Cilt bakımında yıllardır süregelen “aşırı temizlik” ve “sterilizasyon” çılgınlığı, aslında cildimize iyilikten çok kötülük yaptı. 2026 yılında artık biliyoruz ki; cildimiz sadece hücrelerden değil, üzerinde yaşayan trilyonlarca yararlı mikroorganizmadan oluşan devasa bir ekosistemden ibarettir. Mikrobiyom restorasyonu, akne, rozasea veya egzama gibi problemler sonrası cildi sadece “temizlemek” yerine, o bölgedeki faydalı bakteri florasını yeniden inşa etme stratejisidir. Sağlıklı bir mikrobiyom, cildin doğal antibiyotiğidir. Eğer bu denge bozulursa, cilt dışarıdan gelen her türlü saldırıya açık hale gelir, enflamasyon kronikleşir ve iyileşme süreci durur.
Modern dermatolojik yaklaşımlarda artık “anti-bakteriyel” kavramından uzaklaşıp “pro-bakteriyel” bir döneme geçiyoruz. Mikrobiyom restorasyonu protokollerimizde, cildin pH dengesini bozmayan, aksine yararlı bakterilerin beslenmesini sağlayan prebiyotikler ve doğrudan canlı/stabilize yararlı bakteriler içeren probiyotik içerikler kullanıyoruz. Özellikle agresif akne tedavileri sonrası cildin savunma kalkanı çöker; biz bu kalkanı mikrobiyom odaklı bir terapiyle yeniden kurduğumuzda, aknenin tekrarlama riski minimuma iner ve cildin kızarıklık eğilimi ortadan kalkar. Heraderma’da hedefimiz, cildinizi bir laboratuvar titizliğiyle sterilize etmek değil, onu yaşayan ve kendini koruyan sağlıklı bir ormana dönüştürmektir.


