gözdeki irise renk veren maddedir. Vücudumuzda bulunan melanin seviyesi, ırka ve güneş ışığına maruz kalma miktarına bağlıdır. Güneşe maruz kalma, cildi zararlı ultraviyole ışınlarına karşı korumak için melanin üretimini artırır. Ayrıca hormonal değişiklikler melanin üretimini etkileyebilir. Ciltteki pigment bozuklukları, eşit olmayan bir cilt tonuna veya geçici veya kalıcı olarak cildin renginin değişmesine neden olabilir. Pigmentasyonun etkilenmesinin birçok nedeni vardır. Vücudumuzun melanin üretimi cilt tonumuzu belirlediğinden, doğal melanin seviyemizi değiştiren faktörler renk değişikliğine yol açar.
Bazı pigment bozukluğu vakaları tamamen iyileştirilebilirken diğerleri bazı tedaviler ile ancak hafifletilebilir. Dermatologların önerdiği en yaygın pigment bozukluğu tedavileri, topikal kremler, haplar ve bazı durumlarda lazer tedavisidir. Bu tedaviler etkilidir, ancak sonuçların ortaya çıkması biraz zaman alabilir. Çoğu renk değişikliği birkaç ay içinde kaybolur. Tedavi edilemeyen bozukluklar için, renk değişikliği çevresel bir tetikleyici nedeniyle daha sonra yeniden ortaya çıkabilir.
Cilt Pigment Bozukluğu Türleri Nelerdir?
Albinizm
Albinizm, nadir görülen kalıtsal bir hastalıktır. Hastalık, cilt, saç ve gözlerdeki melanin pigmenti miktarını azaltır. Albinizm (albino) olan kişilerin beyaz saçları, soluk tenleri ve mavi gözleri vardır. Farklı ışık koşullarında gözleri kırmızı görünebilir. Birçoğunun görme sorunları da mevcuttur.
Albinizmin tedavisi yoktur. Bu rahatsızlığa sahip olan kişiler güneş kremi, şapka ve güneş gözlüğü takarak cilde ve gözlere güneşin zarar vermesinden kaçınmalıdır.
Melazma
Yüzde koyu kahverengiden gri-kahverengiye, simetrik pigment lekeleri ile karakterize olan melazma, en çok hamilelik sırasında görülür. Hamilelik sırasında görülen melazmaya hamilelik maskesi de denir. Güneşe maruz kalma, hormonlar ve doğum kontrol haplarının melazmaya neden olduğu düşünülmektedir. Güneş kremleri ve güneşe maruz kalmaktan kaçınmak melazmanın daha da kötüleşmesini önleyebilir. Diğer tedaviler, melazmayı aydınlatmak için hidrokinon ve tretinoin içeren reçeteli kremleri içerebilir.
Heraderma Kliniğinde uygulanan melazma tedavilerinde kimyasal peeling, dermabrazyon veya lazer dahil olmak üzere çeşitli kozmetik dermatoloji uygulamaları da kullanılmaktadır.
Vitiligo
Vitiligo ciltte pürüzsüz beyaz lekelere neden olur. Derideki pigment üreten hücrelerin (melanositler) kaybından kaynaklanan vitiligonun otoimmün bir hastalık olduğu düşünülmektedir. Hastalıkta görülen beyaz lekeler güneşe karşı çok hassastır.
Vitiligonun tedavisi yoktur. Tedavi, küçük vitiligo lekelerini kalıcı boyalarla kaplamayı, ışığa duyarlı ilaçları, UV ışık terapisini, kortikosteroid kremleri, ameliyatı ve koyu pigmenti ciltten uzaklaştırmayı (depigmentasyon) içerir.
Kırmızı Sivilce Lekeleri Nasıl Geçer?
Kırmızı lekelerin nedeni, sivilceden sonra cilt iyileşirken ortaya çıkan hiperpigmentasyondur. Bu lekeler, yara izi olarak adlandırılsa da genellikle kendiliğinden kaybolur. Kırmızı sivilce lekelerinin iyileşme sürecini aşağıdaki ipuçlarıyla hızlandırabilirsiniz:
Dermatoloğunuzun önerdiği nazik cilt bakım ürünleri kullanın
Eğer kırmızı sivilce lekelerine sahipseniz, cildinize bakım yaparken aşındırıcı fırçalar veya tahriş edici maddeler kullanmaktan kaçının. Maske ve peeling uygulamalarında yer alan tahriş edici bileşenlere sahip ürünler doğal iyileşmeyi geciktirerek cilde zarar verebilir.
Salisilik asit içeren ürünlerle günlük cilt temizliği yapın
Cilt temizliği ürünlerinizin içinde bulunan salisilik asit, cildin dış tabakasını soyar ve aynı zamanda gözeneklere derin şekilde nüfuz eder. Bu etki, sivilceye neden olan tıkanıklıkları çözebilir. Salisilik asit, kızarıklığı azaltan bir anti-enflamatuardır. Böylece sivilce gelişme olasılığını azaltmak ve sonrasında iyileşme sürecini hızlandırmak için aynı ürünü kullanabilirsiniz. Bu sayede cildiniz daha genç ve sağlıklı görünür.
Her gün 30 veya daha fazla SPF içeren geniş spektrumlu bir güneş koruyucu kullanın
Cildinizi güneşten kaynaklanan zararlı UV ışınlarından koruyun. Özellikle güneş altında cildinizin maruz kaldığı UV ışınları, cildin iyileşme yeteneğini yavaşlatarak kırmızı sivilce lekelerinin ve sivilce izlerinin daha uzun süre görünür kalmasına neden olur. Bundan korunmak için düzenli olarak yüksek koruma faktörlü bir güneş koruyucu kullanın.
Antioksidanlar ve hücre yenileme özelliğine sahip ürünler kullanın
Dermatoloğunuza danışarak kullanmaya başlayacağınız bu ürünler, cildinizi onarırken daha fazla hasara karşı korumaya yardımcı olur. Bu, iltihaplanma riskini azaltır ve cildinizin iyileşmesini hızlandırır. C vitamini, kırmızı sivilce lekeleri için gerekli bir vitamindir. C vitamini içeren güvenli cilt bakım ürünleri, eşit olmayan cilt tonunu, kırmızı izleri ve cilt dokusunu gözle görülür şekilde iyileştirmeye katkıda bulunur.
Profesyonel tedavilere başvurun
İyi bir cilt bakımı rutininin yanı sıra, Intense Pulsed Light (IPL) tedavileriyle iltihaplanma sonrası renk değişimini hızla giderebilirsiniz. Cilt tonunuz daha koyu ise, dermatoloğunuz alternatif olarak etkili bir lazer tedavisi önerebilir. Diğer bir seçenek ise dermatolog tarafından uygulanan aylık profesyonel cilt bakımıdır.
Sivilce kalıcı bir iz bırakırsa nasıl tedavi edilir?
Kalıcı sivilce izleri evde kullanılacak bir cilt bakım ürünü ile tedavi edilemez. Dermatoloğunuzun hazırlayacağı tedavi planı kapsamında çeşitli tedaviler ile bu izlerden kurtulmak mümkündür. Geçmeyen sivilce izleri için en iyi sonuçlara kombine tedavilerle ulaşılmaktadır. Akne izleri ve sivilce lekeleri için kimyasal peeling gibi yenilikçi kozmetik dermatoloji tedavileri, etkili fraksiyonel lazer tedavileri ile birleştirilerek başarılı sonuçlar elde edilmektedir.











